Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Eğitim Öğretim > Dersler - Ödevler - Tezler - Konular > İktisat

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-02-2007, 22:28   #1
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Enflasyon Nedir

Enflasyon Nedir ?


Çağımızın ekonomideki vebası sayılan enflasyon nedir? Bu hastalıktan korunabilme, yakalanıldığı taktirde tedavisi varmıdır? Bu çağımızın en önemli ekonomik hastalığı acaba yalnızca tek tıp bir hastalıkmıdır? Ayrı ayrı hastalık nevileri var ise bunlara hangi tür tedavi yöntemleri uygulanmalıdır? İşte bu sorunlara ışık tutabilmek maksadı ile siz sitemizin değerli misafirleri ile fikirlerimizi paylaşmak, mümkün olduğu taktirde eleştiri ve önerilerinizi tartışmak istiyoruz. Bu nedenle belki geniş bir bilgi aktarımı, bu bilgi akışına göre kısa bir sonuç ve öneriler bulacaksınız. Demin de söylediğim gibi amaç çoklu tartışma ortamı yaratmak. Şüphesiz ki enflasyon bu anlatılmaya çalışılanlar ile her yönü ile izah edilemez. Çözüm önerileri de binlerce olabilir. Yazımdaki amaç hastalığın nerelerden kaynaklandığı ve nelere neden olduğunu açıklayabilmektir. Hastalık teşhisi doğru konulur, doktor tedavi etmek ister, hasta da iyileşmek ister ve tedaviye katılır ise başarı eksiksiz olacaktır. Bizde hasta iyileşmek istemekte, teşhisler eksiklerine rağmen doğru, doktor ise gerekli tedaviyi uygulamaktan muhtelif nedenler ile çekinmektedir. Bilinmesi gereken ise “DEVLET MALI DENİZ- YEMEYEN DOMUZ “ tekerlemesinin artık bitmesi gerektiğidir. Aksi halde ÜLKEMİZİN çok daha büyük karışıklıklara düşeceği yani “hastanın ameliyat edilmesi” zaruretinin ortaya çıkacağıdır. Ameliyat ise her zaman başarılı olmaya bilir.
PARA NEDİR?

Para bir değişim aracıdır. Zamanımızda tüm dünyada kullanılmakta olan para sistemi, kağıt para sistemi olduğundan paranın kendi başına bir değeri bulunmamaktadır. Ancak para, toplumlarda üretilen her türlü mal ve hizmetlerin ölçülmesini ve değerlendirilmesini sağlayan, üzerinde toplumsal mutabakatın bulunduğu bir değişim ve değerlendirme aracıdır. Kendisine bu gücü sağlayan ise devletin hükümranlık gücüdür.
Uluslar arası ilişkilerin son derece gelişmesi, paranın eskisine göre çok daha hızlı hareket imkanına sahip olması, dünya devletlerinin paralarının sağladığı itibar dikkate alındığında devletleri paralarının güçlerine göre de sıralayabilmek mümkündür. Bu iyi paradan kötü paraya doğru bir sıralama olacaktır.
İşte iyi para ( itibar gücüne dayalı devletlerce düzenlenen ulusal değişim aracı) tıpkı bir mal gibi diğer ülke halkları ve devletleri tarafından da ithal edilir ve tasarruf aracı olarak da değerlendirilir.
Yabancı devlet parasının ulusal ekonomilerde ihtiyaç miktarından fazla bulundurulması o ülkenin ekonomisine doğrudan katkıda bulunmak anlamı taşır. Ülkede para konvertibilite (dönüşebilirlik) imkanına sahipse tedavülde birden fazla para bulunur ki, işe o zaman İngiliz maliyecisi Thomas GRESHEM in söylediği ve kanun olarak kabul edilen İYİ PARA KÖTÜ PARAYI KOVAR hükmünün işlediği enflasyonist her ortamda daha fazlası ile görünecektir.

  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:28   #2
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

ENFLASYONA NEDEN OLAN KAVRAMLAR

FİYAT ARTIŞLARI : Enflasyon teorik olarak bütün mal ve hizmetlere ait fiyatların eş zamanlı yükselmesidir. Bir başka değişle bir kısım malların fiyatlarının artması, bazılarının düşmesi olayının enflasyon ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
TALEP ENFLASYONU: Fiyat, arz ve talep eğrisinin kesiştiği yerde oluşacaktır. Alıcı alacağı malı en ucuz yerden almayı, satıcı ise malını en pahallı olan yerde satmayı isteyecek ve amaç edinecektir. İşte yöresel veya ülke genelinde toplam arz ile toplam talebin dengelendiği yerde ulusal veya yöresel fiyat dengesi oluşacaktır.
Talep fazlası nedeni ile oluşan enflasyonun arzın talebi karşıladığı yerde biteceği tabidir. Talep enflasyonuna yaklaşım genel olarak iç talebin kısılması şeklinde olacaktır.
MALİYET ENFLASYONU: Maliyet enflasyonu, girdi fiyatları, ücret artışları ve finansman giderlerindeki artışlardan kaynaklanır. Buna literatürde ÜCRET- FİYAT SARMALİ denilir. Maliyet enflasyonunda ise, fiyatlar maliyet artışı nedeni ile yukarı doğru itilecektir veya itilmeye çalışılacaktır Maliyet enflasyonuma yaklaşım ise, işgücünün verimindeki artıştan sağlanan ilave kazancın ücretlere yansıtılması şeklinde şekilinde olmalıdır. Bu şekilde oluşan bir yaklaşım fiyat artışına dönüşmeyecektir.
Gerek TALEP ENFLASYONU VE GEREKSE MALİYET ENFLASYONUN da halkın beklentisi sürmediği veya oluşmadığı sürece enflasyon devam etmez. Beklenti oluştuğu sürece enflasyonist sarmal güçlenecek, talep artışına neden olacak ve insanlar tavırlarını bu beklentilere göre oluşturacaktır.


