Serdar Bilgili ve Yıldırım Demirören arasındaki fark ..

Forumlar › Forumlar › Beşiktaş › Futbol › Serdar Bilgili ve Yıldırım Demirören arasındaki fark ..

13 yazı görüntüleniyor – 1 ile 13 arası (toplam 13)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1220918
    Bi Iou
    Katılımcı

      Beşiktaş Dönemi

      Serdar Bilgili'nin Beşiktaş'daki yöneticilik kariyeri ise 1992 yılında Beşiktaş Yönetim Kurulu'na seçilmesiyle başladı. 1992-1998 yılları arasında aralıksız olarak Süleyman Seba başkanlığındaki Beşiktaş Yönetim Kurullarında görev alan Serdar Bilgili, bu süre zarfında Genel Sekreterlik ve Basın Sözcülüğü görevlerinde bulundu.

      26 Mart 2000’de yapılan seçimlerde Beşiktaş Başkanı seçildi ve Nevio Scala'yı getirmiştir. 31 Mart 2002 günü rekor sayıda üyenin oy kullandığı seçimde Serdar Bilgili Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığına seçildi. Serdar Bilgili 7,363 geçerli oyun 4,078'ini aldı.

      Türkiye Süper Ligi 2003-2004 sezonunu ikinci yarısında 15 puan kaybeden Beşiktaş, şampiyonluğu’da kaybedince, yaşanan olumsuz olaylar ve taraftar baskısı nedeniyle Serdar Bilgili, 2004’de görevinden istifa etti.

      Görev süresi boyunca dürüst ve ilkeli yönetimi ile spor kamuoyuna örnek olacak bir başkan olmuştur.

      Beşiktaş'ta Transferleri

      Teknik Direktörler

      2000 – Nevio Scala
      2001 – Christoph Daum
      2002 – Mircea Lucescu

      Kaleciler

      2001 – Thomas Myhre
      2001 – Mattias Asper
      2001 – Peter Kjær
      2002 – Óscar Córdoba

      Defans Oyuncuları

      2000 – Dmitri Khlestov
      2000 – İbrahim Üzülmez
      2000 – Ümit Bozkurt
      2000 – Miroslav Karhan
      2001 – Ahmet Yıldırım
      2001 – Ronaldo Guiaro
      2002 – Tolga Doğantez
      2002 – Kaan Dobra
      2002 – Antônio Carlos Zago

      Orta Saha Oyuncuları

      2001 – Zoubeir Baya
      2002 – Amaral
      2002 – Federico Giunti

      Forvetler

      2000 – Pascal Nouma
      2001 – İlhan Mansız
      2001 – Tümer Metin
      2001 – Sertan Eser
      2002 – Marius Măldărăşanu
      2002 – Daniel Gabriel Pancu
      2002 – Sergen Yalçın
      2002 – Serdar Özkan
      2002 – Arild Stavrum
      2003 – Ahmed Hassan
      2003 – Okan Koç
      2003 – Adrian Ilie

      Bunlar Serdar Bilgili'nin yaptığı işler ve transferler , dikkat edersek Beşiktaş'ımızın şampiyon olduğu senede başkanlıkta bulunan ve o sene şampiyon olan kadro ve teknik heyette bulunan çoğu kişi Serdar Bilgili zamanında göreve getirilmiştir .. Beşiktaş'ımıza " Büyük " katkıları olmuş bu kişiyi saygıyla anıyoruz …

      Birde şimdi Yıldırım Demirören'e ufak bir göz atalım ,

      bu insan için geniş çaplı bir araştırmaya gerek yok söylenecek bir kaç söz yetecektir :

      1. Beşiktaş A.Ş. nin iflasına kadar sürüklenmesine neden olmuştur.

      2. Takımın daha önce hiç düşmediği kadar rezil durumlara düşmesine neden olmuştur. Örn ; Her dalda görev yapan sporcularımızın paralarının ödenememesi
      ( bu 2. maddeden kastım asla 8-0 lık Liverpool yenilgisi değildir yanlış anlaşılmasın )

