Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-02-2007, 09:53   #9
imparator
Guest
 
imparator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Mahkeme başkanının yayımladığı İstanbul halkına seslenen bildiride, kuruluş nedeni şöyle belirtiliyordu.
“Bazı kışkırtmaların eskisi gibi fesat çıkarmaya başladığı anlaşıldığından, Cumhuriyetimizin varlığına ve esaslarına hareket ve girişimlere cüret edenleri varolan yasayı uygulayarak şiddetle cezalandırmak...”80
15 Aralık 1923’te başlayan duruşmalar 2 Ocak 1924’te sona erdi. Mahkeme, Baro Başkanının açık mektubunun yayımlanmasını suç saymakla birlikte, sanıkların bunu suç işleme kastıyle yayımlamadıkları gerekçesiyle yazarlar ve yazı işleri müdürleri hakkında beraat kararı verdi. Baro Başkanı Lütfi Fikri Bey açık mektubundan dolayı ayrı bir davada yargılandı ve 5 yıl sürgüne mahkum edildi. Ancak kısa bir süre sonra TBMM’de affedildi.81

2. 2. 2. 1. 1. Takrir – i Sükun Kanunu (1925)

13 Şubat 1925’te doğuda Şeyh Sait ayaklanması başladı. Sıkı yönetim ilan edilerek hareketin bastırılması için gerekli önlemler alındı. Daha sonra 4 Mart 1925’te 4 Mart 1928 tarihine kadar üç yıl yürürlükte kalarak tek maddelik Takrir – i Sükun Kanunu kabul edildi.
Bu konuda şöyle denilmiştir:
İrtica ve isyana ve memleketin sosyal nizamını, huzur ve sükununu, güvenlik ve asayişini bozmaya yönelen her türlü teşkilatı, tahrikleri, teşvikleri, teşebbüsleri ve yayınları, hükümet, cumhurbaşkanının onayıyla yasaklamaya yetkilidir. Sanıkları, hükümet İstiklal Mahkemelerine verebilir.82
Bu kanunun yayınlanmasının ardından, Tanin, Son Telgraf, İstiklal, Kahkaha, Orak – Çekiç gibi birçok gazete ve dergi kapatıldı.
Şark sıkıyönetim mahkemesinin kabul ettiği Sansür Talimatname’sinin bazı maddeleri şunlardı:
  Alıntı ile Cevapla