Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Taraftar > Gündem Dışı > Haberler

Haberler Bu Bölümde Gündem Yaratan Haberler Tartışılır.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-03-2007, 13:13   #1
Banned
 
Besiktasim_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Çoğunluk "Önce Türkiyeliyim" Diyor

Deneklere kimliklerini ifade etmeleri için yedi seçenek sıralandı. Yüzde 59.14'ü Türkiyeli olarak tanınmak istediğini belirtti. Bunu 42.11 ile din ve mezhep izledi. Etnik köken ise 13.96 ile dördüncü sırada yer aldı

Click the image to open in full size.

48 BİN KİŞİYLE YÜZ YÜZE KONUŞULDU




Türkiye'nin yaklaşık 3 bin noktasında 1500'ü aşkın görevlinin toplam nüfusu temsil eden 47 bin 958 kişiyle yaptığı yüz yüze görüşmeyle gerçekleştirilen "toplumsal yapı" araştırmasında insanların kendi kimliklerini tanımlarken hangi unsurlara daha fazla önem verdikleri son derece önem taşıyor.
Bu veriyi ortaya çıkarmak için deneklere sunulan ve kimliğini ifade etmesi için kullanması istenen seçenekler şöyle sıralandı:

Doğduğu kent veya köyle tanınmak
Türkiyeli olarak tanınmak
Cinsiyeti ile tanınmak
Etnik kökeni ile tanınmak
Dini-mezhebi ile tanınmak
Yaş grubu (genç/yaşlı vb.) ile tanınmak
Kılık kıyafeti ile tanınmak
Mesleği ile tanınmak
Araştırmaya katılanlara yukarıdaki seçenekler tek tek verilerek o seçeneğin ne kadar önemli olduğunu sorduk.

Din ikinci sırada

Bu bölümde ulaşılan en önemli bulgu, tüm demografik gruplarda "din"in "etnik köken"den daha fazla önemsendiğidir. Yani Türkiye'de kimlikleri ifade etmede din, etnik kökenden daha önce geliyor.
Ancak tüm gruplarda "Türkiyelilik" en önemli kimlik unsuru olarak öne çıktı. Bu durumun, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı konusunda" şart sayılan unsurlar arasında "Türkiye'yi sevme" seçeneğinin birinci çıkmasıyla uyumlu olduğunu belirtelim.
Cevaplarda "Türkiyelilik"i sırasıyla "din", "doğduğu kent veya köy", "etnik köken" ve "cinsiyet" takip etti. Kimlik unsurları içinde en az önemsenenler "yaş grubu" (genç/yaşlı) ve "kılık kıyafet" oldu.
Bu veri insanların eğitim seviyelerine göre ayrıştırıldığında "Türkiyelilik"in lise altı eğitimliler grubunda yine önemli olduğu görülüyor. Ancak aynı grubun "din-mezhep"i kendi kimliğini tanımada en ön sıraya koyması kayda değer bir bulgu olarak göze çarpıyor.

Doğum yeri önemseniyor

Araştırmada, deneklerden kendi kimlik tanımındaki en önemli unsur sorulduktan sonra aynı seçenekler arasından bu sefer iki tercih yapmaları istendi. Bu yöntem, insanların sadece tercihlerini değil, yönelimlerini de ortaya çıkarmak için kullanıldı.
Bu soruya göre Türkiye'de insanların kendilerini tanımlamak için tercih ettikleri en önemli iki unsur "Türkiyelilik" (yüzde 59.14) ve "dini-mezhebi" (yüzde 42.11) oldu.
"Doğduğu kent veya köyle anılmak" bu tercihlere göre "din ve mezhep" unsurundan çok küçük bir farkla (yüzde 40.78) geride kaldı.

Click the image to open in full size.



