1.1.2.13. Muğdat Dede Muğdat Dede, bir semtte, bir camiîye adını veren evliyamızdır. Mersin’in, Yenişehir Beldesinin, Pozcu semtinde adına layık olan Muğdat Camiîsi`nin avlusunda, türbesinde sonsuz uykusuna yatmakta olan Muğdat Dedenin Hz. Muhammed’in sancaktarı olduğu söylenir. Asıl ismi Mithat Bin Yesvet olan yüce evliyamız, Peygamber efendimizin emri ile İslam dinini Çukurova’ya yaymakla görevlendirilmiştir. Muğdat Dedenin adı yıllarca Eğlence Dede olarak da bilinirdi. Bu isim onun eğlenceyi çok sevmesinden kaynaklanır. O tarihte kadınlar Muğdat Dedenin türbesi etrafında toplanır, semah gösterileri yaparlarmış. Muğdat Dede bir gün semah gösterisi yapan kadının rüyasına girerek: “Yanlış yapıyorsunuz. Bana şükür edin, dua edin. Benim etrafımda oyun oynamayın” der ve kaybolur. Kadın rüyasında gördüğünü diğer kişilere de anlatır ve ondan sonra Muğdat Dede türbesinin etrafında oyunlar oynanmaz olur. Muğdat Dedenin kerametlerini bir kadın şöyle anlatır: Buraya çocuğu olmayanlar, mutluluğu bulup onu korumak ya da arttırmak isteyenler evliyamızın türbesine gelip. Allah’a yalvarır, dilekte bulunurlar. Burada kesilecek adakların türü de önemli değildir. Bu evliyamızın Kıbrıs Barış Harekatı Sırasında mezarından gökyüzüne yükseldiği, Akdeniz’e yöneldiği ve Kıbrıs’ta savaşan askerlere yardımcı olduğu dilden dile anlatılmaktadır. Hatta Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra bir Yunanlı subay: “Kardeşim biz Türk askerlerinden çok, o yeşil cübbeli, beyaz sarıklı ak sakallı yaşlılardan oluşan dev bir orduyla savaştık. Onların kim olduğunu hâlâ anlayabilmiş değilim. Eğer o yeşil cübbeli, beyaz sarıklılar olmasaydı Kıbrıs’ın bir kum tanesini Türkler alamazdı” demiştir. DURMUŞ ER |