BEŞİKTAŞ AŞKI

Forumlar › Forumlar › Taraftar › Makaleler › BEŞİKTAŞ AŞKI

6 yazı görüntüleniyor – 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1161067
    DeNiZ
    Katılımcı

      Girilmez yazılı tabelanın tam altındaydı. Ameliyathane-nin o çirkin yüzlü kapısı o ana kadar ona hiç
      bu kadar soysuz gelmemişti. Başını iki küçük elinin arasına almış, oracığa çömelivermişti.
      Gözlerinden akan yaşlar Kızılırmak'ın deli suları gibiydi. Varsın aksındı. Hatta hiç durmasındı. Ama
      doktor amca müjdeli haberi bir an evvel versindi. "Baban kurtuldu" desindi. 11 yaşındaki o gencecik
      yüreği şimdi bir ayrı çarpıyordu. Çaresizlik durağında beklemek onu bir hayli yıpratmıştı. Şöyle bir
      ayağa kalkar oldu. Acıktığını hissetmişti. Ellerine baktı… Kan içindeydi. Üzerinde babasının ona
      100. yılda aldığı nostalji formalarından vardı. O günü hiç unutamıyordu. Babası iş çıkışı "store"a
      uğramış, akşam yemeğinde ona sürpriz yapmıştı. Heyecandan sabaha kadar formayla dolaşmış, hiç
      uyumamıştı. Ya şimdi! Babası azraille çatışıyordu. Üstündeki formanın armasını öptü, gözlerini
      kapadı, ağzından iki üç kelime döküldü: "Seninle ağladık, senle güldük biz…" Sonra bir duygu
      sağanağı patladı. Bir türlü gözlerine dolan yaşlara hakim olamıyordu. Formasının alt kısmıyla
      gözlerini sildi. "Ne vardı sanki balkona çıkacak" diye kendi kendine hayıflandı. Fenerbahçe maçının
      atmosferinden etkilenmişti babası… Konya maçından sonra eve geldiğinde şampiyon oldukları sene
      diktirdiği bayrağı sandıktan çıkarmış, bir güzel ütülemişti. Bayrağı caddeye asacaktı. Ama ip
      eksikti. Onu da ertesi gün işten gelirken alacaktı. Bu işleri iyi biliyordu. 1982 şampiyonluğunda
      İstanbul'u bayrak delisi yapmışlardı. Antrenmanlıydı. İpi alıp geldiğinde bir yandan çocuğu ile
      konuşuyor, maaşını aldığında 1 numaralı Pancu formasını alacağını taahhüt ediyordu. İşte o anda
      balkonun en bakımsız ve çürük yeri çökmüştü. Babası gözü önünde Beşiktaş bayrağıyla aşağı düşüyordu.
      Bayrağın balkon demirlerine takılması düşüş hızını kesmişti. Hastaneye nasıl gelmişlerdi
      hatırlamıyordu. Birden irkildi. Babası hâlâ çatışıyor muydu azraille? Doktor hâlâ neden "müjde"
      dememişti? Babası da annesi gibi onu terk mi edecekti? Hüzünler hiç bitmez miydi? Ve kapı açıldı…
      Doktor karşısında dimdik duran çocuğa ağlamaklı bir sesle ancak "Kimin kimsen yok mu?" diyebildi.
      "Kurtaramadık" diyememişti bile. Avucunda doktorluğuna lanet edercesine sıktığı bir kağıt parçası
      vardı. Sessizce uzatıverdi çocuğa… Ufacık elleriyle buruşuk kağıdı düzeltti. Kağıtta; "Sevdamız
      uğruna canlar verdik biz,Siyahın zindan olsun beyaz aydınlık Herkese nasip olmaz Beşiktaşlılık"
      yazıyordu…

      #1620845
      aLeN
      Katılımcı

        Bu yazıdan sonra ne denebilir ki? Be$ikta$lıyım diye sevineyimmi yoksa o cocugun halini du$unup aglayayımmı??

        #1620966
        kartalim_
        Katılımcı

          Harika bir yazı..Yazının içinde herşey mevcut gerçekten.Teşekkürler…

          #1621157
          taKi_bJk
          Katılımcı

            bu yazıyı biliyorum ve her okuduğumda tüylerim diken diken oluyor ve ağlıyorum..yine aynısı oldu..

            çok büyük bi aşk bizimkisi …

            #1621159
            crazy_chemist
            Katılımcı

              herkese nasip olmayacak bi duygu BEŞİKTAŞLILIKKKKKKKKK…..

              #1621160
              asparagas
              Katılımcı

                teşekkürler paylaşım için

              6 yazı görüntüleniyor – 1 ile 6 arası (toplam 6)
              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

              Yayımlandı

              kategorisi

              yazarı:

              Etiketler: