07-02-2007, 09:53
|
#8 |
| Guest | 10 Kasım 1923 tarihli Tanin gazetesinde, İstanbul Barosu Başkanı eski milletvekillerinden Lütfi Fikri Bey’in halifeliği savunan ve halifenin asla görevinden istifa etmemesini isteyen açık mektubu yayımlanmıştır. Ertesi gün de yine aynı gazetede, Hüseyn Cahit Yalçın’ın bir yazısı çıkmıştır. O da şöyle demektedir yazısında: “Hilafet bizden giderse beş - on milyonluk Türkiye devletinin İslam alemi içinde hiçbir önemi bulunmayacağını, Avrupa siyaseti gözünde de, en küçük ve değersiz bir hükümet yerine düşeceğimizi anlayabilmek için büyük bir dirayete lüzum yoktur. Milliyetperverlik bu mudur? Gerçek milliyet hissini kalbinde duyan her Türk, hilafet makamına dört elle sarılmak mecburiyetindedir.”78 Bu arada, Hintli Müslümanlar’ın önderlerinden Ağa Han ile Emir Ali, İsmet Paşa’ya bir mektup göndermişler ve halifeliğin desteklenerek güçlendirilmesini istemişlerdir. Bu mektup da, aynı gün Tanin, İkdam ve Tevhid – i Efkâr gazetelerinde yayımlanmıştır. Gazetelerin İstiklal Mahkemelerine verilmelerinin nedeni budur.79 Hilafet yanlılarının sebep olduğu bu gelişmeler üzerine Aralık 1923’te Tanin, İkdam ve Tevhid – i Efkar gazetelerinin yazı işleri müdürleri ve yazarlardan Hüseyin Cahit, Ahmet Cevdet, Velid Ebuzziya ve baro başkanı Lütfi Fikri Bey İstiklal Mahkemesi’ne verilmiştir. Böylece İstiklal Mahkemelerinde ilk basın davası açılmış olmaktadır. |
|
| |