Forumlar › Forumlar › Taraftar › Serbest Kürsü › ölümüne beşiktaşk ;
- Bu konu 8 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son 18 yıl 2 ay önce
Gokhan tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Mart 11, 2008: 4:44 pm #1176037
Girilmez yazılı tabelanın tam altındaydı. Ameliyathane-nin o çirkin yüzlü kapısı o ana kadar ona hiç bu kadar soysuz gelmemişti. Başını iki küçük elinin arasına almış, oracığa çömelivermişti. Gözlerinden akan yaşlar Kızılırmak'ın deli suları gibiydi. Varsın aksındı. Hatta hiç durmasındı. Ama doktor amca müjdeli haberi bir an evvel versindi. "Baban kurtuldu" desindi. 11 yaşındaki o gencecik yüreği şimdi bir ayrı çarpıyordu. Çaresizlik durağında beklemek onu bir hayli yıpratmıştı. Şöyle bir ayağa kalkar oldu. Acıktığını hissetmişti. Ellerine baktı… Kan içindeydi. Üzerinde babasının ona 100. yılda aldığı nostalji formalarından vardı. O günü hiç unutamıyordu. Babası iş çıkışı "store"a uğramış, akşam yemeğinde ona sürpriz yapmıştı. Heyecandan sabaha kadar formayla dolaşmış, hiç uyumamıştı. Ya şimdi! Babası azraille çatışıyordu. Üstündeki formanın armasını öptü, gözlerini kapadı, ağzından iki üç kelime döküldü: "Seninle ağladık, senle güldük biz…" Sonra bir duygu sağanağı patladı. Bir türlü gözlerine dolan yaşlara hakim olamıyordu. Formasının alt kısmıyla gözlerini sildi. "Ne vardı sanki balkona çıkacak" diye kendi kendine hayıflandı. Fenerbahçe maçının atmosferinden etkilenmişti babası… Konya maçından sonra eve geldiğinde şampiyon oldukları sene diktirdiği bayrağı sandıktan çıkarmış, bir güzel ütülemişti. Bayrağı caddeye asacaktı. Ama ip eksikti. Onu da ertesi gün işten gelirken alacaktı. Bu işleri iyi biliyordu. 1982 şampiyonluğunda İstanbul'u bayrak delisi yapmışlardı. Antrenmanlıydı. İpi alıp geldiğinde bir yandan çocuğu ile konuşuyor, maaşını aldığında 1 numaralı Pancu formasını alacağını taahhüt ediyordu. İşte o anda balkonun en bakımsız ve çürük yeri çökmüştü. Babası gözü önünde Beşiktaş bayrağıyla aşağı düşüyordu. Bayrağın balkon demirlerine takılması düşüş hızını kesmişti. Hastaneye nasıl gelmişlerdi hatırlamıyordu. Birden irkildi. Babası hâlâ çatışıyor muydu azraille? Doktor hâlâ neden "müjde" dememişti? Babası da annesi gibi onu terk mi edecekti? Hüzünler hiç bitmez miydi? Ve kapı açıldı… Doktor karşısında dimdik duran çocuğa ağlamaklı bir sesle ancak "Kimin kimsen yok mu?" diyebildi. "Kurtaramadık" diyememişti bile. Avucunda doktorluğuna lanet edercesine sıktığı bir kağıt parçası vardı. Sessizce uzatıverdi çocuğa… Ufacık elleriyle buruşuk kağıdı düzeltti. Kağıtta; "Sevdamız uğruna canlar verdik biz Siyahın zindan olsun beyaz aydınlık Herkese nasip olmaz Beşiktaşlılık" yazıyordu…
Mart 11, 2008: 8:24 pm #1745043Teşekkürler gökhancıgım çok etkileyici bi hikayeydi
Mart 11, 2008: 9:09 pm #1745062gercekten cook etkıleyıcı tesekkurler….etkılenmemek mumn dııl:(…..
Mart 11, 2008: 9:11 pm #1745063duygusal insanları buraya davet ediyorum arkadaslar …
Mart 12, 2008: 9:41 pm #1745590rıce ederım arkadaslar begenmenıze sevındım gercek besıktas askı bu olsa gerek
Mart 12, 2008: 10:21 pm #1745602eyvallah kardeşim
Mart 13, 2008: 7:53 am #1745734tşkler paylaşım için
Mart 13, 2008: 11:11 am #1745851teşekkürler gökhan emeğine sağlık harika bi paylaşım olmuş


Ağustos 16, 2008: 1:35 pm #1890356asıl olan hayattır hayat ta beşiktaş
okurken bır kez daha tuylerım dıken dıken oldu -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.