Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Kültür , Sanat Turizm, Gezi ve Seyahat Rehberi > Müzik - Music > Müzik Haber

Müzik Haber Bu Bölümde Müzik Haberleri Şarkı Sözleri Konserler vs. bulunur. mp3 ve video Klip Yayını Kesinlikle Yasaktır.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-10-2006, 18:49   #1
Forumun Basketçisi
 
AyTeK54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Biyografiler

Şarkıcıların ve grupların biyografilerini burada toplayalım arkadaşlar
__________________
вιzє єğℓєηмєуι уαηℓış öğяєттιℓєя çüηкü σηℓαя нιç "ραѕ¢αℓ ησυмα" ιℓє ∂ιѕ¢σуα gιтмє∂ιℓєя...
AyTeK54 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2006, 18:51   #2
Forumun Basketçisi
 
AyTeK54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Eminem

Click the image to open in full size.
Asıl ismi Marshall Mathers olan olay rapçi Eminem, 17 Ekim 1973 tarihinde Kansas şehri yakınlarında küçük bir yerleşim yeri olan St. Joseph’te doğdu. Çocukluğunun büyük bir kısmını annesiyle birlikte şehir şehir dolaşarak geçiren Mathers’ın bu gidip gelmeleri, gelecekte tanışacağımız agresif Eminem kişiliğinin temelini oluşturuyordu. En sonunda 12 yaşındayken annesinin Detroit’i seçmesiyle yerleşik mekana geçen genç adam, küçük yaştan itibaren hip hop ve rap müziğine karşı büyük bir ilgi göstermeye başladı. Orada Lincoln Junior ve Osborne liselerine devam eden; agresif kişiliği, derslere olan ilgisizliği ve sert mizacıyla dokuzuncu sınıfta okuldan atılan Marshall, kendini doğrudan hip hop ortamı içinde buldu ve "Basement Productions", "The New Jacks" ve "D12" gibi farklı rap gruplarıyla birlikte zaman geçirmeye başladı.

İhtiyacı olan iç huzur ve adaleti evinde bulamayan Mathers’in istediği yaşam, sokaklarda ve hip hop kültüründeydi. Kendine Eminem adını takarak, siyahların arasındaki "garip ve sinirli beyaz genç" olarak tanımlanacağı hayatına hızlı bir giriş yaptı.

1996 yılında gayet bağımsız bir plak şirketi olan FBT’den "Infinite" adındaki ilk albümü sayılabilecek kaydını piyasaya süren Eminem, bu albümüyle müzik dünyasına hızlı ama sessiz bir giriş yaptı. "Infinite"; gerçekten çok çiğ ve yapım açısından yetersiz bir albümdü, ama Eminem’in sahip olduğu tutkuyu ve ışığı parlak bir şekide yansıtıyordu. Abartılı şarkı söyleyişi, şiddet içerikli sözleri ve özellikle derisinin "beyaz" oluşu nedeniyle hemen dikkatleri üzerine çeken Eminem’in bu demosunu şans eseri dinleyen rap gurusu Dr. Dre; 1997 yılında düzenlenen Rap Olimpiyatları sırasında MC savaşı kategorisinde ikinci olan Eminem’le anlaşma imzaladı. Bu imza, Mathers’in kariyerinde bir dönüm noktası oldu ve ünlü rapçi birkaç sene sonra, büyük yankı uyandıracak albümü "Slim Shady"yi yayınladı.

Albüm, MTV veEminem’in sansasyonal kişiliği ve karıştığı olaylar sonucu öyle bir patladı ki, bol eleştrinin yanında bir o kadar da ödül ve hayran kitlesi edindi. Bu albümdeki şarkı sözleri, saldırgan davranışları ve katıldığı TV ve radyo programlarındaki provakatif davranışlarıyla Eminem sadece hip-hop dünyasına değil, şov dünyasının tamamına damgasını vurdu. Özellike "My name is..." ve "Just Don’t Give a F*" gibi şarkıların Bill Clinton’dan Marilyn Manson’a birçok ünlü isimle dalga geçtiği video klipleri olay oldu ancak albüm tüm olumsuz eleştirilere rağmen Amerika’da en çok satanlar listesinde iki numaraya kadar çıkmayı başardı.

