Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Eğitim Öğretim > Dersler - Ödevler - Tezler - Konular > İktisat

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-03-2007, 12:06   #11
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Türkiye ve AB Ülkeleri KDV, GSYİH Oranlarının Kararlaştırılması Yoluyla Hesaplanan KDV Kayıpları:


Verilen iki farklı yaklaşım dışında KDV potansiyel büyüklüğünü hesaplamada yararlanılabilecek verilerden bir diğeri ise diğer ülkelerdeki uygulamalardır.

Yunanistan’da normal oranın %18,0, temel gıda maddeleri tarım ürünleri için düşük oran olarak %8,0, kitap ve yayınlar için oranın %4,0 olarak uygulandığı görülmektedir. İtalya’da normal oran %19,0, zaruri gıda maddeleri ve ihtiyaç maddelerinde %4,0 ve bazı tarım ürünlerinde ise %13’tür.

İspanya’da normal KDV oranı %15,0, indirimli oran %6,0 ve %3,0’tür. Son uygulamalarda AB’de %15,0 yüksek oran ve %5,0 indirilmiş oran olarak kabul görmüştür. Türkiye’nin AB ülkeleri ile çok farklı bir uygulaması olmadığı görülmektedir. Söz konusu ülkelerde ve Türkiye’de uygulanan KDV oranlarına bakıldığında önemli farklar görülmemektedir. Ancak KDV/GSYİH oranlarında ise çok büyük farklar ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’de ekonominin kayıt altına alınması ve bugünkü geçerli oranların uygulanması durumunda söz konusu ülkelerde olduğu gibi Türkiye için de KDV/GSYİH oranının %8,0 civarında olması olasıdır.




Gelirden Alınan Vergilerdeki Kayıplar:


Vasıtalı vergilerde olduğu gibi vasıtasız vergiler de Türkiye’nin AB ülkeleri ile vasıtasız vergi/GSYİH oranlarında önemli farklar bulunmaktadır.

Toplam Vergi Kaybı:

Toplanan bu bütün vergi büyüklüklerine bir de enformal sektör dediğimiz kesimde resmi kayıtlar dışında ücretli çalışanların, ödemedikleri gelir vergilerini de hesaplayıp katmak gerekmektedir. Enformal sektör tarafından istihdam edilen büyüklüğün 1990’larda toplam istihdam içinde %30-32 olduğu hesaplanmıştır. Vergi gelirleri toplamının en az %80’ini teşkil eden büyüklükte bir vergi kaybı söz konusudur.

Kayıt dışı faaliyetler ve vergi kaybına yol açan uygulamalara ilişkin örneklerden ilginç birisi ise konut fonu uygulamasıdır. Konut fonu uygulaması 1986 yılı başında, tasarrufu teşvik yasası ise, Nisan 1988’de başlamış ve uygulama on ve daha fazla çalışanı olan işyerinde olmuştur. İstihdamı olumsuz yönde etkileyen ve daha fazla istihdam yaratan işletmeleri cezalandıran bu uygulama sonuçları oldukça dikkat çekicidir. Sistem dışı uygulamaların ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini göstermesi açısından da ilginç bir örnektir.

Çalışan sayısı aşısından getirilen yükümlülükler sonucu bu sınırlara yakın çalışanı olan firmaların bir kısmı uygulama dışında kalmak için çalışan sayılarını düşürmüşlerdir.

DİE’nin yıllık imalat sanayi anket sonuçlarına göre 10 – 24 arasında ücretle çalışanı olan işyerleri ve çalışanlar sayısı giderek azalmaktadır.

Görüldüğü gibi işyeri nezdinde bir vergi uygulaması niteliğinde olan konut fonu ve tasarrufu teşvik yasası, işyerlerinin bu tür ekstra vergiyi vermemek için çalışan sayılarını azaltmasına yada çalışanlarının bir bölümünü mecburen kayıt dışına itip, yasaya uyum sağlamalarına neden olmuştur. Bu bulgular adil olmayan uygulamalar ile devletin sınırlı vergi geliri sağlarken daha büyük ölçüde vergi kaybıyla karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Bu tür düzenlemelerin uygulamaya konmaması durumunda büyük olasılıkla, ekonominin gelişmesi ile birlikte 10 – 24 kişi çalıştıran işyerlerinin kayıt altındaki sayısı artacak ve daha fazla vergi ödemeleri söz konusu olacaktı. Bu örnek vergi oranları ile vergi esnekliği arasında sıkı bir münasebet olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Devletin yanlış vergi politikası uygulaması nedeni ile vergi verimliliğinin zedelendiği de bu örnekte görülmektedir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2007, 12:06   #12
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

