Uluslararası Pazarlama

15 yazı görüntüleniyor – 16 ile 30 arası (toplam 64)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1440388
    imparator

      Lisans anlaşmalarının stratejik açı­dan en büyük sakıncalı yönü, lisansör firmanın gelecekteki rakibini kendi eliy­le oluşturmasıdır. Lisans anlaşması süre­si boyunca lisansör lisansıyı teknik ve üretim açısından destekleyecektir. Fakat lisans anlaşmasının sona ermesi duru­munda, lisansör firma yabancı ülke pa­zarını ve hatta bu ülkeye komşu pazar­larını kaybetme tehlikesiyle karşı karşı­yadır.
      Lisans anlaşmasının sona ermesinde genellikle lisans hakkını alan lisansının bu hakkı kendi işletmesinin amaçları doğrultusunda kullanma arzusu yatar. Lisansı' firma lisansör firmanın istekleri doğrultusunda pazar potansiyelinin ge­liştirilmesi için gerekli finansal ve yönet­sel istekleri uygulamak istemeyebilir Stratejik açıdan her ne kadar lisans anlaşması iki taraf için de sorumlulukları detaylı bir şekilde belirlese de, lisansörün lisansı üzerinde kontrolü kaybetmesi ve uygulamada yanlış anlaşılmaların ve çatışmaların gö­rülmesi her zaman mümkündür. Söz konusu yanlış anla­şılmalar, çatışmalar ve kontrol kayıpları lisansör firmanın stratejik amaçlarına za­man içerisinde hizmet etmeyebilir.
      "Yine" stratejik açından özellikle ya­bancı ülkelerde tekel durumundaki eko­nomik alanlara girmek için lisans anlaş­maları kullanılabilir. Örneğin birçok ülkede tütün ve sigara işkolu hükümetle­rin tekelinde olmasına rağmen, Philip Morris bu hükümetlere lisans anlaşması çerçevesinde üretim ve pazarlama yap­maktadır. Ayrıca lisans anlaşmalarının stratejik yönden farklı şekillerde de kullanılması müm­kündür. Örneğin konfeksiyon işindeki Murjani şirketi satışlarını artırmak için Coca-Cola ve Chrysler firmalarının lo­gosunu kullanma hakkını lisans anlaş­malarıyla almıştır

      #1440389
      imparator

        3.2.2. Franchising Anlaşmaları

        Anlaşmaya dayalı uluslararasılaşma yollarından biri de franchising anlaşmalarıdır. Esas itibariyle franchising anlaşmalarının lisan anlaşmaları başlığı al­tında incelenmesi gerekmektedir. Fakat özellikle oto kiralama ve fast-food gibi iş kollarında franchising anlaşmalarının devleşmesi ve dünya ticaretinde önemli bir yere sahip onası, franchising anlaşmalarını uluslarasılaşma yolları içeri­sinde ayrı bir başlık altında incelenmesine neden olmuştur.
        Franchising bir işletme sistemi altın­da kendisini ima ve marka konusunda piyasaya kabul ettirmiş, bu imaj ve mar­ka kapsamında faaliyet gösteren bir fir­manın desteği ve birbirlerinin benzeri hatta kopyası olan firmaların, mal ve hizmetlerin üretim ve/veya dağıtımını hedef alarak, bırakım ödemeler karşılı­ğında söz konusu marka veimajın sahi­bi olan franchising ile girmiş oldukları bağımsız bir ticari anlaşma türüdür.
        Franchising anlaşmaları­nın temelde dört unsuru bulunmaktadır. Bunlar; franchiser (ticari adını-markasını, pazarlama veüretimle ilgili teknik haklarını satan gerçek veya tüzel kişi), franchisee (yukarıdaki hakların kullanı­mını belirli bir süre için bazı ödemeler karşılığında elde eden girişimci, yatırım­cı veya firma) franchising anlaşması (franchisor ve franchisee arasındaki iliş­kinin niteliğini belirleyen bağımsız bir ti­cari anlaşma) ve franchisee'dir. Franchising çeşitleri değişik kriterler temel alınarak olaya konulabilir. Bu kri­terler dağıtım kararlarını esas alabilece­ği gibi, franchising sözleşmesinin özel­liklerini de göz önünde bulundurabilir­ler. Fakat uygulamadaki genişliği ve franchising kavramına yoğunlaşması ba­kımından aşağıdaki çeşitlendirmeye başvuracağız:

