Topal Osman köylere doğaldır ki hem çetelerin gerideki güçleriyle bağlantılarını kesmek hem de kendi birliklerinin moralini yükseltmek için saldırıyordu... Aynı dönemde, biraz tereddüt edildikten sonra bölge dışına sürgün etme kararlarıda alınmaya başlar. 22 Mayıs'ta Samsun'da yerleşmiş bulunan Kayseri kökenlilerin doğdukları yerlere gönderilmeleri kararlaştırılır; bu şekilde sürülenler arasında şehrin en zengin aileleride bulunmaktadır. Ancak kadınların vilayet konağı önünde düzenlediği gösteri ve muhtemelen Türk eşrafında araya girmesiyle karar iptal edilir... İki gün sonra Yunan kruvazörü Kilkis Ankara hükümetinin ( Sovyetlerden gelen cephanenin) giriş limanı olan İnebolu'yu bombalar. Bunun üzerine Merkez ordusu komutanı Nurettin Paşa aynı gün Rumların sürülmesini emreder. Ankara'da ayın 12'sinde toplanan Bakanlar kurulu, bir Yunan çıkarmasının an meselesi olduğu sonucuna vererek bütün Karadeniz şeridini savaş bölgesi ilan eder. ... Aynı gün Samsun, Bafra ve Alaçam şehirlerindeki 15 ila 50 yaş arasındaki bütün erkekler tutuklanır. Ertesi gün ilk göçmen kafilesi iç bölgelere gitmek üzere Samsun'dan yola çıkarılır. Yunan kaynaklarının hepsi, kaçanların tanıklıklarına dayanarak, bu ilk kafilenin , ilk durak olan Kavak'ta kafileye eşlik edenlerce kurşun yağmuruna tutulduklarını, kafilenin büyük bölümünün katledildiğini yazmakta ancak ölü sayısı üzerine anlaşılamamaktadır. Pavlidis'e göre 330 olan ölü sayısı Gavrilidis'e göre 701 dir. Türk yetkililere göre Kavak'ta ölüm olaylarının meydana geldiğini kabul etmekte ama bunları Rum çetelerinin saldırısına bağlamaktadır. Ancak bu düşük bir ihtimaldir; her şeyden önce bu sürgün operasyonları sırasında başka bir Rum çetesinin varlığına ratlanmamaktadır; öte yandan böyle bir saldırıda sürgün edilenler arasında bu kadar çok sayıda ölü olması ancak, sürgünlerin, onlara nezaret edenlerce ön saflara itilmeleriyle açıklanabilirki, böyle bir durum olsa, Rum tanıklar bunu belirtmekten kaçınmazlardı. |