Yıl 2010. Yer Londrada bir restoran. Scout dostum Cemal Belgin futbol dünyasından dostları ile bir akşam yemeğinde. İçlerinde Chelseanin scoutlarından biri de var. Gökhan Töre ise o sıralarda Chelsea U-21 takımı oyuncusu. Futbol sohbeti koyulaşıyor ve laf lafı açıyor söz genç oyunculara geliyor. Cemal Belginin aklına Gökhan TöreninChelseade oynadığı geliyor ve Chelsea scoutunaTöreyi soruyor. Aldığı cevap karşısında şaşırıyor. He is on thewayout (iyi bir yolda değil) Neden sorusunu ise Personality problem (kişilik problemleri) olarak niteliyor. Cemal Belginin ama daha çok genç düzelmez mi sorusuna ise that problem nevergoesaway (bu problem asla çözülmez) şeklinde cevaplayarak konuşmayı kesiyor.
Gökhan Töre daha sonra 2011 yılında Hamburga transfer oluyor. Bunda o dönem Chelseade görev yapan ve daha sonra Hamburga geçen Sportif Direktör Frank Arnesenin Almanya doğumlu olması nedeniyle onu transfer etmesinin rolü büyük. Hamburgda ancak 1 sezon tutunabilen Türk oyuncu 2012de Rubin Kazana gidiyor. Ama orada da kendini bir türlü kabulettiremeyince Beşiktaş ve Türkiye macerası başlıyor.
Şu anda 22 yaşında olan bu oyuncunun kısa sürede 4 takımda oynaması ve Beşiktaşa kadar önemli 3 kulüpte de dikiş tutturamaması transfer sırasında sorgulanması gereken bir durum. Bunun yanında Ömer Toprak ile Hakan Çalhanoğlunun Milli Takım kampında silahla tehdit edilmesi ve diskotekteki silahlı olayların kahramanı olması Gökhan Törenin kişiliği hakkında soru işaretlerini beraberinde getirirken insan Chelsea scoutunun söylediği personality problem sözlerini düşünmeden edemiyor.
Analiz: Hüseyin Özkök FUTBOLARENA