Fakat, bu Kadro ve Yön-Devrim çizgisinin Türkiye'nin siyasal gündeminden
çıkması demek değildir. Çünkü, bu yaklaşımın temel belirleyiciliği, askere ya
da tek partiye dayalı bir çözüm önermesi değil, --merkez-çevre-- kuramına
dayalı bir dünya çözümlemesi üzerine oturtulmuş --karşı-emperyalist bir
program-- ortaya koymasıdır. Dünyaya bu konuda öncü olmuş bir ülke olarak,
merkez-çevre kuramı ve karşı-emperyalist devrim modeli Türkiye dışında bile
olsa, varlığını sürdürdüğü sürece, konunun toplumumuzun gündeminden yok
olacağını düşünmek doğru değildir.
Nitekim, --merkez-çevre-- kuramına göre, Osmanlı-Türk toplumunun
çözümlenmesine ilişkin çalışmaların sayıca küçümsenmeyecek kadar oluşu ve
bundan da önemlisi, niteliklerinin yüksekliği, yukarıdaki yargımın
doğruluğunu göstermektedir.
Bu konudaki çalışmalar iki gruba ayrılabilir. Birinci grup, Osmanlı-Türk
siyasal ve toplumsal yapısını --iç dinamik-- çerçevesinde bir --merkez-- ile
--çevre--sinin ilişkileri açısından inceleyen çalışmalardır. İkinci grup
çalışmalar ise, Türkiye'yi --dış dinamik-- açısından, dünya sistemi içerisinde
bir --çevre-- ülkesi olarak ele alan çalışmalardır. |