Eski dünyanın bu eski adeti gibi ebyat o manzumeyi, biraz ihlas etmez, diğerleri de insiyak-ı ifadece tenasüp ve ahengi gaib etmeyecek zannındayım. Kadınlara mahsus güzel sözlerde epey güzel sözlere tesadüf duruyor. Mesela: “Hanımsız hane, parasız kasaya benzer.” Her sohbet havadan başlar, cümlesinin bir kaide-i mahsusa olup olmadığını kallinden sorarız. Hava-ı sohbet, afak-ı muhavere manasına ise havadan bahse lüzum yoktur. Hekim mi?Hekim mi? Bir türlü halledemedim. Refikanızdan biri hekim tabirini kabul etmiş izahat verriseniz sevinirim diyor: 23 Nolu nüshada şöyle deniliyor: Okumak hakikaten pek lezzetli şey. İnsan okudukça istifade ediyor. Gazetelerin birinde (Her aile reisini cidden meşgul eden hizmetçi mesele-i mühimmesi olduğu münker değildir) Mukaddemesiyle hüsnü idare hakkında yazan Naime Hanımefendi’nin mütalasını takdir edilmiştir. Mütalaa1-ı hakimane meyanında kadınlar hakkında söylenen sözlerden biri, (Bir kadının en kıymetdar serveti zevcine karşı beslediği muhabetten ibarettir.) Oysa benim şimdiki hazine-i servetim iki evladımdır. Böyle sözlerin açıkça neşri caiz olsa da bazı şeylerden istisnası caiz değil midir? |