Etnik köken ilk üçe giremedi

Dikkat çekici diğer bir bulgu da "etnik köken"in başı çeken üç unsurun ancak üçte biri oranında önemsenmesi (yüzde 13.96) oldu. Ülke insanının kimlik tanımı açısından etnik köken neredeyse "meslek" ile aynı oranda önem taşıyor.
Kadınlar için en önemli iki unsur yüzde 54.20 oranıyla "Türkiyelilik" ve yüzde 42.12 oranıyla "dini-mezhebi" oldu.
Yüzde 39.77 oranında kimliklerini doğduğu kentle özdeşleştiren kadınların etnik kökene verdikleri önem (yüzde 12.82) genele göre çok değişmiyor. Erkeklerin de kimlik tanımlarında sıralama yüzde 59.56 ile "Türkiyelilik", yüzde 39.45 ile "din-mezhep", yüzde 38.95 "doğduğu kent" ve yüzde 14.02 ile "etnik kökeni" biçiminde şekilleniyor.

Etnik köken iki bölgede öne çıkıyor

Kimlik tanımında Güneydoğu ve Ortadoğu Anadolu dışında 'Türkiyelilik', bu iki bölgede ise etnik köken ilk sırada yer aldı


İstanbul bölgesi ile Batı Marmara, Ege, Batı Anadolu, Orta Anadolu, Batı Karadeniz'dekiler için de kimlik tanımında "Türkiyelilik" ve "din" en önemli bulunan iki unsur.
Ancak Doğu Marmara, Akdeniz, Doğu Karadeniz, Kuzeydoğu Anadolu bölgeleri için "Türkiyelilik" ile beraber "doğduğu kent" en önemli ikinci unsur olarak dikkat çekiyor.

'Din' denilen bölgeler

"Din-mezhep"in "Türkiyelilik"in önüne geçtiği -yani kimlik tanımı için dinini gösterenlerin çoğunlukta olduğu- yerler ise Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu.
"Etnik köken"in en önemli unsur olarak en yüksek oranda söylendiği bölgeler de Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu olarak göze çarpıyor.
Veriler, etnik kimliklere göre ayrıştırıldığında sıralamalarda dikkate değer farklılıklar gözleniyor.

Kürtler ve 'Türkiyelilik'

Genelde en fazla önemsenen kimlik unsuru "Türkiyelilik" Kürtlerde üçüncü sıraya düşüyor. Bu grup için kimliği ifade etmenin en önemli unsuru yüzde 81.4 ile "etnik köken". "Din-mezhep" de yüzde 81 oranıyla Kürtler için kimliği ifade etmede en az etnik köken kadar önemli.
Türkiye genelinde olduğu gibi etnik kimliklere göre de "Türkiyelilik"ten sonraki en önemli unsur "din" çıkıyor.
"Din", Araplar için "Türkiyelilik"ten önce geliyor ve ilk sırada yer alıyor.
Etnik köken unsuru en fazla Kürtler (yüzde 81.4) ve Araplar (yüzde 78.8) için önemli.

Gösterişsiz bir yurtseverlik

En önemli bulgu olarak, insanların Türkiyeliliğe ve din-mezheplerine yaptıkları vurgu öne çıkıyor. Etnik kökene ilişkin tercih ya da önem oranlarının göreli düşüklüğü, birinci sıradaki "Türkiyelilik" vurgusu dikkate alındığında, insanların gösteriş niteliği öne çıkmayan bir yurtseverlik duygusu taşıdıklarının göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Burada dikkati çeken ve açıklanması gereken nokta "Türkiyelilik" vurgusudur. Araştırma, insanların "Türkiyelilik" kavramından ne anladıklarıyla ilgili detay soru içermiyordu. Deneklerin cevaplarıyla yetinilen bu konuda yeni araştırmalarla daha detay bilgi üretilmelidir.
Ancak kanımızca insanlar "Türkiyelilik" vurgusu yaparken etnik kimliğe dayanmayan bir toplum tarifi yapıyorlar, içtenlikli bir ülke ve vatan sevgisini bu seçenekle ifade ediyorlar. Ancak bu vurgu siyasal terminolojidekine benzer bir açılımı ne kadar içinde taşıyor olabilir, bu ayrıca ölçülmelidir.

Click the image to open in full size.