Bu başarı sonunda Eminem, Missy Eliot’dan Dido’ya pekçok isimle ortak çalışmalar yapma imkanı buldu. Albümün hızlı başarısı unutulmadan, kısa bir süre içinde Eminem; yeni albümü "Marshall Mathers"ı yayınladı. Piyasaya sürüldüğü gün listelere bir numaradan giren çalışma, deyim yerindeyse "Slim Shady"’nin başarısını ikiye katlayarak, Eminem’i bir pop yıldızı haline getirdi ve 2Pac’ten, Snoop Doggy Dog’dan beri, en başarılı ve en çok satan rap şarkıcısı ilan etti. Hakkındaki tüm olumsuz eleştirilere, hukuki davalara ve ailesiyle arasındaki sorunlara rağmen Eminem; kendisini bir numaraya oturtan bu albümle, 2000 yılı Grammy’lerindeki en başarılı şarkıcı olma ve eski grubu D12 ile birlikte bir albüm yapma şansını elde etti.

Sonraki 2 yıl da Eminem için pek farklı geçmedi. Yeni albüm yapmamasına rağmen, yer aldığı projeler, röpörtajları ve skandallarla dolu özel hayatıyla sürekli gündemde kalan bu haşarı çocuk, son olarak, yeni şarkılarını "The Eminem Show" adı altında dinleyicileriyle buluşturdu.
__________________
вιzє єğℓєηмєуι уαηℓış öğяєттιℓєя çüηкü σηℓαя нιç "ραѕ¢αℓ ησυмα" ιℓє ∂ιѕ¢σуα gιтмє∂ιℓєя...
AyTeK54 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2006, 18:54   #3
Forumun Basketçisi
 
AyTeK54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Evanescence

Click the image to open in full size.
Daredevil’i izlediyseniz, Electra kum torbalarını lime lime ederken çalan parçayı mutlaka hatırlıyorsunuzdur. Parçanın ismi "Bring Me To Life"ve grubun ismi Evanescence. İlgiyi kesinlikle hak ediyorlar.

Evanescence ’duman gibi yok olmak’ anlamına geliyor. Vokalde Amy Lee, gitarlarda Ben Moody’den oluşan grup ilk albümü "Fallen"’ı yayınladı. Peki o gerçekten ilk albümleri miydi? "Nasıl yani?" konusuna az sonra geçeceğiz.

Arkansaslı grup, Amy’nin inanılmaz sesi ile diğer nu-metal gruplarından ayrılıyor. Amy’ye göre grubun sırrı müziklerinin epik, dramatik ve karanlık olması. Belki de Amy’nin ta kendisi.

Grubu kuran Amy ve Ben, çocukken yaz kampında tanışmışlar. Amy piyanoyla Meat Loaf’ın "I’d Do Anything For Love"ını çalarak oyalanıyormuş, Meat Loaf hayranı olan Ben hemen gidip tanışmış ve grup kurmaya o gün karar vermişler. Kendi çabaları ile yayınladıkları, cd yazıcı ile çoğalttıkları ilk EP’leri ile yerel olarak oldukça tanınmışlar. O albümü bugün ’komik’ olarak nitelendiriyorlar. Arkasından ikinci EP "Whisper" ve 2000 yılında ilk albüm "Origin" gelmiş. Ancak kendilerine özel bir sebepten dolayı, bu albümü hiç yayınlanmamış saymak istiyorlarmış. Bu sebeple Amazon gibi yayınlarda ve resmi sitelerinde "Fallen", ilk albüm olarak görünmektedir.
__________________
вιzє єğℓєηмєуι уαηℓış öğяєттιℓєя çüηкü σηℓαя нιç "ραѕ¢αℓ ησυмα" ιℓє ∂ιѕ¢σуα gιтмє∂ιℓєя...
AyTeK54 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2006, 19:04   #4
Forumun Basketçisi
 
