- Bu konu 24 yanıt içerir, 21 izleyen vardır ve en son 19 yıl önce
CEK_BJK tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Kasım 8, 2007: 7:19 am #1163040
Büyük BEŞİKTAŞ'ımız gerçekten kendisine yakışmayan bir sonuç aldı…. Sonrasında ülke ayağa kalktı… Bakıyorum herkeste, bir feryat figan… Ülkemizde ki bütün sorunların kaynağı olarak lanse edilecek BEŞİKTAŞ'ımız neredeyse…. Peki asıl olarak isyan etmesi gereken bizler mi yapıyoruz bu yakınmaları….
Durun ve çevrenize bir bakın lütfen…. BEŞİKTAŞ'LI olanlardan çok ama çok daha fazlası, camiamız dışındaki kişilerce yapılıyor….. Söylemler ilginç….
— Ertuğrul istifa etsin….
— Demirören istifa etsin….
— Sinan istifa etsin…
— Operasyon yapılsın…
— Bu topçularla olmaz….
— Delgado gitsin… vs vs…..Sevgili KARDEŞLERİM…. (Her BEŞİKTAŞ'lı benim kardeşimdir) Bu gün biz BEŞİKTAŞIKLARI'nın bütünleşme, destek olma, butun camialar'a kenetlendiğimizi gösterme zamanıdır… Kendi aramızda her türlü şeyi göstermeliyiz.. Eleştiri, isyan her şey olabilir… Lakin Sivas maçında hu asla olmamalıdır… Liverpool maçında ki gibi bir ortam sağlanmalıdır… Hatta o gün bağırdığımızdan daha fazla destek verilmelidiri BEŞİKTAŞ'ımıza….
Her daim bağırdığımız BEŞİKTAŞ SEN BİZİM HERŞEYİMİZSİN! şimdi gösterilmelidir… Sonuç odaklı değil, sevgi odaklı bir atmosfer yaratılmalıdır…. Büyük BEŞİKTAŞ taraftarı… Bütün dünya'ya gösterdiği dersi.. Basına.. BEŞİKTAŞ düşmanlarına, diğer camialara ve her şeyden önemlisi kendisine göstermelidir… Bu aşkın sevinç odaklı olmadığını….. Lütfen ama lütfen… Herkes yanına bir BEŞİKTAŞ'lı kardeşini alıp, sivas maçına gitsin…. Lütfen ama lütfen…. Nefessiz kalana kadar tezahürat yapsın… Bütün herkese… SEVGİMİZİ, AŞKIMIZI…..
BEŞİKTAŞ'lı DURUŞUNU GÖSTERSİN……
Lütfen………Kasım 8, 2007: 7:22 am #1633219Sana gönülden katılıyorum. Bende dünden beri bunu anlatıyorum ama dinleyen yok.
Kasım 8, 2007: 7:27 am #1633222öncelikle sizin dediğiniz gibi her BEŞİKTAŞLI benimde kardeşim ama size katılmıyorum kardeşlerim bu kadar rezillik yetmezmi sizce
biz destekledikçe adamlar bizi daha fazla rezil ediyoKasım 8, 2007: 7:28 am #1633223hocam tmm peki bjklılık duruşunu sergileyelimm..Sakin sakin düşünelim ..Demirören zamanındaki en büyük başarımız nedir??Birisi bunu bana soyleyeblir mi??Bence biz taraftardan once bu takımı yöneten idarecilerin beşiktaşlılık durusundan haberleri olması gerek…Demirören zamanında takım tamamen toplama kampına döndü..Eldeki yıldızlar tutulmadı,oyuncularla yönetim,yöneticilerle medya arasnda saçma saçma polemikler yaşandı…Biri bana soyleyeblir mi:Eger bu takımın basında Suleyman Seba olsaydı bu tip olaylarla karşılaşırmıydıkk???