7.KAYIT DIŞI EKONOMİ VE ENFLASYON


Kamu Açıklarının Enflasyon Üzerindeki Etkisi:

Kayıt dışı ekonominin denetim altına alınamaması nedeniyle vergi potansiyelinden yeterince yararlanılamamakta ve yüksek vergi oranlarına karşın vergi gelirlerini çok düşük düzeylerde gerçekleşmektedir. Bu olgu ise kamu harcamalarının giderek daha büyük bir bölümünün borçlanma yoluyla karşılanması zorunluluğunu getirmekte bu nedenle kamu harcamaları içindeki transfer harcamalarının payı çok yüksek düzeylere erişirken yüksek kamu açıkları da kapatılamamaktadır.

Kamu açıklarının ekonomik istikrarsızlığın en önemli nedenlerinden birisi olduğu düşünüldüğünde bu açıkların kapatılmasında borçlanma yerine vergi potansiyelinden yararlanılarak vergi gelirlerinin arttırılması gereği açıktır. 1995 yılına ilişkin yapılan hesaplamalar kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması durumunda bu ekonomiden elde edilebilecek vergi gelirlerinin mevcut tahakkuk eden vergi gelirlerinin %80’i düzeyinde olduğunu ve bu tutarın kamu açıklarının yaklaşık 3,3 katına yakın olduğunu göstermektedir.

Ekonomik istikrarsızlığın en önemli göstergelerinden birisi olan enflasyon ile tasarruf – yatırım farkı arasındaki ilişkiye bakıldığında kamu açıklarını kapatacak nitelikteki söz konusu potansiyel vergi gelirlerine olan acil ihtiyaç daha açık görülmektedir.

Kamunun boyutunun göstermek amacıyla daha önce birçok çalışmada araştırıldığı gibi enflasyon ile kamu tasarruf – yatırım farkları arasındaki ilişki 1972-1996 ve 1983-1996 verileri kullanılarak hesaplanmıştır.

1972-1996 yıllarına ilişkin TEFE oranları bağımlı değişken olarak alınırken, aynı yıllara ilişkin tasarruf – yatırım farkları bulunmuş ve bu değerlerin GSMH’ye oranları ise bağımsız değişken olarak analize dahil edilmiştir. Söz konusu değişkenler için iki farklı yaklaşım kullanılmıştır. Birinci yaklaşımda aynı yıldaki tasarruf – yatırım farklarının GSMH’ye oranlarıyla enflasyon oranları arasındaki ilişkiye bakılırken ikinci yaklaşımda ise bağımsız değişken olan tasarruf – yatırım farklarının GSMH’ye oranlarıyla bir sonraki yılın enflasyon oranları arasındaki ilişki araştırılmıştır.

Ekonominin %70, %75, %80’inin kayıt altına alınması durumunda ise enflasyonla mücadelede erişilebilecek başarılar dikkat çekicidir.

Ekonominin Farklı Oranlarda Kayıt Altına Alınması Varsayımına Dayalı Senaryolar:

Kamu açıklarının MG içindeki payı ile enflasyon arasındaki ilişkiler sadece regresyon analizinin sonuçları ile sınırlı değildir. Regresyon sonuçları sadece tasarruf – yatırım fonları ile enflasyon arasındaki olası doğrudan ilişkiler konusunda bir fikir vermeye yöneliktir. Ancak açıkların önlenmesi halinde makro dengeler üzerinde etkili olacak çeşitli süreçlerin başlaması ise bir gerçektir.

Her şeyden önce kamu açıklarının giderilmesi ile birlikte makro dengeler üzerinde son derece etkili olduğu bilinen enflasyon bekleyişleri kırılma sürecine girecektir. Azalan kamu açıkları ile birlikte fiyat hareketlerinin yön değiştireceği piyasalarca hemen algılanacak, karar alıcılar geçmişe göre çok farklı tepkiler vermeye başlayacaktır.

