- Bu konu 21 yanıt içerir, 19 izleyen vardır ve en son 17 yıl 10 ay önce
Gokhan tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Aralık 2, 2008: 12:45 pm #1195931
Ne korkması!
'Skora göre eleştiriye aşina olduğumuz için son derbi sonrasında yazılıp çizilenlerde de pek farklılık yoktu. Bu ülkede teknik direktörlerin iki sıfatı var; ya korkak, ya cesur…' Fanatik Gazetesi yazarı Basri Baykoç'un köşe yazısı:Ne korkması!
Skora göre eleştiriye aşina olduğumuz için son derbi sonrasında yazılıp çizilenlerde de pek farklılık yoktu. Bu ülkede teknik direktörlerin iki sıfatı var; ya korkak, ya cesur… Arası yok. Hatta bir sezonda aynı teknik direktörü 3-4 kez korkaklığından ötürü ipe de götürürüz, aynı sayıda cesaret madalyası da verebiliriz. Huyumuz bu… Zamana, maça ve skora göre gelişen zihinsel reflekslerimizin üstüne yoktur.
Hücumcu Denizli, bu kez korkaklığından ötürü ceza tahtasında… Cisse'nin atılışı, 40. dakikaya kadar yakalanan 3-4 gol pozisyonu ve kaydedilen bir sayıya rağmen… Holosko ile Tello oynasa, sanki 8 pozisyon daha elde edilecek ve en az 3 gol daha atılacakmış gibi… Bir de, rakibin hiç önemi yok bizde… Kimle oynuyorsun, karşısı elma-armut mu topluyor, buna aldıranını da bulmak zor. Hele ki, Fenerbahçe'nin köşe başlarını tutan kalemlerden benzer eleştirileri dinlemek, daha da garip. Fenerbahçe'yi en sıkı onlar izlediğine göre, o zaman soru da şu: Fenerbahçe'nin geleneksel, en girişimci ayakları kim? Deivid, Alex, Uğur Boral, Gökhan Gönül ve Kazım Kazım… Hangisinin performansı, kendi vasatını aşıp da Beşiktaş'ı bireysel ya da organize zorladı, acaba… Futbol, iki tarafında birbirini tamamen özgür bıraktığı bir oyun mu? Tavlada bile kapı almadan, oyun kazanamazsınız…
Denizli, defansif oynatmış mış!.. Defansif prensiplere sıkı sıkıya sarılı bir takım mı, o mahallede bile yenmeyecek golleri yedi? Sizin tabirinizle Denizli korkaksa, 10 kişilik rakibine karşı Alex'i 10 metre öne çıkarmak yerine, yanına alıp, son yarım saati Josico ile geçiştiren Aragones mi, o zaman?..
Denizli bir tek Ekrem'le, Fenerbahçe'nin defans kurgusunu bozdu. Millet, son haftalarda oyun patronluğuna yerleşen Tello'yu beklerken, son dönemde ortalıkta görünmeyen Delgado ile risk alıp, Fenerbahçe'yi şaşırtmayı başardı. Peki ya, sonuç mu diyeceksiniz?.. Onu da futbolcular belirledi. Beşiktaş'ın elinde öyle cevherler var ki, bazen şaşırıp, kalıyorsunuz. 1.90'lık Gökhan Zan, kendi eğilip, bükülme özelliğini hiçe sayarak, ceza alanı kalabalığında iki kere röveşataya kalkıyor. Cisse gibi bir enternasyonel, gördüğü sarı kartı, hafızasında ancak 5 dakika tutabiliyor.
Gelelim Beşiktaş'ın gerçek derdine!..
Defansın göbeğinde Çekler'in birlikteliği, kurulacak her türlü kurgunun temel taşı idi… Bu bozuldu, olmadı… Savunmanın, hele de üçlü oynarken, adam markajı ile rakibi karşılama prensibi de, hiç tutmayacak cinstendi… Bunu da Beşiktaş'ın 2 maçta 1 yediği gollerin cinsliği ile her sefer biraz daha net görüyoruz.Haksız mı sizce de. 10 kişi kalana kadar fenerı ezmedık mı (yedıgımız goller bıreysel hatadan dı). adamlara top oynatmadık ama skora bakınca hoca eleştirmek kolay ne yazık ki…
Aralık 2, 2008: 12:51 pm #1951525serkan8803;864451 wrote:Ne korkması!
