Tekil Mesaj gösterimi
Alt 13-02-2007, 08:37   #6
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Hz. Ömer'in Kudüs'ü fethettiği zaman Hıristiyan halka can ve mal emniyeti, din ve vicdan hürriyeti tanıdığını ve onlara nasıl İslâmî ve insanî bir muamelede bulunduğunu bilenlerin onun bu âlicenap hareketiyle Hıristiyanların Kudüs'ü işgal ettikleri zaman sergiledikleri vahşice davranışları birbirleriyle mukayese ederek Hz. Ömer'in bu asilce davranışı karşısında saygı ile eğilmeleri gerekir. Ama bu gibi olaylar İslâm'ın ve Müslümanların merhametli davranışları ile İslâm düşmanlarının gaddarca tavırlarının karşılaştırmak arasında son derece önemlidir.
İkinci Haçlı Seferi:
Atabey om adeddin Zengi'nin 1144'te Urfa'yi fethi bütün Avrupa'da çok büyük yankı uyandırdı. İslâm dünyasının bağrına bir kama gibi saplanan Urfa Haçlı Kontluğu'nun yıkılması ve Urfa'nın tekrar İslâm topraklarına katılması Müslümanları büyük bir sevince boğarken Hıristiyanları da ayni şekilde üzüntüye sevk etti. Urfa'yı üs olarak kullanıp el-Cezire ve Suriye'deki Müslüman halka zulüm ve işkence eden Hıristiyanlar Aziz Bernard'in teşvikleri ve Papa III. Eugenius'un 1145 tarihli fermanıyla yeni bir haçlı seferi için hazırlıklara başladılar. Papanın çağrısı üzerine Fransa kralı VII. Louis ile Alman imparatoru III. Konrad bu sefere katılmaya karar verdiler ve 1147'de ayrı ayrı hareket ettiler. Konrad Dorylaion yakınlarında Anadolu Selçuklu sultani I. Mesud'a mağlup olarak sıkıntı içinde yoluna devam etti. Kral Louis de Antakya üzerinden Kudüs'e hareketle burada Konrad ile buluştu. İki haçlı lideri Sam'a saldırmaya karar verip 50.000 kişilik büyük bir orduyla harekete geçtiler. Sam âtabeği Emir Üner, Musul atabeği Nureddin Zengi'den yardım istedi. Bir müddet Sam'i kuşatan haçlılar hiç bir basari elde edemeden geri döndüler. Böylece ikinci haçlı seferi hedefine ulaşamadan sona erdi (1148).
  Alıntı ile Cevapla