Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Eğitim Öğretim > Dersler - Ödevler - Tezler - Konular > Hukuk

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-01-2007, 17:28   #1
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Askerin Silah Kullanma Yetkileri

ASKERLERİN SİLAH KULLANMA YETKİLERİ

Askerler karakol, karakol nöbetçisi, devriye, nakliyat muhafazası hizmetlerinde veya asayişi temin için görevlendirildiklerinde aşağıda gösterilen hallerde silah kullanmaya yetkilidirler.
I- Silah kullanılmasını gerektiren haller

a- Bu hizmetlerden birini yaparken müessir bir fiil ile taarruza uğranıldığı veya müessir bir fiil veya tehlikeli bir tehdit ile bu hizmetlerin yapılmasına mukavemet edildiği takdirde bu taarruz ve mukavemetleri gidermek için,
b- Bir taarruz veya mukavemete hazırlanan ve silahını veya mukavemete elverişli bir aleti bırakmaya davet edildiği halde, bu davete derhal itaat etmeyen veya bıraktığı silahı veya aleti tekrar eline almaya davranan veya alan kimseyi itaate zorlamak için,
c- Bu kanunun 80 ve 81.maddeleri gereğince muvakkaten yakalanan bir şahsın veyahut muhafaza ve sevki kendisine tevdi edilmiş olan bir tutuklunun veya hükümlünün kaçması veya kaçmaya teşebbüs etmesi ve verilecek dur emrini dinlemediği görüldüğünde başka türlü ele geçirilmesi kabil olmadığı taktirde yakalanması için,
d- Kendi muhafazasına tevdi edilmiş olan insan ve her türlü eşyaya karşı vuku bulan taarruzu defetmek için,
e- Bu maddede sayılan görevleri yapan askerlere karşı, sözle yapılan sataşma veya hakaretlerin bertaraf edilmesi sırasında mukavemet, taarruz, müessir fiil veya tehlikeli bir tehditle karşılaşıldığında bu halleri gidermek için,

II- Silah kullanma derecesi

Bu maddede yazılı hizmetlerin yapılması sırasında silah kullanılması için başkaca bir çare kalmaması veya zaruret olması şarttır.
1- Şahıs veya topluluk silahsız ise; mukavemet, taarruz, müessir fiil veya tehdidin derecesine göre asayiş hizmeti ile görevli birlik komutanı gerekli uyarmayı yaparak silah kullanılacağını ihtar eder. Bu ihtara itaat edilmezse bunu sağlayacak dereceden başlamak üzere silah kullanılır.
2- Şahıs veya topluluk silahlı veya taarruzu önemli derecede etkili kılacak şekilde aletleri taşıyorsa, silah veya aletlerin bırakılması ihtar olunur. Tecavüz taarruz veya mukavemet buna rağmen devam ederse itaati sağlayacak dereceden başlamak üzere silah kullanılır.
III- Silah kullanma tarzı

1- Silah çeşitlerine göre etkili olabilecek şekilde kullanılır. Önce kesici ve dürtücü silahlar ile ateşli silahlar hedefe tevcih edilir, sonra ateşli silahların küçük dipçik ve kabzaları kullanılır, daha sonra kesici ve dürtücü ve ateşli silahlar bilfiil kullanılır.
2- Silah kullanmak mutlaka ateş etmek değildir. Ateş etmek son çaredir. Önce havaya ihtar ateşi yapılır. Sonra ayağa doğru ateş edilir, mukavemet hali devam ederse, hedef gözetmeksizin ateş edilir.
IV- Ateş emri ve kendiliğinden ateş etmek

1- Ateş etmek bilhassa bunun için emir verilmiş olmasına bağlıdır.
2- Ateş emri verilmemiş olsa dahi her asker silahını kullanabilir. Ancak silahın kullanılacağı zamanın ve kullanma derece ve tarzının tayini her olayın cereyan ettiği haller ve şartlar göz önünde tutularak silahını kullanacak asker tarafından bizzat takdir olunur.
V- Ateş emri vermeye yetkili makamlar

