İkinci nokta, seçilmiş delegelerden oluşan kongreye, Mustafa Kemal'in
hangi yetkiyle katılacağıydı. --Çünkü, kongre delegeleri mahallerinde daha
önceden seçilmişlerdi.-- Bu sorunun nasıl çözüldüğünü de Mazhar Müfit'ten
dinleyelim yine:
--Bu maksatla Hoca Raif Efendi'nin başkanlığında bulunan --Erzurum Vilayatı
Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye-- Cemiyetinin bir içtimaı sonunda Mustafa Kemal
Paşa'dan bir tezkere ile heyeti faale reisliğini kabul etmesi rica edilmiş ve
kendisine beş iş arkadaşı da gösterilmişti. Bu beş arkadaş: Hoca Raif Efendi
(bilahare Heyeti Temsiliye azası ve Erzurum milletvekili) , emekli binbaşı
Süleyman, Kazım Necati (Erzurum'da çıkan Albayrak gazetesi müdürü) , Dursun
Beyzade Cevat (maarifçi ve halen Erzurum milletvekili) Beylerdi.
Hüseyin Rauf Bey de heyeti faale ikinci reisliğine seçilmişti. Heyeti
faaleyi bu şekilde seçen cemiyet, İstanbul'da bulunan umumi merkeze de bir
telgraf çekerek, kongrede umumi merkez adına rey, mütalaa, hak ve yetkilerinin
Mustafa Kemal Paşa'ya verilmesini rica etmişti.
Bütün bu önlemlerle yetinmeyen --Müdafaa-i Hukukçular-- kesin çözüm sağlayıcı
taktik darbeyi de ihmal etmemişlerdi: |