Paranın Enflasyon Üzerindeki Rolü

Daha önce de değindiğimiz gibi para bir değişim aracıdır. Bizatihi kendisinin bir değeri olmamasına karşın bir değer ölçme veya değerlendirme aracıdır.
Her devlet hükümranlık hakkı nedeni ile paranın basılması ( sağlanması ) ve kullanılması, hükümranlık hakkının dayandığı diğer faaliyetlerin de yerine getirilmesinin temel unsurunu teşkil etmektedir.
Devletin toplumsal görevlerini oluşturan
  1. Kanunların uygulanması,
  2. Alt yapının yapılması ( yollar, hava limanları, barajların yapımı,)
  3. Toplum Savunması ( iç ve dış güvenlik ve bunun gerekli kıldığı silahları üretmek veya satın almak, uçak, gemi, otomotiv gibi savunma veya ulaşım amaçlı araçların üretim veya satın alınmasını temin
  4. Toplumun sağlık sorunlarını çözmeye yönelik hastahane, dispanser, sağlık ocağı, bulaşıcı hastalıklara yönelik özel hastahane ve tedavi merkezlerinin oluşturulması,
  5. Tüm bunların saplanabilmesi için yeterli deneyim ve eğitime sahip insan kaynağı oluşturabilmek ve bunların koordinasyonunu sağlayacak tedbirleri almak, planlamak ve bunlar ile ilgili yatırımları yapmak,
  6. Toplum kesimleri arasındaki gelir dağılımını dengelemek,
  7. Bu hizmetlerin üretimi için istihdam sağlamak,
  8. Bütün bu hizmetlerin yerine getirilebilmesi için gelir elde etmek (vergi toplamak )
Yönetenlerin en önemli vazifelerini oluşturmaktadır. Devletin gelir gücü bu hizmetlerin karşılanması için yetmediği zaman devletler
  1. Yeni vergiler ihdas edilebilir veya vergi oranları arttırılabilir,
  2. İç ve Dış piyasalardan belli vadeler ile borçlanırlar, (Bono ve tahvil ihraç ederek)
  3. Devletin, vergilendirme olanağı zayıflıyor ise, borç bulma yeteneği de zayıflar veya zayıfladığı intibağını verir. Yukarıdaki iki şıkkın devlet giderlerini karşılamaya yetmemesi veya borçlanma kabiliyetinin azalması halinde devlet piyasadaki para miktarını arttırabilir.
Enflasyonun olmadığı bir ortamda devletin ödünç alma veya vergi artışı istemek gibi talepleri özel yatırımlar ile sosyal içerikli yatırımların yapılması amacına yöneliktir. Bunları gerçekleştirmek için borç talebinde bulunan devletin tüketim harcamalarında tasarruf sağlaması beklenmelidir.

Ancak fiyat artışlarının olduğu, devletin hızla büyüdüğü ortamlarda ise, bu uygulamalar farklı sonuçlar doğurabilir. Ekonomiyi kısıtlamak için alınan önlemler ( özellikle vergi artırımı ) fiyat artışlarını dolayısı ile enflasyonu hızlandırabilir. Bunların bir neticesi olarak ekonominin yönetimi değişebilir veya zayıflayabilir.

Ancak bu ortam devleti yönetenlerin, devletin, ekonomi içersindeki rolü ve bu role uygun alınması gereken önlemlerin neler olduğu veya olması gerektiğini anlayamadığı bir yapıda olması halinde gerçekleşir ve enflasyon süratle artarak, sarmalın oluşmasına kuvvetlenmesine neden olur.


Talebin arzdan fazla olması, uluslararası bir olaydır. Isınan ekonomilerde mallara olan talebin sürekli yüksek olması, daha önceden belirtildiği üzere maliyetleri yukarı doğru iterek , talebin arza karşı aşırılık göstermesinden kaynaklanan fiyat artışlarını dengeleyecektir. Zira ekonomide yeteri kadar eksik kapasite bulunmamaktadır. Dünya ülkelerinde atıl kapasite mevcut ise bunlar talebe yönelik olarak devreye girecek, ancak ekonomiler ısındıkça atıl kapasite de bulunmayacaktır.

Enflasyon endüstirileşmiş, gelişmiş ülkeler için devamlı ve ciddi bir sorun değildir. Zira bu ülkeler, dünya genelinde zaten yeteri kadar üretilmiyen ve kendi denetimleri altında bulunan bir kısım sanayi üretimlerini dış piyasalara daha pahallı satabilme imkanına sahiptirler yani oluşan eflasyonist baskıyı aktarabilirler. Bu ülkelerde hızlı enflasyondan ziyade uzun süreli işsizlik yani “DEFLASYON” tehlikesi olabilir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:29   #3
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Toplum Refahının Gelişmesi

Refah seviyesinin yükseltilmesi, refah devletinin kurulabilmesi kurulabilme çalışmaları devlete yeni sorumluluklar getirmiştir.
Refah devletinde devlet, çalışanlar kadar çalışamayacak durumda olanları, insanların çalışma süreleri sonlarında yaşamlarını idame ettirecek ve geliştirecek sosyal Güvenlik Sistem veya sistemlerini oluşturmak, insanların iş güvenliklerini sağlamak, işsiz kalanların yeni bir iş buluncaya kadar ( belirli süre ) sosyal sorunları ile ilgilenmek, kimsesiz, bakıma muhtaç kişilerin gereksinimlerini sağlamak v.b. sorumluluklar da devlet sorumlulukları arasına katılmıştır.
Ayrıca kitle haberleşme araçlarının son derece hızla gelişmesi, fikirlerin anında tüm dünya ülkelerine ve halklarına iletilebilmesine dolayısı ile bir refah devleti olan A.B.D. de ve G-7 ülkelerinde olan yaşam standardındaki gelişmeler ile ulaşılan ve yaşamı kolaylaştıran mal ve hizmetleri izleyebilmesi, DÜNYADA TÜKETİCİLİĞİN AŞIRI ŞEKİLDE artmasına neden olmuştur.
Tüketimin ülkeler genelinde artması, dünya arz ve talep dengesini bozmaya, bozulan dengeler ve üstlenilen yeni yükümlülükler devletlerin mali yapılarını süratle bozmaya, dünyada dış ticaret fazlası veren sanayileşmiş ülkeler dışında bir enflasyon çizgisi oluşmasına, ülkelerin gerek birbirinin ekonomilerinden etkilenerek gerekse ülke içi kaynakların doğru kullanılmamasından ve talepteki çeşitlenmeye yönelik ürün çeşitlenmesi sağlanamaması nedeni ile sarmallar oluşmakta, enflasyon beklentisi de topluma yerleşmektedir.
Özellikle gelişmekte olan ülkeler ile az gelişmiş ülkelerde tüketimin hızlanması ithalatı arttırmakta, ihracat/ithalat oranı düşmekte ve ülke sıksık İMF-Dünya Bankasından ödemeler dengesi açıklarını kapatabilmek için destek talebinde bulunur hale gelmişlerdir. Dolayısı ile İMF ve Dünya Bankası bu tür devletlere özellikle dış ticaret açıklarını kapatacak veya azaltacak “ İSTİKRAR PROĞRAMLARI” uygulamaları için baskı yapar hale konuma gelmiştir. Ekonomik gelişimini tamamlamış ve dış ticaret açığı vermeyen veya süreklilik arz etmeyen ülkeler için doğru olan bu talep diğer ülkeler için sorun teşkil eder hale gelmiştir.
İşte bir başka sarmal da ülkelerin iç kaynaklarını yeteri kadar aktif hale getirememesi, alınan dış yardımların ise yeterli büyüklükte olmaması, ülkeleri ve yönetenleri her seferinde daha büyük sorunlar ile karşılaşmalarına, sorunların ertelenmesine, ertelemeler nedeni ile de daha büyük sorunların içine girmelerine neden olmakta ve sarmal çok daha fazla kuvvetlenmektedir. Zira devletlerin üstlendikleri sorumlulukları kapatabilecek gelire sahip olmamaları devletlerin borçlanma maliyetlerini de olumsuz etkilemektedir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:29   #4
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Süregen Talep Fazlası ve Sarmal Enflasyonun Oluşum Nedenleri

Sarmal enflasyonun oluşum nedenleri kanımca aşağıdaki şekilde sıralanabilir.
1- Siyasal-Sosyal Gelişmeler: Maliyet ve fiyat artışlarının, çağdaş toplum- refah devleti yaklaşımlarının, toplum için zorunlu hale getirdiği yükümlülükleri, sosyal-siyasal gelişmeleri ekonomik olaylar ile birlikte incelenmelidir. Aksi taktirde enflasyonun anlaşılması ve çözümlenebilme olanağı olmayacaktır.
Zira refah devletinde yoksulluk, adaletli bir gelir dağılımının gerçekleştirilmesi, hayat standardizasyonunun sağlanması, kabul edilebilir seviyede ( sürdürülebilir ) işsizlik oranının idamesi konusunda yönetenlere ciddi yükümlülükler düşmektedir.
Yönetimlere düşen ve sürekli genişleyen yükümlülük ve sorumluluklar, kamu borçlanma ve vergi oranlarının artmasına neden olmaktadır.
Toplam talep artışında, devletin yaşam standardını oluşturmak için üstlendiği yükümlülüklerin de ciddi katkısı olmaktadır. Ancak, yönetenler çağdaş toplum oluşturulmaya çalışılırken sosyal ve ekonomi yönetimi için ne gibi sorumluluklar üstlenmeleri gerektiği, bu sorunların çözümü için oluşturulması gereken stratejilerin eksiksiz tespit edememiş ve gerekli çözümleri de üretememiştir.


Zamanımızda, iletişim teknolojisindeki hızlı gelişme, ulaşım imkanlarının çok hızlı ve etkin şekilde gelişmesi, eğitim ve eğitim sistemlerinde meydana gelen değişiklikler yönetenlere, hizmet kalitelerini arttıracak, gerekli bilgi ve gelişimi yaratabilecek eleman temininde hükümetlere geniş imkanlar sağlamıştır. Ancak bu gelişmeler beraberinde, yönetenlerin toplum ihtiyaçlarına yönelik talep artışlarına, tüketici olarak piyasaya daha fazla girmesine ve talep yığılmalarına neden olmaktadır. Çağdaş üretim ve yaratılabilen kapasite artışları, dünyada oluşan talep birikiminin altında kalmıştır. Bu ise sarmal enflasyonun ciddi halkalarından birini oluşturmuştur.

2- Çok hızlı artan tüketim: İnsanoğlu çağdaş teknoloji ürünü olan buzdolabı, radyo, televizyon, bilgisayar, otomotiv, geleneksel yapı dışında çağdaş yapıda oluşturulan konut ihtiyaçları v.b., bunların tip ve modellerinin ve niteliklerinin sürekli değişmesi ve nüfus artışının da meydana getirdiği ilave talep artışları , talep eğrisinin çok şiddetle artmasına, arzı oluşturan toplam üretimin ise bu hızla arttırılamaması nedeni ile sarmal enflasyon oluşumuna ciddi katkıda bulunmaktadır.
Yönetenler enflasyonun varlığından genel olarak şikayetçidirler. Ancak, enflasyonun düşürülmesi için uygulanan ekonomik önlemlerin büyüme hızını düşürmesi, doğal bir sonuç olarak işsizlik oranındaki artışlar nedeni ile tüketimin arttırılmasına yönelik davranışlar sergilemektedir. Bu ise bir nevi tavşana kaç tazıya tut politikası niteliğindedir. Ancak tüketimi arttırabilmek için parasal gelir artışı sağlanması ihtiyacı vardır. Yönetenler süratle bunu da yerine getirirler. Dolayısı ile sarmal enflasyonun bir diğer halkası da meydana gelir. Ekonomik istikrar çalışmalarında denge bir üst sarmalda kurulmaya çalışılmaktadır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:29   #5
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

3- Herkes için sağlanan eğitim imkanı: Eğitim anayasal bir haktır. Sağlanması görevi de yönetenlere yüklenmiştir. Kültür ve eğitim düzeyinin yükseltilmesi için yapılan yoğun çalışmalar, üniversite eğitiminin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi ve nüfus artısı nedeni ile de devamlı şekilde artmaktadır. Bu sebeple geleneksel eğitim için kurulan okul binaları, kütüphaneler, yurtlar v.b. yetersiz kalmaktadır.
Eğitimin bir hak olarak kabul edilmesi, bütçe içersinde yer alan okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, üniversite ve üniversite sonrası eğitimleri için ayrılan payların giderek artmasına veya arttırılmasına neden olmaktadır. Zira bunların yapımı kadar, eğitmen ve yardımcı personel maliyetleri de çığ gibi artmaktadır.
Daha fazla eğitim, daha iyi eğitim vermek için yaratılan talebe uygun okul, derslik, malzeme, bilgi kaynağı, laboratuvar gibi araştırma alt ve üst yapılarını oluşturmak, yeterli ve kaliteli eğitmen ve yardımcı personel temin etmek gibi yüksek maliyetleri üstlenmek, yetersizlikler ile ilgili eleştirileri kabul etmek, karşılanılamayan talep ile ilgili sorumluluklarını azaltarak halkın talepleri karşısında sorumlu olmayan bir yapıda örgütlenmek gereği meydana çıkmıştır. Oluşturulan sınav sistemleri, orta ve üniversite öğrenimleri için buna en bariz örnekleri teşkil etmektedir.
İşte tür bu harcamalar da sarmal enflasyonun oluşumunda ciddi bir yer işgal etmektedir.

