Hızlı yürümekten olsa gerek, nefes alış verişi hızlanmış, kalbi göğüs kafesini iyiden iyiye sıkmaya başlamıştı.Kalbi, bu kadar büyük bir heyecanı yaşamaya alışkın değildi nicedir. Belki de çocukken gördüğü o muhteşem rüyadan sonra neredeyse hiç bu kadar heyecanlı olmamıştı. Yanar elbet Söndürdüğün o aşk ateşi bende…
Nereden çıkmıştı şimdi bu dizeler? Düşüncelerinin dağılmasına, farklı taraflara yoğunlaşmasına izin vermemeliydi. Gün onun günüydü, saat onun saati. Ve düşünceleri artık onu esir almamalıydı. Çünkü, bugün hayallerin gerçekleri yendiği gündü. Yendiği gün olacaktı…
Gökyüzü de onun gibi heyecanlıydı sanki bugün. Ne yapacağını şaşırıyordu çoğu zaman. Kah bulutları dağıtıyordu her bir yana, ışığın önünü kesiyordu. Kah hafif bir rüzgar eser gibi oluyor, hiç bulut kalmıyor, gözleri kamaştırıyordu ışıktan. Demek ki bu yolculukta yalnız değildi. Demek ki hayat, ona “ Yanındayım” diyordu. “Yanındayım ve senin heyecanını yaşıyorum” diyordu. Çılgınlık bu Bu aşk, bu ölümsüz(lük) yalvarış(ı) Efsane değil, feveran değil, haz değil Anlatması yorucu Bitişin başladığı her yerde Duyuluyor kokusu…
__________________ Sen her şeyi biliyorken, Ben her şeyi göze almışken, Sana uzaktan kıvranmak, Nasıl acılı bir kanserdir bilemezsin! |