07-02-2007, 14:51
|
#136 |
| Guest | Senin için bir subhu ümidin füruzan olması muhakkaktır. Bir dil yakanlının dudaklarında görülen tebmessüm, gözlerinde parlayan nur-ı şebab bütün tesirlerini yavaş yavaş bitirecek sana keşane-i muhabbetin ebvan-ı bezhebini açacak. O vakit ben göreceğim: Dudakların tebesümler için neşve feza olurken, yanaklarından humret mesret uçacak. Genç kızların en ziyade arzu ettiği gelinlik esvabı giyeceksin. Bir iki sene sonra, mahsul-i muhabbet olan yavrular, sana lezzet-i maderaneyi ihsas edecekler. Onlar kuşlarıyla beraber kalkarak, senin etrafından bir saadet-i kamile uyandırırlar iken işte o zaman: Ben nağme-han olayım, sen dinle! No.: 27 Sayfa 61 Dildar Ağabeyisi Ebhar Beyin Odasına Girerek: -Ağabeyciğim! O elinizdeki kitap ne kitabı! -Seyre dair bir kitap -İsmini beyan buyurur musun? -Mahmut’ün Seyr -Oh, ne ala kitap, onu ben de bir kere okumuştum. |
|
| |