Hilafetin kaldırılışına karşı çıkanlar özetle şu mütalaaya sahip olmuşlardır: Hilafet Müslümanların kökleşmiş bir geleneğidir. Daha çok dini mülahazalarla hilafet devlet sınırları içerisindeki toplumun devlete bağlılığını güçlendireceği gibi dış ülkelerdeki Müslümanların, dostluk, ilgi, bağlılık ve hatta yardımlarına vesile olabilecektir. Dolaysıyla kaldırılması milli menfaatlerimiz aleyhinedir. Öte yandan hilâfetin kaldırılması gereği yönünde fikir serdedenler özetle şu mülahazalara sahiptir.: Hilafetin varlığı dini bir gereklilik olmamakla birlikte taşıdığı özel şartların karşılanması mümkün olmadığından imkansızdır. Öte yandan hariçteki Müslümanlar hilafet nedeniyle Türkleri desteklemiş değildirler. Hilafet dışarıdan güç almamışı sağlamayacağı gibi, üzerimizde bir yük olarak ta bulunacaktır. Ayrıca dış güçlerle birlikte hareket eden hilafet makamının(saltanatla özdeş) cezalandırılması gerekir. Üstelik hilafetin kaldırılması Müslümanların birbirleriyle çekişmelerini önleyecek ve her bir toplum daha kolay kendi bağımsızlığını elde edecektir. Türkiye çağdaş medeniyetin gereklerine göre Türk milletine dayalı bir devlet olduğundan geleneksel siyasetin devamı anlamına gelecek olan “hilafet” bu yeni siyasetle barışmamaktadır. Özetlenen bu mülahazalar bir yana, dikkat çeken bir başka husus vardır. Hilafetin korunmasını isteyenler, hilafetin yine daha önce meclisin yaptığı gibi padişaha verilmesine taraftar değillerdir. Muhaliflerden gerek Zeki Bey ve gerekse Halid Bey hilafetin mevcut hükümet tarafından üstlenilebileceğini söylemektedirler. Bu anlamda her ikisi de yeni idari yapının yanındadırlar. Hatta daha da ötesi Cumhuriyeti destekleyen Zeki Bey Cumhuriyet adına yapılan icraatlara itiraz ederken şunu söylüyor: “Efendiler, her gün bir arz ve talep karşısında bulunuyoruz. Bunun mebdeini anladık, gayesi nedir? ... Cumhuriyet devam ettiği halde saltanata gidiyoruz.” Öte yandan Halid Bey hilafet hakkında “Büyük Millet Meclisinin şahsiyeti maneviyesinde deriz. doğrudan doğruya mülgadır demek hatalıdır.” demektedir. Ancak bunun karşısında yine kanun teklifini destekleyici bir konuşma yapan Tunalı Hilmi Bey kanun hükmünü yorumlarken “Hilafet ilga edilmiyor.(TBMM’ni kast ederek) imamette burada hilafette burada.” demektedir. Bunun karşısında örneğin Vasıf Bey hilafetin eski çürük siyasetin bir devamı olduğunu, çağdaş esaslarla uyuşmadığını savunmakta analiz edildiğinde İsmet Paşa’nın konuşmasından da aynı içeriğin desteklendiği anlaşılmaktadır. |