        #1440390
        imparator

          – Ticari Marta Franchising (Trade-mark and Logo Franchising);
          Gerçekte bu franchising türünü kısmi bir franchi­sing şekli olarak da düşünebiliriz. Bu franchising şeklinde, piyasada kendini imaj ve kalite yönünden ispatlamış bir franchisor francnsee'ye ticari marka ve adını kullanma, aynı zamanda söz ko­nusu ürünlerini satma hakkı verir
          – İşletme Seki Olarak Franchising (Business Forma Franchising);
          Franchi­sor franchising stceşmesinin bütün ana unsurlarıyla belirlediği franchisee'ye kendi ticari manasını kullanma ve söz konusu ürünü satma hakkı, yanında, üre­tim, personel, yönetim ve işletim gibi konularda standartlar ve kapsamlar geti­rerek, bir bütün halinde işletme sistemi sağladığı bir franchising türüdür
          – Dönüştürme Franchising (Conversion Franchising);
          Satış sorunları olan firmaların bu problemlerine çözüm ola­rak ortaya çıkmıştır Bu franchising tü­ründe faaliyetini sürdürmekte olan bir işletme, yine aynı sektördeki ana bir firmayla ticari ilişki içerisinde söz konusu ana firmanın perakende satış işlevini üstlenmektedir. Bu sayede ana firma genişleme politikasını gerçekleştirmekte ve franchisee'nin .im­kanlarını da kullanmaktadır. Diğer yön­den franchisee de düşen satışlarını artı­rarak, bu sorununu çözmektedir.
          3.2.3. Yönetim Anlaşmaları (Mana­gement Contracts)

          Bir ücret karşılığında ve belirli bir zaman diliminde genel veya özel yöne­tim fonksiyonları için yabancı bir ülke­deki firmaya yardımcı olmak amacıyla, başka bir yabancı işletmenin yönetim elemanlarının kullanılması esasına da­yanır.

          #1440391
          imparator

            Bu tür yöne­tim anlaşmalarında yönetim elemanlarının belirli bir süre için başka bir yabancı şirkette çalıştırılmasındaki amaç, gerek­sinim duyulan işletme fonksiyonu ile il­gili olarak sözü edilen işletmenin sorun­larının çözülmesidir.
            3.2.4. Sözleşmeli Üretim (Contract Manutacturing)

            Uluslararasılaşma stratejilerinden bi­risi olan sözleşmeli üretimi; sözleşmeye dayalı uluslararasılaşma yolu içerisinde görebileceğimiz gibi; üretime dayalı uluslararasılaşma yolu içerisinde de in­celeyebiliriz. Sözleşmeli üretim; bir yönüyle üretimin ulusal sınırlar dışına ta­şınması özelliğine sahipken, diğer yö­nüyle de anlaşma koşulları altında belir­li ürün veya ürünlerin imalatını yabancı bir firmaya verilmesini içermektedir. Ör­neğin Türkiye'deki bir konfeksiyon fabri­kasıyla Portekiz kökenli bir firma fason üretim için anlaşma yapabilir. Söz ko­nusu anlaşma koşulları altında Portekiz firması bütün ilk madde ve materyalleri kendisi karşılaması şartıyla, belirli kon­feksiyon ürünlerinin Türk firması tarafın­dan nihai mamul haline getirilerek, tek­rar mamulün tamamının Portekiz'e gön­derilmesini isteyebilir. Bu durumda sözleşmeli üretim; bir şirketin ürünlerinin yabancı bir ülkede yine başka bir şirkete sözleşme koşulları altında imal ettirilmesidir. Üretim yapan firmaya ödemeler genellikle üretim hac­mi üzerinden yapılır. Bu tür üretimlerde kalite ve belirli spesifikasyonlar son de­rece önemlidir. Ürünün pazarlanmasını ise, ana firma gerçekleştirir
            3.3. Üretime Dayalı Uluslararasılaş­ma Yollan

            Üretime dayalı uluslararasılaşma yolları içerisinde, ulusal sınırlar dışında işletmelere yabancı ülkelerde üretim olanakları sağlayan yöntemleri inceleye­ceğiz.

