Fasıllar itibariyle incelendiğinde, Ocak ayında birkaç mal grubu dışında hemen hemen bütün fasılların ithalatında azalma görülmüştür. Bu dönemde önemli artışlar ise % 108 oranında artışla “demir veya çelikten eşya” (51 milyon dolar), % 21,3 oranında artışla “ham petrol” (51 milyon dolar) ve % 80,2 oranında artışla “gemide ve suda yüzen taşıtlar” (41 milyon dolar) ithalatında gerçekleşmiştir. 2002 yılı Ocak ayında EFTA ülkeleri dışında tüm ülke gruplarında yapılan ithalatta bir azalma yaşanmıştır. Söz konusu dönemde EFTA ülkelerinden yapılan ithalat % 47,8 oranında artarak 170 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde ithalatın en fazla düştüğü ülke grubu ise AB ülkeleri olmuştur. 2001 yılı Ocak ayında 1.873 milyon dolar olan AB ülkelerinden olan ithalat, % 32 oranında bir gerileme sonucunda 2002 yılı aynı döneminde 1.273 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde ABD’den yapılan ithalat da % 23,3 oranında azalarak 213 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. 4 E. Genel Değerlendirme ve Sonuç 1980 öncesi dönemde uygulanan korumacı dış ticaret politikası ve sabit döviz kuru sistemi, dışa kapalı ve dış dünya ile rekabet edemeyen bir sanayi yapısının oluşmasına neden olmuştur. 24 Ocak kararları ile Türkiye’de yeni bir dönemin başlamasıyla dış dengeyi sağlamak ve dünya piyasalarında rekabet edebilecek bir sanayi yapısına kavuşmak amaçlanmıştır. Bu amaçla, bir döviz kuru sisteminin seçimi gündeme gelmiştir. Bu seçimde ise 1980 öncesinde geçerli olan sanayiinin korunması endişelerinin yerine dış rekabete uyum ana hedef olarak seçilmiştir. Dış denge ve dışa dönük sanayileşme politikasında ihracat artışı ekonomik politikanın öncelikli hedeflerinden birisi olmuştur. Bu amaçla, dış ticaret üzerindeki kısıtlamalar kaldırılmış, döviz kuru politikalarına ve ihracat teşviklerine ağırlık verilmiştir. Döviz kuru politikalarının özellikle enflasyonist dönemlerde aşırı değerlenmiş döviz kurunu ortadan kaldırarak ihracat performansında önemli etkide bulunduğu göz önüne alındığında Türkiye açısından döviz kuru önemli olmaktadır. Bu amaçla istikrar önlemleri çerçevesinde 1980 yılında ihracatı artırmak için öncelikle devalüasyon uygulamasına başvurulmuştur. Ocak 1980’de ABD doları 47.10 TL’den 70 TL’ye çıkarılarak TL yaklaşık yüzde 50 devalüe edilmiştir. Böylece çoklu döviz kuru sistemi ithalatı ve girdileri desteklemekten kurtarılmıştır. Bu önemli devalüasyonun ardından Mayıs 1981’e kadar izlenen 16 ayda 11 mini devalüasyon yapılmıştır. 1 Mayıs 1981’den itibaren de Türkiye’nin ihracattaki rekabet gücünü korumak için döviz kurları günlük olarak MB’ca belirlenmiştir |