AyTeK54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Sezen Aksu
13 Temmuz 1954'de İzmir'de doğdu.Ziraat fakültesindeki öğrenimini yarıda bırakarak profesyonel sarkıcılığa başladı.1970'lerin ortalarında 'Kaybolan Yıllar', 'Gölge Etme' gibi sarkılarla yıldızı parladı. Şarkılarının çoğunu kendi besteledi. Bazılarının da sözlerini yazdı. İlk kez 1979'da sinema oyunculuğu denedi.- Minik Serçe- oyunculuk yeteneğiyle dikkat cektiği, 'Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra' adlı muzikallerdeki 'Sen Ağlama 'Geri Dön', 'Dağlar Dağlar' gibi şarkılarla ününü perçinledi. Sonraki 'Git' kasetiyle zirvedeki yerini aldı. Türk pop muziğinin en güçlü seslerinden Sezen Aksu, Aşkın Nur Yengi, Sertab Erener, Levent Yüksel, Tilbe gibi bir zamanlar vokalistliğini yapmış gençleri pop muziğimize kazandırdı.Üç kez evlendi ve bir çocuk annesi...
Sezen Aksu'nun albümleri: Serçe,Ağlamak Güzeldir, Firuze, Sen Ağlama, Git, Sezen Aksu '88, Sezen Aksu Söylüyor, Gülümse, Deli Kızın Türküsü, Işık Doğudan Yükselir, Gül Bahçeleri, Düğün ve Cenaze, Adı Bende Saklı, Sarı Odalar(Ben Seni Çok Sevdim Oplum)
Dillerden düşmeyen bazı şarkıları: Kaybolan Yıllar, Gölge Etme, Yak Bir Sigara, Firuze, Hata, Ağlamak Güzeldir, İkinci Bahar, Dilimin Ucunda Kelimeler, Geri Dön, Tukeneceğiz, Git, unzile, Değer mi Hiç, Sarışınım, Bir Çocuk Sevdim, Seni İstiyorum, Şinanay, Gidiyorum, Belalım, Hadi Bakalım, Gülümse, Masum Değiliz, Deli Kızın Türküsü, Tenna...
__________________
вιzє єğℓєηмєуι уαηℓış öğяєттιℓєя çüηкü σηℓαя нιç "ραѕ¢αℓ ησυмα" ιℓє ∂ιѕ¢σуα gιтмє∂ιℓєя...
AyTeK54 Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2006, 20:20   #5
Dişi Kartal
 
NuraN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

THE CURE
ROBERT SMITH’İN KARANLIK VE MELANKOLİK ÇİZGİSİ
Yetmişlerin sonunda punk rock sonrası kurulan gruplar arasında “the Cure”, müzik hayatına en uzun süre aralıksız devam eden ve dünya çapında üne kavuşan az sayıda gruptan birisi olmuştur. Bir kaç defa grup üyeleri değişen ancak kurulduğu günden beri solist Robert Smith’in çizdiği karanlık ve melankolik çizgiden uzaklaşmayan grup bugün dünya çapında tanınmakta ve sevilmektedir.

“Easy Cure” adıyla 1976 yılında okul arkadaşı Robert Smith (vokal, gitar), Michael Dempsey (bas gitar ), ve Laurence "Lol" Tolhurst (davul) tarafından kurulur. Sonradan adını “The Cure” olarak değiştiren grup, İngiltere’deki ilk çıkışını 1979 yılında yayınlanan “Killing an Arab” single’ı ile yapar. Şarkı 80’lerin ortasında “Standing on the Beach: The Singles” albümünde yeniden yayınlandığında sorunlara neden olur. Şarkı Albert Camus’nun “The Stranger – Yabancı” çalışmasından esinlenerek yazılmış, Arap karşıtı duyguları teşvik ettiği için bazı Amerikan radyoları tarafından protesto edilir. Tepkiler üzerine ileriki yıllarda şarkının yer aldığı her albümde özel bir uyarı notuyla grubun “her türlü önyargıya ve şiddete karşı olduğu” ifade edilir.

İLK ALBÜM 1979 YILINDA YAYINLANIR
Cure’un ilk stüdyo albümü “Three Imaginary Boys” adıyla 1979 yılında yayınlanır. Albüm sonrası grup “Siouxsie & the Banshees” grubuyla turneye çıkarlar ancak Banshees'in gitaristinin turnenin ortasında ayrılması nedeniyle Cure’un solisti Robert Smith geçici olarak gitaristlik yapar ve 80’lerin ortalarına kadar da belli aralıklarla bu işe devam eder.

Grubun ikinci albümü “Seventeen Seconds” 1980 yılında yayınlanır. Albüm öncesi o dönemin müziklerine uygun entrüman keyboard ekibe katılır ve albümde biraz daha deneysel ve elektronik çalışmalar yer alır, ayrıca ilk liste hiti çıkar ve “A Forest” isimli parça listelerde otuzuncu sıraya yükselir.

Üçüncü albümleri “Faith” 1981 yılında, dördüncü albümleri “Pornography” ise 1982 yılında yayınlanır. “Pornography” nin yayını sonrası grubun underground ve kült statüsü iyice perçinlenir. Robert Smith yüzüne yaptığı bembeyaz makyajı, mor gözleri ve siyah ruju ile korku filmlerinden çıkma karakterleri andırmaktadır. “Pornography” aynı zamanda grubun İngiltere listelerinde ilk ona giren ilk albümü olur.