      3. Beşiktaş gibi büyük bir camia üzerinde kişisel menfaatleri ve ekonomik çıkarları için oyunlar oynanması.

      4. İsabetsiz transferler ve takımın genellikle lig'de ve avrupa'da başarısız tablosu

      5. Sık Sık Teknik heyet değişimi ; fakat kendisi bir türü gidemedi …

      Aradaki farkı siz görüp değerlendirin söylenecek bir şey yok … ! Serdar Bilgili dönemini aramıyoruz desek yalan olur … ! Mustafa Denizli'ye yüklendiğimiz şu son zamanlar yönetimin hatalarını biraz arka plana atmıştık ve açığa çıkarmak istedim ki Beşiktaş'ın kapısından M.D.'nin giremeyeceğini söyleyen gene Yıldırım Demirören'dir ..

      #2203188
      Bi Iou
      Katılımcı

        Bi serdar bilgili'nin yaptıgı transferlere bakın isabetli ve gerektiği kadar ..
        bide demirören in yaptıgı onlarca boş transferlere ..

        #2203190
        Bi Iou
        Katılımcı

          SERDAR BİLGİLİ

          26 Mart 2000’de yapılan seçimlerde Başkan seçilen Bilgili, takımın başına teknik direktör Mircea Lucescu’yu getirdi. 31 Mart 2002 seçimlerinde yeniden Başkan seçilen Bilgili 7 bin 363 geçerli oydan 4 bin 78'ini almıştı. Pascal Nouma ve Oscar Cordoba’nın getirildiği takım, yıldızlaşan oyuncu İlhan Mansız’la da birlikte 2002 ve 2003 yıllarında Süper Lig’de şampiyon oldu. Beşiktaş J.K. aynı zamanda 2000-2001 ve 2003-2004 sezonlarında UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katıldı. Türkiye Süper Ligi 2003-2004 sezonunu başında 15 puan kaybeden Beşiktaş, şampiyonluğu’da kaybedince, yaşanan olumsuz olaylar ve taraftar baskısı nedeniyle Bilgili, 2004’de görevinden istifa etti. İstifası ardından yaptığı basın açıklamasının bir bölümü şu şekildedir:

          tirnak-sol.gifspacer.giftirnak-sag.gifBeşiktaş futbol takımına çok büyük yatırımlar yaptık. Yepyeni bir takım kurduk. 100. yılımızda Beşiktaş’ımızı çok onurlu bir şekilde şampiyon yaptık. Avrupa ve UEFA’da ilk defa çeyrek finali oynama kısmetini elde ettik. Ve beklide en önemlisi ben hayatımda hiçbir işi yarı yolda bırakmadım. Beşiktaş’ın en zor gününde 2001-2002 yılında parasal sıkıntımız olduğu dönemde, futbol takımının iyi gitmediği dönemde dimdik ayakta durduk ve savaşımız sonuna kadar devam ettik. Ve Allah’a çok şükür hedeflerimize ulaştık. 2004 yılının Ocak ayında seçime girdik başka bir aday çıkmadı ve göreve devam ettik. Seçime girmemizin sebebi de başladığımız işleri yarı yolda bırakmamak sonuna kadar Beşiktaş’ı en iyi noktaya getirmek, Avrupa’da herkesin saygı duyduğu, herkesin ceketini iliklediği Beşiktaş’ın oluşması için yaptığımız işleri, başladığımız işleri bitirmek üzere devam ettik. Ve hiçbir şekilde de yarı yolda bırakmadık.
          Ben bu güne kadar onuruyla, haysiyetiyle yaşayan bir insanım. Bilerek hiç kimsenin hakkını yemedim. Beşiktaş başkanlığını dediğim gibi sadece Beşiktaş’a hizmet etmek için yaptım ve çok iyi niyetle yaptım. Devletle iş yapmadım. İhale peşinde koşmadım. Devlet bankasından kredi kullanmadım. Yani başka bir ifadeyle Beşiktaş başkanlığını kendi şahsi çıkarıma kullanmadım.
          Hayatımın en değerli yıllarını verdim. 28 yaşından 40 yaşına kadar ailem, canımdan çok sevdiğim kızıma yeterli ilgiyi gösteremedim. Pazar günkü maçta benim şahsıma, aileme, haysiyetime, onuruma çok ağır hakaret edildi ve küfür edildi. En üzücü olanda bu hakaret ve küfürler Beşiktaş’ın sahibi olan kongre üyelerinin ağırlıkta oturduğu numaralı tribün, VIP tribün ve de localardan geldi.
          Ben şahsen ve beraber mücadele ettiğim görev yaptığım yönetim kurulu arkadaşlarım adına bunları hak ettiğimizi düşünmüyorum. Bizler onurlu insanlarız bunları hazmedecek ve kaldıracak insanlar değiliz. Orası İnönü Stadı’dır, Beşiktaş’ın evidir, bizim evimizdir. Biz, bize küfür eden o insanlar için göreve geldik. Onurumuzla ve de haysiyetimizle de o görevi sürdürmeye çalıştık.
          Benim bulunduğum koltuk Beşiktaş başkanlık koltuğudur. Beşiktaş başkanlık koltuğuna da bu şekilde hakaret edilmesine ben müsaade etmeyeceğim. Onuruma, haysiyetime, arkadaşlarıma, şerefime, aileme yapılan hakaretlerden dolayı ve Beşiktaş camiasındaki bu ortamdan dolayı Beşiktaş’ı önümüzdeki 1 ay içinde olağan üstü genel kurula getirme karar aldım. Ve yeni yapılacak olağan üstü genel kurulda seçimlerde aday olmayacağım.

