Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Kültür , Sanat Turizm, Gezi ve Seyahat Rehberi > Biyografi > Basın-Yayın

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16-01-2008, 23:53   #1
Dişi Kartal
 
Ayche - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilge Karasu

Türk romanında farklı bir ekoldu Bilge Karasu. Düş ve gerçeğin birbirine karıştığı, zaman zaman gothic bir atmosere bürünen allegorik öykülerin yaratıcıydı. Gerçeküstü anlatım örnekleri olan kitapları ele aldığımız haftaya en uygun Türk yazarı oydu elbette. Dahası, Karasu'nun yazılışı 12 Mart, basımı ise 12 Eylül sonrasına denk gelen, ama her iki askeri diktatörlüğü de simgeleştiren "Gece"sinin, Saramago'nun "Körlük" romanıyla benzerlikleri hemen farkediliyor. 1930 İstanbul doğumlu olan Bilge Karasu'yu 1995 yılında kaybetmiştik. İÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünü bitirdi, Ankara radyosu dış yayınlar servisinde çalıştı. 1963 yılında, Rockfeller bursuyla gittiği Avrupa'dan dönerek çevirmenliğe başladı. Son olarak Hacettepe Üniversitesi felsefe bölümünde ders veriyordu. İlk öyküleri "Seçilmiş Hikayeler" dergisinde 1950'de yayınlayan Karasu, öykülerinden derlediği ilk kitabını da 1963'de yayınladı. Lawrence'den çevirdiği "Ölen Adam"la kazandığı TDK çeviri ödülü de aynı tarihe rastlar.
Estetik ideoloji
"Gece"yi, Akşit Göktürk'ün sunuş yazısı ile yayınlamış İletişim. Bu metin için yorum yapmak, gerçekten de onun gibi bir felsefeciye düşerdi. Göktürk, metni tanıtırken; "yer yer salt anlatma işlevinden soyutlanmış sözceleriyle, bir düş düzeninde örülü görünüşte dağınık söylemiyle, temel gereksinimlerimizi, yerleşik beklentilerimizi, bu noktada alt-üst ediyor, bocalatıyor. Çizgisel akışlı bir öyküyü göklere çıkarmaya her an hazır kolaycı okur beğenisine ters düşüp kovulmayı göze alarak. Çetin metin denecek "Gece" için belki. Neden Olmasın?" diyerek, bir kalemde özetlenecek türden bir öykü beklenilmemesi gerektiğini vurgulamış haklı olarak.

Metinde eylemden çok düşünce, olaylar, insanlar, metnin kendisi üzerine tartışmalar var, ama anlatılanların bir kısmının gerçek yaşamla çok yakından ilişkili olduğunu anlıyabiliyoruz. Hele 12 Mart ve 12 Eylül gibi dönemleri yaşamış olanlar için daha da bildik, hatta apaçık görünecektir yazarın imaları. "Gecenin işçileri, onların işi geceye hazırlamak: Genç kasları, gece gelince daha kolay soyunsunlar diye soyunmaya alıştırmak örneğin. Çıplak etlerinin içine doğru ince, soğuk demirler iteleyerek, kızgın saçmalar gömerek bu etlere, onları gecelerin en uzununa alıştırmak", ya da, "demirden yapılmıştır bu aletler, dövmeğe, yırtmağa, delmeğe, kıstırmağa, burmağa, koparmağa yaralar. Yakmağa , kırmağa da. Özellikle genç gövdeler üzerinde çalışmak için düşünülüp tasarlanmış, gerçekleştirilmiştir bu aletler" anlatımları, yalnızca ulusal bir tarihe değil, -Saramago'da olduğu gibi- askeri diktatörlüklerin evrensel tarihine gönderir okuyucuyu. "Günün birinde ortalıktan yitiveren insanları, üç dört gün süreyle sabahları, büyük alanda aramağa alıştı yakınları" diyen yazarın sözettiği büyük alanın Galatasaray Lisesi önü, veya Santiago meydanı ya da Buenos Aires olması fark etmiyor. İşkenceyi, derin devletin şiddetini anlatıyor ve yargılıyor Bilge Karasu, edebi bir metin yazdığını bir an bile unutmadan.
Gothic bir atmosferde geçen "Gece"yi okurken karanlığı hissedebilirsiniz. Mekanlar kasvetli, soğuk ve donuktur. "Başı, sonu, kuytuları, ucu bucağı duyularla saptanamayan, ama tükenmez bir gücüllüğü bütün ağırlığıyla taşıyan karanlık gece, ana simgesi oluyor anlatının". Korkunun bilimselleştirildiği, gündelik hayatın parçası haline geldiği bu dünyada "insanlar artık yalanan ağızlar, pençeler arıyor insanların yüzlerine, ellerine bakarken. Oysa işçiler, gecenin işçileri oldukları için güpegündüz görünmezler sokaklarda. Gecenin işçileri herkes gibi miydi bir zamanlar? Böyle olduğuna inanmak isteyenler var. Daha mı az ürkecekler böyle olsa?" sorusu, öyküdeki gece işçilerinin temsili olan bir siyasi partiyi "değişmiş" gibi göstermeye çalışan bugünlerin medyasına yöneliyor sanki.
"Gece"nin estetik özellikleri
Kitabın sunumunun Akşit Göktürk'e ait olduğunu söylemiştim. Bilge Karasu'yu ve onun anlatım özelliklerini çok iyi tanımlayan bu sunuştan birkaç alıntıyla, roman estetiğine de değinmek istiyorum. "Gece belirli bir gerçekliğin tek tanımla saptanabileceği bir insanlık durunmunun dile getirildiği bir anlatı değil. Belli bir öykü, kişilikler, ya da nedensellik ilkesiyle işleyen bir olay örgüsü sunmuyor bize". Hatta hiç bir karakter yok, anlatıcı ve yazar birbirine karışıyor. "Kim anlatıyor? Dört ana bölümde ayrı ayrı kişilermiş izlenimini veren dört ayrı anlatıcı mı? Yoksa, söylem serüveninin neredeyse bir güncesini bize dipnotlarıyla aktaran, baştaki yazar mı? Anlatıcılardan biri mi yazar? Ya son iki dipnotunda kendini belli eden okur-anlatıcı, daha doğrusu yazar-okur-anlatıcı? Değişik anlatıcıların, birbirleriyle karşıtlaşabilen gözlemleriyle, gerçek yaşamın, sanat biçiminde soyutlanmış yaşamın, anlatılan, yazılan, okunan yaşamın anlamını değişik yorumlar sarmalında kavratmaya yöneliyor metin".

Bu acılı tarihte yaşadığımız kişilik kırılmalarını, bireysel ve toplumsal olarak yitirdiklerimizi; "Aynada tanıyamadığım ben. Binlerce parça. Artık ben de olmayan yüzbinlerce parça" ifadesiyle imgesel olarak özetliyen Karasu; "bunları yazmakla çıldırmaktan kurtulunur mu" diye soruyor okuyucusuna. Belki de bunları görmek, hissetmek, yazmak ve okumak çıldırtıcı olan.
__________________

Türküler Sustu , Halaylar Durdu Hüzün Geldi Baş köşeye kuruldu

Yoruldu Yüregim , Yoruldu



Ayche Ofline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 16:45 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580