Tekil Mesaj gösterimi
Alt 10-02-2007, 09:05   #2
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Esasen Ethem ve kardeşleri de mesele üzerinde fazla durmamışlardı. Bununla beraber Ethem, gün geçtikçe daha atılgan bir hal aldı, kendinden üstün rütbede bulunanlara saygı göstermemeğe, valilere emir vermeğe, kendi emrini yerine getirmeyenleri de ölümle cezalandıracağını söylemeye başladı. Ayrıca “B. M. Meclisi Reisini Meclis önünde asacağım” diyecek kadar ileri giden Çerkes Ethem’in ve kardeşlerinin, solcu bir kuruluş olan ve Yeşilordu denen bir cemiyetle de ilişki kurdukları görüldü. Gerçekten, Yozgat ayaklanması sırasında bu cemiyete girmiş olan Çerkes Ethem’le kardeşlerinin ve öteki üyelerin herkese telkin etmek istedikleri ön fikir, düzenli bir ordu ile iş görülemeyeceği, bunun yerine “Rusya’da olduğu gibi millî” birlikler meydana getirilmesi fikri idi. Bu surette “Millî hareket, sosyal ihtilâl hareketine dönecek ve idare edenlerin düşündükleri” gerçekleşecekti. Öte yandan, Yeşilordu Cemiyeti de, Ethem ve kardeşlerini kendisine bağlamakla büyük bir güç kazanmıştı. Çünkü siyasi tarihimizde önemli bir yeri olan bu kuruluşun silahlı kuvvetlerinin çekirdeği bu suretle meydana gelmiş oluyordu. Bundan başka Yeşilordu’nun, Eskişehir’de yayımlanan ve sol fikirler yayan Yenidünya adlı bir de gazetesi vardı. Çerkes Ethem Bey, “Moskova yoldaşları, Türk ihtilali ileri gelenleri arasında daha ziyade beni emin buluyorlardı ve bu kanatlarını açıkça ortaya koymuşlar” demekte idi. Bununla beraber Çıkarlarını her şeyin üstünde tutan ve Bolşeviklerin de tam olarak güvenini sağlayamamış bulunan Ç. Ethem ve kardeşlerinin aşırı hareketlerine, o tarihlerde kendilerinden sağlanabileceği düşünülen faydalar göz önünde tutulduğu için, Ankara’ca ses çıkarılmıyordu. Onlara bu kadar tolerans gösterilmesi sebeplerinden birisi de her halde kendilerinden çekinilmesi idi. Çünkü, Çerkes Ethem’in idaresindeki adamların sayısı üç bin kişiyi geçiyordu,
  Alıntı ile Cevapla