          #2203570
          wolwos
          Katılımcı

            Marius Măldărăşanu
            Zoubeir Baya
            Peter Kjær
            bu 3 oyuncu haric diger oyuncularin hepsinin nasil oynadiklari gözümün önünde
            Bu 3 oyuncu geldigi gibi gittiler mi ya hatirliyamadim bunlari………….

            #2203590
            blackeaglecamaro1903
            Katılımcı
              wolwos;1151513 wrote:
              Marius Măldărăşanu
              Zoubeir Baya
              Peter Kjær
              bu 3 oyuncu haric diger oyuncularin hepsinin nasil oynadiklari gözümün önünde
              Bu 3 oyuncu geldigi gibi gittiler mi ya hatirliyamadim bunlari………….

              Marius Constantin Măldărăşanu (d. 19 Nisan 1975 Ploieşti, Romanya) halen Romanya Ligi takımlarından FC Braşov'da forma giyen orta sahada oynayan futbolcudur.
              Măldărăşanu kariyerine 1996 yılında Petrolul Ploieşti takımında başladı. Daha sonra 1998 yılında Rapid Bükreş'e transfer oldu. 2002-2003 sezonu ortasında teknik direktör Mircea Lucescu'nun isteğiyle Türkiye Süper Ligi takımlarından Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne transfer oldu ve yarım sezon kaldığı takımda şampiyonluk yaşadı. Sezon sonunda tekrar Rapid Bükreş'e döndü.
              Marius Măldărăşanu'nun 2008 yılı başında, teknik direktör Mircea Rednic'le yaşadığı anlaşmazlık sonucu, sözleşmesi feshedildi. Kısa süre sonra FC Braşov ile kontrat imzaladı.
              Başarılar

              #2203591
              blackeaglecamaro1903
              Katılımcı

                Zoubeir Baya
                2001-2002 sezonunda freiburg tan transfer olmuştur. 26 maçta 2 gol