Robert Smith 1983 yılının önemli bir bölümünü Siouxsie & the Banshees’ın “Hyaena” albumünün kayıtları için geçirir. Smith aynı tarihlerde “the Glove” adıyla ikinci bir grup kurar ve tek albümü olan “Blue Sunshine”ı yayınlar.

1983 yazında the Cure yeni kadrosu Smith, Tolhurst, davulda Andy Anderson ve bas gitar da Phil Thornalley ile "The Lovecats" single’ını kaydeder. “Lovecats” listelerde yedi numaraya ulaşarak o güne kadarki en büyük başarıyı yakalar.

PUNK ROCK’DAN POP MÜZİĞE GEÇİŞ
1984 yılında beşinci albüm “The Top” yayınlanır ve ilk defa grup punk rock ve elektronik müzikten kısmen uzaklaşarak pop müzik tınılarını kullanır. “The Cure”un bu tercihinde artan popülerlikleriyle bağlantılı olarak daha geniş kitlelere ulaşabilme arzusu yatmaktadır. Grubun albüm tunesi esnasında daha sonraki yıllarda benzeri kuruculardan Lol Tolhurst’un başına gelecek bir olay yaşanır ve Andy Anderson turnenin ortasında gruptan atılır. Turne sonunda Phil Thornalley’de gruptan ayrılınca bır defa daha Smith ve Tolhurst ikilisi yeni baştan grup kurmak zorunda kalırlar.

1985 yılında grubun altıncı albümü “The Head on the Door” yayınlanır ve atlantiğin iki yakasında da beklenmedik başarı yakalar. O güne kadar pop müziğe en yakın yayınladıkları yeni albümleri İngiltere’de ilk ona Amerika’da ise 59. sıraya yükselerek ilk defa ilk yüz listesinde yer almış olur.

“The Head on the Door” albümünün beklenmeyen büyük başarısı üzerine 1986 yılında eski single’lardan oluşan toplama albüm “Standing on a Beach: The Singles” yayınlanır. The Cure iki yıl içinde meraklılarının tanıdığı kült bir grup olmaktan çıkıp, geniş kitlelerin beğenisini kazanan bir grup konumuna gelir. 1987 yayınlanan “Kiss Me, Kiss Me, Kiss Me” albümünü bir önceki iki yılın başarılarını perçinler. Smith ve arkadaşları dünyanın en iyi tanınan müzik toplulukları arasındaki yerlerini almışlardır.

KURUCULARDAN LOL TOLHUST GRUPTAN ATILIR
1988 yılında, Cure’un kurucularından Lol Tolhust’ın işine son verilir. Yapılan resmi açıklamaya göre diğer üyelerle arasında telafi edilemez anlaşmazlıklar vardır. Tolhust farklı düşünmektedir ki, olayı dava konusu yapar ve taraflar mahkemelik olurlar.

1989 yılında Tolhurst sonrası ilk albüm “Disintegration” yayınlanır ve anında hit olur, İngiltere’de dört numaraya, Amerika’da 14 numaraya ulaşır. Albümden “Lullaby” parçası İngiltere’de listelerde beş numaraya, “Lovesong” parçası da Amerika’da listelerde iki numaraya kadar çıkar.

“Disintegration” sonrası üç yıl albüm yayınlamayan Cure, 1992 yılında “Wish” albümünü yayınlar. Üç yıl önce olduğu gibi “Wish” de kısa sürede büyük başarıya ulaşır, İngiliz müzik listelerine bir numaradan, Amerika listelerine ise iki numaradan girer. Albümde yer alan “Friday I am in Love” tüm zamanların en sevilen Cure parçalarından birisi olur.

TOLHUST İLE YAŞANAN İTİLAF 1994 YILINDA ÇÖZÜLÜR
“Wish” albümü sonrası grup 1993 ve 1994 yıllarını Lol Tolhust’un 1989 yılında açtığı dava ile uğraşmakla geçirir. Davanın 1994 sonunda grup lehine sonuçlanması sonrası yeni albüm çalışması başlanırken baterist Boris Williams gruptan ayrılmaya karar verir. Az bulunur bir yöntemle, İngiliz müzik dergilerine verilen ilanlarla Williams’ın yerine 1995 ilkbaharında Jason Cooper alınır.

1995 yılında onuncu stüdyo albümlerini kaydeden grup, 1996 yılında “Wild Mood Swings” adıyla yayınlar. 2000 yılında yayınlanan “Bloodflowers” ve 2004 yılında yayınlanan “The Cure” albümleri eski albümler kadar başarılı olmasa da eleştirmenlerden olumlu tepki alır.

ALBÜMLERİ
1979 Three Imaginary Boys, Fiction
1980 Seventeen Seconds, Elektra
1981 Faith, Elektra
1982 Pornography, Elektra
1984 The Top, Sire
1985 The Head on the Door, Elektra
1987 Kiss Me, Kiss Me, Kiss Me, Elektra
1989 Disintegration, Elektra
1990 Mixed Up, Elektra
1990 Integration, Elektra
1992 Wish, Elektra
1996 Wild Mood Swings, Fiction/Elektra
2000 Bloodflowers, Fiction/EastWest
2004 The Cure, Geffen
__________________
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.

Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim .
Kalbimde kalbine yok bile kinim .
Bence artık sen de herkes gibisin.

Eylül 2008


NuraN Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2006, 20:24   #6
Dişi Kartal
 
NuraN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Sagopa Kajmer
SAGOPA KAJMER DJ MiC CHECK Yunus Özyavuz 1978 Samsun doğumlu. İlk olarak Samsun'da yerel radyoda dj'lik yapmaya başladi.
-1997 de üniversite okumak için İstanbul'a geldi. "İSTANBUL ÜNVERSİTESİ FARS DİLİ VE EDEBİYATI"
-1998 de kendi müzik studyosu KUVVETMİRA'yı kurarak müzik çalışmalarına başladı.
-1999 yılında çeşitli sanatçıların yeraldığı ilk türk rap albümü "Yeraltı Operasyonu"albümünde ilk projesi olan "SİLAHSIZ KUVVET" ismiyle yer aldı ve en fazla dikkati çeken kişi oldu.
-2001 yılında ilk albümü SILAHSIZ KUVVET "Sözlerim Silahım" çıkardı.
-2002 yılında ikinci albüm SILAHSIZ KUVVET "İhtiyar Heyeti"çıktı .
-2002 "SAGOPA KAJMER"i yarattı.İsmiyle aynı adı taşıyan bir albüm çıkardı.
-2002 yılında CEZA "Med Cezir" albümünün produktorlüğünü yaptı..Albümün tüm müziklerini kendisi yaptı.

-2003 yılında yeni albümü "Bir Pesimistin Gözyaşları" albümünü tamamladı ve 2004 yılında double olarak 150 dakika süren bir albüm piyasaya çıkarttı.Yepyeni bir sound yaratarak büyük dikkat çekti. -
2004 yılında FUCHS "Huzur N Darem" albümünün produktorlüğünü yaptı.
-2004 Cem Yılmaz'ın G.O.R.A. filminin Soundtrack müziklerini yaptı."Al !de buradan Yak isimli parçaya video klip çekti.
-Dj MicCheck Türkiye'de "turntablizm" akımının öncüsüdür.(plaklarla scratch show)
-İstanbul'a yerleştikten sonra müzik çalışmaları ve üniversite eğitiminin yanı sıra en güçlü radyolarda müzik diraktörü ve dj olarak çalıştı.Halen Power fm' de program yapmaktadır.
-h2000 ve j&b festivallerinde dj'lik yaptı.Yurt dışında çeşitli yerlerde Dj'lik yaptı.
Çok önemli bir müzik birikimi ve arşivine sahip Dj MicCheck "Sagopa Kajmer" kimliğiyle "PESİMİST UNDERGROUND RAP" tarzını oluşturmuş , müzik kalitesi ,söz zenginliği ve etkileyici sesiyle kendisini birçok değişik kitleden insana kanıtlamıştır.


Yurt dışından sanatçılarada altyapı müzikler hazırlamıştır.
__________________
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.

Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim .
Kalbimde kalbine yok bile kinim .
Bence artık sen de herkes gibisin.

Eylül 2008


NuraN Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2006, 20:26   #7
Dişi Kartal
 
NuraN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

DUMAN
Doksanlı yılların başlarında müzik yaşantılarına başlayan grup elemanlarından vokalist Kaan Tangöze ögrenim görmek amacı ile gittiği Seattle'da müzik yaşamına devam etti ve oradayken Türkiye'de çıkarmak istediği albüm için parçalarını hazırladı. Türkiye'de bulunan grubu Mad Madame ile Seattle ve Los Angeles'da yayınlanan toplama albümlerde yer aldı. Türkiye'ye döndüğünde Blue Blues Band ile beraber çalışan Batuhan Mutlugil'i (Gitar) ve Ari Barokas (Bas Gitar) ile beraber çaldıkları Mad Madame grubuna dahil ederek DUMAN isminde şimdiki gruplarını kurdular.

Şu ana kadar dört albüm çıkarmışlardır.Böylece Duman 1999 yılında çıkan "Eski Köprünün Altında" isimli albümleri ile büyük bir dinleyici kitlesine de ulaşmayı başardı. Çoğunlukla davulcu sorunu yaşayan grup birçok isimle beraber çalıştı ama çoğunlukla albüm ve konserlerinde Türkiye'nin en başarılı isimlerinden Alen Konakoğlu (Davul) eşlik etti.

İkinci albümü "Belki Alışman Lazım'dan" sonra konser kayıtlarının toplamı olan üçüncü albüm konser vardır. Uzun bir bekleyişten sonra nihayet dördüncü albüm seni kendime sakldım 2005'in temmuzunda çıktı. Ayrıca 2003 yılında bostancı gösteri merkezinde verdikleri bir konserin kaydı olan bu akşam dvd si mevcuttur.

2004 yılında Türkiye'nin ilk Rock Konser DVD'sini NR1 Music'ten çıkardılar. 2005 yılında ise Seni Kendime Sakladım Alübümü yine NR1 Music'ten Çıkmıştır..."

Tarz Rock
Grup üyeleri
Vokal / Gitar Kaan Tangöze
Gitar / Geri vokal Batuhan Mutlugil
Bas gitar / Geri vokal Ari Barokas
Davul Alen Konakoğlu
__________________
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.

Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim .
Kalbimde kalbine yok bile kinim .
Bence artık sen de herkes gibisin.

Eylül 2008


NuraN Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2006, 20:34   #8
 
Markus Münch - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

çalışmalarınızın devamını bekliyoruz..teşekkürler, güzel paylaşımlar..
__________________




Markus Münch Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-10-2006, 02:42   #9
 
GoD of WaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Thumbs up Bob Marley

Click the image to open in full size.
Efsane reggae sanatçısı,Bob Marley!in 130'un üzerinde plağı, herbiri dillere destan olmuş,yüzlerce şarkısı bulunuyor.Asıl adı Robert Nesta Marley olan unutulmaz sanatçı,6 şubat 1945 tari hinde dünyaya gelmiştir.5yaşındayken,Annesi Kingston'a taşın maya karar vermiş ve orada Bob ve ailesi yaşamı boyunca Bob'un en iyi arkadaşlarında biri olan Bunny Livingston ve aile si ile birlikte yaşamışlar.Bob ve Bunny,o yıllardan beri müzkle uğraşmışlardır.Bob Marley,reggae müziğinin sadece sadece ja maika sınırlarında kalmamasını sağlamış onu bütün dünyaya duyuran en önemli isimlerden biridir.Büyük bir kesim tarafn danda bu tür müziğin kralı olarak ifade edilen Bob Marley,söz yazarı,şarkıcı ve gitaristtir.Profesyonel anlamda müziğe 'The Wailers' gurubu ile başlamıştır.The Wailers,Peter Tosh ve Bunny Livingston'dan oluşuyorduki.Bu isimlerden daha sonrad an Bob Marley gibi solo kariyer çalışmalarına devam ettiler.İlk hitleri'Simmer Down'olmuştur.Şarkılarda politik ama basit bir içerik vardır.'Catch A Fıre',1972 yılında yayımlandı.Bu çalışma yı 1973 çıkışlı'Burnin'1975'te kaydedilen'Natty Death've 1975 tarihli'Live' albümleri izledi.İngiltere,Almanya gibi önemli avru pa ülkelerinde hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip oldu.En popüler şarkılarından biri olan'Get up,Stand up'sosyal karma şayı ele alır.'No Women,No Cry' politik olmayan içerikte parça larıda vardır.Birleşmiş Milletler'Barış Madalyası'1978'de Afrika insanına yapılan insancıl yardımlara şarkılarıyla destek olduğu için,Bob Marley'e verilmiştir.Ve bu ödülü aldığı sene insancıl yardım amacıyla Jamaika'da konsere çıkmıştır.Müzisyenliğle uluslar arası alnda kabul gören Marley insani yönüylede büyk takdir kazanmıştır.Yaptığı'I shot The Sheriff' ve 'Get up,Stand up'gibi şarkılar ünlü sanatçı Eric Clapon tarafından yıllar sonra yeniden düzenlenmiştir.Ve Bob Marley,11 Mayıs 1981 tarihind hayata gözlerini yummuştur.Belki bedeni deyil ama unutulmz eserleri,büyük manevi değer taşıyan yardım çalışmaları ve dimdik ayakta duran ismiyle dünya müziğinin en önemli efsanelerinden biridir.
__________________
fb öfkemsin gs nefretimsin !




