Forumlar › Forumlar › Kültür , Sanat Turizm, Gezi ve Seyahat Rehberi › Tiyatro – Edebiyat › maria missakian
- Bu konu 3 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son 18 yıl 8 ay önce
RespecT Me tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Şubat 3, 2008: 5:55 pm #1172731
yüksekkaldırım'da bir akşam
maria missakian'i düşündüm
eğer kendimi bıraksam
yağmur olabilirdim yağardımkasım'da bir çınar olurdum
yaprak yaprak dökülürdüm
kalbimi sıkı tutmasamdöküp saçıp boşaltsam
içimde yükselen şiiri
kaldırımlara döküp harcasam
gözleri balıkçıl gözleri
dudaklarında tutup rüzgarı
maria missakian adında biri
gelse göğsüne kapansamgece gölgesine sokulsam
gökyüzünde bulutlar büyüseler
yağmuru dinlesem anlatsam
şimşekler kırılıp dökülseler
bizi sokaklarda bıraksalar
leylekler üşüyüp gitseler
dönüp arkalarına bakmadanyine akşam oldu attilâ ilhan
üstelik yalnızsın sonbaharın yabancısı
belki paris'te maria missakian
avuçlarında bir çarmıh acısı
gizlice bir sefalet gecesi
çocuğunu boğarmış gibi boğup paris'i
sana kaçmayı tasarlar her akşamAttila İlhan
Şubat 3, 2008: 6:26 pm #1714445Şairin Paristeki sevgilisi için yazdıgı bu şiir yıllar sonra torun sahibi olan bayan marianın şaire teşekkür etmesini ve onu hiç unutmadıgını söylemesine vesile olmuştur
Şubat 3, 2008: 6:35 pm #1714453iki yüzlü melekler
Sayende sayeban olduk İstanbul şehrisayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sad-paremizi
saplanıp hançer misali bir hilal
sokaklar serseri biz serseri
yüksek kaldırım’da.
Bir Cezayir şarkısını dile getirdi plaklar
cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
sinemalar nerdeyse boşalacaklar.
Vay anam vay
sen ne dersin İstanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin pazarlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulmadık gitti bu denlü kepaze hayattan.
Hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
geceler serseri biz serseri.
Karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
kırılmış kavala dönmüşüz.
Sen söyle serseriler kıralı İstanbul
sen söyle iki gözüm
hangi merhem çaredir şu bizim yaramıza
yel üfürdü su götürdü gençliğimizi
elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık
meydanlar serseri biz serseri
sağımız sefalet solumuz ölüm
işte geldik gidiyoruz
kahrolasın
kahrolasın İstanbul şehri.
Şubat 3, 2008: 6:40 pm #1714456bu sayfayı güzel şiirlerle doldurdugun için teşekkürler
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.