Türkiye Cumhuriyeti yeni devleti eski Osmanlıdan taban tabana zıt olarak Batıya dönük şekilde oluşturmuştur. Osmanlı farklı unsurların varlığının kabul edildiği bir sosyal düzene sahipken yeni Türkiye sadece Türk Milletine ve Türk milliyetçiliğine dayalı bir devlet olmuştur. Bu devlette tüm unsurlar artık Türk’tür ve zikredilen tek millet Türklerdir. Halifelik böyle bir ulusçu-üniter devlet anlayışına taban tabana zıt olduğuna göre kaldırılmasının yeni devletin temel varsayımlarına uygun olduğu açıktır. ayrıca halifelik yeni devleti dini kurumlar önünde sorumlu konumda tutacaktır. Devlet dini kurumlardan hiç bir talimat alamayacağını ortaya koyduğu gibi dini kurumların karşısında da yerleşmiştir. Hilafetin kaldırılmasında bir diğer nokta İslam dünyasının Türkiye için yük olmasının önüne geçilmiş olmasıdır. Hilafetin varlığı halinde İslam dünyasından gelecek yardım taleplerine karşı Türkiye kayıtsız kalamayacak ve bu da Türkiye’yi zayıf düşürebilecektir. Bu arada göz ardı edilmemesi gereken bir diğer nokta Batı’nın etkisidir. Osmanlı bile Batılı müttefiklerinin çıkarlarıyla çatıştığında yardım isteyen Müslümanlara yardımı ret edebilmiştir. Kaldı ki Türkiye tamamen Batı’ya dönüktür. İslam toplumları üzerindeki inanç birliğine dayalı etkisi Batı açısından bir tehdit olacak ve bu durumda Türkiye değil temel politikasını oluşturduğu gibi Batı’lı bir devlet olmak, Batı’nın karşısında bir cephe olmaya mecbur kalacaktı. |