Bu şansını iyi değerlendiren Mustafa Kemal, ilkokuldan sonra, annesinin
karşı koymasına bakmaksızın, kendi girişkenliği ile subay olmaya karar
veriyor. Bu da, subay seven bir çocuğun bilinçsiz bir taklitçiliği sonucudur.
Mustafa Kemal, kendi anlatışına göre, komşusu bir binbaşının Askeri Rüştiye'ye
giden çocuğunun okul elbisesine özendiği için Askeri Rüştiye'ye gider
(Gençosman, Banoğlu 1971:33).
Buraya dek şans ögesinin etkileri görülmüştür. Askeri Rüştiye'den
başlayarak, şansın azaldığını, bilinçli hazırlığın arttığını görüyoruz.
Aslında, Askeri Rüştiye'ye giriş de çok bilinçsiz bir seçim değildir. Hiç
kuşkusuz bu olay, Mustafa Kemal'in kişilik niteliği olarak buyruk vermekten
hoşlanmasının ve buyurma gücünü simgeleyen üniformaya karşı duyduğu arzunun
bir sonucudur. Aslında Mustafa Kemal konusunda psikolojik ve psikiyatrik
ögelere ağırlık veren bir çalışmanın, muhakkak ki Gandi ve Luther gibi
kişiler için yapılmış olan çalışmalar kadar aydınlatıcı ve ilginç sonuçlar
vermesi beklenir. Babasının çocuk yaşta ölmesi, annesinin yeniden evlenmesi ve
Mustafa Kemal'in buna karşı tepkisi, kız, kardeşleriyle ve mahalle
arkadaşlarıyla ilişkileri, hep, onun biçimlenmekte olan kişiliğinin önemli
ipuçlarını veren olaylardır. Biz bu noktaları, başka bir çalışma alanı
oluşturdukları için bir yana bırakarak, onun kendi liderlik rolüne bilinçli
olarak nasıl hazırladığını incelemeyi sürdürelim. |