'Skora göre eleştiriye aşina olduğumuz için son derbi sonrasında yazılıp çizilenlerde de pek farklılık yoktu. Bu ülkede teknik direktörlerin iki sıfatı var; ya korkak, ya cesur…' Fanatik Gazetesi yazarı Basri Baykoç'un köşe yazısı:Ne korkması!
Skora göre eleştiriye aşina olduğumuz için son derbi sonrasında yazılıp çizilenlerde de pek farklılık yoktu. Bu ülkede teknik direktörlerin iki sıfatı var; ya korkak, ya cesur… Arası yok. Hatta bir sezonda aynı teknik direktörü 3-4 kez korkaklığından ötürü ipe de götürürüz, aynı sayıda cesaret madalyası da verebiliriz. Huyumuz bu… Zamana, maça ve skora göre gelişen zihinsel reflekslerimizin üstüne yoktur.
Hücumcu Denizli, bu kez korkaklığından ötürü ceza tahtasında… Cisse'nin atılışı, 40. dakikaya kadar yakalanan 3-4 gol pozisyonu ve kaydedilen bir sayıya rağmen… Holosko ile Tello oynasa, sanki 8 pozisyon daha elde edilecek ve en az 3 gol daha atılacakmış gibi… Bir de, rakibin hiç önemi yok bizde… Kimle oynuyorsun, karşısı elma-armut mu topluyor, buna aldıranını da bulmak zor. Hele ki, Fenerbahçe'nin köşe başlarını tutan kalemlerden benzer eleştirileri dinlemek, daha da garip. Fenerbahçe'yi en sıkı onlar izlediğine göre, o zaman soru da şu: Fenerbahçe'nin geleneksel, en girişimci ayakları kim? Deivid, Alex, Uğur Boral, Gökhan Gönül ve Kazım Kazım… Hangisinin performansı, kendi vasatını aşıp da Beşiktaş'ı bireysel ya da organize zorladı, acaba… Futbol, iki tarafında birbirini tamamen özgür bıraktığı bir oyun mu? Tavlada bile kapı almadan, oyun kazanamazsınız…
Denizli, defansif oynatmış mış!.. Defansif prensiplere sıkı sıkıya sarılı bir takım mı, o mahallede bile yenmeyecek golleri yedi? Sizin tabirinizle Denizli korkaksa, 10 kişilik rakibine karşı Alex'i 10 metre öne çıkarmak yerine, yanına alıp, son yarım saati Josico ile geçiştiren Aragones mi, o zaman?..
Denizli bir tek Ekrem'le, Fenerbahçe'nin defans kurgusunu bozdu. Millet, son haftalarda oyun patronluğuna yerleşen Tello'yu beklerken, son dönemde ortalıkta görünmeyen Delgado ile risk alıp, Fenerbahçe'yi şaşırtmayı başardı. Peki ya, sonuç mu diyeceksiniz?.. Onu da futbolcular belirledi. Beşiktaş'ın elinde öyle cevherler var ki, bazen şaşırıp, kalıyorsunuz. 1.90'lık Gökhan Zan, kendi eğilip, bükülme özelliğini hiçe sayarak, ceza alanı kalabalığında iki kere röveşataya kalkıyor. Cisse gibi bir enternasyonel, gördüğü sarı kartı, hafızasında ancak 5 dakika tutabiliyor.
Gelelim Beşiktaş'ın gerçek derdine!..
Defansın göbeğinde Çekler'in birlikteliği, kurulacak her türlü kurgunun temel taşı idi… Bu bozuldu, olmadı… Savunmanın, hele de üçlü oynarken, adam markajı ile rakibi karşılama prensibi de, hiç tutmayacak cinstendi… Bunu da Beşiktaş'ın 2 maçta 1 yediği gollerin cinsliği ile her sefer biraz daha net görüyoruz.Haksız mı sizce de. 10 kişi kalana kadar fenerı ezmedık mı (yedıgımız goller bıreysel hatadan dı). adamlara top oynatmadık ama skora bakınca hoca eleştirmek kolay ne yazık ki…
:congrats::congrats::congrats::congrats::congrats::congrats:
Olurmu canım…Hocayı bıktıracaklar..bezdirecekler ki..zirve FB-GS a kalsın..Bunu anlamak bu kadar mı zor..Aralık 2, 2008: 2:01 pm #1951540hay ağzına diline sağlık Basri Baykoç kaç gündür bunu anlatmaya çalışıyoruz..
Aralık 2, 2008: 2:15 pm #1951545Çoğru bir yazı.Cok forvetle cıkmak ofansif oynamak anlamına gelmez.Oyuna ofansif karakterini veren sistem+mantalite+oyuncu secimleri+mevkiilerdeki oyuncu karakterleri+oyuncu değişikliklerinin "toplamıdır".Febe maçında Tek problem oyuncu secimlerindeki yanlıstı, bu takım ne oynarsa oynası sivok zapo uyumu bozulmamalı.Ofansif bir oyun içinde sağ bekte toraman tercih edilmemeli.Ama futbolcularımız canla başla mücadele etti.Cesurca oynadılar…
Aralık 2, 2008: 2:57 pm #1951554hay kalemine sağlık basri baykoç.10 kişi kalana kadar fenerbahçe oynadımı yoksa bizimi seyretti? eğer sonuçta önemli olan skor dersek karakartal kimliğimiz kaybedioruz demektir beşiktaşımıza karakartal yakıştırılması kartal gibi saldırmasından dolayı yapılmıştır.ben öle bi takım seyretmek istiorum.şuanki futboldan memnunum ve dahada gelişeceğini düşünüorum.Saldır KARAKARTALIM
Aralık 2, 2008: 3:04 pm #1951555Harbiden süper oynuyoruz.
Aralık 2, 2008: 7:39 pm #1951697Ne derseniz deyin bu macta Holosko ile Bobo kesinlikle oynamaliydi!! Fener 90% golleri defansin arakay atilan toplarla yiyor.. Nobre ile bunu yapamazsin ama Holosko ile Bobo cok rahat yapar bunlari!! Denizli maci resmen hediye etti ne derseniz deyin!!
Aralık 2, 2008: 7:50 pm #1951708Bu Takım Busene Fuka Fuka ŞAMPİYON!
Aralık 2, 2008: 7:59 pm #1951711qercekden süßer ßi yazı..her keLimesine katıLıorum..qünLerdir annatmaya caLısdımız hersey annatıLmıs..
Aralık 2, 2008: 8:17 pm #1951716Basri Baykoç;864451 wrote:Denizli, defansif oynatmış mış!.. Defansif prensiplere sıkı sıkıya sarılı bir takım mı, o mahallede bile yenmeyecek golleri yedi? Sizin tabirinizle Denizli korkaksa, 10 kişilik rakibine karşı Alex'i 10 metre öne çıkarmak yerine, yanına alıp, son yarım saati Josico ile geçiştiren Aragones mi, o zaman?..Beşiktaş'ın elinde öyle cevherler var ki, bazen şaşırıp, kalıyorsunuz. 1.90'lık Gökhan Zan, kendi eğilip, bükülme özelliğini hiçe sayarak, ceza alanı kalabalığında iki kere röveşataya kalkıyor. Cisse gibi bir enternasyonel, gördüğü sarı kartı, hafızasında ancak 5 dakika tutabiliyor.
Defansif oynayan takımlar bireysel hata yapmicak diye birşey mi var? 50 tane defansla oyna istersen bi uyum yakalayamzsan, en önemli maçında bambaşka bir defans kurgusuyla oynarsan yersin böyle golleri işte..Denizlinin şu çıkardığı kadro kesinlikle galibiyeti düşünen bir kadro değildir..Taktikte sorun yok önemli olan oyuncu seçimlerindedir..4 tane tam stoper 2 tane de hücum özelliği olmayan oyuncuyla nereyi, kimi yenion sen? Aragonesin Alexi korktuğu için değil, kötü performansından dolayı oyundan aldığını düşünüyorum ben..Yerine Josiciyu alarak ortasahası tamamiyle boş rakibine karşı burayı ele geçirerek üstünlük sağlamayı amaçlamak korkaklık olmasa gerek.. Bunlardan dolayı ilk paragrafına katıldığım söylenemez..
