Tekil Mesaj gösterimi
Alt 10-02-2007, 14:34   #395
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Buna karşrlık, Cumhuriyet'i ilana kararlı olan ve tüm hazırlıklarını ona
göre yapan Mustafa Kemal Paşa, durumu kendinden soran ve --fırkalar üstü--
kalmasını öğütleyen Kazım Karabekir'e hiç duraksamadan: --Raif Efendi'nin
saltanat şeklinin Cumhuriyetçiliğe kalbi mahsus olduğu hakkındaki fikri
vehimdir.-- diye yanıt veriyordu (Atatürk, tarihsiz: 599) . Yine bu yanıt
çerçevesinde, kendisinin --icrai bir meclis--in başkanı olduğu için, çoğunluk
fırkası başkanı bulunmasının da doğal olduğunu bildiriyor ve kurduğu grubun
başkanlığından ayrılmaya hiç niyeti olmadığını belirtiyordu. Ayrıca, bu
grubun fırka benzeri niteliğini de kabul etmiş oluyordu.
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun kurulması Birinci Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nin tarihinde de, Mustafa Kemal'in eyleminde de bir dönüm
noktasıdır. Böylece artık, --çoğunluk adına-- iş gören Mustafa Kemal, bunu,
--küçük bir azınlık--la yönetmek olanaklarına kavuşmuş oluyordu.
Başkumandanlık:
Oligarşinin Demir Yasasından Mustafa Kemal Yönetimine
Aslında, tüm küçük gruba bağlı yönetim çabaları pek de geçerli değildi.
Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi'nden beri hep çevresinde --temsil-- niteliği
olan küçük gruplar bulundurmuş ve kararlarını genelilikle bu grupların
başkanı olma gibi yasal bir dayanağa bağlamıştı. Fakat, yine kendisinin
ifadelerinden anlıyoruz ki, aslında bu --temsil-- niteliği olan küçük gruplar
hemen hemen hiçbir zaman tam anlamıyla oluşmuyor. Onların başkanı olarak,
Mustafa Kemal, onların --temsil-- yetkilerini de kullanıyor. Böylece, aslında
bir temsil hiyerarşisi ile --Oligarşinin Demir Yasası--na giden olay, Mustafa
Kemal eyleminde, bir devrimcinin temel taktiği oluyordu.
  Alıntı ile Cevapla