Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-03-2007, 12:02   #1
özgür_1903
Kıdemli Kartal
 
özgür_1903 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Jöleli taş devri

Jöleli taş devri


İbrahim Altınsay
07/03/2007 (647 kişi okudu) Devre arasında İngiltere'deydim. Bizde de yankı uyandıran 6-3'lük Liverpool-Arsenal, Lig Kupası maçını Londra'da bir pub'da izledim. Her iki takımda klasik 11'leri dışından sekiz oyuncu vardı. Yaş ortalaması
21 dolayındaydı. Arsenalli gençler, Liverpool'lulardan daha üst düzeyde gözüktüler ve bu, skora yansıdı... Herkesin ortak kanısı, üç-dört yıl sonra Arsenal'i kimsenin tutamayacağı yönündeydi. O akşam 'Topçular'ın sitesindeki takım kadrosuna baktım. 45 kişilik A takım kadrosunda ilk 11'de oynayan 13-14 oyuncudan sonra yaşları 21 dolayında, değişik milliyetlerden futbolcular sıralanıyordu. 'Reserve' (yedek) takım kadrosunu da ekleyince sayı 60'a çıkıyordu. Son grupta, değişik ülkelerin 16 yaş altı takımlarından transfer edilen futbolcular ile Arsenal Akademisi'nden yetişenler vardı.
Arsene Wenger maçtan sonra Lig Kupası'ndaki bütün maçları, Liverpool'a karşı çıkardığı ikinci takımla oynayacağını açıkladı. Sözünü de tuttu; önceki hafta Chelsea'ye 2-1 kaybettikleri gergin finale aynı 11'i çıkardı... İngiltere'de bunlar olurken UEFA Kupası hedefiyle yola çıkan Fenerbahçe, Palermo'nun ikramı ve son dakika Frankfurt golü sayesinde, mucize sayılacak bir dört puanla gruptan çıkıyor ama AZ Alkmaar'a elenmekten kurtulamıyordu. Ardından da örgütlü ve dinamik bir oyun çıkaran
Antalya'ya üç puan bırakıyordu.
Yorumlar ilginçti. Fenerbahçe'nin transferlerini eylül başında yaptığı, takım oturacaksa bunun ancak şimdilerde olacağı, yapılan transferlerin de gösterişten öte gitmediği unutuluyordu. Böyle bir dengesiz kadroyla Fenerbahçe'nin ancak bu kadar oynayabileceği de görmezlikten geliniyor ve suçlu bulunuyordu: Kaleci Volkan'ın saçına sürdüğü jöle... Önce yönetim tüyoyu veriyor, bir kısım medya bunu hemen köpürtüyor, beklentileri boşa çıkan taraftarın hizmetine sokuyordu. Volkan saçına jöle sürmese Fenerbahçe UEFA finaline emin adımlarla yürüyecek, ligde de puan farkını açacaktı!

Futbol oynuyormuş gibi yapmak
Arsenal orta sahasını 17 yaşındaki Fabregas'a teslim edip şampiyon olmuştu üç yıl önce. Bizde 25 yaşına gelmiş ve milli takımda oynamış Volkan'ın jölesiyle uğraşıyor millet... Zamanında uzun saça, küpeye taktıkları gibi. Böylece jölesiz kafalarının içinde nasıl faşist bir beyin taşıdıklarını ortaya seriyorlar. Vurun futbolcuya, nasıl olsa trilyonluk köleler onlar. Futbolcu örgütlerinden çıt yok.
Aslında Volkan'ın AZ ve Antalya maçlarında yedikleri, her kalecinin yiyeceği goller... İleride genişçe tartışırız bu kaleci sorunsalını... Kısaca, bizde kaleci idmanları 'Yat, kalk, zıpla' biçimindeki bireysel gelişime dayanıyor genellikle. Oysa artık kaleci savunmanın da atağın da asli öğelerinden biri... Bir tür neo libero ve oyun kurucu... Bu nedenle oyunun ve takımın bir parçası olarak eğitilmek zorunda... Böyle iki kaleci gördük: Taffarel ve Cordoba... İkisinin de idman maçlarında orta alanda oynamaları sadece 'spor olsun' diye değildi herhalde.
Bazıları da diyor ki, "Tamam da Volkan hiç hamle yapmadı, şöyle kurtarmaya çalışıyor gibi atlasaydı"... Bu iyi niyetli dilek futbolumuzun halini de gösteriyor aslında. Artık futbol oynamıyoruz, futbol beklemiyoruz. Futbol oynuyormuş gibi yapmak, futbol konuşuyor gibi yapmak bize yetecek. Pek haksız da sayılmayız. Çünkü büyük takımlarımız futbol değil, yönetimlerin gösteriş takımları... Dikkat ettiniz mi, Sivas karşısında Fenerbahçe'nin maça başlayan değil, maçı bitiren 11'i futbol takımına daha çok benziyordu. Orta alanda Yozgatlı-Appiah-Kemal-Tuncay, ileride Kezman-Semih...
Gözlerden kaçan başka bir olay da şu: Zico, kupa ilk maçında Gençler karşısına 'ikinci takım' sayılacak bir kadroyla çıkmıştı. 'Kritik rövanşı aynı takımla mı oynayacak?' diye merak ediyordum. Beni yanıltmadı ve benzer bir 11'le maçı kazandı. Şimdi ben de bir iddia üfürüyorum. O takımla, Fenerbahçe'nin Alex'li, Tümer'li 'gösteriş takımı' beş maç yapsın, dördünü 'yedek takım' kazanır.
Beşiktaş da pek farklı değil. Ricardinho'lu, Delgado'lu garip sistemle ve sağ bölge sorunuyla oynadığı sürece Beşiktaş kolay kırılan ve puan veren bir takım olacak. Galatasaray ise hepten 'kayıp takım' olma yolunda. Şampiyonluk anında kadroyu budayıp sezona gençlerle başlasalardı belki bugün aynı puanda olacaklardı ama geleceği kazanacaklardı... Kim uğraşır böyle gösterişsiz işlerle. Bakın şimdi Lippi'yi getiriyorlarmış. Canım Lippi sizi keser mi? Alın bütün İtalya Milli Takımı'nı!
'Ayranı yok içmeye' derler ya öyle. Ligde oynanan futbolun tadı tuzu yok, sürekli geriliyor. Bir Sevilla-Barça maçına bakıyorsunuz, bir bizim derbiye... Amerikan futbolu, Avrupa futboluna ne kadar benziyorsa bizimki de o kadar benziyor. Anadolu'dan, Antalya'dan, Kayseri'den, Sivas'tan yükselen ışıklara ise yalancıktan ilgi duyuyoruz. Sadece Zico'yu, Gerets'i, Tigana'yı tefe koymak için... Bu takımları ya büyüklerle oynadıklarında ya da derbi haftalarında izliyoruz 90 dakika. Yasaksavar gibi sabaha karşı gösterilen üç dakikalık özetler de bir fikir vermiyor. Büyük kulüplerin yönetimleri, futbolun muktedirleri ve medya gerçeği karartarak ayakta kalıyor zaten. Bunun için gündemi hep başka yerlere kaydırıyorlar. İngilizler buna 'spin' derler. Formula 1'de spin atan arabalar gibi konuyu tam ters yöne döndürme anlamında.

Seni gidi dış mihrak
Klasik 'döndürüş'lerimiz malum 'dış mihraklar' ve 'bölücü düşmanlar'... AZ maçında Saracoğlu tribünleri birbirine giriyor, soruşturma var ama failler ve azmettiriciler hâlâ bulunamıyor. Aramaya gerek de yok. Sorumlular baştan belli: Dış mihraklar. Volkan'ın jölesi de dış mihrakların işi... Araştırın bakın, jöle mutlaka yabancı marka. Fenerbahçe yönetiminin resmi bildiriyle 'dış mihrak' saptamasında bulunması pek isabetli olmuş. Bir 'tanrı kral' tarafından yönetillir ve düşman yaratarak yükselirseniz 'dış mihrak'tan da en iyi siz anlarsınız elbette.
Böylece futbolumuzun taş devrine dönüşü tamamlanıyor. Ha bakın ben futbolun en ilkel, en amatör haliyle, mahalle maçı havasında oynanmasına razıyım her zaman. Ancak bizim taş devrimiz vıcık vıcık jöleli yahu
__________________
iLk ÇıĞLıĞıM SoN NeFeSiM TeK AşKıM BEŞİKTAŞ'ım....
HeRşEyİn BiR sOnU vAr AmA BEŞİKTAŞ SeVgİsİnİn AsLa...!
özgür_1903 Ofline   Alıntı ile Cevapla