4- Sanki savaş varmış gibi körüklenen savunma harcamaları: Gerek soğuk savaş döneminde gerekse küreselleşen dünyada soğuk savaş sonrası oluşan stratejik dengelerde devletler varlıklarını idame ettirebilmek, iç ve dış güvenliklerini sağlayabilmek için en son modern silah, araç ve gereçler ile bunların kullanımına yönelik teknolojik alt yapıyı oluşturmak zorundadır. Özellikle bizim gibi dünyanın sıcak bölgesinde yer alan devletlerde gerek iç gelişmeler, gerekse dış etkenler ve çevresel nedenler ile yoğun bir silahlanma ve savunma harcaması yapılması son derece doğaldır.
Ancak, savunma harcamalarının yoğunluğunun ve kısıtlanmasının da ülke varlığı adına risk oluşturacağı bilinerek olanaksızlığı ülkemiz için sarmal enflasyonun halkalarından birini oluşturmaktadır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:33   #6
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Enflasyon Oluşumunun Piyasalarda Nelere Neden Olduğu

Yönetenler, enflasyon ile mücadele etmek ve başarıya ulaşmak istiyorlar ise, enflasyonun ülkedeki sebeplerini, mal arzında ve piyasalarda meydana gelen değişmeleri tespit etmek zorundadırlar. Global ekonomide yönetenlerin ülkedeki arz ve talep dengesini çok iyi kurmaları ve talep fazlası üretimin dünya pazarlarında satılması için Pazar araştırmalarını eksiksiz yapmaları gerekir.

Enflasyon süreklilik arzederek, yüksek seviyelerde devam ettiği sürece, toprak, apartman mal ve döviz üzerinde spekülasyonlar artar. İşte bu spekülasyon ve beklentiler ENFLASYONUN ATEŞİNİ DAHA DA KÖRÜKLEYECEKTİR. Burada spekülasyonun anlamı, beklenilen fiyat değişimlerine göre malların alınıp satılmaya başlanmasıdır. Üretim maliyetleri de gelecekte oluşacak enflasyonun fiyatlara yansıtılması ile oluşturulur.Aynı zamanda fiyatı değişmeyen veya düşük mallarda fiyatların kısa zamanda yükseleceği düşüncesi ile süratle piyasadan çekilir. Fiyatı artan malların piyasa arzları da doğal olarak artar. Bu dönemde arz ve talep arasındaki olumsuzluk ( açıklık) talepteki artış nedeni ile daha da açılacaktır. Fiyatların sürekli artması nedeniyle yapılan spekülasyonlar hen talep artışını hem de fiyatlar artışlarını körükleyecektir.
Süreklilik arttıkça kişiler tasarruflarını bina, arsa gibi gayrimenkul ile , oluşacağı tahmin edilen enflasyondan daha fazla getiri sağlayabilecek enstrümanlara yönlendirecektir. Ülkemizde yaşanan banker olayları ve batık banka olayları buna örnek teşkil eder. Ancak burada devletin bu riskleri üstlenmesi yapılan en büyük hatalardan biridir. Bunlar bütçe açıklarının artmasına ve enflasyonun kuvvetlenmesine neden olmuştur ve olmaktadır.
Enflasyon, iş adamlarını üretim yapmaktan alıkoyacak ve bozulmuş olan arz ve talep dengesi daha da bozulacaktır. Üretici kesim yatırım yapmak yerine likit kalacak, alıp –satma işi ile uğraşmaya yönelecektir. Zira gelecekte fiyatların ne olacağı bilinmediği için, ileride ne olabileceğini doğru tahmin edebilenler için inanılmaz kar imkanları yaratacaktır.
Yatırımların azalması, fiyat artışları nedeni ile talepte meydana gelen daralma sonucu, personel maliyetleri ( birim başına isabet eden sabit ve değişken işçilik maliyetleri) yükselecektir. Malın satılabilmesi için sabit ve değişken maliyetler içersinde çok ağırlıklı yer işgal eden personel giderlerinin azaltılması gerekecektir. Bu da işsizliğin artmasına neden olur. Şayet ekonomi, tam istihdam konumunda değil ise talep karşılanması için üretim arttırılarak birim maliyet düşürülebilir. Şayet toplam kapasite talep miktarının üzerinde oluşacak ise bu durumda stok maliyetleri artacaktır ki bu da üreticiler tarafından kabul edilmeyecek bir durum meydana getirecektir.
Akılcılıktan uzaklaştıkça tahmin imkanı vermeyecek hale gelen enflasyon, enflasyon davranışlarını da, enflasyon tahminlerini de yapılamaz hale getirecektir. İktisadi hayat devam etmesine rağmen daralmakta ve yatırımlar da durmakta veya durma noktasına gelmektedir. Ülkenin müteşebbis ( girişimci ) gücü enflasyon nedeni ile zayıflamaktadır. Ülke içersinde ve dışında spekülatif amaçlı hareketlerin görülmeye başlanacaktır. Ya da bu tarzda hareketler süratle gelişecektir.
Genel olarak devletin, dış borç ödemeleri yapabilmek için döviz alım ve satımını kontrol altına almaya çalıştı gözlemlenir. Bu faaliyetler spekülatif hareketler için çok değişik olanaklar sağlar. Zira dövize olan talep, döviz girdilerinin üzerinde seyretmektedir. Devlet bu durumda, döviz ve kur mekanizmasını kullanarak dövize olan talebi kısarak kısarak dengeyi sağlayacaktır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:33   #7
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Ulusal para birimi konvertibl olan ülkelerde genel anlamda döviz kurları serbest bırakılır dalgalanma sonrası toplumun veya piyasaların beklenti seviyeleri üzerinde kur oluşumu sağlanır. Bu suretle İLAN EDİLMEMİŞ BİR DEVALÜASYON yapılmış olur. Dövize olan talebinin ve elde bulunan dövizlerin Merkez Bankasına satılması için faizler yukarı çekilerek kısılmaya çalışılacak, ihracatın ithalatı karşılama oranı yükselmeye, iç talep kısılmaya, bütün bunlar ile birlikte birlikte yeni vergiler [gelirler yeteri kadar vergilendirildi ve gelirlerden yeni bir vergi alınamıyacak ise tüketim üzerinden (özellikle zorunlu tüketinm) alınan vergiler arttırılır] konularak toplumdan daha fazla özveri istenilir.
Talebin kısıldığı, ithalat imkanlarının daraldığı bu ortamda daha öncede anlattığımız gibi işsizlik artacak, talep daralması nedeni ile üretim seviyesi düşecektir. Bu aynı zamanda kişilerin ve firmaların tasarruf etme yöntemlerinde de ciddi değişmelere yol açacaktır. Kişiler ve kurumlar tasarruf yerine kolay ve çabuk kazanç sağlayan sektörlere yatırım yapmaya yönelecektir. Dolayısı ile yatırımcılık+spekülatörlük+tasarruf sahipliği aynı kişiler üzerinde giderek artan şekilde birleşecektir.
Spiral enflasyon tüketicilerde ve firmalarda durum değişikliklerinden kaynaklanan ve önceden tahmin edilemeyen değişikliklere neden olmaktadır. Zira piyasalarda fiyatların artacağı bilinse de, bunun ne oranda artacağını tahmin edebilmek pek mümkün değildir. Yapılan üretimde ve bu üretimin satış fiyatlarının ne olabileceği ( kendini ve yatırımlarını korur şekilde) bilebilmek olanaksızdır.
Artık, kişi ve firmalar tasarrufların ulusal para birimi üzerinden pazarlarken daha kısa vade ve daha yüksek faiz talep edecektir. Firmalar yatırımları için harcanılan para miktarını, üretim maliyetlerini, satış fiyatlarının tespitini kar ve zarar hesaplarının tespitini, firmalarındaki gelişim veya gerilemeleri, ulusal para biriminin yanında güvenilir para birimi ile yapmaya, tüm hedeflerini bu para birimi üzerinden tutturmaya başlamışlardır. Ayrıca ulusal muhasebelerini tutarken oluşturdukları veya buldukları değerleri enflasyondan arındırmak sureti ile de mukayese etmeye çalışacaklardır.
Buraya kadar spiral enflasyonu anlatabilmeye oluşan sarmalların kişileri, toplumu, kurum ve kuruluşları, ulusal para birimini ve devleti ne denli etkilediğini anlatmaya çalıştık. Zannederim eksik kalan bir hususu daha yazmalıyım. Tüm bu olumsuzluklara rağmen yönetenler, yıpranan para değerini gerektiği kadar düşürmeye yanaşmazlar. Dolayısı ile dengeler daima eksik oluşur ve sarmal genişleyerek, kuvvetlenerek içinden çıkılması güç bir hale gelir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:33   #8
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Sarmal Enflasyondan Kurtulmak İçin Neler Yapılmalıdır ?


