Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Kültür , Sanat Turizm, Gezi ve Seyahat Rehberi > Biyografi > Basın-Yayın

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16-01-2008, 23:26   #1
Dişi Kartal
 
Ayche - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
oguz Atay

Oğuz Atay ismi, ilk romanı “Tutunamayanlar” ile birlikte anılır. Oysa, ikinci romanı “Tehlikeli Oyunlar”, hem biçim hem de ele aldığı temalar açısından “Tutunamayanlar”dan hiç de aşağı değildir. Üstelik, ilkinin birçok okuyucuya dağınık gelen olay örgüsü yerine, ikincisinde daha derli toplu bir anlatımı seçmişti yazar, ama bir tür okuyucu için 80’li yıllarda neredeyse külte dönüşen “Tutunamayanlar”ın yanında sönük kalmaktan kurtulamadı “Tehlikeli Oyunlar”. Yaşamı ve küçük burjuva aydını alaya almaktan hoşlanan Atay, kitaplarının dönemsel ve eşitsiz ünlenişini görseydi herhalde çok eğlenirdi. 71-75 yılları arasında yayınlanan, ama pek ilgi görmeyen, 83’den sonraysa her entellektüelin -okumasa bile- kitaplığında bulunması zorunlu olan Oğuz Atay külliyatı, 90’lı yıllarda yine unutulanlar arşivine kaldırıldı. Elbette satış adetleri ile edebi değer arasında doğrudan bir ilişki yok, ve Oğuz Atay, Türk romanının en önemli yazarları arasında yerini çoktan aldı. 1934 İnebolu doğumlu Atay, 1957’de İTÜ İnşaat mühendisliği bölümünü bitirdi. Bir yandan mesleğini sürdürüp İDMMA İnşaat mühendisliği bölümünde öğretim üyeliği yaparken, diğer yandan edebiyata olan ilgisini sürdürdü. İlk romanı “Tutunamayanlar” TDK ödülünü kazandı. İki yıllık bir aradan sonra yazılan “Tehlikeli Oyunlar”ı (1973), 1975 de yayınlanan “Korkuyu beklerken” adlı öykü kitabı izledi. Aynı yıl, biyografik nitelikli “Bir Bilim Adamı’nın Romanı”nı da tamamladı. Genç sayılabilecek bir yaşta, beyin rahatsızlığı sonucu 1977 yılında yitirdiğimiz Atay’ın “Oyunlarla Yaşayanlar” adlı tiyatro oyunu ölümünden sonra sahnelendi.
Oğuz Atay’ın ironik anlatısı
Geçtiğimiz yıl yayınlanan yarım kalmış romanı “Eylembilim” de dahil olmak üzere, bütün romanlarında aynı duyguyu hissetirmişti Atay, yani; buruk bir tebessümde ifadesini bulan umutsuzluğu! Tebessüm ve umutsuzluğu yanayana getirmek ise ironik anlatımının başarısıydı. Hayatın karşısında çaresizlik içinde koşuşturup duran, birtürlü kimlik edinemeyen küçük burjuva aydının trajedisini, bilinç akışı tekniği ile öyküleyerek, algı, gerçek ve duygu arasında sürekli gelgitler kuran yazar, en ciddi anların zihindeki komik karşılıklarını\simgelerini yakalamada olağanüstü başarılıdır.

Bütün kahramanları gibi, “Tehlikeli Oyunlar”daki Hikmet Benol da kendine önemli misyonlar yüklemiş, ancak bir süre sonra “hiçliğin”in farkına varmıştır. Kendini toplayıp dönüşünü muhteşem kılmak amacıyla bir gecekondu mahallesine yerleşir. Bir oyun yazacaktır. Ona göre; ülkemiz bir oyun yeridir” zaten. Ancak, oynamak istediği oyunları zaten oynamıştır o, geçmişi tekrar etmek mümkün değildir. Bir türlü yazamaz, erteler, hayallerini anlatır durur. Kaçınılmaz son intihardır.
Böyle bir öyküyü klasik gerçekçi tarzda işleyerek, acı yüklü bir metin yaratmak mümkün. Oysa Atay’ın niyeti bu değil. O, aslında bir insan ölümünü değil, bir üçüncü dünya ülkesi aydınının çaresizliğini yakalamaya çalışıyor. Kitap bütünüyle simgelerle kaplı. Daha ilk başta, Hikmet Benol ismiyle, hem keramet sahipliği, hem de bireyleşme arayışı temsil edilmiş. Kendisi gibi bir kenara çekilmiş emekli albay Hüsamettin Bey’le olan dostluğu ve iletişimsizliği de, 70’li yılların popüler sol politikası olan aydın/ordu ilişkisinin bir parodisi olarak okunabilir. İçinde yaşadığı toplumu çok iyi tahlil ettiği anlaşılan yazar, “Tutunamayanlar” romanı ile TDK ödülünü kazandığında, henüz 12 Mart darbesi yapılmamış, ve onun anlattığı küçük burjuva aydın tipolojisi siyasal ve toplumsal anlamda öne çıkmamıştı.
“Tehlikleli Oyunlar”, darbenin ardından kaleme alınmıştır, ve kabuğuna çekilmiş küçük burjuva aydının çaresizliği daha belirgindir. Yazar bu tipolojinin kimlik sorununa gecekondu halkı ile bütünleşmenin bir çözüm getirmiyeceğinin farkındadır. "Bütün gecekondu halkının daracık sokaklarda birikeceğini sandım beni görmek için" diyen Hikmet Benol, düşkırıklığını "değil bütün gecekondu halkının, değil bu ev halkının, sizin, bir tek insanın ve bana bu kadar yakın oturan bir dostun bile ilgisini çekmeyi başaramadım" sözleriyle ifade ederken, bir anlamda, küçük burjuva aydının yoksul kesime erken bir vedasını da dile getirmiştir. Oğuz Atay'ın gecekondu insanı ile kaynaşamayan kahramanı Hikmet Benol, 90'lı yılların Beyoğlu/Cihangir entellektüel topluluğunun bir prototipidir aslında.
Oğuz Atay ve romanları hakkında kısa bir tanıtım yazısı yazmak gerçekten zor. Serbest çağrışıma bırakılmış insan bilincinden dökülen çok katmanlı simgelerle yüklü metinlerinden ilk göze çarpanıydı yukarıda yazdıklarım. Oysa, Emekli Albay tipi bile başlı başına bir yazı konusu olabilir. Hele öykünün sonunda Hikmet Benol'un ölüm haberini iletmek için gazeteye yazdığı mektupta, söylemek istediğinin teferruatlarların arasında kaybolup gitmesi, tam bir mizah şahaseri, hedefini on ikiden vuran bir taşlamadır.
Elbette yalnızca toplumsal gözlem ve eleştirisine değinilerek geçiştirilemez Oğuz Atay. Yazdıklarının sosyolojik önemi olmasaydı bile, onun romanları Türk Romanı'nda ayrı bir sayfa açtırabilirlerdi. Çünkü Atay, bizde pek rastlanmayan bilinçakışı tekniğini kusursuz bir biçimde uygulamayı başarmıştı. İlginçtir, roman tarihinde bilinçakışını ilk kullanan yazar -Recaizade Ekrem- bu coğrafyada yetişmiş, ancak Cumhuriyet dönemi Türk romanı, biraz da politik kaygılar, daha açık söylersem; toplumcu gerçekçilik nedeni ile, bilinç akışını bütünüyle ihmal etmişti. Dünya edebiyatında Joyce, Faulkner, Musil, Woolf gibi isimlerle anılan türü, kendi toplumunu ve dönemini yansıtmak için kullanan Oğuz Atay’ın öneminin ancak ölümünden sonra, 80’li yıllarda anlaşılabilmesi ve bugüne gelindiğinde etkisini hisettirmiyor oluşu, Türk romanı için büyük bir kayıp olarak değerlendirilmelidir.
Oğuz Atay’ın metinlerinde, ancak keskin bir zekanın ürünü olabilecek mizahı ve ince eleştiriyi hemen farkedecek, sanılanın aksine başından sonuna dek keyifle okuyacaksınız. İletişim yayınlarının sürekli tedavülde tuttuğu Atay külliyatını mutlaka okuyun.
__________________

Türküler Sustu , Halaylar Durdu Hüzün Geldi Baş köşeye kuruldu

Yoruldu Yüregim , Yoruldu



Ayche Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-01-2008, 23:33   #2
Banned
 
tyler durden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

"kelimeleri daha önce öyle kötü yerlerde kullanmış oluyoruz ki korkuyoruz duygularımıza dokunursa diye"
__________________
Click the image to open in full size.

Sen her şeyi biliyorken,
Ben her şeyi göze almışken,
Sana uzaktan kıvranmak,
Nasıl acılı bir kanserdir bilemezsin!
tyler durden Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-01-2008, 23:35   #3
 
taKi_bJk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

oğuz atay dalında uzman isimlerden birisi.tutunamayanlar ilk göz ağrısı olduğu için olabilir gerçekten güzel bir eser.benimde en çok sattığım kitaplardan birisi..
__________________
KIZLARIN GÖZÜ HEP YÜKSEKLERDE
ZENGİN PARALI ŞIK ERKEKLERDE
BİZİM ONLARDAN NE FARKIMIZ VAR
BEŞİKTAŞLIYIZ !
İŞTE O KADAR..
taKi_bJk Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-01-2008, 23:40   #4
Dişi Kartal
 
Ayche - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Yine Tutunamayanlardan bi bölüm ;


"bir silgi gibi tükendim ben. başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım.mürekkeple yazmışlar oysa ben kurşun kalem silgisiydim.azaldığımla kaldım"
__________________

Türküler Sustu , Halaylar Durdu Hüzün Geldi Baş köşeye kuruldu

Yoruldu Yüregim , Yoruldu



Ayche Ofline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 17:15 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580