İçeri girip de meseleyi söyleyince masadaki evrakın yanında duran kalınca
bir zarfı, sanki ben onun içinde ne olduğunu biliyormuşum gibi, eliyle işaret
ederek: --Bırak be çocuğum,-- dedi, --baksana ne propagandalar yapıyorlar;
seyahatte alınmış fotoğraflarımızı büyülterek, karısını açık gezdiriyor diye
en ücra yerlere kadar dağıtmışlar. Her şeyden evvel kız gibi bir Meclis
yapalım da ondan sonra istediğiniz gibi yazınız.--
--Demek Meclis feshediliyor?-- dedim. --Nerden biliyorsun?-- der gibi yüzüme
baktı. --Kız gibi bir Meclis yapalım buyurdunuz da.-- O sözü ağzından
kaçırdığına hiç pişman olmamış görünen bir tavırla: --Hayır,-- diyor, --Meclis
fesholunmuyor. Olunamaz. Yalnız kendi kendine tecdidi intihaba karar
verecek!-- Ve arkasından tembih ediyor: --Şimdilik bunu kimseye söylemeyeceksin
ha.--
Vakıa hanımefendiye mülakat suya düşmüştü, fakat ona mukabil kazancım kat
kat fazla. İçimde kendisine büyük bir sır tevdi edilmiş insanların kendini
başkalaşmış gibi gören uğultulu dolgunluğu var. Sokakta dudaklarımı
kapıyorum! |