Forumlar › Forumlar › Taraftar › Gündem Dışı › Kültür ve Sanat › Usta’dan bu gün…
- Bu konu 7 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son 18 yıl 3 ay önce
tyler durden tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Temmuz 23, 2008: 9:46 am #1186598
SEVİYORUM SENİ
Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
NAZIM HİKMET:dancing:Temmuz 23, 2008: 10:39 am #1869958Teşeklkürler. Ustayı anıyoruz bu vesile ile.
Temmuz 23, 2008: 10:49 am #1869972NAZIM HİKMET RAN:1920 Selanik doğumlu.1925 yılından başlamak üzere şiirleri ve yazıları yüzünden birçok kere yargılandı. Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır. 1938 yılında orduyu ayaklanmaya kışkırtmaya çalıştığı gerekçesiyle 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın kaldı. Bursa cezaevinde kaldığı yılları anlatan Mavi Gözlü Dev adlı film 2007 yılında vizyona girmiştir. 1950 yılında bir af yasasıyla salıverildi. Ancak sürekli izlendiği ve çürüğe ayrıldığı halde 48 yaşında yeniden askerlik yapmaya çağrılması ve öldürüleceği yolundaki duyumlar üzerine yurtdışına kaçtı. 25 Temmuz1951 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi. Sovyetler Birliği'nde Moskova yakınlarındaki yazarlar köyünde ve daha sonra da, eşi Vera Tulyakova (Hikmet)ile Moskova'da yaşadı.3 Haziran 1963 sabahı saat 06:30'da gazetesini almak üzere 2. kattaki dairesinden apartman kapısına yürümüş ve tam gazetesine uzanırken geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşama veda etmiştir.
Temmuz 23, 2008: 11:00 am #1869978Btsin artık bu ayrılık,hani mezarı türkiye ye getirilecekti..O tüm zamanların en iyi 3 şairinden biri..Ve herkes kadar o da ülkesinde yatmayı hakediyor..
Temmuz 23, 2008: 11:04 am #1869983teşekkürler:)
Ağustos 2, 2008: 8:06 am #1877542Karetta2002;764693 wrote:Btsin artık bu ayrılık,hani mezarı türkiye ye getirilecekti..O tüm zamanların en iyi 3 şairinden biri..Ve herkes kadar o da ülkesinde yatmayı hakediyor..Ama ülkesinde yatamıyor! Sizce bu çelişkinin içinde Nazım sevenlerinin suçu yokmu? Yeteri kadar sahip çıktı(k)nız mı? Sevgi eylem, fiil olmadıkdan sonra ne kadar gerçekçiliğini koruyabilir?
Ağustos 2, 2008: 8:12 am #1877545tiryakinargilecafe;773493 wrote:Ama ülkesinde yatamıyor! Sizce bu çelişkinin içinde Nazım sevenlerinin suçu yokmu? Yeteri kadar sahip çıktı(k)nız mı? Sevgi eylem, fiil olmadıkdan sonra ne kadar gerçekçiliğini koruyabilir?Kesinlikle haklısın,Ben burada hergün bir şiirini yazıp en azından sanatını insanlara gösterebilmeyi amaçladım..
Ama bu çelişkide daha dün kadar onu yasaklayan zihniyetin suçu daha büyük bence..Belki de çocuklarımıza şiirin ne olduğunu,Nazım ın şiirin neresinde olduğunu anlatamamamızın da payı var..
Ağustos 2, 2008: 8:23 am #1877554Ustanın kendi kaleminden otobiyografisi
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederimkimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerinhapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidirotuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış Madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum Prag'dan Havana'yaLenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de
961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdırpartimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim
951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümüsevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımıniçtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söyledimbindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falıma baktırdığım olduyazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasakkansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filan olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir
1961 -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.