Tekil Mesaj gösterimi
Alt 10-02-2007, 09:28   #3
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Ancak cephede umudunu kaybetmemiş ve zafere olan inancı sarsılmamış olan tek bir komutan vardı. herkesin güvenini kazanmış olan bu komutanın, o gece saat ikide Mustafa Kemal Paşa ile yaptığı bir telefon konuşması, sonucu nereye varacağı kestirilemeyen ve pek kanlı bir surette devam etmekte olan Sakarya meydan savaşının seyri üzerinde her halde büyük bir etki yapmıştı. Çünkü Mustafa Kemal Paşa’nın en sinirli halde bulunduğu ve neye karar vereceğini kestiremediği bu saatlerde, telefonun öteki ucundan Fevzi Paşa, durumun Türkler lehinde olduğunu ve Yunanlıların çekileceklerini bildiriyordu. Fevzi Paşa’nın görüşü isabetli idi. Çünkü Yunanlılar ertesi gün yani 3 Eylül’de sukunet içinde kaldılar. Gerçi 4 ve 5 Eylül’de de saldırılarını sürdürdüler. Fakat bu taarruzlar, büyük kayıplar verdirilmek suretiyle durduruldu. Bundan sonradır ki, “Taarruza devam kabiliyet ve kudretinden mahrum” kalmış ve bütün cephe üzerinde taarruzdan vazgeçerek savunma haline geçmişlerdi. Türk ordusu, onların savunmadaki direnme derecelerini yoklamak için, 6 Eylül’de bir taarruz yapmış ve bu hareketini 8 Eylül’de de tekrarlamıştı. Her iki taarruzda da başarı kazanıldığı için Türk komuta heyetince “Düşman ordusunun tepelenmesi zamanının geldiğine kanaat getirildi ve bu sebeple de 10 Eylül 1921’de “Beylikköprü şarkında” genel taarruza geçildi. Bu taarruzdaki başarı pek büyük olmuş ve düşman, mevzilerini bırakarak, Beylikköprü’ye doğru çekilmeye başlamıştı. 12 Eylül’de yapılan şiddetli taarruzdan sonra ise, morali büsbütün bozulan düşman birlikleri, “Artık muntazam bir ric’at manzarasını da kaybederek perişan bir halde bir an evvel nehrin garbına atılmaktan başka bir şey” düşünmedi.
  Alıntı ile Cevapla