Piyasalarda farklı tepkilerin ortaya çıkması her şeyden önce finansal piyasalarda etkisini gösterecek, enflasyonun gerileyeceği beklentisi ile faizler düşmeye başlayacaktır. Bu gelişme de bütçeyi rahatlatacak önemli kazanımlar ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan bütçe açıkları ile ödemeler dengesinin cari işlemleri arasında güçlü ilişkiler olduğu bilinmektedir. Şöyle ki azalan kamu açıkları, cari işlemler dengesi açıklarının kapatılması anlamına gelecektir. Bu durumda kurlar üzerindeki baskılar önemli ölçüde azalmış olacaktır. Böylece kamu kesimi dış borç ödemeleri, yükselen kurların külfetinden kurtulurken kamu kesiminin rahatlaması ile birlikte uzun süredir ihmal edilmiş olan altyapı yatırımlarının finansmanı için gerekli kaynaklar sağlanmış olacaktır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2007, 12:06   #13
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Bilindiği üzere altyapı yatırımları, dolaysız biçimde ekonomiyi uyarıcı, ekonomiyi canlandırıcı etkiler içermektedir. Ayrıca altyapı yatırımlarının dolaylı biçimde ortaya çıkan ve ekonomiyi uyarıcı etkileri günümüzde çık önemsenmektedir.

Kamu açıklarının kapatılması özel sektör açısından da önemli kazanımları beraberinde getirecektir. Her şeyden önce istikrarlı kur ve faizler özel kesimin önünü görebilmesini sağlayacak, uzun vadeli yatırımlar için gerekli zemin hazırlanmış olacaktır.

Kamu kesimi mali dengesi, vergi gelirlerindeki artışlarla sağlanınca, devlet fon piyasalarından çekilmeye başlayacak böylece toplam fon takbi, özel kesimin fon ihtiyacı ile sınırlı kalacak ve faiz oranları düşmeye başlayacaktır. Ekonomik istikrar programı piyasalarda risk faktörünü azaltacağı için daha ılımlı fiyat politikalarına zemin hazırlayacaktır.

Ekonomik istikrarsızlığın ticari ahlakı zayıflattığı bilinmektedir. Ekonomik istikrarsızlık sivil ekonomiyi tahrip etmektedir. Ekonomik istikrarın bu noktada sağlayacağı kazanımları görmemek mümkün değildir. Görüldüğü üzere vergi konusunda yapılacak iyileştirmelerin ve düzenlemelerin ölçülebilen ve ölçülemeyen çeşitli faydaları bulunmaktadır. Artık bu sorunun çözülmesi bir zorunluluktur.

Bu gelişmeler ile birlikte yüksek vergi oranlarının düşürülmesi de olasıdır. Kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması için sistemde yapılabilecek düzenlemelerle birlikte vergiden kaçışa neden olan yüksek vergi oranlarının düşürülmesi işleminin de uygulamaya konması bu süreci hızlandıracaktır.

Kayıt dışı ekonomide elde edilebilecek vergi gelirlerinin kamu açıklarını büyük ölçüde kapatabileceği yada kamu fazlası yaratabileceği düşünüldüğünde ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için yönetimlerin bu konuda yararlı adımlar atması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Söz konusu potansiyel gelirden yararlanılması durumunda giderek kaynak yetersizliği nedeniyle yapılamayan altyapı yatırımlarının da hızlandırılması mümkün olacaktır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2007, 12:07   #14
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

8.KAYIT DIŞI EKONOMİ VE YETERLİ VERGİ ORANLARI

Ekonominin belirli bir bölümünün kayıt altına alınması durumunda mevcut vergi gelirlerinin çok daha düşük vergi oranlarıyla elde edilmesi olasıdır. Mevcut vergi gelirlerinin düzeyi korunarak ekonominin muhtelif oranlarda kayıt altına alındığı varsayımına dayalı hesaplanan vergi oranları açısından da çarpıcı sonuçlar ortaya koymaktadır.

Söz konusu varsayımdan hareketle KDV ve gelir vergisi oranlarını ayrı ayrı hesaplamak olasıdır.

Ekonominin %70, %75 ve 80 oranında kayıt altına alınması durumunda KDV matrahı çeşitli KDV oranına tabi harcama büyüklüklerinin %70, 75, 80’i olacaktır.