Kimliğe bağlılıkta en katı Doğu Karadeniz

'Gelininiz, damadınız, eşiniz' farklı bir dinden, etnik kökenden ya da ülkeden olabilir mi?' sorusuna olumsuz yanıtta bölge olarak Doğu Karadeniz, grup olarak da 44 yaş üstü eğitimsiz erkekler öne çıktı


Araştırmada ölçülen bir diğer eğilim de insanların kimliklerine ne kadar bağlı olduklarıydı. Kimliklere ait sadakat duygularını ortaya çıkarmak için deneklere kişisel bir soru soruldu:
Gelininiz/damadınız (veya gelecekte eşiniz) farklı bir din, etnik köken ya da ülkeden olabilir mi?
Yanıtlarda ilk dikkat çeken, vatandaşların bu konuda genelde katı bir tutum içinde olmasıdır. Kimlik tanımlarında etnik kökenden çok "Türkiyelilik" ve "din" unsurlarını önemseyenlerin, başka ülke ve dinin insanıyla aile olma konusunda daha az taviz verdikleri gözleniyor.
Genele bakıldığında insanlar en kolay gelin/damat/eşlerinin başka etnik kökenden olmasını kabulleniyor, ancak başka ülkeden insanlarla bu türden yakınlaşmalara daha fazla itiraz ediyor.

Kadınlar daha hoşgörülü

Bu konu cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların tüm yaş gruplarında erkeklere göre daha toleranslı oldukları dikkat çekiyor. Farklı demografik ayrıştırmalar yapıldığında oluşan sonuçlar dikkat çekici.
Örneğin üniversite eğitimliler, daha yüksek oranda onay veriyor.
Farklı dinden gelin/damada en yüksek oranda "olabilir" diyenler, yüzde 65'e varan oranlarla orta yaş ve üstü üniversite mezunu kadınlar.
"Gelininin başka dinden olmasına" en yüksek oranda "hayır" diyenler düşük eğitimli 44 yaş üstü erkekler (yüzde 69.93) ve kadınlar (yüzde 66.96) olarak gözleniyor.
Olumlu cevabı en yüksek oranda üniversiteli 29-43 yaş erkekler (yüzde 69.66) ve kadınlar (yüzde 66.06) veriyor. En tavizsiz olan grup yine 44 yaş üstü düşük eğitimli erkekler (yüzde 55.22) ve kadınlar (yüzde 54.47) oluyor.

Click the image to open in full size.



En toleranslı bölgeler

Cevaplar bölgelere göre ayrıldığında, "başka dinden gelin/damat olabilir" diyenler en yüksek Ortadoğu Anadolu (yüzde 46.22) ve İstanbul (yüzde 42.70) bölgeleri olurken, en düşük toleransı Doğu Karadeniz (yüzde 15.96) ve Orta Anadolu (yüzde 23.98) gösteriyor.
"Başka etnik kökenden gelin/damat olabilir" diyenler en çok Ortadoğu Anadolu (yüzde 60.74) ile İstanbul (yüzde 53.09) insanları olurken, en düşük tolerans Doğu Karadeniz (yüzde 25.64) ile Ege'de (yüzde 33.70) sergileniyor. Başka ülkeden gelin/damadı kabul de en yüksek oranlarda Ortadoğu Anadolu (yüzde 48.78) ve İstanbul (yüzde 42.59) bölgelerinde gözlenirken, farklı ülke vatandaşlarıyla aile kurmaya en düşük onay Doğu Karadeniz (yüzde 20.11) ve Orta Anadolu'dan (yüzde 24.45) geliyor.

Türkler daha kapalı

Vatandaşların kimliklerine karşı sadakatleri "etnik yapı"ya göre ayrıştırıldığında ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor.
Bu sorular karşısında "Türkler" daha tutucu cevaplar veriyor.
Geldikleri yer Orta Asya'dan Balkanlar'a kadar uzanan bölge olan ve etnik olarak Türk olmakla birlikte kendilerini farklı kelimelerle (Türkmen, muhacir, Müslüman-Türk, Manav gibi) tanımlayanları ifade eden "Türk kökenliler" yüzde 62.5 ile gelin veya damadın başka din veya mezhepten olmasına en fazla karşı çıkan grubu oluşturuyor. Bu grup ayrıca başka ülkeden akrabalığa da benzer şekilde olumsuz (yüzde 60 oranında "olamaz") bakıyor.
Araplar ve diğer etnik kimlik gruplarından olanlar da genelde başka din, köken veya ülkeden biriyle aile kurulmasına halk genelinden biraz daha yatkın görünüyorlar.

