Tekil Mesaj gösterimi
Alt 10-02-2007, 14:04   #291
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Lider, Bütün Durumu Dikkate Almalıdır. Grubun Bütünlüğü ve Uzlaşmaya
Dayalı Dengesi Ancak Böyle Sağlanır.
Atatürk, bütün eylemi boyunca kendi yakın hedefine inanmış ve bağlanmış
kişiler arasındaki dengelere çok dikkat etmiş bir liderdir. Bir yandan yakın
hedefine (ki bu hedefler çok ince bir hesap ve zamanlama ile saptanmıştır)
karşı çıkanlarla amansız bir biçimde savaşırken, öte yandan buna katılanlar
arasındaki sürtüşmeler ve uyuşmazlıklar açısından, hem iş görebilme ölçütüne
göre değerlendirdiği insanlara görev vererek, hem de onlar arasındaki
sorunları çözerek, aslında tam bir toparlayıcı rol oynuyordu; Örneğin, Rauf
Bey ile İsmet Paşa arasındaki sürtüşmelerde, suikast sonrası İstiklal
Mahkemesi ile, İsmet Paşa ve Falih Rıfkı arasındaki gerginliklerde, hep
birleştirici ve sorun çözücü bir tutum içinde olmuş, fakat sorunları ve
sürtüşmeleri çözmek uğruna, kafasına koyduğu işleri kendine göre uygun
bulduğu kişilere yine de duraksamaksızın yaptırmıştır. Gerek küçük grubu,
gerekse genel dengeleri içindeki Türk toplumu çerçevesinde nasıl davrandığını
yine Falih Rıfkı'nın gözlemlerinden dinleyelim:
--Metodu; halka daima iyimser görünmek, şevk vermek, onu her şeyin iyi
gittiğine inandırmak, hükümet arkadaşlarına karşı ise en acı tenkitlerle
kusurlarımızı ve zaaflarımızı sayıp dökmekti. Onun için her şeyi bilmek ister,
meclisine gelenleri, söylediklerinden hoşlanmasa bile, eğer açıkça bir kötü
niyet görmezse, dilediği gibi konuşturmak isterdi, dedikodu hapsine girmemek
için bir usul de bulmuştu. Mesela hususi olarak kulağına ben sizin veya siz
benim hakkımda şüphe uyandırıcı bir şey söylemişiz. Bir akşam ikimizi sanki
tesadüf olarak buluşturur; mesela size: --Böyle duydum-- diye benim
anlattıklarımı tekrar eder, sonra bana dönerek --Galiba siz söylemiştiniz--
derdi.-- (Atay, 1969:543).
  Alıntı ile Cevapla