maria missakian

4 yazı görüntüleniyor – 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1172731
    tyler durden
    Katılımcı

      yüksekkaldırım'da bir akşam
      maria missakian'i düşündüm
      eğer kendimi bıraksam
      yağmur olabilirdim yağardım

      kasım'da bir çınar olurdum
      yaprak yaprak dökülürdüm
      kalbimi sıkı tutmasam

      döküp saçıp boşaltsam
      içimde yükselen şiiri
      kaldırımlara döküp harcasam
      gözleri balıkçıl gözleri
      dudaklarında tutup rüzgarı
      maria missakian adında biri
      gelse göğsüne kapansam

      gece gölgesine sokulsam
      gökyüzünde bulutlar büyüseler
      yağmuru dinlesem anlatsam
      şimşekler kırılıp dökülseler
      bizi sokaklarda bıraksalar
      leylekler üşüyüp gitseler
      dönüp arkalarına bakmadan

      yine akşam oldu attilâ ilhan
      üstelik yalnızsın sonbaharın yabancısı
      belki paris'te maria missakian
      avuçlarında bir çarmıh acısı
      gizlice bir sefalet gecesi
      çocuğunu boğarmış gibi boğup paris'i
      sana kaçmayı tasarlar her akşam

      Attila İlhan

      #1714445
      Ayche
      Katılımcı

        Şairin Paristeki sevgilisi için yazdıgı bu şiir yıllar sonra torun sahibi olan bayan marianın şaire teşekkür etmesini ve onu hiç unutmadıgını söylemesine vesile olmuştur

        #1714453
        Ayche
        Katılımcı

          iki yüzlü melekler
          Sayende sayeban olduk İstanbul şehri

          sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk

          yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda

          ve yaktı perişan eyledi sine-i sad-paremizi

          saplanıp hançer misali bir hilal

          sokaklar serseri biz serseri

          yüksek kaldırım’da.

          Bir Cezayir şarkısını dile getirdi plaklar

          cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir

          sinemalar nerdeyse boşalacaklar.

          Vay anam vay

          sen ne dersin İstanbul

          sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin

          kimin gücü yeterse kahretsin pazarlığı

          sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan

          yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım

          yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı

          kurtulmadık gitti bu denlü kepaze hayattan.

          Hep böyle gecelerin koynunda yaşadık

          geceler serseri biz serseri.

          Karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz

          gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri

          kırılmış kavala dönmüşüz.

          Sen söyle serseriler kıralı İstanbul

          sen söyle iki gözüm

          hangi merhem çaredir şu bizim yaramıza

          yel üfürdü su götürdü gençliğimizi

          elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık

          meydanlar serseri biz serseri

          sağımız sefalet solumuz ölüm

          işte geldik gidiyoruz

          kahrolasın

          kahrolasın İstanbul şehri.

          #1714456
          RespecT Me
          Katılımcı

            bu sayfayı güzel şiirlerle doldurdugun için teşekkürler

          4 yazı görüntüleniyor – 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

          Yayımlandı

          kategorisi

          yazarı:

          Etiketler: