- Bu konu 29 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son 17 yıl 6 ay önce
alpler tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Nisan 12, 2009: 3:33 pm #1202900
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) : Kişi sevdiğiyle beraberdir!
Peygamberimiz (sas) “Kişi sevdiğiyle beraberdir!” buyurmuştur. Herkes kime ne kadar sevgi beslediğini kontrol etmek durumundadır. Sevdiğinizi dikkatli sevmek gerektiğini de göz ardı etmeyin.
Size bir soru: – Çevrenizde kimleri çok seviyor, kimlere daha çok ilgi duyuyor, taklit ediyorsunuz?Bunu bir düşünün isterseniz… Neden mi?..
-Çünkü insan ahirette de dünyadaki sevdikleriyle beraber olacaktır da ondan…
Sevdiği insan cennetlik bir yaşantı içinde ise, kendisini seveni de cennette layık bir iman ve amel içinde görmek isteyecektir…
Yok eğer cehennemlik bir yaşantı içinde ise, o da sevenini kendine layık bir alışkanlık ve davranış içinde olmaya teşvik edecektir… Böylece insan sevdikleriyle beraber olma durumuna girecektir.
Bundan dolayı Peygamberimiz:
-Kişi sevdiğiyle beraberdir! buyurmuştur.
Efendimizin bu hatırlatmasını duyan sahabeler sevinçlerinden uçacak gibi olmuşlardır. Çünkü hepsi de Allah Resulü Efendimizi (sas) seviyorlardı. Efendimizi sevenleri seviyorlardı… İslam ahlakıyla yaşayanları, günahtan kaçanları, haramdan uzak duranları, kötü alışkanlıklardan korunanları seviyorlardı… Yani cennetlik iman, amel ve ahlak sahiplerini seviyorlardı. Biliyorlardı ki, insan kimi seviyorsa onunla birlikte olacaktır sonunda. Öyle ise onlar da bunları seveceklerdi elbette…
Kuşeyri Risalesi’nde insanın sevdiğiyle birlikte olacağına ait şöyle bir misal anlatılır:
Hak dostu İbrahim Etem bir gece rüyasında Cebrail aleyhisselamı elinde defterle görünce sorar:
– Nedir elindeki defter ey meleklerin sultanı? der. O da:
-Hak dostlarının adının yazılı olduğu defterdir, der. İbrahim:
– Bakar mısın der, benim adım da Hak dostlarının yanında yazılı mı?
– Hayır der Cebrail, senin adın Hak dostlarının yanında değil, Hak dostlarını sevenlerin yanında yazılı… Bunun üzerine İbrahim teklifini hemen yapar:
– Öyle ise der, benim adımı da Hak dostlarının yanına yazın. Çünkü ben Hak dostlarını seviyorum, sevdiklerimle beraber olmak isterim. Efendimiz “Kişi sevdiğiyle beraber olacaktır” buyurdu.
İbrahim Etem’in ismi böylece sevdiği Hak dostlarının yanına yazılır, Hak dostlarıyla birlikte söylenir hale gelir dünyada da ahirette de…
Şurası unutulmamalıdır ki, insanın ilgi duyduğu dost ve sevdiklerinden ahlaki alışkanlıklar alıp, davranış şekilleri benimsediği kesindir.
Bundan dolayı Efendimiz (sas) “Kişi sevdiğinin dini üzeredir” buyurmuştur. Yani sevdiği insanın özelliklerinin kendisine de sineceğini, aksedeceğini bildirmiştir…
Nitekim bu konu verilen misalde şöyle denmektedir:
Ormanda yeşillikler içinde yürüyen bir adam, çalı yapraklarının gül gibi koktuğunu anlayınca merak edip sormuş:
-Bu çalı yapraklarında gül kokusu var, nedendir acaba?.. Demişler ki:
– Rüzgarın gül ağacından uçurup getirdiği yaprakları bunlar misafir edip sahip çıktılar. Güllerle uzun zaman dostluk kurup birlikte oldular… Gülle dostluk kuran elbette gül gibi kokacaktır. Gülün güzel kokusu ona da sinecektir. Meşe yapraklarındaki gül kokusu beraber olduğu güllerden gelmiştir…
-Ne dersiniz, siz de gül yaprağı gibi güzel ahlak ve amel sahibi Hak dostlarını seviyor, onlarla birlikte mi oluyorsunuz? Kötü alışkanlıkları olanlardan da uzak kalıyor, kendinizi korumaya mı alıyorsunuz?..