Ekonominin kayıt altına alınması durumunda vergi oranlarının düşürülebileceğini açıkça göstermektedir. Vergi oranlarının düşürülmesinin kayıt dışı işlemleri de kayıt altına almayı kolaylaştıracağı açıktır. Vergi oranlarındaki düşüş nedeni ile ekonomideki işletmelerin büyük kısmı yeni kaynağa kavuşacaklar ve üretimleri artacaktır. Sonuçta vergiye matrah olan büyüklükler de artacak ve ekonomideki büyüme nedeniyle vergi gelirlerinde, oranlar değiştirilmeden reel artış sağlanacaktır.

Verilen tüm örnekler ve hesaplamalar ülkenin vergi potansiyel büyüklüğünü gösterirken, çarpıkları de ortaya koymaktadır.

Vergi gelirlerindeki büyük kayıplar nedeni ile devlet gelir – gider dengesini kuramamakta, harcamalarını borçlanma yoluyla kapatmakta, devletin yapması gerekli hizmetleri de tam olarak yerine getirememektedir. Net borçlanmanın, toplam harcamalar içindeki payı %30-40 düzeylerine erişmektedir.


TOPLAM VERGİ KAYBI:

Toplanan bu bütün vergi büyüklüklerine birde enformal sektör dediğimiz kesimde resmi kayıtlar dışında ücretli çalışanların, ödemedikleri gelir vergilerini de hesaplayıp katmak gerekmektedir. Enformal sektör tarafından istihdam edilenlerin büyüklüğünün 1990’lı yıllarda toplam istihdam içinde %30-%32 olduğu hesaplanmıştır. Vergi gelirlerinin toplamının en az %80 ‘ini teşkil eden büyüklükte bir vergi kaybı söz konusudur.

Kayıt dışı faaliyetler ve vergi kaybına yol açan uygulamalara ilişkin örneklerden ilginç birisi ise konut fonu uygulamasıdır.konut fonu uygulaması 1986 yılı başında, tasarrufu teşvik yasası ile başlamış ve uygulama 10 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde olmuştur. İstihdamı olumsuz yönde etkileyen ve daha fazla istihdam yaratan işletmeleri cezalandıran bu uygulama sonuçları oldukça ilgi çekicidir. Sistem dışı uygulamaların ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini göstermeleri açısından da ilgi çekici bir örnektir.

Çalışan sayısı açısından getirilen yükümlülükler sonucu bu sınırlara yakın çalışanı olan firmaların bir kısmı uygulama dışında kalmak için çalışan sayılarını düşürmüşlerdir.

DİE’nin yıllık imalat sanayi anket sonuçlarına göre 10-24 arasında ücretle çalışanı olan işyerleri ve çalışanlar sayısı giderek azalmaktadır.

Görüldüğü gibi işyerleri nezninde bir vergi uygulaması niteliğinde olan konut fonu ve tasarrufu teşvik yasası, işyerlerinin bu tür ekstra vergiyi vermemek için çalışan sayısını azaltmasına yada çalışanlarının bir bölümünü mecburen kayıt dışına itip, yasaya uyum sağlamalarına neden olmuştur. Bu bulgular adil olmayan uygulamalar ile devletin sınırlı vergi geliri sağlarken daha büyük ölçüde vergi kaybıyla karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Bu tür düzenlemelerin uygulamaya konmaması durumunda büyük olasılıkla, ekonominin gelişimi ile birlikte 10-24 kişi çalıştıran işyerlerinin kayıt altındaki sayısı artacak ve daha fazla vergi ödemeleri söz konusu olacaktı.

Bu örnek vergi oranları ilk vergi esnekliği arasında sıkı bir münasebet olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Devletin yanlış vergi politikası uygulaması ile vergi verimliliğin zedelendiği de bu örnekte görülmektedir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2007, 12:07   #15
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

9.KAYIT DIŞI EKONOMİ VE ENFLASYON


Kamu Açıklarının Enflasyon Üzerindeki Etkisi:

Kayıt dışı ekonominin denetim altına alınamaması nedeniyle vergi potansiyelinden yeterince yararlanılamamakta ve yüksek vergi oranlarına karşın vergi gelirleri çok düşük düzeylerde gerçekleşebilmektedir. Bu olgu ise kamu harcamaları içindeki transfer harcamalarının payı çok yüksek düzeylere erişirken yüksek kamu açıkları da kapatılamamaktadır.