1- Bu madde yazılı görevleri yapmak için birliğe görev veren üst komutan olay yerinde bulunuyorsa sözle ateş emri vermeye yetkilidir. Komutan, bu emri yazı ile teyit eder.
2- Asayişe memur edilen kuvvetlerin olay yerinde bulunan birlik komutanı veya asayişe memur edilen birliğin parçalarına komuta eden en küçük komutan ve amirler dahi önceden emir verilmemiş olsa bile sözle ateş emri vermeye yetkilidir.
VI- Sorumluluk

Her olayın cereyan ettiği haller ve şartlar göz önünde tutulmak kaydıyla bu madde hükümlerine göre silahını kullanan askere ve silah kullanma emrini veren birlik komutanına sorumluluk yüklenmez.
Not :
İç hizmet yönetmeliğinin 640,641.maddelerine bak. T.C.K. ’nın 49.maddesinde yazılı hal ve şartlarda veya kanunların kendilerine silah kullanma yetkisi verdiği hallerde bu yetkinin kullanılması suretiyle işlenen suçlarda açığa çıkarılma işlemi uygulanmayabilir.
Açıklama

I- Silah kullanabilecek görevler
Karakol, karakol nöbetçisi, devriye (İç Hz. K.78) hizmetleri ile nakliyat muhafazası ve asayişi temin görevleridir.
II- Silah kullanılmasını gerektiren haller
Yukarıdaki hizmetlerin birini yaparken:
a-
1- Bu hizmetlerden birini yaparken müessir bir fiil ile taarruza uğranılması hali; taarruzun filhal vuku bulmasını ve hizmet yapan şahsa yönelik olmasını gerektirir. Silah taşıyan bir görevliye karşı yapılan taarruzun bünyesinde bizatihi müessir fiilin mevcudiyeti kabul edilir. El ve kol ile yapılan bir tecavüz hareketinin de silah kullanılmasını haklı kılan bir müessir fiil derecesine ulaşması mümkün olabilir. Silah istimali için taarruzun ileri safhaya ulaşması beklenmez. Taarruza teşebbüs dahi taarruz hükmündedir. Burada önemli olan bir hususta ilk taarruzun mütecavizden gelmesidir. Görevini suistimalle ilk taarruza sebebiyet verenin nöbetçi veya devriye olması halinde göreceği mukabil taarruzun silah istimali suretiyle def edilmesine cevaz verilmez. Ancak nöbetçinin görev dışı hareketi ile buna maruz kalan şahsın taarruz veya tecavüzü arasında nöbetçi lehine büyük bir nisbetsizlik bulunması ahvalinde silah kullanma haklı olabilir.
2- Veya müessir bir fiil veya tehlikeli bir tehdit ile bu hizmetlerin yapılmasına mukavemet edilmesi hali; yukarıdaki birinci ihtimalde hizmet yapan şahsın vücudu istihdaf edildiği halde bu şıkta hizmetin yapılmasına engel olmak amacını taşıyan müessir bir fiil veya tehlikeli bir tehdit hali bahis konusudur. Tehdidin, T.C.K. ’nın 191.maddesindeki basit tehdidin ötesinde tehlike tevlit edebilecek bir vasıf ve nitelik taşıması ve hizmet yapan şahsı hizmetten alıkoyabilecek bir ağırlıkta olması lazımdır.
b-
1- Bir taarruz veya mukavemet hazırlığından vaz geçirmek amacıyla : Taarruz veya mukavemetin hazırlık hareketlerine geçilmesi kafi olup bu hareketlerin fiilen gerçekleşmesi şart değildir. Bu ahvalde silah kullanabilmek için taarruz veya mukavemet hazırlıklarının önceden saptanması gerekir. Varsayım silah istimali için haklı bir neden olmaz.
2- Silahını veya mukavemete elverişli aleti bırakmaya davet olunduğu halde bırakmayan veya bıraktığı halde tekrar eline almaya davranan kişiyi itaate zorlamak için : Bu bir nevi ihtar mahiyetinde olup mutaarrız veya mukavemet eden kişinin bu ihtara derhal uyması gerekir. Davet emrine derhal itaat etmemek veyahut bıraktığı silah veya tehlikeli aleti tekrar almaya müteveccih bir hareket , ir taarruz veya mukavemet kastını ortaya koyacağı cihetle, bu yolda davranan kişiyi itaate zorlamak için silah istimalinde haklılık ve zaruret söz götürmezse de, böyle bir ihtar yoluna gidilmeden silah kullanılmasında her zaman haklılık ve zarurete yer verilmez. Zira bir taarruz veya mukavemet hazırlığını bertaraf etmek amacını taşıyan bu tedbire riayet edilmeden bir telaş, heyecan veya korku sebebiyle silah istimalinde zaruret hududunun aşılması bahis konusu olabilir.
c- Tutuklu, hükümlü veya geçici olarak yakalanan bir şahsın kaçması veya kaçmaya teşebbüs etmesi hali, Tutuklu: hakkında tutuklama müzekkeresi bulunan kişiye denir. Hükümlü: kesinleşmiş bir ceza ile mahkum bulunan kimsedir. Muvakkat yakalanan : İç Hz. K’nun 80., As. Y.U.K.’nın 79. Ve C.M.U.K.’nın 127.maddelerinde belirtilen sebeplerden birisine dayanılarak hürriyetinden geçici olarak yoksun kılınan kişidir. Kanun bu gibi kişilere önce dur ihtarında bulunulmasını, bu ihtarı dinlemedikleri görüldüğünde ve başka türlü ele geçirilmeleri de kabil olmadığı taktirde silah kullanılmasına izin vermektedir. Burada silah kullanılmasının ilk şartı kaçağın dur emrine itaatsizliğidir. Dur ihtarı önce sözle ve kaçağın duyabileceği kadar yüksek ve hiddetli bir tonla yapılmalı, kaçak duymadığı takdirde havaya bir el silah sıkılmak suretiyle bu ihtar yenilenmelidir. Bu bir tedbir niteliğinde olup muhakkak bu tedbire müracat olunmalıdır. Firarinin silah kullanılmasına gerek kalmadan ele geçirilmesi ihtimali olan hallerde ve yerlerde (mesela, kaçağın ellerinin kelepçeli olması, kapalı bir yere sığınması gibi) dur emrine riayet etmese bile silah kullanılmasına cevaz yoktur. Kaçma eyleminin, cebir şiddet kullanmak suretiyle yapılması ile aldatma, kandırma veya görevlinin dalgınlığından yararlanılarak işlenmesi arasında bir fark yoktur.
d- Kendi muhafazasına tevdi edilmiş olan insan ve eşyaya karşı vukubulan taarruzu def etmek için: yukarıdaki (a) paragrafında incelen hizmet yapan şahsa yönelik taarruzun şartları burada da aynen caridir. Ancak burada taarruz hizmet yapan şahsa değil, o şahsın muhafazasındaki insan ve eşyaya karşı yapılmaktadır. Taarruza uğrayanın insan olması halinde silah kullanma daha çok önem kazanır. Esasen bu T.C.K.’nın 49.maddesindeki... başkasına karşı vuku bulan haksız, bir taarruzu def etmekten ibolan meşru müdafaadan başka bir şey değildir. Taarruza uğrayan şahsın kendisini müdafaa etmesi veya müdafaya muktedir olması vazifeli şahsı bu görevi yerine getirmekten alıkoymaz. Eşyaya karşı yapılan taarruzlarda, T.C.K’nın onuncu babında yazılı mal aleyhine cürümler söz konusudur.
e- Sözle yapılan sataşma veya hakaretlerin bertaraf edilmesi sırasında mukavemet, taarruz, müessir fiil veya tehlikeli bir tehdide uğranılması hali : daha ziyade asayişi temin ve sıkıyönetim hizmetlerinde görevlendirilen askeri personele karşı ika edilen sataşma ve hakaret olaylarının devamına müsaade etmeyen kanun vazıı bu gibi hareketlerin bertaraf edilmesi sırasında görevlilerin uğrayacakları mukavemet, taarruz, müessir fiil veya tehdidi def etmek için silah kullanılmasına cevaz vermiştir. Maddenin (a) fıkrasında açıklanan hususlar burada da geçerlidir.
III- Silahı kullanma derecesi

