Tekil Mesaj gösterimi
Alt 02-02-2007, 11:25   #30
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Arusha Deklerasyonu
Arusha Deklerasyonu gümrüklerdeki yozlaşmanın büyüyen bir problem olduğunu ve bunun yıkıcı olduğunu doğrulamaktadır. Deklerasyonda, hedeflerine ulaşmak için teşvik ve yaptırımlar içeren 12 önlemin uygulanmasını sağlayacak ulusal bir gümrük dürüstlük programının hazırlanmasını önermektedir. Uluslararası ticaretteki yozlaşma elbette gümrük idareleri ile sınırlı değil. Özel muamele karşılığında gümrük yetkililerine yasa dışı menfaat teklif eden ticaret erbabına karşı da etkin önlemler alınmalıdır. Gümrük idareleri, gümrük komisyoncuları ve iş alemindeki ilgili diğer sektörlerle açık ve şeffaf bir ilişkinin gelişmesini kolaylaştırmalıdır.
Gümrük idareleri kendi ülkelerinin ekonomik gelişimi ve uluslararası ticaretini tehlikeye atan yozlaşmanın dışında oldukları veya olacakları konusunda garanti veremezler. Gümrüklerin dürüstlük konusundaki zaafı özel sektörün komşuları, ticaret ortakları ve uluslararası ticaret blokları ile iş yapma yeteneğini riske sokmaktadır. Ticaret erbabı belki ilk başta gümrük alanında bürokratik kontrolun yokluğunun kendilerine fayda sağlayacağını düşünerek böyle bir durumu imrendirici bulabilirler. Ancak bununla beraber yaşanacak bir tecrübe çoğu ithalatçı, ihracatçı veya gemi işletenini tersinin doğru olduğuna ikna edecektir. Gümrükler hiç kimsenin, özellikle yasal, meşru tüccarların, yasadışı uygulamalarının devamını sağlama amacına hizmet etmemelidir.
Gümrükler, mükelleflerden vergileri politik etkilerden etkilenmeksizin nasıl toplayabilirler? Bu sorunun cevabını, gelişmiş, azgelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler arasında farklılıkta aramak gerekir. Arusha Deklerasyonu, imkanları geniş, oturmuş gümrük otoritelerinin uygulamaları ile mali imkanları kısıtlı, oturmamış veya dürüstlük problemleri yaşayanların uygulamaları arasında bir köprü kurmaya çalışmaktadır. Gerçekte “sahipler” ve “sahip olmayanlar” diye tanımlanabilecek olanların arasındaki fark büyüktür. Bununla birlikte uluslararası ekonomi globolleştikçe tüm gümrük idarelerini bir denge seviyesine getirecek baskılar gelecekte artacaktır. Bu baskı gelişmiş uluslararası ticaretten büyük kazanımlar sağlayacak olan özel sektörden bitmek bilmez bir şekilde gelecektir. Diğerlerinden uluslararası iş yamayı öğrenemeyen ülkelerin uluslararası ticaret devletince bypass edilmeleri kaçınılmaz gibi görünüyor. Bunun ise bu ülkelerin halihazırdaki sorunlarını daha da kötüleştireceği açıktır.
Gümrüklerin dürüstlüğü konusu gelişmiş ülkeler için artık ciddi bir sorun olmamasına karşın gümrük hizmetlerinde dürüstlük eksikliği sorunu endişelendirmeye devam etmektedir. Bazı durumlarda devletler kendi gümrük idareleri arasında dürüstlüğü sağlamak için yükleme öncesi araştırma (pre-shipment inspection, PSI) yöntemini kullanmaya karar verdiler. Ancak uzun dönemde PSI’nin kullanılması pahalı, büyük ihtimalle verimsiz olacak ve bunun yanında gümrük idarelerini demoralize edecek ve istikrarsızlığa itebilecektir. Gümrük reform programları nihai tahlilde PSI uygulamalarına güvenmekten daha verimli ve etkindir.
Bunların ötesinde gümrük idarelerinin ithalat ve ihracat prosedürünü ileri derecede kolaylaştırması ancak mükelleflerin gümrüklerle karşılıklı güvene dayanan ilişkiler yapısı içinde işbirliği yapmaya istekli olması halinde mümkün olabilir. Dürüstlük sorunlarını çözmeyi hedefleyen gümrük kontrolleri, hileli işlem yapanlar kadar yasalara uyanları da etkilemektedir ve bu tür pahalı ve zaman israfına yol açan kontrollere olan ihtiyacı ortadan kaldırmak herkesten fazla yasalara uyan oyuncuların menfaatinedir. Ayrıca, uzun zamana dayanan ve gümrüklerin, yasal ya da değil, herhangi bir yolla aşılması gereken bir engel olduğu anlayışı mevcuttur. Başlangıçta gümrük kontrolleri insanların dürüst olmadığı düşüncesine göre tasarlanmıştır. Bu düşünce kaçınılmaz olarak kontrollerin ticari kolaylıkları teşvik etmeyen, müdahaleci bir şekilde uygulanmasına yol açmıştır.
Bu zorlukları aşmak için gümrüklerin ve mükelleflerin her ikisinin de daha fazla işbirliği yapmaları ve güven tesis etmeleri gerektiği açıktır. Gümrükler kargoların geniş kapsamlı fiziksel araştırmasından uzaklaşmak zorunda kalmışlardır. Risk yönetimi tekniklerinin kullanılması ile işlemlerdeki bu değişiklik, gümrükleri, ABD’da olduğu gibi, eleştirilerin fazlaca etkileyebileceği bir durumda bırakabilir. Gümrük idareleri ile ticaretteki çeşitli oyuncular arasında bir Anlayış Memorandumu (MOU) yaratılması, gümrükler ve bu oyuncular arasında illegal işlem yapanlara karşı mücadele etmede güç birliğine gidilmesini sağlayabilecektir. Gümrükler açısından böyle bir programın avantajı, oyuncuların daha fazla basitlik ve ticari kolaylıktan faydalanmalarına karşın gümrüğe değerli istihbarat uygulaması sağlamasıdır.
Ancak özel sektör açısından MOU çözdüğünden daha fazla sorun yaratabilir. Mesela mükellefler veya ajanslar böyle bir anlaşmayı imzaladıklarında ne gibi yasal sorumluluklar yüklenecekler? Yükümlülükleri nelerdir? ınterdiction için nihai sorumlu kim olacaktır? Gümrük otoritelerinin yürüttüğü böyle bir anlaşma çerçevesinde işbirliği yapmayı seçmeyen özel söktür üyelerinin durumu ne olacaktır? Ortak çalışma etkin biçimde zorunlu tutulacak mı? Ve başka bir çıkış yolu bulunamaz mı?
  Alıntı ile Cevapla