Kamu açıklarının ekonomik istikrarsızlığın en önemli nedenlerinden birisi oluğu düşünüldüğünde bu açıkların kapatılmasında borçlanma yerine vergi potansiyelinden yararlanılarak vergi gelirlerinin artırılması gereği açıktır.1995 yılına ilişkin yapılan hesaplamalar kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması durumunda bu ekonomiden elde edilecek vergi gelirlerinin mevcut tahakkuk eden vergi gelirlerinin %80’i düzeyinde olduğunu ve bu tutarın kamu açıklarının yaklaşık 3.3 katına yakın olduğunu göstermektedir.

Ekonomik istikrarsızlığın en önemli göstergelerinden birisi olan enflasyon ile tasarruf – yatırım farkı arasındaki ilişkiye bakıldığında kamu açıklarını kapatacak nitelikteki söz konusu potansiyel vergi gelirlerine olan acil ihtiyaç daha açık görülmektedir.

Kamunun boyutunu göstermek amacıyla daha önce birçok çalışmada araştırıldığı gibi enflasyon ile kamu tasarruf yatırım farkları arsındaki ilişki 1972-1996 ve 1983-1996 verileri kullanarak hesaplanmıştır.

1972-1996 yıllarına ilişkin TEFE oranları bağımlı değişken olarak alınırken, aynı yıllara ilişkin tasarruf-yatırım farkları bulunmuş ve bu değerlerin GSMH’ya oranları ise bağımsız değişken olarak analize edilmiştir. Söz konusu değişkenler için iki farklı yaklaşım kullanılmıştır. Birinci yaklaşım da aynı yıldaki tasarruf yatırım farklarının GSMH’ya oranları arsındaki ilişkiye bakılırken 2. yaklaşımda ise bağımsız değişken olan tasarruf-yatırım farklarının GSMH’ya oranları bir sonraki yılın enflasyon oranları arasındaki ilişki araştırtmıştır.

10.EKONOMİNİN FARKLI ORANLARDA KAYIT ALTINA ALINMASI VARSAYIMINA DAYALI SENARYOLAR:


Kamu açıklarının MG içindeki payı ile enflasyon arasındaki ilişkiler sadece regrasyon analizinin sonuçları ile sınırlı değildir. Regrasyon sonuçları sadece tasarruf- yatırım farkları ile enflasyon arsında olası doğrudan ilişkiler konusunda bir fikir vermeye yöneliktir. Ancak açıkların önlenmesi halinde makro dengeler üzerinde etkili olacak süreçlerin başlaması ise bir gerçektir.

Her şeyden önce kamu açıklarını giderilmesi ile birlikte makro dengeler üzerindeki son derece etkili olduğu bilinen enflasyon bekleyişleri kırılma sürecine girecektir. Azalan kamu açıkları ile birlikte fiyat hareketlerinin yön değiştireceği piyasalarca hemen algılanacak, karar alıcılar geçmişe göre çok farklı tepkiler vermeye başlayacaktır.

Piyasalarda farklı ortaya çıkması her şeyden önce finanssal piyasalarda etkisini gösterecek, enflasyonun gerileyeceği beklentisi ile faizler düşmeye başlayacaktır. Bu gelişme bütçeyi rahatlatacak önemli kazanımlar ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan bütçe açıkları ilk ödemeler dengesinin cari işlemleri arsında güçlü ilişkiler olduğu bilinmektedir. Şöyleler azalan kamu açıkları, cari işlemler dengesi açıklarının kapatılması anlamına gelecektir. Bu durumda kurlar üzerindeki baskılar önemli ölçüde azalmış olacaktır. Böylece kamu kesimi dış borç ödemeleri, yükselen kurların kütlesinden kurtulurken kamu kesiminin rahatlatılması ile birlikte uzun süredir ihmal edilmiş olan alt yapı yatırımlarının finansmanı için gerekli kaynaklar sağlanmış olacaktır.

Bilindiği üzere alt yapı yatırımları, dolaysız biçimde ekonomiyi uyarıcı, ekonomiyi canlandırıcı etkiler içermektedir. Ayrıca alt yapı yatırımlarının dolaylı biçimde ortaya çıkan ve ekonomiyi uyarıcı etkileri günümüzde çok önemsenmektedir.