                #2203592
                blackeaglecamaro1903
                Katılımcı

                  [*]beşiktaşın 01-02 sezonu ortasında transfer ettiği o dönem 35 yaşındaki danimarkalı kaleci. çıktığı ilk maçta bursaspordan 2 hatalı gol yemiştir. topa uzandıktan sonra ayağa kalkması 5 dakika alacak kadar ağır bir cüsseye sahipti. akabinde beşiktaş mattias asper ve thomas myhre yi transfer etmiştir. zaten o sezon beşiktaş kalesini koruyan kaleci sayısını bilen çok azdır.
                  [*]renk körü olduğu rivayet edilen danirmarkalı kaleci. Peter Kjær beşiktaş'tan kovulduktan sonra aberdeen'E gitmiştir.
                  [*]christoph daum'un türkiye'ye getirip kısa süre sonra geri gönderdiği yabancı kalecilerden yalnızca biridir. danimarka milli takımının 3. kalecisi olarak uzun yıllar boyunca danimarka ile uluslararası turnuvalara katılmasına rağmen yalnızca 4 kez milli olabilmiştir. ilk milli maçına 35 yaşında çıkarak da ilk kez milli olma konusunda en yaşlı oyuncu olma rekoruna sahip olmuştur. milli olduğu maç ise o vakte kadar milli olamamasına neden olan peter schmeichel'in jübile maçıdır. 2003 yılında aberdeen formasıyla futbolu bırakmıştır.
                  [/LIST]

                  #2203602
                  Mehmet
                  Katılımcı

                    2003 Sezonun'da En iyi Sezonumuzu yaşamıştık neredeyse.

                    Ronaldo , Guinti , Cordoba , İlhan , Sergen , MIRCEA LUCESCU Şampiyonluktaki En Önemli isimlerdi.

                    #2203625
                    Bi Iou
                    Katılımcı

                      kjaer ile maldaraşanu pek fazla varlık gosteremedıler kjaer zaten yaşlıydı

                      ama zoubir baya çok iyiydi 7 numarayı giiyiyordu

                      #2203718
                      volkan-saygin
                      Katılımcı

                        Bilgiliyle Demiröreni kıyaslamak bile emeğe , zekaya , kaliteye ,karizmaya ihanettir.
                        İkisinin yönetim tarzı arasında dağlar kadar fark var

                        #2203746
                        Neokartal
                        Katılımcı

                          Serdar Bilgili mükemmel bir başkan, yada futboldan çok anlayan bir şahıs değildi kesinlikle onun da hataları olmuştur tabiki ama yönetim kadrosuyla beraber çok oturaklı, vizyon sahibi, gerçek anlamda yönetici vasıfları olan biriydi.. Bir defa Beşiktaş saygı duyulan bir kulüptü.. Herkes borç batağında yüzerken biz ekonomik olarak hiçbir problemi olmayan, iyi kötü stadını büyütmüş ve Beşiktaş tarihinin en iyi sezonunu gerçirecek bir takım yapmıştık.. Hiçbir kulübün akıl edemedği yada beceremediği bir halka arz yaptık.. Ekonomiden biraz anlayan birileri varsa çevrenizde bunu sorun Beşiktaş'ın borsaya açılma yönteminin (gelir ve giderleri ile beraber halka arz olması) ne kadar doğru bir şekilde yapıldığını diğer kulüplerin aslında şirketleri zarar ederken nasıl yıllardır gelirleri üzerinden hissedarlara temettü dağıtmak zorunda kaldığını görerek anlayabiliyoruz.. Ozaman da dünyaca yıldızlar gelmedi bu takıma ama sergen, nouma, ilhan, tümer, zago, giunti gibi önemli isimler geldi ve çok iyi bir takım ortaya çıktı.. Serdar Bilgili ve Hüsnü Gürelinin her konuşması içinde beyin olan bir kafadan çıktığını açıkca gösteriyordu.. Kulübü o ekonomik krizde cebinde tek kuruş para çıkmak zorunda kalmadan adam gibi yönetti.. İşi ehline verdi.. Kendi sadece vizyon kattı.. Zaten yöneticilik de budur.. Ama malasef arkasında güçlü bir ailesi yoktu.. Ne kadar başarılı olursa olsun camiada ve tribünde güçlü değildi.. Herşey harika giderken Samsun maçıyla başlayan ve nasıl(neler) olduğunu hala anlamadığım Ergenekon gibi bir elin değmesiyle ortalık toz duman oldu.. 3 ayda adamı al aşağı ettiler.. O ünlü Samsun maçından bu yana tam 6 yıl geçti ve ben o günden beri sahada Beşiktaş diye bir takım hiç görmedim.. 6 yıldır rahat bir maç izlemedim.. Maç öncesinde bu maçı rahat alırız dediğim hiç olmadı.. 4-0 ,5-0 gibi skorlarımız hiç olmadı.. 3. sınıf takımlara karşı bile..
                          Velhasıl kongre ve Demirören başkan oldu.. Sonrası malum..
                          Karşılaştıracak hiçbir şey yok.. Tam bir rezalet, kepazelik.. Utanç kaynağı.. Kara leke..
                          Sayın Demirörenle ilgili söyleyebileceğim tek şey: 6 yıldır konuştuğu hiçbir şeyi verdiği hiçbir demeci anlamadım.. Bir dediğini anlayan yada bir söylediğinde derin bir mana içeren birşeyler bulan yada söylediklerini bir düşücenin ürünü olarak bulan varsa bana anlatsın lütfen.. Şimdi onu dinlememek için kanal değiştiriyorum çünkü utanıyorum..

                          #2203774
                          arshimedes
                          Katılımcı
                            Neokartal;1151722 wrote:
                            Serdar Bilgili mükemmel bir başkan, yada futboldan çok anlayan bir şahıs değildi kesinlikle onun da hataları olmuştur tabiki ama yönetim kadrosuyla beraber çok oturaklı, vizyon sahibi, gerçek anlamda yönetici vasıfları olan biriydi.. Bir defa Beşiktaş saygı duyulan bir kulüptü.. Herkes borç batağında yüzerken biz ekonomik olarak hiçbir problemi olmayan, iyi kötü stadını büyütmüş ve Beşiktaş tarihinin en iyi sezonunu gerçirecek bir takım yapmıştık.. Hiçbir kulübün akıl edemedği yada beceremediği bir halka arz yaptık.. Ekonomiden biraz anlayan birileri varsa çevrenizde bunu sorun Beşiktaş'ın borsaya açılma yönteminin (gelir ve giderleri ile beraber halka arz olması) ne kadar doğru bir şekilde yapıldığını diğer kulüplerin aslında şirketleri zarar ederken nasıl yıllardır gelirleri üzerinden hissedarlara temettü dağıtmak zorunda kaldığını görerek anlayabiliyoruz.. Ozaman da dünyaca yıldızlar gelmedi bu takıma ama sergen, nouma, ilhan, tümer, zago, giunti gibi önemli isimler geldi ve çok iyi bir takım ortaya çıktı.. Serdar Bilgili ve Hüsnü Gürelinin her konuşması içinde
                            beyin olan bir kafadan çıktığını açıkca gösteriyordu.. Kulübü o ekonomik krizde cebinde tek kuruş para çıkmak zorunda kalmadan adam gibi yönetti.. İşi ehline verdi.. Kendi sadece vizyon kattı.. Zaten yöneticilik de budur.. Ama malasef arkasında güçlü bir ailesi yoktu.. Ne kadar başarılı olursa olsun camiada ve tribünde güçlü değildi.. Herşey harika giderken Samsun maçıyla başlayan ve nasıl(neler) olduğunu hala anlamadığım Ergenekon gibi bir elin değmesiyle ortalık toz duman oldu.. 3 ayda adamı al aşağı ettiler.. O ünlü Samsun maçından bu yana tam 6 yıl geçti ve ben o günden beri sahada Beşiktaş diye bir takım hiç görmedim.. 6 yıldır rahat bir maç izlemedim.. Maç öncesinde bu maçı rahat alırız dediğim hiç olmadı.. 4-0 ,5-0 gibi skorlarımız hiç olmadı.. 3. sınıf takımlara karşı bile..
                            Velhasıl kongre ve Demirören başkan oldu.. Sonrası malum..
                            Karşılaştıracak hiçbir şey yok.. Tam bir rezalet, kepazelik.. Utanç kaynağı.. Kara leke..
                            Sayın Demirörenle ilgili söyleyebileceğim tek şey: 6 yıldır konuştuğu hiçbir şeyi verdiği hiçbir demeci anlamadım.. Bir dediğini anlayan yada bir söylediğinde derin bir mana içeren birşeyler bulan yada söylediklerini bir düşücenin ürünü olarak bulan varsa bana anlatsın lütfen.. Şimdi onu dinlememek için kanal değiştiriyorum çünkü utanıyorum..