Click the image to open in full size.



Kürt-Zazalarda durum

Kürt-Zazalar ise başka gruplara bakışlarında halkın genelinden daha açıklar ve sorulara daha yüksek oranda "Olabilir" cevabı veriyorlar. Gelin, damat veya gelecekteki eşin başka din veya mezhepten olmasına yüzde 47.4 (genel oran yüzde 31), başka etnik kökenden olmasına yüzde 66.3 (genelde 42.2), başka ülkeden olmasına da yüzde 48.8 (genelde 31.8) oranlarında olumlu yaklaşıyorlar.
Kürtler, etnik köken ne kadar önemli olsa da bu konuyu gruplar arasında evlenmeyi veya kaynaşmayı engelleyecek türde bir kimlik meselesi olarak görmüyorlar.

Aleviler daha açık

Aynı sorulara dini inanç farklılıklarına göre bakıldığında, Alevilerin farklı kesimlerle evliliğe, genel olarak diğer inanç grupları ve etnik gruplardan çok farklı oranlarda hoşgörülü baktıkları anlaşılıyor. "Başka dinden/etnik kökenden/ülkeden kişilerle evliliğe" Aleviler yüzde 60-65 arasında, Sünni Hanefiler ise yüzde 28-40 arasında "olabilir" diyor.
Bu konudaki bütün cevaplar birlikte değerlendirildiğinde, insanların eş/gelin/damadın kimliği konusunda en çok etnik kimlik farklılığına hoşgörüyle baktıkları gözleniyor. Başka dinden olmanın en az kabul gören farklılık olduğu ortaya çıkıyor. İnsanlar etnik kimlik ve farklılıklarını dini kimlik ve farklılıklara göre daha az önemsiyor.

Kimliği yaşamak tartışmalı

Araştırmaya katılan deneklerin yüzde 82.55'i kendi kimliklerini rahat yaşayabildiğini söylerken, 'Başkası kimliğini yaşayabiliyor mu?' sorusuna olumlu yanıt ise yüzde 53.57'ye düşüyor


Kimliklerin tanımlarına dair bulguları ortaya koyduktan sonra bu kimliklerin sahipleri tarafından ne kadar özgür bir şekilde yaşanabildiğine ilişkin toplumsal durumu ortaya çıkarmak gerekiyor. Bunun için doğru yöntem, iki aşamalı bir tespittir. Araştırmada önce insanlara "kendilerine yakıştırdıkları" bu kimlikleri özgürce ve huzur duyarak yaşayıp yaşayamadıkları soruldu. Ardından aynı deneklerin "başkalarının kendi kimliklerini rahat yaşayıp yaşamadıklarına" dair fikirleri alındı.
Ülke genelinde insanların yüzde 82.55 gibi çok önemli bir kısmı kendi kimliklerini yaşayabildiklerini söylediler. Kimliğini yaşamakta yasal sorunları olduğunu düşünenler yalnızca yüzde 3.91 oranında kaldı. Yüzde 11.93'lük kesim bazı sorunlar olduğunu ancak kimliğini yaşayabildiğini, yüzde 1.61'lik bir kesim ise çevresel/toplumsal engellerle karşılaştığını söyledi.
"Başkaları kimliğini rahatça yaşayabiliyor mu?" sorusuna verilen cevaplar ise daha farklı bir tablo ortaya koydu.
Bu soruya "Evet" diyenlerin oranı bu sefer yüzde 53.57 oldu.
Yani, başkalarının kimliğini yaşama konusunda sorunu olduğunu düşünenlerin oranı daha fazla.
Aynı doğrultuda, araştırmaya katılanlardan yüzde 31.91'i başkalarının kimliğini yaşamakta bazı sorunları olduğunu, yüzde 9.38'i yasal engellerle karşılaştığını, yüzde 5.14'ü de çevresel engeller bulunduğunu söyledi.