– Unutmayın, insandaki sevgi, saygı, ilgi öyle bir iksirdir ki, Hak dostlarına yönelirse onlarla birlikte olabilir. Hak düşmanlarına yönelirse bu defa da onlarla birlikte olabilir…
-Öyle ise herkes kalbinde beslediği sevgisine dikkat etsin. Kimleri seviyor, taklit ediyor iyi düşünsün!.. Unutmasın ki, insan kimleri seviyorsa onunla beraber olacaktır sonunda…

__________________
'
Gülmeyecek Bu Gözler Bilesin Bir Dαhα Sensiz..
Sevmeyecek Bu Gönül Bαşkαsını Artık Herkese Sessiz..
Bir Sαnα Bαğlı Bu Gönül
Bir Sαnα Yeminli Bu Ömür..
Yαbαn Eller Yαbαn dα Kαlsın Bαnα Sen Lazımsın..Elimde Değil Vαzgeçemiyorum Seni Herşeyden Çok Önemsiyorum..
Dilimde Değil Yürekten Seviyorum Ben Sensiz Hαyαtı Cehennem Biliyorum Yaresulallah.Müslümanlar gül kokusunun peygamberlerinin kokusundan geldiğini kabul ederler ve peygamberleriyle yoğun sevgi bağı olan kişilerin dahi gül koktuğuna inanırlar. İslam sanatında gül çoğunlukla peygamberi simgeler. Bu yüzden çoğu İslami eserde güle ayrı bir değer verilmiştir. Peygamber'in terinin gül gibi koktuğu rivayet edilir. Hz. Muhammed gülleri "Seyyidül ezharül Cennet=Cennet çiçeklerinin ulusu" olarak nitelendirmiştir.
Efendimiz için bir gül de siz ekleyin
Nisan 12, 2009: 4:15 pm #2035135Teşekkürler konu için Mehmet.
Ben de bazı tanınmış düşünürlerin Hz.Peygamber ile ilgili düşüncelerini paylaşmak istiyorum.
Felsefe,hitabet,dini hayat,hukuk,devlet nizamı,fikirlerin fethi,hayal ve hurafeden arınmış akla dayanan bir inanç sisteminin kurulması bakımlarından önder ve yirmi dünyevi bir ruhani imparatorluğun kurucusu olan insan.İşte Hz Muhammed(sav) budur.İnsan büyüklüğünün ölçülebileceği bütün standartlara göre O'ndan daha büyük insan var mıdır? LAMARTINEPeygamber Hz.Muhammed(sav) büyük bir ıslahatçıdır.İnsanlığa çok büyük hizmette bulunmuştur.Bir ümmeti hak nuruna kavuşturdu.O'na bu şeref olarak yeter.Onları kan dökmekten kurtardı.Barışa eriştirdi.Onlara yükselme yollarını açtı.O'nun gibi büyük bir zat,her türlü saygıya layıktır.TOLSTOY
Büyük İslam Peygamberi Yüce Yaratıcı'nın katına çıkıp O'nunla buluşmuştur.Ben Miraç'a bütün kalbimle inanıyorum.DOSTOYEVSKI
Hiç kimse Hz.Muhammed (sav)'in prensiplerinden daha ileri bir adım atamaz.Biz Avrupa Milletleri medeni imkanlarımıza rağmen Hz.Muhammed (sav)'in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız.Şüphe yok ki kimse bu yarışmada onu geçemeyecektir.GOETHE
Allah Hz.Peygamber'in şefaatine nail etsin bizleri.