            #1440392
            imparator

              3.3.1. Ortak Girişim (joint Venture)

              Uluslararasılaşma sürecinde ortak girişim genellikle dördüncü aşamada gündeme gelir. Ortak girişim konusunda iktisatçıların, işletmecilerin ve hukukçu­ların üzerinde anlaştıkları tam bir tanım mevcut değildir.
              Ancak uluslararası pa­zarlama açısından ortak erişini tanım­larsak; iki veya daha fazla isletmenin ge­nellikle üretim ve dağıtım faaliyetlerini gerçekleştirmek için kurdukları fakat hiçbirinin bu ortak girişim üzerinde tam hakimiyetinin olmadığı ancak yönetim­de söz sahibi olduğu ortaklık seklinde tanımlayabiliriz.
              Ortak girişimler çeşit; aşamalarda yatırım gerektirdiklerinden uluslararası pazarlamada yüksek riskli bir stratejidir. Fakat ortak girişimde bir veya birkaç or­tak ev sahibi ülkede olduğundan ve or­tak girişimin çok ortaklı far nitelik taşı­masından dolayı politik W pazar riskleri direkt yatırıma kıyasla düşüktür. Örne­ğin General Motors'un Mısır'da politik ve pazar risklerini aşağıya çekmek için bir devlet şirketi plan .Kasar Car Company ile ortak girişime gittiklerini gör­mekteyiz. Diğer yönden Toyota şirketinin Türkiye'de Sabancı Holding ile ortak girişime gitmesinde yi­ne aynı amaçların olduğu söylenebilir. İşletmelerin uluslararası pazarlarda reka­bette avantaj elde etmek amacıyla da ortak girişime yöneldiklerini görmekte­yiz. Bazı işletmeler, zayıf fonksiyonlarını göz önüne alarak bu yöneriyi güçlen­dirmek ve rekabette üstünlük elde et­mek için ortak girişim karan alabilirler. Örneğin, bu nedenle Coca-Cola ve Nestle içime hazır çay ve kahveleri üret­mek ve pazarlamak için bir ortak girişim kurmuşlardır.

              #1440393
              imparator

                Uluslararası pazarlarda işletmeleri ortak girişime zorlayan birtakım dina­miklerden söz etmek mümkündür. Özellikle ortak girişime gidilecek işlet­me aşağıdaki özelliklere sahipse, ortak girişim daha çekici ölür
                – Ortaklık kurulacak firma veya fir­maların çok özel beceri ve yapabilirlik­leri varsa
                – Ortaklık kurulacak işletmelerin da­ğıtım kanallarını etkin bir biçimde kul­lanma olasılığı varsa
                – Eğer girilecek pazarda bölgesel bir ortak firma bulmadan faaliyet göstermek yasalara aykırı ise
                – Eğer ortaklık kurulacak işletme ve­ya işletmeler personel veya sermaye vö-nünden uluslararası pazarlarda yayılma politikasını destekleyici nitelikteyse
                Ortak girişimde iki veya daha fazla ortak, ortaklık oranı sonucunda yatırımı gerçekleştirdiklerinden, sınırlı finansal kaynaklara sahip bir yabancı firma daha fazla ulusal pazarlara girebilir. Ayrıca düşük yatırım nedeniyle de, ortak giri­şim finansal ve kamulaştırma risklerini de azaltmaktadır. Diğer yönden geliş­mekte olan ülkelerin birçoğunda serma­ye piyasalarının yetersiz olması ortak gi­rişimi sözü edilen ülkelerde tek alternatif olarak gündeme getirmektedir
                Özellikle petrol gibi bazı hammad­delerin işlenmesinde yabancı firmaların tek başına faaliyet göstermesi yerine, hükümetler bu firmaların bir ülkedeki bir şirketle ortak girişime gitmelerini ter­cih ederler. Ayrıca hükümetlerin bu ko­nularda ekonomik milliyetçilikle de ha­reket ettikleri görülmektedir.

