Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-02-2007, 09:50   #2
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

- Basın yoluyla şantaj yapmak ya da başka türlü çıkar sağlamak suçtur
- Asılsız sahte bilgilerle başkaları suçlanamaz
- Ahlak kurallarına uymayan yazı ve resim yayımlanamaz
- Yayından zarar görenlere cevap hakkı tanınmıştır
- Basın yoluyla halkı suç işlemeye kışkırtmalarda, dava sonucunu beklemeden hükümetin güvenliğini korumak amacıyla gazeteyi kapatabileceği hükmü getirilmiştir
- Padişaha, meclis üyelerine ve resmi kişilere yazı ile hakaret edenlere hapis cezaları konulmuştur.70
Anayasada “Matbuat kanun dairesinde serbesttir. Hiçbir veçhile basımdan önce
teftiş ve muayene edilemez” hükmüne rağmen bundan sonra zaman zaman gazetelere sansür uygulanmıştır.
Kabul edilen 13 maddelik “Matbualar Kanunu” ile de, her Osmanlı vatandaşına basımevi açma hakkı tanınmış, basımevi açabilmek için İstabul’da İçişleri Bakanlığı’na, taşrada valiliklere bir bildiri verilmesi yeterli görülmüştür.71
Basın Kanunu’nun yürürlüğe girmesine rağmen, ülkedeki askeri yönetimin uyguladığı basın sansürü, 1912 yılına kadar sürmüştür. Aynı yıl sansürün kaldırılması kısa olmuş 22 Ocak 1913 tarihinde İttihat ve Terakki yanlısı subayların gerçekleştirdikleri “Bab – ı Ali Baskını” sonrası Kamil Paşa sadrazamlıktan düşünce , oluşturulan yeni hükümet tarafından yine basına sansür konulmuştur. Sansür, İttihat ve Terakki Partisi ileri gelenlerinin, I. Dünya Savaşı yenilgisi sonrası yurtdışına kaçmaları üzerine kaldırılmıştır.72
Söz konusu yasa, yapılan 15 kadar değişiklikle, 8 ağustos 1931 tarihine kadar, 22 yıl yürürlükte kalmıştır. Bu değişikliklerden başlıcaları şunlardır:
1 – 3 Mart 1912 tarihli geçici kanunla, siyasal gazete imtiyazı almak için İstanbul’da
500, taşrada 200 lira depozito yatırılması, askerlerin yazı yazmalarının yasaklanması
hükme bağlanmıştır.
  Alıntı ile Cevapla