Nisan 12, 2009: 4:42 pm #2035149teşkkürler mehmet bende buna bakıodm az önce…
Hz. Peygamber Nisan 2006Nisan 13, 2009: 3:28 pm #2036209Kutlu Doğum Haftası yarın başlıyor

DİYANET İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının (TDV)organize ettiği Kutlu Doğum Haftası faaliyetleri, 14 Nisan Salı günü başlayacak.
Resmî açılış töreni Balıkesir’de gerçekleştirilecek ve 20 Nisan’da sona erecek hafta boyunca ‘’Küreselleşen dünyada aile’’ konusu işlenecek.
Yurt içi ve yurt dışında çeşitli panel, konferansların düzenleneceği hafta dolayısıyla terminal, otobüs durakları ve bilboardlara ailede dayanışmayı, birlikteliği ve iyi geçinmeyi tavsiye eden âyet ve hadislerin yer aldığı afişler asılacak.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı İzzet Er, Kutlu Doğum Haftası faaliyetlerini her yıl farklı bir ilde başlattıklarını hatırlatarak, bu yıl açılış törenine Balıkesir’in ev sahipliği yapacağını söyledi. Açılışın ardından ‘’Hz. Peygamber ve Aile’’ konulu bir panel düzenleneceğini bildiren Er, 15-16 Nisan’da da ‘’Küreselleşen Dünyada Aile Sempozyumu’nun gerçekleştirileceğini dile getirdi. Hz. Muhammed’in doğumunu anlatan Mevlit’in yazılışının 600. yılı olduğunu da ifade eden Er, bu nedenle Süleyman Çelebi’nin doğum yeri olan Bursa’da, 16-17 Nisan’da ‘’Yazılışının 600. Yılında Bir Kutlu Doğum Şaheseri Mevlit ve Süleyman Çelebi’’ konulu uluslar arası sempozyum düzenleneceğini anlattı. Küreselleşme çerçevesinde aile yapısındaki değişikliklerin ele alınacağı hafta boyunca terminaller, otobüs durakları gibi toplu popülasyonun yoğun olduğu yerlere ailede dayanışmayı, birlikteliği ve iyi geçinmeyi tavsiye eden ayet ve hadis meallerinin yer aldığı afişlerin asılacağını söyledi. İzzet Er, gerek yurt içinde gerekse Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırım, KKTC, Makedonya, Romanya gibi soydaş ve dindaşların yaşadığı ülkelerde çeşitli konferans ve panellerin düzenleneceğini hatırlatarak, ‘’Ufuk açıcı yeni tebliğlerin ortaya çıkacağını düşünüyoruz’’ dedi. Kutlu Doğum Haftası açılış töreninin, bu yıl ilk kez uydu üzerinden yayınlanacağını bildiren Er, bütün il ve ilçe müftülüklerinin kapalı devre televizyon sistemiyle törenleri canlı izleyebileceğini söyledi. Er, törenlerin Diyanet’in internet sitesinde yayınlanacağını da kaydetti.YURT DIŞINDA DA KUTLANACAK
YURT içinde müftülüklerce yaklaşık 18 bin, yurt dışında da din müşavirliklerince 338 faaliyet düzenleneceğini belirten Er, ‘’Toplumda tenkide neden olacak aşırılıklara yer verilmemesini ve etkinliklerin 14-20 Nisan dışına taşırılmamasını istedik’’ diye konuştu. Bütün faaliyetlerin mülki amirlerin onayıyla gerçekleştirileceğini vurgulayan Er, toplumun tamamını kapsayıcı, kuşatıcı, ayrımcılıktan uzak, Hz. Muhammed’in daha iyi anlaşılmasını sağlayan programlar yapılmasını hedeflediklerini söyledi
alıntı
Nisan 13, 2009: 4:34 pm #2036249
Sağolasınız Mehmet,İbrahim,Mehlika ve Tekin Bey…
Amin inşallah Peygamber Efendimizin şefaatine nail olan kullardan oluruz Mehlikacığım…
Bu arada Bekir'de de çok güzel resimler vardı,haraketli gifler,buraya eklersen seviniriz Bekir.
Nisan 14, 2009: 10:12 am #2036897
Tam boy olarak gormek için buraya tıklayınız..