Silah kullanabilmek için ya başka bir çare kalmaması veya zaruret olması şarttır.
a- Başka çare kalmaması : Maddenin I nolu bendinde yazılı silah kullanmaya tekaddüm eden bütün ön tedbirlerin yerine getirilmesine rağmen mütecavizin taarruzundan vazgeçmemesi, kaçağın geri dönmemesi son çare olan silah kullanılmasını gerektirir ve bu hareketi haklı kılar.
1- Şahıs veya topluluk silahsız ise; mukavemet, taarruz, müessir, fiil veya tehdidin derecesine göre asayiş hizmeti ile görevli birlik komutanı gerekli uyarmayı yaparak silah kullanacağını ihtar eder. Bu ihtara itaat edilmezse bunu sağlayacak dereceden (önce silah tevcihi, sonra dipçik ve kabze kullanmak gibi) başlamak üzere silah kullanılır.
2- Şahıs veya topluluk silahlı veya taarruzu önemli derecede etkili kılacak şekilde aletleri taşıyorsa; silah veya aletlerin bırakılması ihtar olunur. Tecavüz veya mukavemet buna rağmen devam ederse itaatı sağlayacak dereceden başlamak üzere silah kullanılır. Maddenin bir nolu bendini (a) fıkrası burada aynen uygulanır. Silah veya tehlikeli aleti bıraktığı halde sonradan tekrar almaya kalkışma halinde (b) fıkrası hükümleri cari olur.
b- Zaruret hali; T.C.K. ‘nun 49.maddesi 3.bendi zaruret halini “gerek nefsin ve gerek başkasının vukuuna bilerek mahal vermediği ve başka türlü tahaffuz (kurtulma) imkanı da olmadığı ağır veya muhakkak bir tehlikeden muhafaza etmek zaruretinin bais olduğu mecburiyetle işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilemez. ” şeklinde tarif etmektedir. Binaenaleyh yukarıdaki durumlar karşısında silah kullanana bir görevlinin hareketinde zaruret hali vardır denilir ve kendisine ceza verilmez. Ancak bazı hallerde zaruretin tayin ettiği hududun aşılması ihtimali vardır. Bu taktirde fail sebebiyet verdiği eylemden ötürü ceza görmekle beraber cezası TCK’nın 50. Maddesinde yazılı nisbetler dairesinde indirilir. Bir olayda zaruret hali bulunup bulunmadığı veya bunun tecavüz edilip edilmediği mahkemece serbestçe taktir olunur.
As. C.K’nun 119.maddesi, mübren ve müstacen bir zaruret ve tehlike halinde verdiği emirlere itaat ettirmek için asta yapılan müessir fiili suç saymamış, hatta harp, eşkıya müsademesi, isyan, askerlik harekati ve suçla takibatı gibi hallerde üste silah kullanma yetkisi dahi tanımıştır. Bahis konusu hallerde mübren surette elzem bir itaatı temin için başka vasıtalar bulunmadığı taktirde bir subayın astının ısrar ve mukavemetine karşın silah kullanması suç teşkil etmez.
IV- Silah kullanma tarzı :
Madde silah kullanmada bir sıra takip etmiş, önce kesici ve dürtücü silahlar ile ateşli silahların hedefe tevcih edileceğini, bununla sonuç alınmazsa ateşli silahların dipçik ve kabze kısımlarının kullanılacağını,bu da etkili olmazsa kesici, dürtücü ve ateşli silahların bil fiil kullanılacağını, öncelik kesici ve dürtücü silahlara verilmiştir. Bu silahların kesici ve dürtücü niteliklerinden yararlanılarak şahıs veya topluluğun korkutulması ve dağıtılması sağlanacaktır. Bütün bunlara rağmen mukavemet taarruz, müessir fiil veya tehlikenin tehdit hali devam edecek olursa son çare olarak ateş açılacaktır. Ateş etmede de bir sıraya uyulur. Önce havaya ihtar atışı yapılır, sonra ayağa doğru ateş edilir. Bunlarda etkili olmazsa hedef gözetilmeksizin ateş edilir. Ancak bu sırada mutlak değildir. Taarruz veya mukavemetin şekline ve ağırlık derecesine göre bu sıra takip edilmeyebilir. Nitekim “silah çeşitlerine göre etkili olabilecek şekilde kullanılır”. Sözcüğü de buna hak vermektedir.
V- Ateş emri ve kendiliğinden ateş etmek :
Ateş emri vermeye yetkili makamlar maddenin V nolu bendinde gösterilmiştir. Ateş emri verilmemiş olsa dahi her asker İç Hz. K.’ın 89 ve 90. Maddelerindeki hal ve şartlar içinde kendiliğinden silah kullanabilir. Ancak silah kullanmadaki zaruret derecesinin, zamanın ve kullanma derece ve tarzının tayini her olayın cereyan ettiği haller ve şartlar göz önünde tutularak silahını kullanacak asker tarafından bizzat taktir olunur.
VI- Ateş emri vermeye yetkili makamlar