Kadında kimlik sıkıntısı

Cinsiyet ve eğitim gibi demografik ayrımlar daha yakından incelendiğinde eğitimli genç kızların olaya bakışı dikkat çekici. Yüksek eğitimli 29 yaş altı kadınların yüzde 25.74'ü kendi kimliklerini yaşayamadıklarını söylerken, "Başkaları kimliklerini rahatça yaşayamıyor" diyenlerin oranı toplamda yüzde 68'e ulaşıyor.
Eğitim yükseldikçe, başta gençler olmak üzere, insanlar kendi kimliklerini yaşamakta sorunları olduğunu itiraf ediyor; ancak diğerlerinin bu konuda kendilerinden yaklaşık 3 kat daha fazla sorunları olduğunu düşünüyorlar.
Aynı tablonun verilerine göre, kadınların kimliklerini yaşamakta çevresel ve toplumsal engel olduğu vurgusu erkeklere göre daha yüksek çıkıyor. Kimliklerin özgürce yaşanıp yaşanmadığıyla ilgili farklı etnik kökenden olanlara bakıldığında ortaya çıkan yorumlar, tahmin edilebileceği gibi oldukça farklılık gösteriyor.
Kendini etnik açıdan "Türk" olarak tanımlayanlar hem kendi kimliklerini yaşama konusunda daha rahatlar (yüzde 86.8 "evet" diyor) hem de diğerlerinin yaşayabildiği fikrine ortalamadan daha fazla katılıyorlar. Dolayısıyla, Türk kökenlilerin görüşleri Türkiye ortalamasından farklı değil.
Ancak hiçbir etnik kimlik grubunun cevapları bu konuda çok net ve genelden çok farklı bir duruşları olan Kürtlerinki kadar çarpıcı farklar içermiyor. Toplumun geneli kendi kimliğini özgürce yaşayabildiğini (yüzde 82.5) ve başkalarının da yaşayabildiğini kısmen (yüzde 53.57) söylerken, Kürtlerin ancak yüzde 39.2'si kendi kimliğini yaşabildiğini belirtiyor. Kürtler, başkalarının da sadece yüzde 24.9'unun kimliğini yaşayabildiğini söylüyor.

Click the image to open in full size.



Click the image to open in full size.



Aleviler çok sıkıntılı

En çarpıcı bulgulardan biri, Alevilerin kimliğini özgürce yaşamak konusunda en sıkıntılı dini grup olarak öne çıkmaları. Alevilerin yalnızca yüzde 53'ü kimliğini yaşayabildiğini ifade ederken, yüzde 47'si de sorunlarla karşılaştıklarını belirtiyor.
Aleviler, diğer dini inanç gruplarına göre çok yüksek oranda "başkalarının kimliklerini yaşayamadıklarını" (yüzde 79.1) düşünüyor. Sünni-Hanefiler ise yüzde 87.2 oranında kendilerinin, yüzde 57.2 oranında da kendileri dışındaki dini grupların kimliklerini özgürce yaşayabildiklerini söylüyor.
Bu iki soru birlikte ele alındığında ortaya çıkan en önemli bulgu, insanların kimlik meselesi ile ilgili "diğerleri"nin sorunları olduğunun farkında oluşudur. Toplum, son yıllarda kimlik etrafında yürütülen tartışmaların ve kimlik odaklı sorunların bilincinde olduğunu belli eden veriler sunuyor.
__________________
Vicdanı Tertemizdi, Çünkü Onu Hiç Kullanmamıştı...
Besiktasim_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-04-2007, 21:36   #2
 
penche_06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

gzl bi araştırma
__________________
Konu Açarken Lütfen Kontrol ediniz.
penche_06 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-04-2007, 21:45   #3
Banned
 
ZuBeYdE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

TÜRK HALKI DEĞİL, TÜRK MİLLETİYİZ! - H.Nihal ATSIZ
ZuBeYdE Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-04-2007, 23:20   #4
 
Kartallica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Bu vatan hepimizin..

Çarşı Her Türlü Ayrımcılığa Karşı!
__________________
Kartallica Ofline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 10:58 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580