Bukadar Sevebilirmisiniz?

Forumlar › Forumlar › Taraftar › Serbest Kürsü › Bukadar Sevebilirmisiniz?

7 yazı görüntüleniyor – 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1218547
    Mehmet
    Katılımcı

      Bir otobüs duraginda karsilasmislardi ilk kez….
      Biri tipta okuyordu,öbürü mimarlikta. O ilk karsilasmadan
      sonra, bir kere,
      bir kere, bir kere daha karsilasabilmek için, hep ayni saatte,
      ayni duraktan,
      ayni otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç… Birbirileriyle
      konusacak cesareti
      bulmalari biraz zaman aldi ama sonunda basardilar. Ikisi de
      her sabah otobüse bindikleri
      semtte oturmuyorlardi aslinda. Delikanli arkadasinda kaldigi
      için o duraktan binmisti otobüse, kiz ise ablasinda….
      Sirf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden
      evlerinden çikip, sehrin öbür ucundaki o duraga, onlarin
      duragina
      geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra…

      Okullarini bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok
      mutlu…
      Bazen issiz, bazen parasiz kaldilar ama öylesine siki
      kenetlenmisti ki
      yürekleri ve elleri hiçbir seyi umursamadilar. Ayin sonunu zor

      getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar
      olduklarinda
      da hep mutluydular. Zaman asimina ugrayan, aliskanliklara
      yenik düsen,
      banka
      hesabinda para kalmadigi için ya da tam tersine o hesabi daha
      da kabarik
      hale getirmek uguruna bitip-tükeniveren sevgilerden degildi
      onlarinki…
      Günler günleri, yillar yillari kovaladikça sevgileri de
      büyüdü, büyüdü…
      Tek eksikleri çocuklarinin olmamasiydi. Zorlu bir tedavi
      sürecine ragman
      çocuk sahibi olmayinca, ?bütün mutluluklarin bizim olmasini
      beklemek,
      bencillik olur? diyerek devam ettiler hayatlarina. Çocuk
      yerine,
      sevgilerini büyüttüler… Senin için ölürüm? derdi kadin,
      simsiki sarilip
      adama ve adam Hayir, ben senin için ölürüm diye yanit verirdi
      hep…

      Bazen eve geldiginde, aynanin üzerinde bir not görürdü kadin,
      ?Bir
      tanem, kütüphanenin ikinci rafina bak….? Kütüphanenin ikinci
      rafinda
      baska bir not olurdu, Mutfaktaki masanin üzerine bak ve seni
      çok sevdigimi sakin unutma?
      Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notlari okuya
      okuya kosturan kadin, sonunda kimi zaman bir demet çiçek,
      kimi zaman en sevdigi çikolatalar,
      kimi zaman da pahali armaganlarla karsilasirdi…
      Aldigi hediyenin ne oldugu önemli degildi zaten….

      Hayat ne kadar hizli akarsa aksin, isleri ne kadar yogun
      olursa olsun hep
      birbirlerine ayiracak zaman buluyorlardi bulmasina ama kirkli
      yaslarin
      ortalarina geldiklerinde, daha az çalismaya karar verdiler.
      Adam,
      hastaneden ayrildi ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye
      basladi. Kadin da mimarlik bürosunu kapadi ve sadece özel
      projelerde görev aldi. Artik daha fazla beraber
      olabiliyorlardi. Bir gün sahilde dolasirken, harap
      durumda bir ev gördü kadin, üzerinde ?satilik? levhasi asili
      olan. ?Ne
      dersin, bu evi alalim mi?? dedi adama. ?Bu viraneyi yiktirir,
      harika bir
      ev yapariz. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terasi olan,
      martilari
      kahvaltiya davet edecegimiz bir deniz evi yapalim burayi…?
      ?Sen
      istersin de ben hiç hayir diyebilirmiyim?? diye yanit verdi
      adam.
      Amerikadaki tip kongresinden döner dönmez ararim emlakçiyi…
      Kaç para olursa olsun, burasi bizimdir artik….?

      Sadece bir hafta ayri kalacaklarini bildikleri halde,
      ayrilmalari zor
      oldu adam Amerika?ya giderken. Her gün, her saat konustular
      telefonla.
      Gözyaslari içinde kucaklastilar havaalaninda. Fakat birkaç gün
      sonra,
      kocasinda bir tuhaflik oldugunu fark etti kadin. Eskisi kadar
      mutlu
      görünmüyor, konusmaktan kaçiniyordu. Onu neselendirmek için,
      sahildeki
      evi hatirlatti ve çizdigi projeyi verdi kadin ama hiç
      beklemedigi bir cevap
      aldi: Canim, o ev bizim bütçemizi asiyor. Sen en iyisi o evi
      unut…?

      Mutsuzluk, mutlulugun tadina alismis insanlara daha da aci,
      daha da
      çekilmez gelir. Kadin, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri.
      Derdini
      söylemesi için yalvardi adama, Senin için ölürüm, biliyorsun,
      ne olur
      anlat? diye dil döktü bos yere… Yillardir sevdigi adam,
      duyarsiz ve
      sevgisiz biriyle yer degistirmisti sanki. Ona ulasmaya
      çalistikça, beton
      duvarlara çarpiyordu kadin, her çarpmada daha fazla kaniyordu
      yüregi…

      Bir gün, çocuklugunun, gençliginin ve bütün hayatinin birlikte
      geçtigi
      arkadasina dert yanarken, ?Artik dayanamiyorum, sana söylemek
      zorundayim?
      diye sözünü kesti arkadasi. O, seni aldatiyor. Is yerimin tam
      karsisindaki restoranda genç bir kadinla yemek yiyiyor her
      öglen. Sonra
      sarmas dolas biniyorlar arabaya….
      Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanlari? diye bagirdi
      kadin.
      Onca yillik arkadasini, kendisini kiskanmakla suçladi….
      Ertesi gün, ögle
      vakti o restoranin hemen karsisinda bir köseye sindi sessizce
      ve peri
      masallarinin sadece masal oldugunu anladi… Kocasinin eskiden
      ayni
      hastanede çalistigi genç çocuk doktorunu tanidi hemen. Bazen
      evlerinde
      agirladiklari kadina nasil sarildigini gördü adamin…

      Aksam kocasi eve gelir gelmez, bazen bagirip,
      bazen agla*****, bazen ona simsiki sarilip bazen de
      yumrukla***** haykirdi suratina her seyi. Inkar etmedi adam.
      Zamanla duygularin degisebildigi, insanlarin orta yasa
      geldiklerinde farklilik aradigi gibi bir seyler geveledi
      agzinda ve
      bavulunu alip gitti evden. Kapidan çikarken, ?son bir kez
      kucaklamak
      isterim seni? diyecek oldu ama kadin, ?defol? dedi nefretle…

      Ilk celsede bosandilar… Modern bir ask hikayesinin böyle son
      bulmasina
      kimse inanamadi. Arkadaslarinin destegiyle ayakta kalmaya
      çalisti kadin.
      Adamin, sevgilisiyle birlikte Amerika?ya yerlestigini ögrendi.
      Bazen
      yalniz kaldiginda, onu hala sevdigini hissedince, aglama
      nöbetleri
      geçiriyor, askin yerini, en az onun kadar yogun bir duygu olan
      nefretin
      almasi için dua ediyordu.

      Aradan bir yil geçti… Her seyin ilaci oldugu söylenen zaman
      bile,
      kadinin derdine çare olamamisti. Bir sabah, israrla çalan
      zilin sesiyle
      uyandi. Kapiyi açtiginda, karsisinda o kadini gördü. ?Sen,
      buraya ne
      yüzle geliyorsun? diye bagirmak istedi ama sesi çikmadi.
      ?Lütfen, içeri
      girmeme
      izin ver, mutlaka konusmamiz gerekiyor.? dedi genç kadin.
      Kanepeye ilisti
      ve zor duyulan bir sesle konusmaya basladi: ?Hiçbir sey
      göründügü gibi
      degil aslinda. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yil

      Amerika?daki kongre sirasinda ögrendi hastaligini ve yaklasik
      bir senelik
      ömrü kaldgini. Buna dayanamayacagini, hep söyledigin gibi
      onunla birlikte
      ölmek isteyecegini biliyordu. Seni kendinden uzaklastirmak
      için, benden
      sevgilisi rolünü oynamami istedi. Ailesine de haber vermedi.
      Birlikte
      Amerika?ya yerlestigimiz yalanini yaydi. Oysa ilk
      karsilastiginiz otobüs
      duraginin karsisinda bir ev tutmustu. Tedavi görüyor ve
      kurtulacagina
      inaniyordu ama olmadi. Gece fenalasmis, bakicisi beni aradi,
      son anda
      yetistim. Sana bu kutuyu vermemi istedi…? Gözlerinden akan
      yaslari
      durduramayacagini biliyordu kadin. Hemen oracikta ölmek
      istiyordu. Eline
      tutusturulan kutuyu açmayi neden sonra akil edebildi. Itinayla
      katlanmis
      bir sürü kagit duruyordu kutuda. Ilk kagitta, ?Lütfen bütün
      notlari
      sirayla oku bir tanem? diyordu… Sirayla okudu; ?Seni çok
      sevdim?, ?Seni
      sevmekten hiç vazgeçmedim?, ?Senin için ölürüm derdin hep,
      dogru
      söyledigini bilirdim.? ?Fakat benim için ölmeni istemedim?
      ?Simdi bana
      söz vermeni istiyorum.? ?Benim için yasayacaksin, anlastik
      mi?? son kagidi eline alirken, kutuda bir anahtar oldugunu
      gördü kadin… Ve son kagitta sunlar yaziliydi:

      Sahildeki evimizi senin çizdigin projeye göre yaptirdim.
      Kocaman terasta
      martilarla kahvalti ederken, ben hep seni izliyor olacağım…

      #2186851
      Cagla
      Katılımcı

        Bunu önceden okumuştum gerçekten çok güzel bir hikaye ama gerçekte böyle insan yoktur bence:)

        #2186905
        HeRseyim_50985
        Katılımcı

          sağooL..

          #2186919
          ghost_tiger
          Katılımcı

            Saçma mantıksız ve aptalca…
            Kim sevdiğine eşine bu şekilde bir yalan söyleyebilir ki ? Hastaysan bile bunu sevdiğinle paylaşman gerek.Yok onu uzaklaştırmayı istemişde yok bilmem ne ancak Türk filmlerinde olur böyle saçma sapan aşk hikayeleri.Evet belki ölümü beklemek hem kendi için hemde sevdiği için acı ama bu şekilde uzaklaştırma istemesi gereksiz.Zaten bana göre bu aptal hikayede uydurma böyle bişey olmamıştır boşunada ayyy canım ne aşk bee diye mantıksız yorumlar yapmakda gereksiz.

            saygılar

            #2186925
            pascaltekin
            Katılımcı

              boş işlerle ugrasıyoruzzz

              #2187010
              besiktaskimm
              Katılımcı

                çok güzel bir hikayeydi…Teşekkürler şifo

                #2187011
                onursemih
                Katılımcı

                  Daha önceden biliyodum çok güzel bi hikaye, teşekkürler..

                7 yazı görüntüleniyor – 1 ile 7 arası (toplam 7)
                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

                Yayımlandı

                kategorisi

                yazarı:

                Etiketler: