Binaenaleyh buhran, bünyeleri dağılmaya yüz tutan büyük sanayi memleketleri
için bir ıztırap, fakat kendi milli iktisat sistemlerini kurabilmeleri, ancak
bu müesses sanayi hegemonyasının tasfiyesine bağlı olan bizim gibi
memleketler için sadece bir --doğum ağrısı--dır. Siyaseten olduğu kadar
iktisaden de müstakil bir Türkiye'nin teessüs edebilmesi için Garpta
--buhran-- denilen şeyin biraz daha devamı ve biraz daha derinleşmesi lazımdır.
Çünkü, bizim ve benzer memleketlerin iktisadi inkişafı, Garptaki sanayi
buhranının baş amillerinden biridir.-- (Aydemir, 1932-b).
Açıkça görüldüğü gibi, bu satırlar, --merkez-çevre-- kuramının daha önce
aktardığım, --çevre ve yarı-çevre ülkelerinin ancak dünya kapitalizminin
bunalım dönemlerinde gelişme olanakları bulması-- tezinin 1930'lardaki
ifadesidir.
Kadro'cular, edebiyat alanında da etkindirler. Örneğin, Yakup Kadri,
Sodom ve Gomore'de, daha 1928 yılında, Yunanlıları, İngilizlerin kışkırttığı
ve Anadolu'ya yolladığı gereğini yansıtarak, şöyle yazıyordu:
--İstanbul'da işgal kuvvetleri fertlerinin halka reva görmediği cefa ve
zulüm kalmamıştır. Bu memleketin aydın ve vatansever sınıfına karşı ise adeta
ilk insanların yırtıcı mahluklara ve ilk Amerikan kolonilerinin kırmızı
derililere uyguladıkları --kitle halinde yok etme-- sistemini kullanmıştır.--
(Karaosmanoğlu, 1972-b:22). |