GoD of WaR Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-10-2006, 02:44   #10
 
GoD of WaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Thumbs up Depeche Mode

Click the image to open in full size.
İsimlerini Depeche Mode (Hızlı Moda) adlı bir Fransız moda dergisinden alan grup, David Gahan, Martin Gore, Alan Wilder ve Andy Fletcher adlı dört İngiliz den oluşuyordu. Peki Depeche Mode'un müzik alemindeki hüneri neydi, ne onları popüler ve Rock Tarihinin km taşlarından biri yapmıştı. İsterseniz uzun ve ince bir yola çıkıp bunu bir araştıralım.

Aslında tam bir Rock topluluğu olmayan Depeche Mode, normal Rock formundaki gitar çığlıklarını yada davul gümbürtülerini klavyelerde toplayıp, bir Supertramp yada Pink Floyd geleneğiyle dışa vurmayı hedeflemiştir. Rock ve Elektronik arasındaki dengeyi performansın sağlamlığıyla desteklemek de diğer amaçlarıydı. Neden gitar, davul ve bas gitar değil de 3 klavye? İngiltere ve Amerika'da 60'lı yıllarda başlayan Beatles ve Rolling Stones'un başını çektiği Beat Rock'a zamanla Hard Rock (The Who vs.), Heavy Rock (Led Zeppelin vs.), Psychedelic Rock (Pink Floyd vs.), Barok Rock ve 70'li yılların sonunda da Sex Pistols'un başlattığı Punk Rock eklenerek, Rock müzikte açılımlar ve bölünmeler başlamıştı. 80'li yıllarda ise Punk Rock'ın saldırgan tavrını benimseyen ancak tavrına felsefesine saygılı kalan harmonik açıdan güçlenmiş yeni bir tarz oluştu. The Cure ve Smiths'in başlattığı bu akım hâlâ sürüyor. Ancak 70'lerin sonlarında gitar soundu denilen, Rock'da alışılagelen şeylerin dışında yeni şeyler keşfedilmeliydi. İnsanlar artık sert gitar rifflerinin dışında yeni şeyler duymak istiyorlardı (bu synthisizerın önlenemez yükselişinin başlangıcıydı adeta).

Bu tarz gelişti ve zamanla synthisizer gitarın önüne geçmeye başladı. İşte tam o sıralarda Leonard Cohen ve Beatles şarkılarıyla büyümüş dört amatör ve yeni yetme müzisyen, kucaklarına keyboardlarını alıp, Rock felsefesini dijital seslerde aramaya başladılar.

Depeche Mode, müziğinde önce soğuk ve nemli bodrum hayatını, endüstri bacası kokan Progressive ve psikolojik bazen agresif kaçabilen yaklaşımları kullandı. Bunları teknolojinin notalara kazandırdığı çağdaş Rock mistisizm anlayışı ile birleştirdi ve Depeche Mode tarzı yaratılmıştı işte. Ancak Depeche Mode'u Depeche Mode yapan, bugünkü yaşamın her birimizin içinde oluşturduğu reaksiyonları, hayalcilikten uzak tamamen gerçekçi ve yalın bir anlatımla topluma mal edebilmeleri, bunu yaparken de ellerimizi ayaklarımızı kafamızı ister istemez oynatmamızı sağlamaları ve bunu Rock felsefesiyle bize yaptırmalarıdır. Günümüzde herhangi bir Dance parçasında dans edebilirsiniz yada Jim Morrison'la beraber felsefe yapabilirsiniz. Ama Depeche Mode ile hem felsefe yapıp hem dans edebilirsiniz. İsteyen kafa bile sallar. Birde kısaca grubun müzikal kronolojisine göz atalım.

81 Şubatındaki ilk singleları, "Dreaming of Me" İngiltere listelerinde 54 numaraya dek yükseldi. Aynı yılın Haziran ayındaki ikinci single "New Life" grubun önlenemez yükselişinin başlangıcıydı. Hemen Kasımdaki üçüncü single "Just Cant Get Enough" onları İngiltere'nin en çok tanınan grubu yaptı. İşte tam o sırada grubun şarkılarını yapan ve bu grubu şu anki konumuna getiren Vince Clark gruptan ayrıldı. Daha sonra "Erasure I Kurdu" ve "I Love to Hate You" ile büyük başarı elde etti. Beyinsiz kalan grup önce biraz afalladı ama sonra Martin Gore da en az Vince kadar sağlam bir besteci olduğunu 82'deki singleları "See You" ile kanıtladı ve listelerde 5. Sıraya kadar yükseldi bu çalışma. Bu single grubun en iyi çalışması olarak nitelendirildi. Beşinci singleları "The Meaning of Love" ile Amerika turnesine çıktılar. Turneden hemen sonra ikinci albüm için stüdyoya giren DM yeni singleları "Leave in Silence" ve "Broken Frame" ile Vince Clark'sız da ayakta kalabileceklerini kanıtladı ve Martin Gore'un geleceğin parlak bestecilerinden biri olacağının sinyalini verdi. 83'deki yedinci single "Get The Balance Right" dan sonra Depeche Mode iyice ünlendi ve büyük bir Dünya turnesine çıktı. Aynı yılın sonlarında üçüncü albümlerini çıkaran DM bu albümden "Everything Counts", "Workhard", "Construction Time" singlelarını çıkardılar. Depeche Mode 84-86 yılları arasında "People Are People", "Master and Servant", "Stripped" ve "Black Celebration" ile imajlarını da iyice sağlamlaştırıp, enerjik ve usta performansıyla ünlerini Dünya çapında duyurmuşlardı.

Bir yıl aradan sonra 17 Nisan 1987'de şimdiye kadar yaptıkları en iyi albüm olan Music for The Masses I"ı çıkardılar. Satışları platine ulaşan bu albümden çıkan singlelar Depeche Mode'un artık iyiden iyiye ustalaştığını ve kabul edildiğini ispatlıyordu. 88 Los Angeles konserlerini,

1989'da 101 adlı bir Double albümde toplayan DM bu albümle müzikal çizgisinden taviz vermeyen, bir grubun teknolojiyi ve tutkuyu, seçkinliği ve popülistliği nasıl kendi içinde barındırdığının somut bir örneğiydi. Yine 89'daki "Personal Jesus" (Kendi İsanız), grubun Rock tarihindeki dönüm noktası olarak kabul edilir. Dijital haykırışların, sert ve tutucu Rock gitarlarıyla beslendiği bu şarkı Depeche Mode'u artık iyice uçurmuştu. "Personel Jesus" şimdiye kadar Amerika'da en çok satan single cd ödülünü aldı. 1990'da Depeche Mode şimdiye kadar yaptıkları en iyi albüm olan "Violator" ile dünyayı titretti. Artık onlar yeni yetme dört amatör değil, ne yaptıklarını çok iyi bilen, sürekli taklitleri yapılan saygı gören 30'lu yaşlarda 4 usta İngiliz müzisyeniydi. 93'deki "Songs of Faith and Devotion" ve 98'deki "Ultra" albümleri, 90'lı yılların Rock gitarıyla (ki bu Punk-Hard- ve Funk öğelerini içinde barındırmaktadır) zaten iyi bildikleri dijital çığlıkların iyi bir şekilde harmanlanmış olduğu, grubun en iyi ve ustalık albümleridir. Bu arada grup elemanları, özellikle solist David uzun yıllar alkol ve uyuşturucunun esiri olarak yaşadılar ve belki de bu onların bu denli üretici olmalarını sağladı. Tabi bu tartışılabilecek bir durumdur ama onların dediği bu. İntihar girişimleri, overdoselar, seks alemleri derken 40'lı yaşlarına gelen grup uçurumun eşiğinden 98'deki "Ultra" için döndüler. Tedaviler, doktorlar... Aslında bu bambaşka bir hikayedir...

En başında dediğim gibi Depeche Mode yani hızlı moda gerçektende isimleri gibi sürekli bir değişim içinde olmuş, sürekli kendini aşmaya çalışmış ve hemen hemen her albümünde bunu başarmış Rock müziğin alternatif hatta kendi tarzında en uç noktalarına ulaşmış bir yeni çağ grubudur. Bir Little 15 ile önümüzdeki yüzyılda dahi dinleneceğine emin olduğum bu alternatif İngiliz topluluk şimdi müziğin azgın dalgalarında beyaz köpüklerin olduğu yerdeler. Dalganın kırılma noktasında yani, en tepesinde yani...
__________________
fb öfkemsin gs nefretimsin !




GoD of WaR Ofline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 07:05 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580