M. Kemal Kurtuluş Savaşı'nın bittiği yerde; Türkiye'nin çağdaşlaşma savaşını başlattı. 1 Kasım 1922'de Saltanat'ın kaldırılışı ve 29 Ekim 1923'de Cumhuriyet'in İlanı ile Türkiye yeni devlet sistemini Fransız Devrimi ile ortaya konan insan haklarına dayanan "Ulusal ve Laik Devlet"i gerçekleştirmiş oldu. Ancak, çağdaş devlet ve ülke olma mücadelesi için Türk Devrimi'nin başarılması için Cumhuriyet döneminde Atatürk 'ün yeni mücadele vermesi gerekiyordu.
Ergün AYBARS, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1, Ege Ün. Basımevi, 1986, ss. 359-366 CUMHURİYET DÖNEMİNDE LAİKLİĞE KARŞI OLAN TEPKİLER
Cumhuriyet Türkiye’sinde de köklü bir muhafazakarlık her zaman olmuştur. Böylesi durumların gelişen her toplum için geçerli olduğu şüphesizdir. Türkiye’de özellikle 1970’lerden sonra süreklilik kazanan hızlı ekonomik ve sosyal yapı değişikliği ve onun yol açtığı siyasal topluluklar, bunalımlar, laik cumhuriyete alternatif rejim arayışlarını günümüze dek gündemde tutmuştur. Yapısal değişme sorunlarıyla boğuşan Türkiye’de radikal İslam’ i akımlar örgüt ve programlarla siyaset sahnesine çıkmışlardır. Ama bunların başarılı olması mümkün değildir. Çünkü Türkiye nüfusun büyük çoğunluğu cumhuriyetin ilanıyla benimsenen gelişme modeline olan inançlarını yitirmemişlerdir. Bu model demokrasi, laiklik, hür teşebbüs ve özel mülkiyete dayanan yarışmacı Pazar ekonomisi ve reformculuk ilkeleri temeline oturur. Bu modele demokratik yollardan varılmasını savunanlar ise Türk halkının %76,4 ünü oluşturmaktadır. |