Ateş emri vermeye yetkili komutan, bu maddede yazılı görevleri yapmak için birliğe görev veren üst komutandır. Asayişle ilgili olaylarda bu komutan daha ziyade garnizon komutanı olup istisnai hallerde kıta komutanları veya merkez komutanı da olabilir. Asayişle ilgili olayların süratli gelişmesi karşısında yetkili komutandan yazılı emir almaya zaman ve şartlar müsaade etmeyebilir. Bu takdirde ateş emri sözle verilir, arkasından yazı ile teyit edilir. Kanun ateş emri vermeye sadece birliğe görev veren üst komutanı yetkili kıldığı cihetle, olay yerinde üst komutandan daha üst bir komutan bulunsa dahi ateş emri veremez. Ancak görev emri üst komutana daha üst bir komutan tarafından verilmiş ise bu komutanda olay yerinde ateş emri verebilir ve bu emre uyulması zorunludur. Mesela, tümen komutanının emriyle alay komutanı tarafından asayişle görevlendirilmiş bir birliğe alay komutanı ateş emri verebileceği gibi olay mahalinde bulunmak şartıyla tümen komutanı da verebilir.
Kanun olayların vusat ve ehemmiyetini görmesi ve silah kullanılmasının gerekip gerekmediğini takdir etmesi bakımından ateş emri verecek komutanın olay yerinde bulunmasını şart kılmıştır. Ateş emri görevli birlik komutanı tarafından doğrudan doğruya verilecekse onun dahi olay yerinde bulunmasını kanun aramıştır. Olay yerinde bulunmayan üst komutanının yazılı olarak göndereceği ateş emrine, şartlar kendisince ateş edilmesini haklı kılmadığı taktirde birlik komutanınca uyulmayabilir.
Hal ve şartlar üst komutanın olay yerine gelerek ateş emri vermesine müsaade etmeyebilir veya görevli birlik birbirinden uzak mesafelerde parçalar halinde görev durumunda olabilir. Bu taktirde asayişe memur edilen kuvvetlerin olay yerinde bulunan birlik komutanı veya asayişe memur edilen birliğini parçalarına komuta eden en küçük komutan ve amirler dahi sözle ateş emri verebilir.

VII- Sorumluluk

T.C.K.’nın 49.maddesi, kanunun bir hükmünü icra suretiyle işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmeyeceğini belirtmiştir. Burada aynı durum bahis konusudur. İç hizmet kanununun silah kullanma ile ilgili bir hükmünü yerine getiren, dolayısıyla 87.maddenin öngördüğü hal ve şartlar içinde silahını kullanan askere bu hareketinden dolayı ceza verilemeyeceği gibi silah kullanma emri veren birlik komutanı için de aynı durum bahis konusudur.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 22-01-2007, 18:59   #2
iLHAN-MANSiZ
Guest
 
iLHAN-MANSiZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

ya bıraksın yetkiyi falan bize kaçakçılar askeri taşlasın doğuda asker kurşun sıkamasın emir beklesin...çok iyi biliyorum bunları....
  Alıntı ile Cevapla
Alt 30-01-2007, 23:48   #3
Forumun Basketçisi
 
AyTeK54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

bilgiler için tşkler
__________________
вιzє єğℓєηмєуι уαηℓış öğяєттιℓєя çüηкü σηℓαя нιç "ραѕ¢αℓ ησυмα" ιℓє ∂ιѕ¢σуα gιтмє∂ιℓєя...
AyTeK54 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-02-2007, 17:25   #4
ยŦยк
 
Constantin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

teşekkürler
Constantin Ofline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 19:49 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580