Kasım 8, 2007: 7:34 am #1633229004-2005 sezonunda Beşiktaş Başkanlığı koltuğuna oturan Yıldırım Demirören; Del Bosque’yle anlaştı ve 15 oyuncu transfer etti. Evdeki hesap çarşıya uymadı ve devre arasında Rıza Çalımbay takımın başına geçti. 12 transfer yapan Çalımbay da devre arasına kadar dayanabildi. Jean Tigana da 8 transfer yapmasına karşın şampiyonluğu yakalayamadı. Şimdide 7 oyuncuyu Beşiktaş’a kazandıran Ertuğrul Sağlam’ın da koltuğu sallanıyor.
bu yazıyı okumuşsundur heralde.şimdi soruyorum nereye kadar?????????.
destek destek diye diye klüp tarihinin en rezil dönemini yaşıyor ve seba dönemindeki saygınlığı tamamen bitti.borç hesabı belli değil.daha ne olmasını bekliyosunuz.millet bellemiş destek destek destek.
biz zaten destek veriyoruz ama adamlar ısrarla köstek oluyo.diyecek başkada laf yok ve hala millet bu yönetimin peşinde.
artık diyecek bişeyimde yok.Kasım 8, 2007: 7:51 am #1633248ya arkadaşlar biraz sakin düşünmeye çalışıyorum ama
farzedelim as takımla çıktık sivas maçına sonunda neler söyleyecekler düşündünüzmü hiç
varsın 18 tane yesinler ama sözünden dönmesinlerKasım 8, 2007: 8:07 am #1633257aşkımız renklere sizlere değil.vurgusu yapılmalı sivas maçında özellikle.tabi a takım çıkarsa.paf olursa vargüçle desteklenmeli,çocukların bir günahı yok sonuçta.
Kasım 8, 2007: 8:08 am #1633259evet artık bi şekilde tepkımızı sonuna kadar göstermemiz lazım
Kasım 8, 2007: 8:58 am #1633314Sevgili Kardeşlerim;
Destek denen şey kime veriliyor anlamış değilim… Ben BEŞİKTAŞ tribünleri "Ahmet dursun, SÜLEYMAN gitsin" diye bağiırdığından beri kapalıya girmeden maç seyrediyorum… Benim için mabed'in her yeri mabed çünkü… Ben yazdığımı doğru ifade edemiyorum sanırım…
BEŞİKTAŞ'ım kötü bir sonuç almıştır doğru… Yönetim yönetim değildir doğru… Basın basınlığını, sporcular sporculuğunu da yapmamaktadır… Bunlarda doğru…. Lakin o forma BEŞİKTAŞ formasıdır… Bizim için kutsal olan da odur…. Gerisi son günleri moda deyişiyle teferruattır…. Ben tepkili olmayalım demiyorum…. belirtmek istediğim şu…..BEŞİKTAŞ'ım sivas maçında çılgınca desteklenmeli…. Sevgimizin BEŞİKTAŞ formasına olduğu, renklere olan aşkımız anlatılmalı….
Tepki mi verilmek isteniyor…. Yıllar önce yaptığımız gibi sırtımızı dönerek, ama butun stad sırtımızı dönerek tezahürat yapalım… Maç boyu… Asla yüzümüzü dönmeden…. Skor ne olursa olsun…. Attığımız golde ya da gollerde…. sevinç tepkisi vermeden…. Susamadan… her an sesimizi yükselterek… Destekleyelim BEŞİKTAŞ FORMASINI…… BENİM ANLATMAK İSTEDİĞİM BU…. Kimse skorlar için BEŞİKTAŞ formasına küsmediğimizi anlamalı…. Her ne şart altında olursa olsun… BEŞİKTAŞ'lılığımızla gurur duyduğumuzu anlamalı…. Bizim için asl olan hayattır, hayatta BEŞİKTAŞ ne demektir herkes görmeli…. Onlara asla ileride konuşabilecekleri bir imkan vermemeliyiz…. Her şart altında bu aşkın ölümsüz olduğunu hissetmeli herkes…. Başka camialar, bizdeki sporcular, yönetim, basın… Ve en önemlisi Biz hissetmeliyiz……..Sevgilerimle;
Kasım 8, 2007: 9:38 am #1633359ben beşiktaş için herşeye varım ama demirörene destek vermem
sivas maçı ile ilgili görüşüne ise katılmamak elde değil ama paf la çıkmalıyız.doğru yada yanlış ama pafla çıkmalıyız biz dedikmi lafımızn arkasında durmalıyızKasım 8, 2007: 11:01 am #1633417duruşmuruş yok tekyol demirören istifa
Kasım 8, 2007: 11:26 am #1633441aq dusun dusun boktur isin ne lan cektigimiz.. o futbolcu denen serefsizler 8 golu nasil yiyip uyuyorlar. Paralarini nasil harciyorlar..vicdansiz serefsizler
olan bizim gibi sevenlere, gonul verenlere oluyor yeter yaaa….
Kimse BESIKTASTAN ustun degildir. Ruhsuz, kibiliyetsiz serefsizler
agzimi actirmayin yaaaa
Kasım 8, 2007: 11:42 am #1633456Kavramları karıştırmayalım, doğru analiz yapalım.
Beşiktaş birden fazla olgudan oluşan bir cemiyetin adıdır. Sporcuları, yönetimi, taraftarı çıkarırsanız, geriye tarafı olacağınız, seveceğiniz, başarılarıyla sevinip, başarısızlıklarıyla üzüleceğiniz birşey kalmaz. Kavram bir boşluğa düşer.
1902 yılında Beşiktaş yoktu, ancak onu kuranlar vardı. Bir yıl sonra, o saygın kişiler biraraya gelip bir karar aldılar ve BJK'yı kurdular. O tarihten itibaren, BJK'nın faaliyetleriyle birlikte taraftarı, sevenleri, destekleyenleri oluşmaya başladı.
Şimdi gelelim, Beşiktaş'lılık duruşu kavramına. Bu kavram ne yazık ki, mevcut yönetimin profesyonellikten çok uzak tavırları sonucu değerini yitirmiştir. Yıllarca uğraşarak, üzerine titreyerek inşa ettiğiniz bu saygınlık, kendini bilmez bir kaç yöneticinin demeçleri yüzünden bir iki yılda tuzla buz olmuştur.
Şimdi benden böyle bir amatörler mangasına destek vermemi mi bekliyorsunuz? Mümkün değil.
Futbolculara destek demişsiniz. Kusura bakmayın ama, adına, tarihine, şanına yakışmayan bir şekilde 8 gol yiyerek futbol tarihinin kara sayfalarına geçmiş olan bir takımın futbolcularının böyle bir desteği haketmediğini düşünüyorum. Sporda yenilmek ayıp değildir, ancak böylesine karaktersizce yenilmek, işte o duruşuyla öğünmek istediğimiz Beşiktaş'ın bilinen bütün değerlerine ihanettir.
O akşam Anfield Road'da ölüler vardı sahada. Koşmaktan, yürümekten aciz ölüler. Korkak bir taktik yüzünden mahkumiyete terkedilmiş bir Beşiktaş izledim. Esas beni üzen konu, bu 11 kişinin bu mahkumiyeti kabullenmiş halleriydi. Birbiriyle konuşmayan, hatta sahada birbiriyle kavga eden, liderden yoksun, maçın bitmesi için dua eden ruhsuzlar ordusuydu, o akşam Liverpool'da.
Ben bunu kabul etmiyorum, arkadaş. 4 yılda 100 milyon dolar harcamışlar, ne bir şampiyonluk, ne de "Helal olsun Beşiktaş'a, takır takır top oynuyo" denen bir futbol var ortada. Ne zaman şöyle arkana yaslanıp, rakibini evire çevire ezen, galibiyetinden emin olduğun bir Beşiktaş seyrettin?
Eğer, daha iyi olacağına inanıyorsan, bazen devrim, içinde bulunduğun durumdan daha iyidir.
Şimdiki yönetimin hiç bir sözüne güvenim kalmadı, ama eğer gerçekten Sivas maçını kaybedersek gideceklerse, ben kaybetmeleri için dua edeceğim. Gitsinler ki, o örümcek bağlamış kafalarıyla şanlı Beşiktaş'ımın önünü kapatmasınlar.
Bizimle alay etmesinler, bizim gururumuzla, haysiyetimizle oynamasınlar, başka bir şey istemiyorum!Kasım 8, 2007: 11:53 am #1633468babahakkı1903;477585 wrote:BEŞİKTAŞ'ım sivas maçında çılgınca desteklenmeli…. Sevgimizin BEŞİKTAŞ formasına olduğu, renklere olan aşkımız anlatılmalı….
Tepki mi verilmek isteniyor…. Yıllar önce yaptığımız gibi sırtımızı dönerek, ama butun stad sırtımızı dönerek tezahürat yapalım… Maç boyu… Asla yüzümüzü dönmeden…. Skor ne olursa olsun…. Attığımız golde ya da gollerde…. sevinç tepkisi vermeden…. Susamadan… her an sesimizi yükselterek… Destekleyelim BEŞİKTAŞ FORMASINI…… BENİM ANLATMAK İSTEDİĞİM BU…. Kimse skorlar için BEŞİKTAŞ formasına küsmediğimizi anlamalı…. Her ne şart altında olursa olsun… BEŞİKTAŞ'lılığımızla gurur duyduğumuzu anlamalı…. Bizim için asl olan hayattır, hayatta BEŞİKTAŞ ne demektir herkes görmeli…. Onlara asla ileride konuşabilecekleri bir imkan vermemeliyiz…. Her şart altında bu aşkın ölümsüz olduğunu hissetmeli herkes…. Başka camialar, bizdeki sporcular, yönetim, basın… Ve en önemlisi Biz hissetmeliyiz……..Sevgilerimle;
çok güzel olur bence.arkayı dönme ve gollrde asla sevinmeme
Kasım 8, 2007: 12:00 pm #1633480Sevgili Arkadaşım…. Yazdığım ikinci yazıda ne demek istediğim daha net'ti lakin doğru ifade edememişim sanırım.. Yazdıklarına bazı şeyler söylemek istedim…..
Deckard;477769 wrote:Kavramları karıştırmayalım, doğru analiz yapalım.Beşiktaş birden fazla olgudan oluşan bir cemiyetin adıdır. Sporcuları, yönetimi, taraftarı çıkarırsanız, geriye tarafı olacağınız, seveceğiniz, başarılarıyla sevinip, başarısızlıklarıyla üzüleceğiniz birşey kalmaz. Kavram bir boşluğa düşer.
1902 yılında Beşiktaş yoktu, ancak onu kuranlar vardı. Bir yıl sonra, o saygın kişiler biraraya gelip bir karar aldılar ve BJK'yı kurdular. O tarihten itibaren, BJK'nın faaliyetleriyle birlikte taraftarı, sevenleri, destekleyenleri oluşmaya başladı.
Şimdi gelelim, Beşiktaş'lılık duruşu kavramına. Bu kavram ne yazık ki, mevcut yönetimin profesyonellikten çok uzak tavırları sonucu değerini yitirmiştir. Yıllarca uğraşarak, üzerine titreyerek inşa ettiğiniz bu saygınlık, kendini bilmez bir kaç yöneticinin demeçleri yüzünden bir iki yılda tuzla buz olmuştur. (Bu kavramın yok oluşunda sadece bu yönetim mi sorumludur…. Suçu çok kolay başkalarına atıyoruz…. Onursal başkanımız Sayın Süleyman SEBA için zikr edilen "Ahmet dursun, SÜLEYMAN gitsin" tezahüratına bu camia ne tepki vermiştir?)
(BEŞİKTAŞ'ımla ilgili "adını bile duymak istemiyorum" diye ve benim sadece BEŞİKTAŞ'ıma başkanlık yaptığı için kendisine Sayın dediğim serdar bilgili için ne yapmıştır) Biz bu durumlara ses çıkarmazken tuz buz olmamış mıdır?Şimdi benden böyle bir amatörler mangasına destek vermemi mi bekliyorsunuz? Mümkün değil.
(Ben sadece formaya olan aşkımızı anlatalım dedim…. Asla yönetime değil… Sırtımızı donerek yapılacak destek…. Yönetime olmaz herhalde… Yada futbolculara…..)Futbolculara destek demişsiniz. Kusura bakmayın ama, adına, tarihine, şanına yakışmayan bir şekilde 8 gol yiyerek futbol tarihinin kara sayfalarına geçmiş olan bir takımın futbolcularının böyle bir desteği haketmediğini düşünüyorum. Sporda yenilmek ayıp değildir, ancak böylesine karaktersizce yenilmek, işte o duruşuyla öğünmek istediğimiz Beşiktaş'ın bilinen bütün değerlerine ihanettir.
(O gece ki ruhsuzluk için tamamen haklısın…. Üzüldüğüm topçuların düştüğü durum değil ki…. BEŞİKTAŞ formasına üzüldüm ben… Hatırlayın Pascal'ı Pascal yapan maçta…. biz fark yemiştik…. Ama mücadelesine arkadaşına vurulmasına izin vermeyişine destek… )O akşam Anfield Road'da ölüler vardı sahada. Koşmaktan, yürümekten aciz ölüler. Korkak bir taktik yüzünden mahkumiyete terkedilmiş bir Beşiktaş izledim. Esas beni üzen konu, bu 11 kişinin bu mahkumiyeti kabullenmiş halleriydi. Birbiriyle konuşmayan, hatta sahada birbiriyle kavga eden, liderden yoksun, maçın bitmesi için dua eden ruhsuzlar ordusuydu, o akşam Liverpool'da.
(O akşam'a kadar klamadan sizce bizler birşeyler yapmak zorunda değilmiydik… Geç kalan ya da üzerine ölü toprağı serilenler bizlermiyiz acaba… Gerçekleri görüp zamanında müdahale etmediğimizden…)Ben bunu kabul etmiyorum, arkadaş. 4 yılda 100 milyon dolar harcamışlar, ne bir şampiyonluk, ne de "Helal olsun Beşiktaş'a, takır takır top oynuyo" denen bir futbol var ortada. Ne zaman şöyle arkana yaslanıp, rakibini evire çevire ezen, galibiyetinden emin olduğun bir Beşiktaş seyrettin?
( Sevgili arkadaşım, sen benle birlikte bir yaşam sürmediğinden ispat etme şansım yok lakin sözüme güven çünkü ben bu yönetimdekilere benzemem…. İlk maçtan sonrada ben çevremdekilere futbolumuzu eleştşrdim… Tek güzel şey BEŞİKTAŞ taraftarıydı o gecede)Eğer, daha iyi olacağına inanıyorsan, bazen devrim, içinde bulunduğun durumdan daha iyidir.
Şimdiki yönetimin hiç bir sözüne güvenim kalmadı, ama eğer gerçekten Sivas maçını kaybedersek gideceklerse, ben kaybetmeleri için dua edeceğim. Gitsinler ki, o örümcek bağlamış kafalarıyla şanlı Beşiktaş'ımın önünü kapatmasınlar.
(Benim istediğim… Böyle bir olayla bölünmüşlük yaşamayalım… Dönelim sırtımızı yönetime, sahadakilere, ama asla BEŞİKTAŞ FORMASI'na ya da BEŞİKTAŞLI DURUŞU'na değil….)Bizimle alay etmesinler, bizim gururumuzla, haysiyetimizle oynamasınlar, başka bir şey istemiyorum!
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.