Değerlendime Hilafetin kaldırılışını dini kurumların ortadan kaldırılması ve bu kurumların devletle olan ilgisinin koparılması takip etmiştir. Türkiye Batı’ya dönük çok kapsamlı bir devrim yaşamıştır ki bu devrimin yapısı gereği ilk adımının hilafetin kaldırılması olması kaçınılmazdır. Hilafetin kaldırılışı Türkiye’de resmi erkan tarafından görünüşe bakılırsa takdir ve tebrikle karşılanmıştır. Ancak halk nezdinde bu karar büyük infial ve tepkinin doğmasına, bu tepkilerin silahlı isyana kadar varmasına yol açmıştır. Gelişmeye başlayan ve “din elden gidiyor” korkusuna dayanan iç karışıklıklar çıkarılan çok sert kanunlara dayalı olarak şiddetli bir baskı ile susturulmak zorunda kalınmıştır. Muhalefet hareketleri arasından pek azı idam edilmekten kurtulabilmiştir. Hilafetin kaldırılışını takip eden gelişmelerle Türkiye’de milli birliğin bağlayıcı unsurlarından “din” yok sayılmış; bunun yerine Türk milletine dayalı yeni bir milliyetçilik-ulusçuluk- anlayışı ihdas edilmiştir. Hilafetin kaldırılması hariçteki Müslümanları da anında etkilemiştir. Öncelikle Osmanlı hilafetine muhalefet için fırsat kollayan bazı Araplar kendi halifeliklerini ilan etmişlerdir. Bu arada ortaya çıkan yeni halife adayları Batı’nın büyük ölçüde güdümünde kalmış; Batı bu hareketleri kendi çıkarları etrafında manipule etmeye çalışmıştır. Hilafetin en şiddetli destekçileri olan Hind Müslümanları da önce bir dağılma yaşadılar. Ancak Her şeye rağmen din birliği ilkesine dayalı olarak hürriyet mücadelelerine devam ederken; uluslararası alanda hem Türklere desteklerini sürdürdüler; hem de Arapların halifelik arayışlarının boşa çıkmasına yol açtılar. Bu arada Türkiye başta Arap Müslümanlar olmak üzere İslam dünyasının desteğini büyük ölçüde kaybetti.: Bu destek kaybedişinin ardında hilafetin kaldırılışına dayalı olarak Batı’nın “Türklerin dinden çıktıkları” tezini yaymaya çalışmalarının büyük bir rolü vardır. Bu tez hilafetin kaldırılmasının hemen ertesinde Hindistan’da Hindularca işlenmişse de hind Müslümanları nezdinde başarılı ve inandırıcı olmamıştır. Hilafetin kaldırılışını çok olumlu karşılayan Batı bundan sonra “hilafet” kurumu hem Türkiye’ye karşı hem de Müslümanlar arasında ihtilaf kaynağı olarak kullanmaya devam etmişler ve bir süre sonra da kavram gündemden büyük ölçüde düşmüş; hilafet önemini yeniden yitirmiştir. |