Nisan 14, 2009: 10:12 am #2036899
Nisan 14, 2009: 10:13 am #2036900







Nisan 14, 2009: 10:13 am #2036901
Nisan 14, 2009: 10:14 am #2036902……..Bu Güller Canımıza………..
……..Bu Güller Cananımıza………..
……..Bu Güller Efendimize………..
……..Bu Güller Peygamberimize………..
……..Bu Güller………..
……..Bu Güller Hz. Muhammed (sav) e………..Nisan 14, 2009: 10:15 am #2036903
Çok güzel,teşekkürler Bekir…
Nisan 14, 2009: 10:19 am #2036905Peygamber Efendimiz (sav)'in Namaz ve Abdest ile İlgili Sözleri
Câbir radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Beş vakit namazın benzeri, sizden birinizin kapısı önünden akıp giden ve her gün içinde beş defa yıkandığı bol sulu bir ırmak gibidir."
(Müslim, Mesâcid 284)
Osman İbni Affân radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar."
(Müslim, Tahâret 33. Ayrıca benzer rivayetler için bk. Nesâî, Tahâret 84; İbni Mâce, Tahâret 6)
Osman İbni Affân radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i benim şu abdestime benzer şekilde abdest alırken gördüm. Sonra da şöyle buyurdu: "Bir kimse bu şekilde abdest alırsa geçmiş günahları bağışlanır. Onun namazı ve mescide kadar yürümesi de fazladan kazanç sayılır."
(Müslim, Tahâret 8. Benzerleri içi bk. Ebû Dâvûd, Tahâret 50; Nesâî, Tahâret 84; İbni Mâce, Tahâret 6)
Ebû Züheyr Umâre İbni Ruveybe radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittiğini söyledi: "Güneş doğmadan ve batmadan önce namaz kılan bir kimse cehenneme girmeyecektir." Resûl-i Ekrem bu sözüyle sabah ve ikindi namazlarını kastetmişti.
(Müslim, Mesâcid 213-214. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 9)
Cündüb İbni Süfyân radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sabah namazını kılan kimse Allah'ın himayesindedir. Dikkat et, ey Ademoğlu! Allah, bizzat himayesinde olan bir konuda seni sorguya çekmesin."
(Müslim, Mesâcid 261-262. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 51, Fiten 6; İbni Mâce, Fiten 6)
Cerîr İbni Abdullah el-Becelî radıyallahu anh şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında idik. Dolunay halindeki aya bakarak şöyle buyurdu: "Siz şu Ay'ı güçlük çekmeden gördüğünüz gibi, Rabbinizi de açıkça göreceksiniz. Güneş doğmadan ve batmadan önceki namazları kaçırmamak elinizden geliyorsa, kesinlikle kaçırmayıp kılınız." Buhârî'nin bir rivayetinde: "Resûl-i Ekrem, Ay'ın on dördüncü gecesi Ay'a bakmıştı" denilmektedir.
(Buhârî, Mevâkît 16, Tefsîru sûre (50) 2, Tevhîd 24; Müslim, Mesâcid 211. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 19; Tirmizî, Cennet 16; İbni Mâce, Mukaddime 13)
İbni Mes'ud radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e: Hangi ameller daha faziletlidir? diye sordum. "Vaktinde kılınan namaz" buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Ana babaya iyilik etmek" cevabını verdi.
(Buhârî, Mevâkît 5, Cihâd 1, Edeb 1, Tevhîd 48; Müslim, Îmân 137-139. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 14, Birr 2; Nesâî, Mevâkît 51)
Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem öğle namazının farzından önceki dört rekat ile sabah namazının farzından önceki iki rekatı hiç terk etmezdi.
(Buhârî, Teheccüd 34. Ayrıca bk. Nesâî, Kıyâmü'l-leyl 56)
İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir."
(Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16)
İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İslam beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah'ın evi Kâbe'yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak."
(Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 3; Nesâî, Îmân 13)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittiğini söyledi: "Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı?" Sahâbîler: O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz, dediler. Resûl-i Ekrem: "Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder" buyurdular.
(Buhârî, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 283. Ayrıca bk. Tirmizî, Emsâl 5; Nesâî, Salât 7; İbni Mâce, İkâmet 193)
Câbir radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i: "Gerçekten kişi ile şirk ve küfür arasında namazı terketmek vardır" buyururken işittim.
(Müslim, Îmân 134. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 15; Tirmizî, Îmân 9; İbni Mâce, İkâmet 17)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i: "Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın" buyururken işittim.
(Buhârî, Vudû' 3; Müslim, Tahâret 35)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Ben dostum sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: "Mü'minin nuru ve beyazlığı, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır."
(Müslim, Tahâret 40. Ayrıca bk. Nesâî, Tahâret 109)Nisan 14, 2009: 10:20 am #2036906Peygamber Efendimiz (sav)'in Şirk ile İlgili Sözleri
(En büyük günah) Allah seni yaratmış iken, O'na ortak koşmandır.
(Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 130)
Allah (z.c.hz.)leri buyurur: "Bir adam bilse ki Ben kudret sahibiyim, günahları affederim. O şirk etmedikçe, Ben onu affederim."
(G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 329/1)
Bana göre, sizin için deccalden daha ziyade korktuğum şeyi haber vereyim mi? O, gizli şirktir ki, kişinin kalkıp adamın makamına gösteriş için amel etmesidir.
(G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 163/6)
Şirk ümmetimde düz taşta karanlık gecede karıncaların gezinişinden daha gizlidir. Alameti, adaletsizlikten dolayı muhabbet, ve adaletten dolayı da buğz etmektir. Ve Din, Allah için sevgi ve Allah için buğzdan başka nedir? Allah Teala buyurdu ki:"Eğer siz Allah'ı seviyorsanız Bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin.
(G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 215/16)Nisan 14, 2009: 10:24 am #2036910Peygamberimiz (sav)'in Kardeşinin Kusurlarının Araştırmamakla ilgili sözleri
"Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. O'na zulmetmez onu yalnız bırakmaz, bir kimse Müslüman kardeşinin ihtiyacını karşılarsa, Allah da ona yardım eder. Bir kimse bir Müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamet günü onun sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse din kardeşinin ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter."
(Tecri'di Sarih:7/360; Riyazüs-Salihin:1/284)
"Birbirinizin özel ve mahrem hayatını araştırmayın."
(Müslim, Birr ve Sıla, 30)
"Her kim bir müslüman kardeşinin ayıp ve kusurlarını, kimsenin görmediği ve görmesini istemediği şeylerini örterse, Allah'u Teâlâ da kıyamet gününde onun ayıplarını örter. Her kim müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği birşeyini ortaya çıkarır ve dile verirse; Allah da onun ayıplarını, kimsenin bilmesini istemediği hallerini meydana çıkarır. Bu suretle kendi evi içinde de olsa onu rezil eder. Müslüman kardeşinin ayıplarını örten, bir ölüyü diriltmiş gibidir. "
(Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58; Tirmizî, Birr ve Sıla, 85)
"Kim bir müslümanın ayıbını dilerse Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter. "
(Ebû Dâvud, Edeb, 39)
"Kim bir ayıp görür de örterse sanki kabrine diri gömülmüş bir yavruya can vermiş gibi olur. "
(Ebû Dâvud, Edeb, 38)
"Kendi ayıbı, insanların ayıbını görmekten alıkoyan kimseye müjdeler olsun"
(Aclûnî, Keşfu'l-Hafa, II, 46)Nisan 14, 2009: 10:25 am #2036911PEYGAMBERİM SEN GELDİN
Peygamberim sen geldin
Doğruluğu getirdin
Yüreklerimiz imanla doldu
Dualarımız dilimize vurdu
Bütün topluma yayıldı dinimiz
Ne şehitler verdik hapimiz
Yayıldı hak dinimiz
Sen gelince huzur doldu bu kalpler
Yalan söylemez oldu bu diller
Ahlakıyla ve erdemiyle
Örnek oldu herşeyiyile
Rahmeti bol Peygamberim
Kutlu Doğum Haftası gelince
Açıldı Dua Eden Ellerim -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.