Tekil Mesaj gösterimi
Alt 29-01-2007, 11:23   #36
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

SANAYİNİN YAPISI
Osmanlı sanayiinin genel nitelikleri şöyle özetlenebilir: imparatorlukta temel imalat etkinlikleri yoktu, örneğin bir maden sanayii kurulamamıştı, imalat etkin­likleri daha çok iç pazarlara tüketim maddeleri sağlamaya yönelmişti. Gıda üreti­mi ve ilgili etkinlikler, sanayiinin önemli bir kesimini oluşturuyordu. Ayrıca, sana­yi ile maden çıkarma ve tarım etkinlikleri arasında bir uyum yoktu. Bir başka de­yişle, tarım ve maden çıkarma etkinlikleri Avrupa ekonomisi bakımından gerekli olan işlevleri yerine getiriyordu. Bu nedenle de Osmanlı ekonomisine pek yararlı olmuyordu (okçun, 1970, IX-XI).
Yabancı sermaye kullanılması yoluyla kurulmak istenen imalat sanayii çabaları da yukarda kısaca değinilen nedenler sonunda başarıya ulaşamamıştı (okçun, 1972).

ÇİZELGE (V) - (2) OSMANLI SANAYİİNİN GENEL DURUMU (1915)
Sanayi Dalı
Kuruluş Sayı
Çalışan İşçi Sayısı ( 10.000 Kişi)
İmalat Değeri (Milyon Osmanlı Kuruşu Olarak)
imalat Değeri (Tümün Yüzdesi Olarak)
da Sanayii

239
8.1
1055
50
Toprak Sanayii

32
1.0
14
0.6
Debagat

21
2.0
87
4.0
Tahta Sanayii

29
1.0
14
0.6
Tekstil Sanayii

131
9.2
124
6
Matbaacılık, Kırtasiye

61
1.5
51
2
Kimya Sanayii

18
0.2
22
1
Madeni Eşya Deniz Tezgâhları, Sanayii

34
1.5
112
5
Demiryolu Atelyeleri

17
6.8
120
6
Suriye'de en az 10 işçi çalıştıran kuruluşlar

250
9.0
500
24
Toplam

835
40.3
2099
99.2

KAYNAK: Bidem, 1970:125'ten hesaplanmıştır.
Osmanlı sanayiinin genel durumu Çizelge (V) - (2)'de özetlenmiştir. Gıda sanayiinin egemenliği çizelgeden açıkça görülmektedir, öte yandan, Trakya bölgesindeki 264 işletmeden yalnızca 22'si devletindi (Okçun, 1970:13). Devlet işletmelerinin üretim içinde ancak yüzde 2 payı olduğu bir mülkiyet dağılımı, Osmanlı sanayiinde devletin sahip olduğu yerin, etkisiz ve önemsiz niteliğini belirler.
imalat etkinliklerinde bulunan işletmelerin sahipleri, genellikle gerçek anlam­da şirketler değil, daha çok özel kişilerdi.
Sanayi işletmelerinin sahipleri ile bu işletmelerde çalışan işçilerin etnik kökenleri Çizelge (V) - (3)'te gösterilmiştir. Çizelge, açıkça, Türklerin elinde sermaye biri­kiminin bulunmadığını ortaya koyuyor. Bu durum, yabancı denetimi altındaki Osmanlı ekonomisinin doğal bir sonucuydu, özellikle "kapitülasyon"lar, imparatorluğun Müslüman-Türk uyruklarına karşı olan son derece etkili bir silah olarak kul­lanılmıştı, örneğin, Müslüman olmayan pek çok tüccar, Osmanlı İmparatorluğu'nda doğduğu halde, bir yabancı konsolosluk yoluyla İngiliz ya da Fransız uyru­ğuna geçerek, "kapitülasyonlardan yararlanıyordu (Karpat, 1973a:97; Bağış, 1983:16).
  Alıntı ile Cevapla