                #1440394
                imparator

                  Bu nedenle ortak girişim direkt yatı­rımın, ortaya çıkardığı sorunları azalt­maktadır.
                  Bunun yanında ekonomik blokların etkin olduğu uluslararası pazarlarda, or­tak girişim stratejisiyle bir ihracat üssü geliştirmek mümkündür Örneğin Türkiye ortak pazara dahil ol­masa da, Türk Firmaları ortak pazarüyesi bir ülkede ortak girişim gerçekleş­tirerek, bu ekonomik blok içerisinde ko­layca faaliyet gösterebilir. Ortak girişim gelişmekte olan ülkele­re kalkınmış ülkelerin teknoloji pazarla­masında da önemli bir araçtır. Bu sayede gelişmiş ülkeler bırakma aşamasında oldukları teknoloji ve ürünleri kolayca gelişmekte olan ül­kelere transfer ederek, söz konusu ürün ve teknolojiden en fazla faydayı sağla­mış olurlar.
                  Yukarıda özelliklerini ortaya koydu­ğumuz ortak girişimin kurulmasında ge­nellikle üç amacın rol oynadığını gör­mekteyiz. Bunlar; kaynak, pazar ve riske yönelik amaçlardır. Ortak girişim saye­sinde işletmeler finansal, hammadde ve fiziksel teçhizat, teknoloji ve yönetim sorunlarını çözmektedirler. Ayrıca ortak girişimle dağıtım kanallarının genişledi­ği, pazarlara girişte karşılaşılan büyük sorunların aşıldığı, doymuş ya da azalan ürün hatlarının yeniden yapılandırıldığı ve rekabet avantajlarının sağlandığını da görmekteyiz. Risk açısından da ortak gi­rişimin araştırma-geliştirme, yatırım, pa­zar ve politik riskleri ortaklar arasında paylaştırarak her bir ortak için toplam riski düşürmektedir.

                  #1440395
                  imparator

                    3.3.2. Yabana Direkt Yatırım (Foreign Direct Investment)

                    Uluslarârasılaşma süreci içerisinde başvurulabilecek en riskli yoldur. Fakat sağladığı önemli avantajlar nedeniyle cazip olabilir, ulusal sınırlar dışında ya­bancı bir ülkede yönetime tamamen ha­kim olacak şekilde üretim imkanlarının teşkil edilmesi veya satın alınmasıdır Tanımımızdan da anlaşılabileceği gibi, kurulu bir üretim biriminin satın alınması veya bizzat ya­bancı firma tarafından ulusal sınırları dı­şında kurulması gerekmektedir. Diğer bir unsur da, ulusal sınırlar dışındaki söz konusu üretim biriminin yönetimini ta­mamen elde tutmaktır. Fakat yabancı direkt yatırım sadece Uluslarârasılaşma sürecindeki bir işlet­menin kendi ülkesinin dışındaki yabancı bir ülkeye sermaye transfer etmesi ve -genişlemesi -değildir. Yabancı direkt ya­tırım bölgesel ve ihraç pazarları için ana firmanın sermaye, teknoloji ve yönetim niteliklerini ev sahibi ülkeye aktararak, ev sahibi ülkenin de bölgesel üretim fak­törlerini (hammadde ve emek gibi) kul­lanmak suretiyle mal ve hizmetlerin üretimini kapsar. Yani yabancı bir ülkede tamamen yönetime hakim bir şekilde üretim olanaklarının satın alınması veya kurulması yanında; ana firma teknolojik veya yönetsel nite­liklerini de aktararak, bölgesel bazı üre­tim faktörlerini de kullanacak şekilde bölgesel ve ihraç pazarları için mal ve hizmet üretmesi esastır.
                    Yabancı direkt yatırımlarda ana fir­manın yönetime tamamen hakim olma­sı uygulamada çok fazla olanaklı değil­dir. Hatta söz konusu yabancı direkt yatırımda ana firma %100 oranında üre­tim olanaklarına sahip olsa dahi, bu oran kendisine tam kontrol garantisi ver­mez. Yatırımın bulunduğu ülke hükü­meti fiyatlandırma ve para transferi gibi konularda yatırıma firmaları sınırlayabi­lir. Örneğin General Motors İngiltere'de­ki Vauxhall şirketinin yaklaşık %100 oranında sahibidir. Bu şirketin %1'den daha az bir oranı İngiltere'ye aittir. Fakat İngiliz Hükümeti şirketin personel alımı­nı, ihraç fiyatlarını ve kazanç oranlarını etkilemektedir

                    #1440396
                    imparator

                      3.3.3. Yabana Direkt Yatırımlara Yönelik Monopolistik Avantaj Teorisi

                      Monopolistik avantaj teorisi; yatırım yapan firmaların bölgesel rekabet eden firmalardan daha kârlı faaliyet gösterebi­leceği ve monopolistik avantajlar sağla­yabileceği temellerine dayanır. Bu avan­tajlar üretim bölgesinden ziyade belirli bir firmaya aittir ve pazardaki diğer fir­maların monopolistik avantaj sağlaya­bilmeleri söz konusu değildir. Yabancı bir ülkede direkt yatırım yapan bir firma monopolistik avantajları kendisinde bu­lunan çok özel becerilerle sağlayabile­ceği gibi, bu avantajlar ürünün yaşam seyrinden de kaynaklanabilir.
                      Yatırım yapan firmaların monopolis­tik avantaj sağlayan çok özel yetenekleri teknoloji, organizasyon, yönetim ve pa­zarlama gibi alanlardan kaynaklanmak­tadır. Bu tür niteliklere sahip olan işlet­melerin de, genellikle ulusal, sınırları dışında kendisinin bulunduğu ana sektör­de direkt yatırım yaptığını görmekteyiz. Aynı şekilde ürünün uluslararası yaşam eğrisi de, işletmelere monopolistik avan­tajlar sağlamaktadır. Ürünün tanınma aşamasında ana firma öncelikle ihracat­ta monopolistik bir yapı kurmaktadır. Ürünün büyüme aşamasında ise; sözü edilen ana firma direkt yatırıma yönele­rek, bu monopolistik eğilimi direkt yatı­rımla sürdürmektedir Doğal olarak burada da işletmenin yatı­rım yaptığı alan kendisinin bulunduğu sektördür (horizontal investment).
                      Ayrıca yabancı direkt yatırımların çoğunluğu oligopolistik endüstrileri oluşturmuş bazı büyük firmalardır. Bu firmalar rekabet açısından birbirlerinin hareketlerini yakından takip etmektedir­ler. Rekabetteki bu duyarlılık işletmeleri farklı oligopolistik davranışlara da it­mektedir. Direkt yatırımların çoğunluğu bu oligopolistik firmaların genellikle amaçları; kârlarını maksimize etmekten ziyade, rakipleri kadar hızlı büyümeyi sürekli kılmaktır. Sonuçta sözü edilen firmaların bulundukları sektörlerden farklı sektörlere yatırım yaptığını (verti-calforeign investment) görmekteyiz.

                      #1440397
                      imparator

                        3.3.4. Yabancı Direkt Yatırımlara Yönelik Uluslararasılaşma Teorisi

                        Bu teori ihraç,-lisanslama, franchising ve ortak girişim gibi uluslararasılaşma yollarına rağmen, niçin direkt yatırı­mın uluslararası pazarlarda genişlemede etkin olabileceği üzerinde durur. Diğer yönden bu teori şu temellere dayanmaktadır; pazarlar doğal ve politik nedenlerden dolayı etki­li bir şekilde mal ve hizmetlerin dağıtı­mını yapamayabilir, işletmeler ve pazar­lar mal ve hizmetlerin değişiminin orga­nizasyonunda alternatif unsurlardır, iş­letme maliyetleri pazardaki değişim ora­nından düşük ise bir firma içerisinde bu değişim uluslararasılaşmıştır ve uluslararasılaşmış işletmeler direkt yabancı yatı­rımla ma| ve hizmetlerin değişimini kar­şılıklı olarak uluslararasılaştıran kurum­lardır.
                        Uluslarârasılaşma teorisi yabancı ül­kelerde işletmelerin bulunduran sektör­lerle ilgili aynı alanda yatırım yapmaları­nı; patent, ticari marka ve lisans anlaş­malarına konu haklarını, kontrol etmek amacıyla olduğunu vurgular. Uluslara­rası alanda farklı sektörlerde direkt yatı­rım yapılmasını da bu teori, etkin olma­yan dış pazarların meydana getirdiği boşluğun doldurulması şeklinde açıkla­maktadır.
                        3.3.5. Yabana Direkt Yatırımlara Yönelik Seçme (Eclectic) Teorisi

                        Monopolistik avantaj ve uluslararası-laşma teorileri direkt-yatmıjnlafi-kendi bakış açılarından izah etmektedir. Bu te­orilerin açıklamakta boşlukta bıraktığı noktalar da, seçme teorisinin temellerini oluşturmaktadır. Seçme teorisi bir anlamda ülkeler ve firmalar arasındaki farklılıklara dayan­maktadır. Genellikle bu farklılıklar da, maliyet faktörüyle ilişkilidir.

                        #1440398
                        imparator

                          Monopolis­tik avantajlara ve firmanın uluslararasılaşma niteliğine ek olarak, yabancı ülke­de direkt yatırım yapmanın getirmiş olduğu vazgeçilemez avantajları da söz konusudur. Yabancı bir ülke üretimde kullanılan faktörler açısından ucuz ola­bileceği gibi, ihracat stratejisine başvur­mak da yüksek navlun giderleri nedeniyle maliyetli olabilir. Diğer yönden maliyet faktörünün yanında, işletmeleri yabancı ülkelerde yatırım yapmaya zor­layan hasılatla ilgili faktörlerden de söz edilebilir. Örneğin ihracata uygun olma­yan yüksek gümrük vergileri ve engelleri veya pazardaki müşterilere daha kaliteli hizmet ve mal sunma arzusu önemli olabilir. Bu teori ülkelerin ve işletmelerin sa­hip oldukları olanaklara yoğunlaşarak, yabancı direkt yatırımları açıklamaya çalışmaktadır. Ayrıca uluslararası ticaret teorisi, monopolistik avantaj ve uluslararasılaşma teorilerinin prensipleri çerçe­vesinde yabancı direkt yatırımlara yak­laşmaktadır.
                          3.3.6. Yabancı Direkt Yatırımlara Yönelik Uluslararası Çeşitlendirme Te­orisi

                          Bu teoride yabancı direkt yatırımlar riski azaltıcı bir strateji olarak algılan­maktadır. Uluslararası alanda faaliyet gösteren firmaların riski, ulusal ekono­mik konjektürleri birbirleriyle ilişkili ol­mayan ülkelere yatırımlar yayıldığında düşecektir Bu şekilde ana firma yabana tek bir ülkedeki üretim birimine bağlı olmaktan kurtul­maktadır. Diğer taraftan da yatırımcı fir­ma bir anlamda diğer pazar ve politik riskler gibi olumsuzlukları da etkisiz ha­le getirmektedir.
                          3.3.7. Ulusal Sınırlar Dışında Anah­tar Teslimi Yapılan Projeler

                          Uluslararasılaşma sürecindeki firma­nın bir üretim tesisini kendi ulusal sınır­ları dışında kurup, personeli eğitmesi ve projenin tamamlanması sonucunda da esas sahibine devretmesidir. Buradaki üretim faaliyeti ortak gi­rişim veya direkt yatırım gibi süreklilik arz etmemesine rağmen; belirli bir süre içerisinde de olsa projeyi gerçekleştiren firma bunu ulusal sınırlarının dışına taşı­dığı için, yabancı bir ülkede yapılan anahtar teslim projeleri üretime dayalı uluslararasılaşma yolları içerisinde ince­lemek olanaklıdır. Örneğin buna Türki­ye Şeker Fabrikaları A.Ş.nin Özbekis­tan'da anahtar teslimi şeker fabrikası kurması verilebilir.