Fakat 2. paragraf maçın özetidir..Kadro seçimine, taktiğe, hakemlere rağmen bz maçı kazanabilirdk..Karşımzda o denli zayıf bir rakip vardı bence..Fakat bizim kendi ukalalıklarımız, düşüncesizliklerimiz, savurganlıklarımız sonucun bu hale gelmesine neden oldu..Bu anlamda düşünürsek 2.paragraf gerçekten herşeyi özetliyor..
Aralık 2, 2008: 9:08 pm #1951741once_biz_vardik1903;864669 wrote:ilk skor yazari sensin basri baykoc serefsizi sizin hepiniz serefsizsiniz o yuzden simdi ne yazarsan yaz beni baglamaz serefsiz ertugrul saglam yapsaydi ayni seyleri sende baslardin holosko niye yok bobo niye yok diye simdi denizli babaniz gectiya takimin basina 11 stoper ciksa yne cok cesurdu dersin bu kadroya cesur kadro diyenin alnini karislarim ben ve oturup sabaha kadarda futbolu tartisirim onunlaAynen hea, bu adam ağzıylan kuş tutsa yaranamaz!..E.Sağlam döneminde neler yazdığını herkez çok iyi biliyor, onun için şimdi hiç kıvırmasın!..
Aralık 2, 2008: 9:19 pm #1951748kartalim_;864680 wrote:Aynen hea, bu adam ağzıylan kuş tutsa yaranamaz!..E.Sağlam döneminde neler yazdığını herkez çok iyi biliyor, onun için şimdi hiç kıvırmasın!..bunlar boyle iste holosko tello bobo besiktasin en buyuk 3 hucumcusu yedek baslamis adam kadroya cesurdu korkak degildi diyor bende ona hadi ordan diyorum ancak
Aralık 2, 2008: 11:18 pm #1951784valla ben besiktasin oynadigi oyundan memnunum ha hata yokmu evet var. ama sunada eminimki biz 10 kisi kalmasak bu maci yenilmezdik
Aralık 3, 2008: 4:50 am #1951796Kalemine sağlık basri baykoç doğruları yazmışsın Beşiktaşlı değil ERTUĞRULCU olanlara inat .
Aralık 3, 2008: 6:23 am #1951800ne zmandan beri çok hücumcu çok gol demek oldu, 1-2 futbolcuya takılıp kalan zihniyetler de takım oyunu ve uyumundan bahsetmesin … ısrarla ertuğrul hoca'yı gündeme getirerek mustafa hoca'yı yıpratamaycaksınız, ben de e.sağlam'ın gitmesinden yana değildim ama şimdi görüyorumki bu BEŞİKTAŞ bana futbol olarak daha çok ümit veriyor, e. sağlam'ın zamanında alamadığım futbol zevkini tadını almaya başladım, bu hücumcular eski hocamız zamanında yokmuydu yoksa ben mi yanlış hatırlıorm, en yenileri holosko ki o bile yarım sezondan fazla oynadı e.sağlam ile ama ne oldu ne etkinlik gösterdi ? e.sağlam sanki çok hücum oynuyordu, çoğu zaman tek forvet arkasında delgado oynamamadı mı ? hatta bunu inönü'de yapmadı mı ? şimdi gelmişler onu savunuyorlar, o zmanlar da herkes lucescu gibi defansif oynamadan şikayetçi diilmiydi ? o zmanlar halimiz daha içler acısıydı ki çift forvet ve çok hücumcu ile oynadığımız maçlarda bile hele hele inönüde sıradan anadolu takımlarına mahkum oynamadık mı ? varsın bu hafta defans adamlarıyla ama mahkum oynamadan yenilmiş olalım en azından eskiye göre gelişme var demekki yakın zamanda çok daha iyi yerlerde olacas.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.