Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Eğitim Öğretim > Dersler - Ödevler - Tezler - Konular > İktisat

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26-02-2007, 14:01   #51
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Birleşik Devletler’de büyük işletmelerin çoğunluğu anonim şirket olarak örgütlenmişlerdir. Anonim şirket 50 eyaletten biri tarafından imtiyaz verilen yasal bir ticari örgütlenme türüdür ve yasalar karşısında da bir gerçek kişi olarak işlem görür. Anonim şirket taşınmaz mal sahibi olabilir, mahkemelerde davacı ya da davalı olabilir ve sözleşmeler yapabilir. Anonim şirketin tüzel kişiliği olduğu için sahipleri de onun yaptıklarından doğan sorumluluklar karşısında belirli bir ölçüde bağışıklık taşırlar. Anonim şirket sahiplerinin parasal sorumlulukları da sınırlıdır; sözgelimi şirketin borçlarından sorumlu değillerdir. Bir pay sahibi 100 dolara anonim şirketin 10 hissesini satın almışsa ve şirket iflas ederse bu 100 dolarlık yatırımından başka bir kaybı olmaz. Şirket hisseleri devredilebildiği için belirli bir hisse sahibi ölür ya da ilgisini yitirirse şirketin bundan bir kaybı olmaz. Hisse sahibi hisselerini satabilir ya da hisseler varislerine kalır.

Anonim şirketlerin sakıncalı yanları da olabilir. Tüzel kişiler olarak vergi ödemek zorundadırlar. Buna karşın hisse sahiplerine ödedikleri kar payları, bono faizlerinin aksine, işletme gideri olarak vergiden düşülemez; fakat, hisse sahipleri bu paylar için vergi öderler. (Şirket kazancı üzerinden zaten vergi ödemiş bulunduğu için hisse sahiplerinin kar paylarından vergi alınması eleştiricilere göre “çifte vergileme” anlamına gelmektedir.)
  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:02   #52
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Pek çok büyük anonim şirketin çok sayıda sahibi ya da hisse sahibi vardır. Büyük bir şirketin her biri 100’den az hissesi bulunan bir milyon ya da daha çok sahibi olabilir. Bu yaygın hisse sahipliği nedeniyle pek çok Amerikalının ülkedeki en büyük şirketlerle doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. 1990’ların ortalarında ABD’deki ailelerin yüzde 40’ından fazlasının kendi aldıkları ya da karşılıklı fonlar veya başka aracılar kullanarak edindikleri hisse senetleri vardır.

Diğer yandan, hisse senedi sahiplerinin ülkenin her yöresinde yaşamakta olmaları sahipliğin ve kontrolün ayrılması anlamına gelir. Hisse sahipleri çok kez anonim şirketin nasıl işlediğini ayrıntılarıyla bilemeyecekleri ve onu yönetemeyecekleri için şirketin genel politikasını saptamak amacıyla bir yönetim kurulu seçerler. Tipik bir anonim şirkette yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler hisse senetlerinin yüzde beşinden azına sahip olurlar, ama bazılarının hisseleri bundan fazla olabilir. Çok kez hisse senedi blokları bireyler, bankalar ya da emeklilik fonları tarafından alınmakla birlikte, bunlar toplamın çok küçük bir bölümünü oluşturur. Genelde yönetim kurulu üyelerinin pek azı şirkette çalışan görevlilerdir. Bazı üyeler yönetim kuruluna saygınlık kazandırmak, belirli becerileri sağlamak ya da kredi kuruluşlarını temsil etmek için şirket tarafından aday gösterilirler. Aynı kişinin birkaç anonim şirketin yönetim kurulunda birden görev yapması olağan dışı değildir.

Yönetim kurulu işletmenin günlük yönetimiyle ilgili kararları, aynı zamanda yönetim kurulunun başkanı ya da genel müdürü olan, bir baş yönetim yetkilisine (BYY) bırakır. BYY şirketin çeşitli işlevlerinden sorumlu birkaç başkan yardımcısının yanı sıra mali işler genel müdürünün, işletme genel müdürünün ve iletişim genel müdürünün de amiridir. 1990’ların sonlarında yüksek teknolojinin ABD iş yaşamında yaşamsal bir yer kazanması nedeniyle şirketlerde bir iletişim genel müdürüne görev verilmeye başlanmıştır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:02   #53
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

BYY yönetim kurulunun güvenine sahip olduğu sürece anonim şirketin yönetilmesinde kendisine büyük bir özgürlük tanınır. Buna karşılık, hisse senedi sahibi gerçek ve tüzel kişiler zaman zaman birlikte çalışıp yönetim kurulundaki muhaliflerin de desteğini elde ederek baskı yaparlar ve yönetimde bir değişikliğe gidilmesine yol açarlar.

Genelde anonim şirketlerin yıllık toplantılarına pek az hisse senedi sahibi katılır. Yönetim kurulu üyesi seçimlerine ve şirket politikasına ilişkin önemli önerilere “vekalet” yoluyla, yani seçim pusulalarını postalayarak katılırlar. Günümüzde ise bazı yıllık toplantılara daha çok sayıda hatta bazan birkaç yüz üyenin katıldığı görülmüştür. Hisse Senetleri ve Senet Borsası Komisyonu tüm senet sahiplerinin görüşlerini açıklayabilmelerini sağlamak amacıyla her şirketin senet sahipleri adres listesini yönetimi eleştiren guruplara açık bulundurması zorunluluğu getirmiştir.

  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:02   #54
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

ANONİM ŞİRKETLER SERMAYELERİNİ NASIL OLUŞTURURLAR

Büyük anonim şirketler daha fazla yayılmak amacıyla sermaye oluşturmakta yepyeni yollar bulamasalardı günümüzdeki boyutlarına erişemezlerdi. Anonim şirketler yeni sermaye sağlamak için beş temel yöntem uygularlar.

Bono Çıkarmak: Bono ilerideki bir tarihte ya da tarihlerde belirli bir miktar para ödeneceğini gösteren yazılı bir taahhüttür. Elinde bono bulunduranlara ödeme tarihine kadar belirli tarihlerde önceden saptanmış oranda faiz ödemesi yapılır. Bonoyu elide bulunduran kişi vermiş olduğu parayı ödeme tarihinden önce almak isterse bonoyu bir başka kişiye satabilir.

Bono faizleri bunun dışında kalan borçlanma türlerinin çoğunda ödenecek faizden daha düşük belirlendiği ve bonolar için ödenen faizler anonim şirketin işletme gideri olarak vergiden düşülebildiği için bu yönteme başvuran anonim şirketler karlı çıkarlar. Buna karşın, şirketler kar etmeseler bile bono faizlerini ödemek zorundadırlar. Eğer yatırımcılar bir şirketin faiz borçlarını ödeyebileceğinden şüphe duyarlarsa ya o şirketin bonolarını almazlar ya da daha büyük bir risk altına girecekleri için faiz oranının yüksek tutulmasını isterler. Bu nedenle daha küçük anonim şirketler çok ender durumlarda bono çıkararak sermaye sağlayabilirler.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:02   #55
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İmtiyazlı Hisse Senedi Çıkarmak: Bir şirket sermaye sağlamak için yeni “imtiyazlı hisse senedi” çıkarma yolunu seçebilir. Şirket parasal sıkıntıya düşerse bu tür senet sahiplerinin öncelik hakları olur. Eğer kar sınırlı ise imtiyazlı hisse senedi sahiplerine ellerinde bono olanlar güvenceli faizlerini aldıktan sonra, fakat, adi senet sahiplerinden daha önce ödeme yapılır.

Adi Hisse Senedi Satmak: Eğer bir şirketin parasal durumu sağlıklı ise adi hisse senedi çıkararak sermayesini arttırabilir. Şirketin çıkaracağı yeni hisse senetleri borsada en düşük fiyattan alıcı bulamazsa genelde yatırım bankaları onları belirli bir fiyattan almayı garanti ederek şirketlerin hisse senedi çıkarmalarına yardımcı olurlar. Adi hisse senedi sahiplerinin şirketin yönetim kurulu üyelerini seçme hakları var olmakla birlikte kar paylaşımı sırasında bono ve imtiyazlı hisse senedi sahiplerinin ardından gelirler.

Hisse senedi alımı yatırımcılar için iki şekilde çekici hale getirilebilir. Bazı şirketler yatırımcılara düzenli bir gelir sağlama olasılığı sunar ve yüksek kar payları öderler. Buna karşın, diğer bazıları şirketin karlılığını ve böylelikle de hisse senetlerinin değerini yükseltip yatırımcıları çekmeyi umarak ya düşük kar payları öderler ya da hiç pay ödemezler. Genelde yatırımcılar şirket gelirlerinin artacağını bekledikleri zamanlarda hisse senetlerinin değeri de yükselir. Senetlerinin değeri büyük oranda yükselen şirketler çok kez payları “bölerler”, örneğin yatırımcıya elindeki her senet karşılığı bir pay daha öderler. Bu yöntem şirketin sermayesini arttırmaz; fakat, pay sahiplerinin senetlerini açık piyasada satmalarını kolaylaştırır. Sözgelimi bire iki bölünmesi yapılmışsa senedin değeri ikiye bölünmüş olur ve yatırımcılara daha çekici gelir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:02   #56
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Borç Almak: Şirketler bankalardan ya da diğer kredi kuruluşlarından borç alarak kısa süreli sermaye - genellikle mal almak amacıyla- sağlayabilirler.

Karları Kullanmak: Daha önce belirtildiği gibi şirketler gelirlerini elde tutarak da faaliyetlerini finanse edebilirler. Bu amaçla çeşitli stratejilere başvurulur. Elektrik, gaz ve benzeri ürünleri satan belirli anonim şirketler gelirlerinin çoğunu hisse senedi sahiplerine kar payı olarak dağıtırlar. Diğer bazıları ise, sözgelimi gelirlerinin yüzde 50’sini senet sahiplerine kar payı olarak dağıtır ve geri kalanını da faaliyetlerini yürütmek ya da şirketi büyütmek için kullanırlar. Özellikle daha küçük bazı anonim şirketler de net gelirlerinin büyük bir bölümünü ya da tümünü araştırma ve yayılma amacıyla yeniden değerlendirirler ve bu yoldan hisse senetlerinin değerini yükselterek pay sahiplerini ödüllendireceklerini umarlar.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:02   #57
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

TEKELLER, BİRLEŞMELER VE YENİDEN YAPILANMA

Anonim şirket açıkça pek çok Amerikan işletmesinin başarılı bir biçimde büyümelerini sağlayan bir örgütlenme türü olmuştur. Buna karşın Amerikalılar büyük anonim şirketleri zaman zaman kuşkuyla karşılamışlar ve birleşen şirketlerin kendileri de büyüklüğün yararı konusunda kararsız kalmışlardır.

XIX. Yüzyıl’ın sonlarında pek çok Amerikalı, anonim şirketlerin daha küçük şirketleri içlerine almak ya da rekabeti önlemek amacıyla diğer şirketlerle birleşmek ve yasal olmayan işbirliğine girmek için büyük miktarlarda sermaye toplayabileceklerinden korkuyorlardı. Eleştiricilere göre her iki durumda da işletme tekelleri tüketicileri daha yüksek fiyatlar ödemeye zorlarlar ve istedikleri mal seçimini yapma hakkından yoksun bırakırlar. Bahis konusu endişeler tekelleri bölmeye ya da kurulmalarını önlemeye yönelik iki yasa çıkarılmasına yol açtı: 1890 tarihli Sherman Antitröst Yasası ile 1914 tarihli Clayton Antitröst Yasası. Hükümet XX. Yüzyıl boyunca tekelleşmeyi sınırlamak amacıyla bu iki yasayı kullandı. Hükümetin “tröst yıkıcıları” 1984’te American Telephone & Telegraph (AT&T) şirketinin telefon hizmetlerini neredeyse tekeline almasını engelledi. Adalet Bakanlığı da 1990’da birkaç yıl içinde toplam varlığı 22,357 milyar dolara erişmiş bulunan Microsoft firmasının gittikçe gelişmekte olan bilgisayar yazılım piyasası üzerindeki egemenliğini azaltmaya çalıştı.

Hükümet antitröst yetkilileri genelde bir firma herhangi bir mal ya da hizmet piyasasının yüzde 30’unu ele geçirdiği zaman tekelleşme tehdidi oluştuğunu düşünürler. Ancak bu çok basit bir ölçüttür. Pek çok şey piyasadaki diğer rakip şirketlerin büyüklüğüne bağlıdır. Bir şirket piyasanın yüzde 30’undan fazlasını kontrol etse bile rakipleri de aşağı yukarı eşit piyasa payına sahip bulunuyorlarsa o firmanın tekel olma gücü bulunmadığı düşünülür.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:03   #58
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Antitröst yasalar rekabeti arttırmış olmakla birlikte ABD şirketlerinin büyümelerini engellemedi. 1999’da her birinin varlığı 300 milyar doları aşan yedi dev şirket daha önceki yılların en büyük firmalarının birer cüce gibi görülmelerine yol açtı. Gerçekten de bazı eleştiriciler birkaç büyük anonim şirketin temel endüstriler üzerindeki kontrolünün artmasından endişe duyup otomotiv endüstrisi ve çelik üretimi endüstrisi gibi işletmelere birkaç büyük anonim şirketin egemenliği altındaki “oligopol”ler gözüyle bakıldığını ileri sürmüşlerdir. Buna karşılık, diğer bazı eleştiriciler ise pek çoğu yoğun bir küresel rekabetle karşı karşıya bulunan büyük anonim şirketlerin gereğinden fazla güç kullanabilecek konumda olmadıklarını söylemektedirler. Sözgelimi, tüketiciler yerli otomobil üreticilerin mallarından hoşlanmıyorlarsa yabancı şirketlerin araçlarını alabilirler. Kaldı ki, tüketiciler ve imalatçılar zaman zaman benzer başka ürünlere yönelip olası tekelleşmeleri boşa çıkarabilirler; sözgelimi, çelik yerine kolaylıkla alüminyum, cam, plastik ya da beton kullanılabilir.

İş dünyasındaki liderlerin şirketlerin büyüklüğü karşısındaki davranışları değişkenlik göstermektedir. 1960’ların sonlarında ve 1970’lerin başlarında pek çok iddialı şirket en azından sıkı federal antitröst uygulamalar aynı alanda birleşmeleri engellediği için birbiriyle ilişkisi olmayan endüstrileri elde ederek çeşitlenmeye çalıştılar. Söz konusu liderlerin görüşüne göre bir holding ve ona bağlı olan ve petrol arama ve sinema filmi yapma gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren ikincil firmalardan oluşan konglomeralar yapıları gereği daha istikrarlı işletmelerdir. Kuramsal olarak bir ürüne karşı talep zayıflarsa diğer bir işletme dengeyi sağlar.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:03   #59
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Buna karşın, inceden inceye belirlenmiş ürünlerde yoğunlaşmak yerine çeşitli alanlardaki çalışmaları yönetmekten doğan zorluklar sözü edilen üstünlüğü ortadan kaldırabilir. 1960’lardaki ve 1970’lerdeki birleşmeleri gerçekleştiren pek çok iş dünyası lideri giderek ya çok geniş bir alana yayıldıklarını ya da yeni devraldıkları ikincil şirketleri yönetemediklerini anladılar. Çok kez daha zayıf olan işletmelerini elden çıkardılar.

1980’lerde ve 1990’larda anonim şirketler kendilerini değişen ekonomik koşullara uydurmak çabasına girişince belirli endüstrilerde yeni dostça birleşme ve “düşmanca” el koyma dalgaları oluştu. Sözgelimi, hepsi önemli değişiklikler geçirmekte olan petrol, perakende ve demiryolu endüstrilerinde birleşmeler daha yaygınlaştı. Hükümet kontrollerinin azaltılması üzerine rekabetin hızlanması sonucu 1978 den başlayarak çok sayıda havayolu şirketi birleşmeye çalıştı. Kontrollerin azaltılması ve teknolojik değişiklikler yapılması telekomünikasyon endüstrisinde de bir dizi birleşmeye gidilmesine yol açtı. Yerel telefon hizmeti sunan birkaç şirket hükümet bu piyasadaki rekabeti teşvik etmeye başlayınca birleşme yolunu seçtiler; Doğu Kıyısı’nda Bell Atlantic şirketi Nymex’i içine aldı. SBC Communications şirketi kendi ikincil Southwestern Bell firmasını Batı’daki Pacific Telesis ile ve Southern New England Group Telecommunications firmasıyla birleştirdi ve Ortabatı’daki Ameritech’i de buna eklemeye çalıştı. Bu sırada, şehirlerarası telefon hizmeti veren MCI Communications ve WorldCom birleştiler ve AT&T de kablolu televizyon alanındaki iki dev şirket olan Tele-Communications ve MediaOne Group’u alarak yerel telefon hizmetleri alanına girmek için harekete geçti. ABD’deki konutların yaklaşık yüzde 60’ına kablolu televizyon hizmeti sağlayacak duruma gelen bahis konusu devralmalar AT&T’nin kablolu televizyon ve hızlı İnternet bağlantısı piyasalarında da önemli bir söz sahibi olmasına yol açabilecekti.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 26-02-2007, 14:03   #60
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

1990’larda Travelers Group ve Citicorp şirketleri birleşerek dünyadaki en büyük finansal hizmet firmasını oluşturdukları gibi Ford Motor Company de İsveçli AB Volvo şirketinin otomobil bölümünü satın aldı. 1980’lerde Japonların ABD şirketlerini ele geçirme furyasının ardından 1990’larda Alman ve İngiliz şirketleri sahneye çıktılar ve Chrysler Corporation Alman Daimler-Benz firmasıyla birleşirken Deutsche Bank AG de Bankers Trust’u devraldı. Exxon Corporation ve Mobil Corporation da birleşip 1911’de endüstriye egemen olduğu için Adalet Bakanlığı tarafından dağıtılmış bulunan John D. Rockefeller’e ait Standard Oil Company’nin yarısından büyük bir bölümünü yine bir araya getirerek iş dünyasının en büyük kara güldürüsünü yarattılar. 81,380 milyar dolarlık birleşme Federal Ticaret Komisyonu (FTK) tarafından onaylanmakla birlikte antitröst yetkilileri arasında endişe doğurdu.

Komisyon’un talebi üzerine Exxon ve Mobil Kuzeydoğu ve Orta Atlantik bölgesi ile California ve Texas eyaletlerinde bulunan 2.143 benzin istasyonuyla yapılmış sözleşmeleri satmaya ya da iptal etmeye ve California’daki büyük bir arıtma istasyonunu, petrol boşaltma tesislerini, bir boru hattını ve diğer varlıklarını bırakmaya razı oldular. Söz konusu gelişme antitröst kuruluşların yaptırdığı en büyük elden çıkarma işlemlerinden biridir. FTK Başkanı Robert Pitofsky buna benzer “ulusal çapta” petrol endüstrisi birleşmelerinin de “antitröst alarm zilleri” çaldırabileceği uyarısında bulundu. Bunun üzerine FTK görevlileri hemen BP Amoco PLC’nin Atlantic Richfield Company firmasını alma önerisine karşı çıkılması tavsiyesinde bulundular.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 03:15 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580