Sarmal enflasyondan çıkabilmek için yapılması gerekenler ana başlıklar altında verilmeye aşağıda özen gösterilmiştir. Ancak bunların yanı sıra bir çok tedbir daha düşünülebilir. Bunlar krizin başlamasından önce hazırlamaya çalıştığım bir yazının notlarından aynen aktarılmıştır.
A- İLK ÖNLEMLER
  1. Tüm veriler, global ekonomide oluşan enflasyonlarda ülkeden ülkeye farklılıklar göstermektedir. Kendi ülkenizde oluşan ( birikerek ) yıpranmışlıkları, oluş şekillerini, gelişimini iyi analiz etmek, ülke gerçeklerine uygun tüm detayları ile hazırlanan, üzerinde tüm kesimlerin mutabakatı sağlanılan bir program hazırlanmalıdır.
  2. Devlet ve devleti yönetenler en az vatandaşlar kadar bütçe harcamalarında rasyonelliği, verimliliği arttırmak zorundadır.
  3. Enflasyon ile yapılacak mücadelede en önemli unsurlardan biri talebin kısılması değil, arzın artırılabilmesidir. Dolayısı ile piyasalarda enflasyon beklentisi süratle kırılabilmeli ( toplumsal mutabakat yük paylaşımı kadar , beklentinin kırılması için de sağlanmalıdır) ve ekonomi, kullanım kapasiteleri el verdiği ölçüde süratle tam istihdam seviyesine çıkarılmalıdır.
  4. Toplumda sivil otoriteye güvenin artırılması gerekir. Sivil yöneticilerin ve siyasilerin şayibe altında olduğu bir ortamda enflasyon ile yapılacak mücadelenin başarı şansı yoktur.
  5. Enflasyon ile mücadelede iç mutabakatın sağlanması ve yükün ilkeli paylaşımı gerçekleştirildiği taktirde, ülkeniz kaynakları bu sorunu aşmamıza yeterlidir. Ancak bir miktar acil dış kaynak ihtiyacı olduğu da açıktır.
  6. Programın en önemli ayayı hareket noktamıza göre ortaya çıkacaktır. Ancak genel mutabakat öncelikle mali piyasaların özellikle bankacılık kesiminin restorasyona ihtiyacı vardır.
B- OLUŞTURULACAK POGRAMDA ÖNCELİKLERİN TESBİTİ
  1. Üretimin el verdiği ölçüde arttırılarak yeni iş imkanlarının yaratılmasının yanında ekonomik ibrelerin talep yönünde oluşacak ağırlığının azalmasına, bu ise fiyat artışlarının azalmasına neden olacaktır.
  2. Mümkün olduğu ölçüde toplum kesimlerinin mutabakatının olduğu ve dengelerin saplıklı ( veya yakın ) oluştuğu geçmiş bir yıl baz alınarak toplumun yıpranmış gelir dağılımı düzeltilmeye çalışılmalıdır. Bu proğramın sosyal kesimini oluşturacaktır.
  3. Devlet maliyesinin tüm anatomisi ortaya konulmalı, devletin gerek iç piyasa, gerekse dış piyasaya olan borçları, bunların ödeme planları, bu ödemeler yapılırken duyulacak ilave kaynak ihtiyaçları tespit edilmeli ve ulusal gelirde elde edilen gelişmeler ile gerçek anlamda borçların tasfiyesi yolu benimsenmelidir. Borcun borç ile ödenmesi terk edilmelidir.
  4. Türk sanayici ve is adamları yerli üretimlerden oluşan şikayetleri ve istekleri dikkatle incelemeli, kaliteli üretim artışı sağlanarak yerli üretim kullanılabilir ( tercih edilir) hale getirilmeye özen gösterilmelidir. İthal mal fiyatları ile çok yakın bir fiyat ile piyasalarda satılmaya çalışılan yerli mallarının kalite güvensizliği nedeni ile talebi iç piyasada devamlı ( nispi olarak)gerilemektedir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:33   #9
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