                            Valla bu yazının üstüne söleyebileceğim hiç bir şey yok. Biz bu klubü şampiyonluklar için değil, pahalı transferler için değil, biz tu kulubü duruşu ve halkın takımı olduğu için sevdik. Gönlümüze adını kazıdık sırtımızda formamızı taşıdık. Ama gel görelimki bu istisna başkan inmedikten sonra daha çok çekeceğimiz var.

                            #2203786
                            Akdora
                            Katılımcı
                              Neokartal;1151722 wrote:
                              Serdar Bilgili mükemmel bir başkan, yada futboldan çok anlayan bir şahıs değildi kesinlikle onun da hataları olmuştur tabiki ama yönetim kadrosuyla beraber çok oturaklı, vizyon sahibi, gerçek anlamda yönetici vasıfları olan biriydi.. Bir defa Beşiktaş saygı duyulan bir kulüptü.. Herkes borç batağında yüzerken biz ekonomik olarak hiçbir problemi olmayan, iyi kötü stadını büyütmüş ve Beşiktaş tarihinin en iyi sezonunu gerçirecek bir takım yapmıştık.. Hiçbir kulübün akıl edemedği yada beceremediği bir halka arz yaptık.. Ekonomiden biraz anlayan birileri varsa çevrenizde bunu sorun Beşiktaş'ın borsaya açılma yönteminin (gelir ve giderleri ile beraber halka arz olması) ne kadar doğru bir şekilde yapıldığını diğer kulüplerin aslında şirketleri zarar ederken nasıl yıllardır gelirleri üzerinden hissedarlara temettü dağıtmak zorunda kaldığını görerek anlayabiliyoruz.. Ozaman da dünyaca yıldızlar gelmedi bu takıma ama sergen, nouma, ilhan, tümer, zago, giunti gibi önemli isimler geldi ve çok iyi bir takım ortaya çıktı.. Serdar Bilgili ve Hüsnü Gürelinin her konuşması içinde beyin olan bir kafadan çıktığını açıkca gösteriyordu.. Kulübü o ekonomik krizde cebinde tek kuruş para çıkmak zorunda kalmadan adam gibi yönetti.. İşi ehline verdi.. Kendi sadece vizyon kattı.. Zaten yöneticilik de budur.. Ama malasef arkasında güçlü bir ailesi yoktu.. Ne kadar başarılı olursa olsun camiada ve tribünde güçlü değildi.. Herşey harika giderken Samsun maçıyla başlayan ve nasıl(neler) olduğunu hala anlamadığım Ergenekon gibi bir elin değmesiyle ortalık toz duman oldu.. 3 ayda adamı al aşağı ettiler.. O ünlü Samsun maçından bu yana tam 6 yıl geçti ve ben o günden beri sahada Beşiktaş diye bir takım hiç görmedim.. 6 yıldır rahat bir maç izlemedim.. Maç öncesinde bu maçı rahat alırız dediğim hiç olmadı.. 4-0 ,5-0 gibi skorlarımız hiç olmadı.. 3. sınıf takımlara karşı bile..
                              Velhasıl kongre ve Demirören başkan oldu.. Sonrası malum..
                              Karşılaştıracak hiçbir şey yok.. Tam bir rezalet, kepazelik.. Utanç kaynağı.. Kara leke..
                              Sayın Demirörenle ilgili söyleyebileceğim tek şey: 6 yıldır konuştuğu hiçbir şeyi verdiği hiçbir demeci anlamadım.. Bir dediğini anlayan yada bir söylediğinde derin bir mana içeren birşeyler bulan yada söylediklerini bir düşücenin ürünü olarak bulan varsa bana anlatsın lütfen.. Şimdi onu dinlememek için kanal değiştiriyorum çünkü utanıyorum..

                              kardeşim diyecek söz bırakmamışsın..

                            13 yazı görüntüleniyor – 1 ile 13 arası (toplam 13)
                            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

                            Yayımlandı

                            kategorisi

                            yazarı:

                            Etiketler: