Forumlar › Forumlar › Beşiktaş › Futbol › Basından Haberler › Hayatı Siyah-Beyaz Olan Adam !
- Bu konu 0 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 12 yıl 6 ay önce
dogan_cordoba tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Mayıs 1, 2014: 1:27 pm #1227250
13 lig şampiyonluğu yaşayan siyah beyazlıların emektar ismi, 8 kez bu mutluluklarda yer aldı. Hep geri planda kaldı ama tribünlerin sevgilisi, oyuncuların sırdaşı oldu. Beşiktaş çatısı altında ondan çok şampiyonluk gören ne başkan, ne de sporcu çıktı.
Kulüplerin bayrak isimleri vardır, tribünlerin sevgilisi olan. Bazen oyuncular, kaptanlar olur bu unutulmaz efsaneler, bazen bir teknik adam bazen ise başkanlar.. Bazen de bir emekçi olur Halkın Takımı Beşiktaşta olduğu gibi
Siyah beyazlıların emektar malzemecisi Süreyya Soner, 33 yıldır Beşiktaştayım. Siyah beyaz kapıdan bir kez girdim ki giriş o giriş. Düşün Beşiktaşın 13 şampiyonluğu var 8sinde ben vardım diyor.Beşiktaşın bütün hayatı olduğunu söyleyen Soner şöyle ekliyor: 13ümden beri işçiyim. Bana hanlar hamamlar verseler yapamam. Öyle bir yerden geldim ki Ben yine kendi mütevazı yaşantımı yaşar, işe otobüsle gider gelirim. İnanır mısın hâlâ özel arabaya bindiğimde rahatsız oluyorum.
48 YILDIR HER GÜN EMEKÇİYİM
1 Mayıs İşçi Bayramının kendisi ve tüm emekçiler için önemli olduğunun altını çizen Süreyya Soner, Çalışma hayatıma Yeşilçamda başladım. İşçiliği film setlerinde öğrendim. Gece 11.00de yatıp, sabah 05.00te kalkardık. Orada alıştım bu düzene. 48 yıldan bu yana ben her gün emekçiyim diyerek özetliyor çalışma yaşamını..
Siyah beyazlı taraftarların İnönüdeki son üçlüyü çekmesi için ortaya çağırdığı Beşiktaşın gerçek emekçisi ile ikinci emekliliğine gelen çalışma yaşamı ve siyah-beyaz anılarla dolu bir hayatı, mesaisinin neredeyse tamamını harcadığı Nevzat Demir Tesislerinde konuştuk.
SADECE 1 MAYIS DEĞİL HER GÜN TAKSİMDEYİM
Beşiktaş halkın takımıdır. Biz zamanında Metin Ali Feyyaz döneminde kolej takımıyız derken de halkın takımıydık bugün de halkın takımıyız. Beşiktaş halktır ve bu özelliğiyle tüm rakiplerinden farklı bir yer alır Türk futbolunda. Biz de halkın takımında olduğumuz için 1 Mayıs işçi Bayramının bizlerde ayrı bir yeri var. İşçi Bayramı tabii ki önemli bizler de işçiyiz. Sadece 1 Mayıs değil her gün Taksimdeyim. Beyoğlunda Ayhan Işık Sokağındayım orada arkadaşımın çay ocağı var, hemen her gün Taksimdeyim yani. Bugüne kadar belki alanlarda yürümedim ama ben işçiyim her gün işçiyim Beşiktaşta izin yapmayı pek sevmem. Şartlar ne olursa olsun sabah 5 buçukta evden çıkarım. İş, idman olsun olmasın, ben öyle alışmışım. Ekmeğine, işine saygılı olacaksın.
NE MUTLU Kİ İNÖNÜDE SON ÜÇLÜYÜ BEN ÇEKTİRDİM
Dolmabahçedeki veda maçı G.Birliği karşılaşmasında taraftara son üçlüyü ben çektirdim. 7 yaşında ilk maçıma dayım götürdü beni İnönü Stadına Altay karşılaşmasına. Sahaya çıktılar iki tane siyah beyaz takım var. Dayıma sordum, Hangisi Beşiktaş diye. Formasının önünde kartal olan dedi. O dönem bizim beyaz formada koca bir kartal vardı Ne mutlu bana ki İnönü Stadındaki son 3lüyü çektirdim. Ben de anlamadım ki. Baktım bağırıyorlar Süreyya ortaya üçlü çektir Kartala diye. Ben içeride Cenkin kramponlarıyla uğraşıyorum. Kulaklarıma inanamıyorum, beni mi çağırıyorlar diye düşünüyorum. Cenk, Süreyya Ağabey seni çağırıyorlar galiba dedi. Ben de gittim İnönünün son üçlüsünü taraftara çektirdim.
DÜNYA BİR YANA ÇARŞI BİR YANA
Çarşının dünyada örneği yok. Onlar Beşiktaşın yüz akıdır. Çok büyük ayrıcalığı var. Bana da çok ilgileri var teşekkür ediyorum onlara. Çarşı iki yıldır 1 Mayıslarda benim fotoğrafımı koyuyor sitelerine, bilmem bu sene de koyarlar mı? Allah razı olsun haberim bile olmuyor bu jestlerinden.Onlar babalarından Beşiktaşlı. Babalarının döneminde ben Beşiktaştaydım. Şimdi oğulları geldi ben yine Beşiktaştayım. Beşiktaşlı olmak büyük ayrıcalık
Bu arada eklemeden edemeyeceğim 61 yaşındayım ilk kez doğum günümü onlar kutladı. 100. yılda benim için doğum günümde İyi varsın pankartı açtılar. Bu jestlerini unutamam, dünya bir yana Çarşı bir yana
YILMAZ GÜNEYİN ÜZERİMDE HAKKI VAR
Bir arkadaşım film setine gitmemişti, beni çağırdılar. Gebzede çekilen Kahreden Kurşun filminin setinde Yılmaz Güneyle çalıştım. Sette uyuyakalmıştı, biri paltoyu üzerine örtmüş. Silahı masada silahsız durmazdı. Neyse uyandı bu palto kimin, Sonerin orada bana soyadımla sesleniyorlardı. Beni yanına çağırdı sana ağır laflar ediyorum sen paltoyu üzerime örtüyorsun. Diyemedim ki abi ben örtmedim
ZAMAN ONU HAKLI ÇIKARDI
Bana sürekli çalışmayla ilgili öğütler verdi, o zamanlar biraz savruktum ama onu dinledim. İşçiliği ilk film setlerinde öğrendim. Orada alıştım ben bu düzene. Bugün bir emekçiysem Yılmaz Güneyin üzerimde emeği vardır. O çok ince düşünürdü boşa akan muslukları görünce, Bir zaman gelecek bu suyu parayla satın alacağız derdi. Hatta bunun üzerine dönemin Başbakanı Demirel, gazetelere Allahın suyu parayla satılır mı, o kafayı üşütmüş demişti. Ama zaman onu haklı çıkardı. Her köşe başına çeşme yaptıracağım derdi, sözünü tuttu ve oturduğu yer Zeytinburnunda bunu yaptı.
Hocamız Slaven Bilic harika bir insan, halkçı Bilic ile Halkın Takımı Beşiktaşın aşısı tuttu. Her sabah tesislerde tokalaşmadığı insan yoktur. Aramız çok iyi, hep halimi hatrımı sorar, gerçekten çok iyi bir insan.
BEŞİKTAŞ EMEKTEN YANADIR
Mütevazıdır Beşiktaş, Beşiktaşlı emekten yanadır. fedakardır. Kulübümüz de vefalıdır. Başkan ya da yönetim kim gelirse gelsin Beşiktaş değerlerini ve geleneklerini korur. Özel bir kulüptür Beşiktaş.
Yabancılarla iletişimim şöyle, alışıyoruz birbirimize anlaşıyoruz. Onlar biraz Türkçe öğreniyor, bende yabancı dil yok, ilkokulu bile 7 sene de bitirdim ben Ben şöyleyim böyleyim demeye gerek yok.
MALZEMECİLİK GERÇEKTEN ZOR
Biz işçiyiz birileri bu işi yapacak. Ahmet, Mehmet ya da Süreyya olmasa takım maça çıkmayacak mı tabii ki çıkacak. Beni tanıyorlar ama bir çok malzemeci arkadaşım var. Malzemecilik gerçekten zor. Allah bu işi yapanların ailelerine sabır versin. Evden uzaksın, ağır bir iş. İki çocuğumun da doğumunda yurtdışındaydım, komşular kaldırdı hastaneye eşimi. Mesleğimizin sendikası yok. Sigortamız var ama şu an için sendikalaşma gibi bir eğilimiz yok.
Yurt dışında bizim iş daha kolay. Oyuncular biraz daha sorumlu. Kendi kramponlarını kendi alıyor. Biz de ise maç bitiyor futbolcu motorsikletine atlayıp gidiyor. Biz de böyle maalesef.
SENİN DE BIYIKLI DİYEN BABANIN DA
Tigana dönemi Antalya kampındayız. G.Sarayla Efes Cup oynuyoruz. Bir ayağa tribünde bir ayağa kulübede bir taraftar var, herkese sallıyor. Tiganaya Yaramaz adamsın, oyuncu değiştiremiyorsun, Sergene At yarışı oyna, Tayfura Yaşlandın, Okana G.Saraylısın diye bağırıyor.Murat Şahin bana Sıra sana geliyor dedi. Ben kalktım Polis getireceğim attıracağım seni, yeter lan dedim. Adımı da bilmiyor. Ulan bıyıklı 15 senedir maçlara geliyorum hep yedeksin dedi. Senin de babanın da Yıllar sonra biri twitterda yazıyor, Süreyya Ağabey sana bıyıklı diyen adam var ya ben onun oğluyum. O olaydan sonra arkadaşları babamı tribüne almadı. Ona Senin de babanın da diye yazdım.
O MANYAK BENİM
Geçenlerde Mecidiyeköyden metrobüse bindim. Birisi beni tanıdı, Ağabey Senin ne işin var burada diyor. Senin ne işin var dedim. Ben eve gidiyorum dedi Ben de eve gidiyorum dedim. Bir başladı bu G.Saraya şunu yapacağız bunu yapacağız. Şöyle böyle derken Darülacezeden bir durak önce indim. Ağabey bir fotoğraf çektirelim diye sorunca Tamam dedim.
Eve gittim twitterı açtım. Benim twitterda iyi akşamlardan başka bir şey yok. Kızım Yağmur, Birisi takibe al bir şey söyleyeceğim diyor dedi. En sonunda takibe aldım, Süreyya Ağabey metrobüste bir manyakla tanıştım aynı sana benziyor dedi. Devam etti: Aynı sen, havaya giriyor, indirdim bir de resim çekindim manyakla. Bak yolluyorum sana benziyor mu diye gönderdi fotoyu. Yazdım, Lan oğlum kapat. O manyak benim.KIZI METİN İSTEDİ DÜĞÜNÜ RIZA YAPTI
Hanımla konuşuyoruz evlenmeye karar verdik. Babasından istemeye annemle gidiyoruz vermiyorlar. Git gel git gel Kemal Sunala döndük. 4-5 sefer gittik vermiyorlar. Bizim hanımı kaçıracağımdan korkuyorlar, ben kendimi kaçıramıyorum. Gordon, Metin ile birlikte birkaç kişiyi Almanya kampına almadı, İstanbulda hazırlık maçları yapıyoruz. Beykozda hazırlık maçı almışlar saat 4e. Kayınpeder de kulübe haber göndermiş saat 3te gelip istesinler kızı. Çocukları stada gönderdik. Metinle annemi aldık, formaları attık arabanın arkasına gidiyoruz kızı istemeye.
MAÇA 15 DAKİKA GEÇ KALDIK
Maç başlayacak bir kutu şeker yaptırdık. Metin mahalleye bir girdi herkes ayaklandı. Babası da fanatik Beşiktaşlıymış, hanımın kardeşi de Sergenlerle birlikte altyapıda oynuyormuş. Aklım hala maçta Metine, Bunlara dikkat et, camın kenarına otur, ters bir durumda atla formalarla maça git dedim. Kayınpeder bir başladı Beşiktaştan anlatıyor. Metin Bir dakika, Allahın emriyle ver kızı dedi. En son zorla bir Evet aldık ağzından, kahveleri bırakıp Hadi eyvallah dedik maça gittik. Baktık kayınpeder de arkamızdan maça geliyor. Maça 15 dakika geç kaldık. Rıza sağ olsun salon tutmuş. Allah razı olsun o olmasa o düğün olmazdı. Babam gibi ilgilendi. Hakkı çok üzerimde.
SCHUMACHERE HAREKET ÇEKEN ADAM
Toni Schumacher, Alman Milli Takımında oynarken F.Bahçeye geldi ve basına Bana gol atana altın saat vereceğim dedi. Neyse golleri yedi ama bizim maçtan önce Büyük maçta bana gol atana altın saat vereceğim dedi. Kadıköyde oynuyoruz. Ferdinand beni seviyor. Ona Paraya ihtiyacım var, gol atarsan altın saat Halil Ağabeyle benim dedim. Tamam dedi.
Futbolcular da bırakmıyor Kendine al oğlum, pahalı saat, Ferdi Yok ben Süreyya Ağabeye söz verdim diyor. Maç başladı soyunma odasında maçı dinlerken radyoyu elimden düşürdüm, bozuldu. Bir baktım 35. dakika kapı çaldı karşımda Ferdinand, Oğlum ne yaptın zamanı mı şimdi dedim. Ayağında buz torbası var. Orta sahadan topu alıp Müjdatları peşine takıp Schumacherin altından topu yuvarlamış. Boynuna sarılıyorum Koçum benim diye. Bütün takım soyunma odasında tezahüratlarla beni saati almaya gönderiyorlar. Adamlar mağlup olmuş nasıl gideyim.ARKAMDAN KRAMPON ATTI
Neyse Şeref Ağabey vardı Fenerin malzemecisi ona diyorum. Bak orada kutu gibi bir şey varsa bana getir. Bir kutu var ama deyince girdim içeri. Müjdata (Yetkiner) Müjo şu saati istesene şundan dedim. Zor adam o beni uğraştırma dedi. Toni Schumacher kramponuna bir şeyler yapıyordu, neyse gittim yanıma bileğimle hareket yaparken (saati işaret ediyorum), Tony Ferdinand diyorum. Bu bir kalktı ayağa beni kovalıyor. Kaçarken arkamdan kramponunu attı. Onu aldım. Girdim bizim soyunma odasına saat bekliyorlar, Saat yok bunu aldım diğer tekini de Şeref Ağabey gönderecek. Satıp yevmiyeyi doğrultacağım dedim. Herkes gülüyor.
O HALA YAŞIYOR MU
O zamanlar sabah kahvaltılarında futbolcular sırayla poğaça alıp geliyor, Rızalar falan büyük bir çaydanlığım vardı. Ben de ıhlamur koyuyorum. Bir yandan malzemeyi hazırlıyoruz. İki gün işe gelmedim Ferdinand beni merak etmiş. Halil Ağabey gazete kağıdına adresimi yazıyor. O da gideceğim diyor. Zeytinburnunda gecekondumuz var. Odun sobasında kıvrılıp kalmışım gripten çok kötüyüm. Doktora da gidemedim.
BİR ARAP SENİ SORUYOR
Annem balkonda halı silkelerken içeri geldi, Süreyya bir Arap seni soruyor dedi. Zar zor kalktım camı bir açtım baktım karşımda bu, Neyin var dedi. Kalkamıyorum anasını satayım dedim. Beni Merterde özel bir hastaneye götürdü. İki gün kaldım orada iyileştikten sonra aldı beni hadi gel işe gidelim dedi. Yıllar sonra gazeteciler ödül için Türkiyeye gelen Ferdinanda o olayı soruyorlar, O hâlâ yaşıyor mu diyor benim için
OĞLUMA GOL ATANIN İSMİNİ VERECEĞİM
Hanımın doğum zamanı geldi. O ara Kıbrıs kampındayım 21 gün kamp. Biz oradayken ikinci günü çocuk doğdu. Bizimkilere, Bekleyin Metin-Ali- Feyyazdan hangisi gol atarsa onun ismini koyarız dedim. Zaten 3 hafta orada gitti. İsmini koymadık çocuğun. Geldik bir takımla berabere kaldık gol yok, Bursaya gittik yine gol yok. Milli maç arası girdi, bizimkiler isyan ediyor artık. Kocaelispor 1. Lige yeni çıkmış artık dedik bu maçta 3-4 olur. İki buçuk ay oldu bekliyoruz. Metine diyorum Hadi gol at senin adını koyacağım.
Madem kızı birlikte istedik, Rızaya diyorum Gel gol at senin adına koyacağım. Artık kimi görsem ona diyorum. Biri atsın da kurtulayım bak evden haber bekliyorlar. Daha 10. dakika mı ne, İngiliz Walsh var ya bir tane attı mı? Oğlum sen nereden çıktın! İkinci yarı tek kale oynuyoruz. Son dakikalar gol mol yok. Deniz tarafından rüzgarla beraber geliyoruz. Bu Walsh yine sol taraftan bir girdi Feyyaz falan bomboş ama çıkarmadı topu, kalecinin yanından golü attı mı? 2-0. Herkes seviniyor kulübeye koşuyor ben buna yumruk atıyorum Walsha. Senin yapacağın işi diye. Haftayı bekle dediler, aradım hanımı Yeter artık babamın ismi Yasini koyuyorum dedim.Hürriyet
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.