  1. Toplum acı reçete kullanımında mutabakatı sağladığında, Toplumun,yönetimin de en az toplum ve bireyler kadar bu reçeteye iştirak ettiğini görmesi ve inanması, ikna olması gerekir.
  2. Yerli para birimi kuvvetlendirilmelidir. Aksi halde toplum tasarruflarının yarısının ulusal para birimi dışındaki para birimleri tutulmasının toplumda açacağı derin yaralar iyi anlatılmalı, toplumun dış devletlerden ziyade ülkesine ve ülke ekonomisine katkıda bulunması sağlanmalıdır. Bunun da ön önemli göstergesi muhtemelen yapılacak ek bütçenin gerçekçi rakamları içermesi, olmayan paraları devletin harcamaktan vazgeçmesi, bütçenin kalemlerine sıkı sıkı sahip olunması ve yeni bütçenin kesinlikle denk bütçe olmasının sağlanması gerekir.
  3. Topluma çalışma şevki aşılanmalıdır. Özellikle emek yoğun çalışma gerektiren sektörler özendirilmelidir. Bunlar özendirilirken gerek işverenler, gerekse çalışanlar minimum gelir elde etmeyi göze almalıdır. Bu sektörler seçilirken ekonomiye katma değer yaratacak olmaları, tüketime değil üretime yönelik olmalarına özen gösterilmelidir. Örnek olarak Demir yolları, Gemi yapımı, baraj inşaatları sayılabilir.
  4. Toplumda oluşan enflasyon beklentisi kırılmalıdır. Zira bu yurt içinde ve dışında fiyatlara yansıtılan ülke riskini azaltacak, fiyat artışlarının önemli bir bölümünün önüne geçecek ve ülkemize kalıcı yabancı para girişini artıracaktır.
  5. Halkın tasarruf bilinci yeniden şekillendirilmelidir. Zira elde edilen gelirlerin bir bölümü tasarruf edilebilmelidir. Yapılan tasarruflar toplamı kadar talep piyasalardan eksilecek, arz ve talep dengesinin oluşumuna fiyatların istikrar sağlamasına da önemli katkılarda bulunacaktır.
  6. Devlet taban fiyat uygulamasından vazgeçmelidir. Bu daha kaliteli üretim artışı sağlayacaktır. Destek dünya standartlarında üretim yapan üreticilere sağlanmalı, bu desteklerin ise gider kalemleri içersinde açıkca görünmesi sağlanmalıdır.
  7. Yurt içersinde yaşayan herkes geliri doğrultusunda az veya çok devlete vergi vermeli, vergi adaleti tüm kesimler için eşitlik ve adalet içersinde yeniden tesis edilmeli ve vergi oranları düşürülmelidir.
  8. Devlet süratle ekonomi içersindeki payını azaltmalıdır. Devlet özel sektörün girmediği veya boyutları nedeni ile girmediği, ancak toplumun zorunlu ihtiyacının olduğu alanlara geçici olarak yatırım yapmalı ve özel sektöre en kısa zaman dilimi içersinde de devretmelidir.
  9. Ulusal nitelikli ve özelleştirilmesinde toplum mutabakatı sağlanamayan kuruluşlar, yapılarında gerekli değişiklikler yapılarak gerçekçi fiyatlarla aldatılmadan halka satılmalı, süratle özekleştirilerek siyasi baskılardan arındırılmalıdır.
  10. Devlet rantabl olmayan kadroları mutlaka tasfiye etmelidir. Devlet kurum ve kuruluşlarında yükselmeler siyasi nitelikten kurtarılmalı, liyakat ve başarı karşılığında sağlanmalıdır.
  11. Orta öğretim ve üniversiteler özelleştirilmelidir. Özelleştirme de denetimsizlik anlamı taşımamalıdır. ( bu konudaki fikirlerimi ve önerilerimi işleyiş şekilleri sizlerden talep geldiği taktirde geniş şekilde verebilirim. 1992 yılından itibaren bu görüşlerimi ve önerilerimi bir çok üst düzey görüşmelerimde de dile getirdim. Ancak kabul görmedi. İnanıyorum ki enflasyon ile yapılacak mücadelede çok ciddi katkıları olacaktır. )
  12. Nüfus planlaması üzerinde çok titizlikle durulması gerekir. Nüfus artışı beraberinde talep artışı, işsizlik, gelir dağılımında bozulma yarattığı, oluşan gizli işsizlik nedeni ile de belki direkt olarak etkileşim sağladığı söylenmese de netice itibari ile enflasyonun kaynaklarından birini teşkil ettiği açıktır.
  13. Devlet ihale yasası mutlaka değiştirilmeli ve revizyona tabi tutulmalıdır.
  14. Gerek devlet ve gerekse özel sektörün maliyet tespitlerinde hata payları azaltılmalı, kar marjları beklentiler üzerinden değil, tespiti yapılan maliyetler üzerinden belli bir nispet dahilinde olmalıdır. Yani beklentilere yönelik olarak maliyet tespiti ve fiyatlandırma yapılmamalı, bunların önüne geçilmelidir.
15. Oluşabilecek üretim fazlası derhal en uygun pazarlara aktarılmalıdır. Bunun için yönetenlerin, dış temsilciliklerin, ticaret ataşelerinin yoğun bir çalışma içine girmeleri sağlanmalıdır. Ülkemizin döviz girdileri döviz çıktılarından az olduğu müddetçe enflasyon baskısını kaldırmak kanımca mümkün olmayacaktır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 22:33   #10
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Netice ve Sonuç


Enflasyon ile mücadelenin temeli, çok çalışmak, çok üretmek, az tüketmek, daha az dış alım, daha çok dış satım gerçekleştirmek, bütçe gelir ve giderlerini gerçekçi değerlere oturtmak, bütçenin denk hazırlanması ve bütçe açıklarına izin verilmemesi, toplumun alınacak önlemlere zorla değil isteyerek katılımının sağlanması, ulusal paranın yeniden bir tasarruf aracına dönüştürülmesi gibi çalışmaların öncelikle ülkeyi yönetenler, üreticiler, üretime katkıda bulunanlar, bunları ulusal veya dünya pazarlarında pazarlayanlar tarafından inanılarak, inanılanların tüm topluma aşılanarak verilmesi gerekmektedir. DIŞ DESTEK ŞU AŞAMADA MUTLAKA ÇOK ÖNEMLİDİR ANCAK, ESAS OLAN KENDİMİZE VE KENDİ GÜCÜMÜZE GÜVENMEKTİR. BAŞARI BURADA YATMAKTADIR.
Aksi halde başarı olmayacak. Spiral enflasyon çok daha fazla artan beklentiler, denetlenemeyen veya denetimden çıkan fiyatlar nedeni ile hızla hiper enflasyona doğru yol alacaktır. Belki de bu program başarmamız için son bir şanstır. Zira bundan sonrası çok daha acı reçeteler ve hiç ummadığımız bir moratoryum ilanı ile saygınlık ve itibarımızın yitirilmesidir.
Başarmak için orta vadede süratle ulusun iradesine baş vurmak, yönetenlere güvenmek, önceliklere göre çözüm yolları bulmak ve uygulamaya başlamak, hedef saptamak ve tespit edilen hedeflere zamanında varmak gereklidir. Zira ülkemiz bir dünya devleti, bir refah devleti olmaya adaydır.
Bu konu üzerine görüşlerinizi, fikirlerinizi, ilave düşüncelerinizi mutlaka yazınız. Bunlar yapmakta olduğum çalışmalara ışık tutacaktır. Belki bu mücadelede ön saflarda bulunanlara da katkıda bulunma imkanı bulunabilir.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 04:39 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580