                          #1440399
                          imparator

                            Ulusal sınırlar dışında anahtar tesli­mi yapılan projeleri bir başka bakış açı­sıyla da, ihracata dayalı uluslararasılaş­ma yolları içerisinde görebiliriz. Çünkü burada da projeyi gerçekleştiren firma yönünden; bilgi birikimini, teknolojisini ve hatta çok önemli stratejik unsurlarını başka bir ülkeye ihraç etmesinden söz edilebilir.
                            3.3.8. Müşterilik Anlaşmaları (Gus­tom Contracts)

                            Firmaların sürekli bir şekilde yaban­cı şirketlerin elinde bulunan olanaklara gereksinim duyması halinde yapılan an­laşmalardır. Bu tür anlaşmalar daha çok petrol gibi hammaddelerin araştırılması ve işlenmesinde yapılır. Çıkarılacak hammadde üzerinden firmalar belirli bir yüzde alma karşılığında; araştırma, ge­liştirme ve diğer üretim faaliyetleriyle il­gili riskleri üstlenirler. Burada işletme kendi ulusal sınır­ları dışında başka bir şirketin sahip oldu­ğu üretim olanakları dahi olsa, sözü edi­len üretimin gerçekleştirilebilmesi için bazı riskleri üstlenmekte ve üretim faaliyetlerine katkıda bulunmaktadır.

                            #1440400
                            imparator

                              3.3.9. Sonuç

                              Yüzlerce yıllık geçmişe sahip ulusla­rarası pazarlama, II. Dünya savaşından sonra çok daha değişik bir nitelik kazan­mıştır. Artık genellikle ikili olan uluslara­rası pazarlama çok taraflı bir özelliğe sa­hip olmuştur. Bunun sonucunda artan rekabet ve rekabetçi üstünlükler, kay­nakların etkin ve verimli kullanılması zorunluluğu, firmaların ve ülkelerin bir­birlerinden farklı özelliklere ve olanakla­ra sahip olmaları ve diğer mikro ve makro faktörler de uluslararasılaşmayı gündeme getirmiştir.
                              işletmeler için uluslararasılaşma sü­reci içerisinde kullanılabilecek çeşitli yollar vardır. İşletmelerin çeşitli yetenek­leri ve risk faktörleri bir anlamda kulla­nılacak uluslararasılaşma yolunu ve stra­tejisini tayin etmektedir. Bu noktada iş­letmelerin başvurabilecekleri uluslarara­sılaşma yolları; ihracata, sözleşmelere ve üretime dayalı olurken, kullanabile­cekleri stratejiler de; direkt-indirekt ih­racat, lisans anlaşmaları, franchising, yönetim anlaşmaları, sözleşmeli üre­tim, ortak girişim, yabancı direkt yatı­rım, ulusal sınırlar dışında anahtar tesli­mi yapılan projeler ve müşterilik anlaş­malarıdır.
                              Ayrıca uluslararasılaşma stratejile­rine bakıldığında; en az riskli olan in-direkt ihracattan en fazla riskli direkt yatırıma kadar olan uluslararasılaşma stratejilerinin, riskleri azaldıkça firma­ların temelde kazanç oranının ve kont­rol kapasitesinin de azaldığını görmek­teyiz.

                              #1440401
                              imparator

                                4. ULUSLARARASI TİCARETİ ENGELLEYİCİ KOŞULLAR

                                Uluslararası ticaretin esası karşılaştırmadan üstünlük ilkesidir. Her ülke bazı ürün ve hizmetleri diğer ürün ve hizmetlerden daha verimli şekilde üretebilir. Ülkenin teknolojik gücü, nüfusunun eğitim ve kültür düzeyi, doğal kaynakları ona bazı konularda üstünlük sağlar. Ör­neğin, Türkiye hem buğday hem de otomobil üretmektedir. Ancak, ikliminin elverişli, tarım alanlarının geniş ve verimli olması, Türki­ye'nin buğdayı otomobilden daha verimli üretmesine neden olmak­tadır.
                                Bir ülkenin kaynaklarını en verimli biçimde kullanabilmek için on­ları avantajlı olduğu şanolara yöneltmesi, bu sahalardan elde ede­ceği ihraç geliri ile de dezavantajlı olduğu ürün ve hizmetleri ithal etmesi çıkarı gereğidir. Sonuçta uluslararası ticaret doğmakta, bu ticarete katılan ülkelerin kaynakları daha verimli şekilde kullanıl­makta, tüketiciler daha ucuza ürün ve hizmet alabilmektedirler.
                                Ancak, uygulamada çeşitli etkenler serbest uluslararası/ticareti en­gellemektedir. Devletler ulusal güvenlik amacıyla ekonomik avantajları olmayan, verimsiz alanlara yatırım yapmakta ve ithalatı zorlaş­tırıcı önlemlerle bu sektörleri korumaktadırlar. Gene ülkenin üstün­lüğe sahip olmadığı, devri geçmiş sanayi sektörleri de işsizliğe yol açmamak için devlet bütçesinden yardım yani sübvansiyon yoluyla ayakta tutulmakta, ithalatın rekabetinden gümrük duvarları ile ko­runmaktadır Bu çaba günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerin doku­ma ve demir-çelik sanayilerinde izlenmektedir.
                                Yukarıdaki nedenlerle serbest uluslararası ticareti engellemek is­teyen devletlerin kullandıklar] en önemli araçları şöyle özetleyebiliriz ;

                                #1440404
                                imparator

                                  4.1. Gümrükler

                                  Yabancı ülkelerden gelen malların sınırlarda, istasyonlarda, havaalanlarında alınan harç ve resim ithalatı pahalılaştırmak su­retiyle dış ticareti engeller. Gümrük vergileri gümrüklenen malın de­ğeri (ad valorem} veya ağırlık veya benzeri bir baz üzerinden [specifîc) alınır. Bu iki verginin birlikte uygulandığı ürünlerden ise karma (çpmpound) gümrük vergisi alınır.
                                  Uluslararası ticareti yapılan ürünler "Brüksel Nomenclature" adlı katalogda ayrıntılı olarak numaralanmıştır. Ülkeler kendi gümrük ver­gilerini bu listedeki ayırımlara göre cetvel haline getirir ve ilân ederler.
                                  4.2. Kotalar

                                  ithalata adet veya toplam değer olarak konulan sınırlamalar yani kotalar da çeşitli ülkelerce dış refcasetr engelleyici bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Kotaların yönetimi genellikle ithal lisansları ile ya­pılır.
                                  4.3. Kambiyo Sınırlamaları

                                  Döviz tahsisine konan sınırlamalar, ithalata uygulanan farklı kur­lar ve ithalatta alınan teminatlar da mali yöntemlerle ithalatın sınır­lanmasına yöneliktir.
                                  4.4. Boykotlar

                                  Boykotlar uluslararası ticareti engelleyen etkenlerdendir. Boy­kotlar, Arap ülkelerinin İsrail ve onunla ticaret yapan şirketlerle ti­careti yasaklamaları gibi resmî veya Amerikan liman işçisi sendika­larının zaman zaman Rusya'ya mal taşıyan gemileri yüklememeleri gibi gayrıresmî olabilir.

                                15 yazı görüntüleniyor – 16 ile 30 arası (toplam 64)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

                                Yayımlandı

                                kategorisi

                                yazarı:

                                Etiketler: