Aşağıdaki satırlar da Şevket Süreyya'ya aittir:
--Batı'da makinelerin sanayiye uygulanması makineleri, yani üretim
vasıtalarını elinde toplayan sınıfla, bu vasıtalardan yoksun kılınan sınıf
arasında ve sanayi yoğunluğunu elinde tutan memleketlere özgü bir çelişme
doğurmuştur. Bu çelişme kesinleşmektedir. Fakat aynı suretle, bir kısım
memleketlerde gene makinelerin sanayiye uygulanması ve sanayinin dünyanın
belirli alanlarında yoğunlaşması, büyük üretim vasıtalarını elinde biriktiren
memleketlerle, milli sanayiden mahrum kılınan memleketler arasında diğer bir
çelişme doğurmuştur ve bu çelişme gittikçe genişlemekte ve kesinleşmekte
bulunmuştur. Bu çelişmeler bu kitapta açık ve sık olarak tekrarlanacaktır.
Çünkü aslında inkılabımız, dünya ölçüsünde olan bu çelişmelerin hem mahsulü,
hem tasfiyecisidir.
Birinci çelişme, tekniğin ileri ve yoğunlaşmış olduğu ülkelerin birbirlerine
karşı olan iki sınıfı arasındadır. İkinci çelişme, tekniğin yoğunlaşmış ve
sanayinin ilerlemiş olduğu ülkelerle (metropollerle) eski sanayisini kaybeden,
fakat onu yeniden ve bugünkü şartlara göre kurmak davasını güden sömürge ve
yarı-sömürgeler (yahut ziraatçı memleketler) arasındadır. Bu çelişmelerden
birincisi sınıf kavgası, ikincisi Milli Kurtuluş Mücadelesi şeklinde cereyan
ediyor.-- (Aydemir, 1968:45-46). |