Kamu açıklarının kapatılması özel sektör açısından da önemli kazanımları beraberinde getirecektir. Her şeyden önce istikrarlı kısır ve faizler özel kesimin önünü görebilmesini sağlayacak, uzun vadeli yatırımlar için gerekli zemin hazırlanmış olacaktır.

Kamu kesimini mali dengesi, vergi gelirlerindeki artışlarla sağlanınca, devlet fon piyasalarından çekilmeye başlayacak böylece toplam fon talebi, özel kesimin fon ihtiyacı ile sınırlı kalacak ve faiz oranları düşmeye başlayacaktır. Ekonomik istikrara programı piyasalarda risk faktörünü azaltacağı için daha ılımlı fiyat politikalarına zemin hazırlayacaktır.

Ekonomik istikrarsızlığın ticari ahlakı zayıflattığı bilinmektedir. Ekonomik istikrarsızlık sivil ekonomiyi tahrip etmektedir. Ekonomik istikrarın bu noktada sağlayacağı kazanımları görmemek mümkün değildir. Görüldüğü üzere vergi konusunda yapılacak iyileştirmenin ve düzenlemelerin ölçülebilen ve ölçülemeyen çeşitli faydaları bulunmaktadır. Artık bu sorunun çözülmesi bir zorunluluktur.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2007, 12:07   #16
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Bu gelişmeler ile birlikte yüksek vergi oranlarının düşürülmesi de olasıdır. Kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması için sistemde yapılabilecek düzenlemelerle birlikte vergiden kaçışa eden olan yüksek vergi oranlarının düşürülmesi işleminin de eşanlı bir biçimde uygulanmaya konması bu süreci hızlandıracaktır.

Kayıt dışı ekonomiden elde edilebilecek vergi gelirlerinin kamu açıklarını büyük ölçüde kapatabileceği ya da kamu fazlası yaratabileceği düşünüldüğünde ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için yönetimlerin bu konuda kararlı adımlar atması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Söz konusu potansiyel gelirden yararlanılması durumunda giderek kaynak yetersizliği nedeniyle yapılamayan alt yapı yatırımlarının da hızlandırılması mümkün olacaktır.

11.KAYIT DIŞI EKONOMİ VE YETERLİ VERGİ ORANLARI



Ekonominin belirli bir bölümünün kayıt altına alınması durumunda mevcut vergi gelirlerinin çok daha düşük vergi oranlarıyla elde edilmesi mümkün olacaktır. Mevcut vergi gelirlerinin düzeyi korunarak ekonominin muhtelif oranlarda kayıt altına alındığı varsayımına dayalı hesaplamalar vergi oranları açısından da çarpıcı sonuçlar ortaya koymaktadır.

Söz konusu varsayımdan hareketle KDV ve gelir vergisi oranlarını ayrı ayrı hesaplamak olasıdır.

Ekonominin %70, 75 ve 80 oranında kayıt altına alınması durumunda KDV matrahı çeşitli KDV oranına tabi harcama büyüklüklerinin %70,75,80’i olacaktır.

Ekonominin kayıt altına alınması durumunda vergi oranlarının düşürülebileceğini açıkça göstermektedir. Vergi oranlarının düşürülmesinin kayıt dışı işlemleri de kayıt altına almayı kolaylaştıracağı açıktır. Vergi oranlarındaki düşüş nedeni ile ekonomideki işletmelerin büyük kısmı yeni kaynağa kavuşacaklar ve üretimleri artacaktır. Sonuçta vergiye matrah olan büyükler de artacak ve ekonomideki büyüme nedeniyle vergi gelirlerinde, oranlar değiştirilmeden reel artış sağlanacaktır.

Verilen tüm örnekler ve hesaplamalar ülkenin vergi potansiyel büyüklüğünü gösterirken, çarpıklıkları da ortaya koymaktadır.

Vergi gelirlerindeki büyük kayıplar nedeni ile devlet gelir gider dengesini kuramamakta, harcamalarını borçlanma yoluyla kapatmakta, devletin yapması gerekli hizmetleri de tam olarak yerine getirememektedir. Net borçlanmanın, toplam harcamalar içindeki payı %30-40 düzeylerine erişmektedir.

  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2007, 12:07   #17
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

12.KAYIT DIŞI EKONOMİ


Vergiler devletin önemli bir gelir kaynağı olmakla birlikte beyan edilmeleri mecburidir. Beyan esası, verginin ödeme gücüne göre alınmasının sağlar ve vergilendirme adaletinin gerçekleşmesinde etkilidir. Bu yöntem iyi bir denetim mekanizmasıyla desteklenmezse kayıt dışı ekonomi ortaya çıkar.

Kayıt dışı ekonomi, kamu idarelerinin denetimi dışında kalan her türlü ekonomik işlem ve faaliyettir.

12.1.KAYIT DIŞI EKONOMİNİN UNSURLARI


1) Yeraltı Ekonomisi: Toplumun zararlı ve ahlak dışı olarak gördüğü kanunen yasaklanmış faaliyetlerdir.
2) Yarı Kayıtlı Ekonomi: faaliyetleri yasal olup faaliyetlerden elde edilen gelirlerin büyük kısmı kayıt dışında kalan kişilerin faaliyetleridir.
3) Hiç Kayıtlara Girmeyen Ekonomi: Faaliyetlerini aktif olarak yürüttükleri halde vergi idaresinin bilgisi dışında faaliyet gösterirler.

12.2.TÜRKİYE’DE KAYIT DIŞI EKONOMİNİN BOYUTLARI


Son yıllarda, Türkiye’de yaşanan kronik enflasyon spekülatif kazançların yoğun olması gelir dağılımındaki aşırı adaletsizlikler ve ekonomik faaliyetlerin denetim dışında kalması kayıt dışı ekonominin boyutunu genişletmiştir. Tarımın niteliği bu faaliyetin denetim altına alınmasını güçleştirir. Dolayısıyla tarıma dayalı hammadde kullanan sektörlerde kayıt dışı ekonomi büyüktür. Ülkemizde kayıt dışı ekonominin büyüklüğü konusunda bir kesin rakam vermek zordur fakat son yıllarda ülkemizde kayıt dışılığın milli gelire oranı %50’nin üzerine çıktığı tahmin edilmektedir.

12.3.TÜRKİYE’DE KAYIT DIŞI EKONOMİYİ DOĞURAN FAALİYETLER


- İnsanları gelirlerini arttırmak istemeleri: Gelirlerini arttırmak isteyen kişiler faaliyetlerinin bir kısmını yada tamamını kayıt dışı sürdürür. Ayrıca bu faaliyetlerden kazançlarına vergi ödemeyerek gelirlerini arttırır.
- Türkiye’de ücretlilerin ödediği vergi ve diğer kesintilerin çok yüksek olması da kayıt dışılığı arttırmaktadır.
- İşgücü üzerindeki vergi, sigorta ve benzeri yükümlülükler kayıt dışı ekonomiye geçişi hızlandırmaktadır.
- Vergi bürokrasisinin yoğun olması mükelleflerin bazı kazançlarını kayıt altında tutmalarına neden olmaktadır.
- Ayrıca ülkemizde ard arda yaşanan ekonomik krizler kayıt dışı faaliyetlerin artmasına neden olmuştur.



  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2007, 12:08   #18
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

12.4.KAYIT DIŞI EKONOMİK FAALİYETLERİN ETKİLERİ


a)Olumsuz Etkiler

- Devletin temel gelir kaynağı olan vergi gelirlerinin azaltması
- Bütçe açıkları nedeniyle borçlanmaya yol açması
- Kayıt dışılık yüzünden vergi ödemeyenlerle, vergisini ödeyenler arasında adaletsiz bir ortam yaratması.
- Dürüst vergi mükellefleri açısından haksız rekabet ortamı ortaya çıkması.
- Kayıt dışı ekonomi resmi kayıtlara geçmediği için ekonomik göstergelerde gerçekte olduğundan farklı sonuçlar ortaya çıkarması.
- Toplumun ahlaki değerlerinin bozulmasına neden olması

b)Olumlu Etkiler

- Kayıt dışı ekonomik faaliyette bulunan bazı kişiler daha az vergi ödedikleri için yatırıma yönlendirecek fonları artar.
- Kayıtlı ekonominin herkese iş yaratma imkanı yoktur. Bu işsiz kalan kısma kayıt dışı ekonomi iş olanağı sağlar.
Kayıt dışı ekonomi iç ve dış piyasalarda rekabet gücünü arttırır.
Kayıt dışı ekonomi, iktisadi bir sonuç yarattığı halde kayıtlarda yer almayan olayları ifade etmekte ve ekonominin denetiminde ve yönlendirilmesinde ciddi belirsizlikler oluşturmaktadır.

KDE, oluşumu birbirine ekli bir zincir gibi neden – sonuç ilişkisine bağlıdır. Mesela, uzun dönemli kalkınma anlayışının yanlışlıkları sonucu bölgesel dengesizliklerin oluşumu, bunun gelir dağılımı bozukluklarına neden olarak yoğun göç yaratması, iç göçün çarpık kentleşmeye neden olması. Kayıt dışı ekonominin artmasında ise, vergi sisteminin, idari ve bürokratik yapının, çıkarcılık anlayışının toplumda yoğunlaşmasının büyük önemi vardır.

KDE’yi Savunmayı Olanaklı Kılan Durumlar:

1) Normalde işsiz kalan kişiler KDE sayesinde istihdam edilmiş olmaktadır. KDE “mutlak” yoksulluğun azalmasında etkilidir.
2) Yapılmamasında devlet bürokrasisinin önemli olduğu işler yapılmış olmaktadır.
3) Kamu personeline ek gelir olanağı sağlanmış olmaktadır.
4) Vergi ve sosyal güvenlik prim ödemeleri yapılmadığı için önemli bir maliyet avantajı doğurur. Bu durumda iç ve dış piyasalarda rekabet avantajı sağlayabilir.

KDE İncelenirken Bazı Belirlemeler:


1) KDE’de genellikle bir iktisadi mal ve hizmet üretimi söz konusudur.
2) KDE’nin faaliyet alanları ve KDE’ye girenler çok çeşitlidir.
3) KDE’deki faaliyetler yasadışı olabilir.
4) KDE pekala “piyasa – dışı” olabilmektedir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2007, 12:08   #19
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

KDE’yi Özendiren Durumlar:

1) Vergiye karşı direnç ve vergiden kurtulma faaliyetlerinin gizli olması vergi ödemelerinden kurtulmayı sağlıyor.

Bürokrasiden Kurtulma: Bürokrasinin yarattığı işleri zorlaştırma ve zaman kaybına yol açma durumları ortadan kalkıyor.

2) Yardım Programlarından Yararlanma: Faaliyetler gizli olduğu için yardım programlarına layık olduğu izlenimi verilmektedir.
3) Devlete Meydan Okuma: Yasadışı yapılan faaliyetlerle devlete karşı makyavelist bir karizma ortaya konmuş olmaktadır.


Kayıt Dışı Ekonomi Kavramı:


KDE’nin amacına bağlı olarak çeşitli biçimlerde adlandırılması;

1) Faaliyetin gizliliği vurgulanmak istendiğinde = yeraltı, gizli, kara, alacakaranlık ekonomi kavramları.
2) Faaliyetin yasa dışılığı vurgulanmak istendiğinde = kara, gri, yasadışı.
3) Faaliyetlerin devletin dışında tutulduğu vurgulanmak istendiğinde = resmi olmayan, enformal, kayıt dışı.
4) Faaliyetlerin göreceli olarak önemsizliği vurgulanmak istendiğinde = marjinal ve ikincil ekonomi kavramları kullanılır.

· Yapılan analizlerde kullanılan sıfatla kastedilen kapsam ve içerik arasında uyum olmalıdır.

Kayıt Dışı Ekonominin Üvey Boyutu = Dışsal Ekonomi(ler)

Dışsal Ekonomi: Bir iktisadi üretim ve tüketim faaliyetinin, başka bir üretim veya tüketim faaliyeti üzerinde olumlu yada olumsuz etkide bulunmasıdır. Bu etkiler çoğunlukla tarafların bilgisi, arzusu veya amacı dışında gerçekleşmektedir. Bu dışsallık tanımı KDE ile özdeşleşmektedir. Dışsallık reel bir olgudur. Burada birileri bir şeyler yaparak başkalarını reel anlamda etkilemektedir. Bu durumda da etkilenenlerin iktisadi kararları etkilenecektir. Bu etkilenmelerden hayata geçmesi gerekenler KDE olarak nitelendirilecektir.





  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 22:20 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580