Çok dikkate değer olan bu makalede İstanbul’u ve Kıbrıs adasını elinde bulunduran İngiltere ile Rodos adasını emanet olarak elinde tutan İtalya. Devleti, olayların gelişmelerini dikkatle ta’kib edecek durumdadırlar. Buna karşılık Fransa’nın güvenle sığınabileceği bir yer yoktur. O, Türklere karşı yalnız başına savaşa terk edilmiştir. Bu suretle milyonar harcamakta ve askerlerini öldürtmektedir. Fransa, Batı Cephesinde toprak kazanmak için telefat verdi. Kilikya’da is toprak kazanıldıktan sonra zayiata uğratılmaya başlanmıştır. General Gaubeaux’nun idaresindeki askerler Adana’dan 250 kilometre ilerdeki yerlere giderlerken General Dufieux komutasındaki askerler, Adana cephesinde 23 Aralık ile 26 Aralık arasında Çetin savaşlar verdi. Bu sürede bir çok Fransız öldürüldü. Bu tarihlerdedir ki, Antakya’nın 60 kilometre doğusundaki bir yerde, kuzeyden geldiği sanılan bir kuvvet, Fransızlarla karşılaşmış, yapılan çatışma Fransızlar aleyhine sonuçlanmıştır. Bu düşman kuvveti, Türk cephesinden hareket etti ve İskenderun ile Halep arasından Arap ülkesine girerek Suriye’deki Fransız kuvvetlerine taarruz etti ise o takdirde, ciddi bir ihtar karşısında bulunduğumuzu kabul etmeliyiz. Ayrıca Arapların, taarruz hazırlıkları da görülmektedir. Bu hazırlıkların Türklerle bir ilişiği bulunup bulunmadığı da dikkate değer. Eğer bir ilişkisi varsa o takdirde Kilikya ve Suriye’deki Fransız askerleri, Araplarla uyuşan Türk millicilerinin taarruzları karşısında kalacaklardır. Emir Faysal’ın hareketlerini de gözden uzak tutmamak gerekir. Fransızlara karşı harekete geçeceği söylenen bu prens’in, İngiliz bölgesinde bulunan Amman ve çevresinde hazırlıklar yapmış olması, üzerinde durulması lazım gelen noktalardan bir başkasıdır. |