Beşiktaş Forum  ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi


Geri git   Beşiktaş Forum ( 1903 - 2013 ) Taraftarın Sesi > Beşiktaş > Tarihimiz

Tarihimiz Bu Bölümde Beşiktaş Tarihi hakkında bilgiler bulunur

Cevapla
 
LinkBack (1) Seçenekler Stil
Alt 07-03-2008, 01:00   #1
Optik bArikAtı
 
uMuT TaCiRi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Başka bir ruhun oyunuydu futbol !!

BAŞKA BİR RUHUN OYUNUYDU FUTBOL !

Endüstriyel çarkların arasında gün gün metalaşan "futbol"u çalmıştı eski ruhun Beşiktaşlıları. Bugünlerde "en endüstriyeli biziz , bundan sonra da tek olacağız" iddiasındaki zengin ama gurursuz yaşama mahkum cemiyetler "sayemizde" top koşturuyor çim sahalarda.

Buyurun başka bir ruhun oyunu "Beşiktaş İçin Futbol"a ... Türkiye'de kurulan kulüplerin hemen hemen hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur. Bir önemli istisna hariç:

Beşiktaş Jimnastik Kulübü

Modern futbolun İngiltere'den çıkarak yayılması sırasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler, futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardı. İstanbul, İzmir, Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştu. Buralarda İngilizler futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol oynayanlar hem de gayri-müslim cemaat takımları önemli sayıda artmıştı.

Zaten Osmanlı tebaasından müslüman halkın futbol oynaması kesinlikle yasaktı.

Ama kulübü de binbir gizlilikle kurmuş olan ve çalışmalarına devam etmekte olan Beşiktaşlı genç sporcular rahat durmayacaklardı...

Büyük Hasköy yangınının çıktığı gün, Beşiktaşlı gençler yangın mahallini bulmaya çalışırlarken, Taşkışla'da forma ve şortla top koşturan İngilizleri gördüler.

Seyrettiği oyunu çok beğenen Katip Tevfik "bu oyunu biz de oynamalıyız" dedi...

Arkadaşlarından "nasıl olur, kellemiz gider" kaygıları yükselmekteyken, oyun sahasından dışarıya kaçan meşin yuvarlak tam önlerine düştü...

Kısacık bir bakışmadan sonra Beşiktaşlı gençler kaptıkları gibi , vargüçleri ile koşup kaçırdılar meşin yuvarlağı Beşiktaş'a...

Futbol "semt"e "kelle pahasına" getirilmişti...

Artık yeni bir spor branşında daha ihtisas yapılacak , Beşiktaşlı gençler bu oyunu da öğreneceklerdi...

Bir müddet sonra futbola ilgi semtte o kadar artmıştı ki , iki takım kurulmuştu...

Bunlardan biri, Rumelihisarrı'nda dalyancılık yapan Münir Bey'in kurmuş olduğu "Basiret" takımı, diğeri ise Valideçeşmesi'nde vücut bulan "Valideçeşmesi" takımıydı....

Basiret Takımında Nuri (Erkuş) , büyük ve küçük Hakkılar (ikisinin de ünlü Hakkı Yeten ile bir ilgisi yok), Rüştü (Erkuş), Hafız Mustafa ve Bekçi Arif'in oğlu Ziya gibi yetenekli gençler vardı...

Valideçeşmesi Takımında ise Şeref (merhum), Kazım (şehit), Asım (şehit), Selahettin (Kıranoğlu), Mehmet (doktor) ve Hakkı (askeri yargıç) gibi gençler yeralıyordu...

Semtin bu iki futbol takımı kendi aralarında iddialı maçlar oynuyor ve gerçekten güzel futbol sergiliyordu...

İşte bu iki takımdan güçlü bir takım ortaya çıkarmak geriktiğine inan Ahmet Şerefettin Bey'in (Merhum Şeref) olumlu çalışmaları, Basiret ve Valideçeşmesi takımlarının semtin biricik kulübü Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün çatısı altında birleşmeleri ile sonuçlanmıştı...

Ve böylece Beşiktaş, bir de futbol takımına sahip olmuştu...

Siyah-beyazlı kulübün tarihinde önemli bir yeri bulunan ilk futbol takımı şu elemanlardan ibaretti:
Kaleci: Resul
Müdafiler : Rıdvan ve Behzat
Muavinler : Muallim Sırrı, Şair Kazım, Sabri Halil
Muhacimler : İzzet, Mehmet, Asım, Şeref, Fahri ve Mesut Beyler

Beşiktaş futbol takımı yavaş yavaş bir varlık olarak ortaya çıkarken, I. Dünya Savaşı patlamıştı.

Ve bu ilk takımın birçok oyuncusu silaha sarılıp cepheye koşmuşlardı.

Takım kaptanı Şair Kazım ile santrfor Asım Çanakkale'de, Doktor Mehmet ile Bek Rıdvan da Kafkas Cephesi'nde şehitlik mertebesine erişmişlerdi.

Bu arada yine müdafilerden Behzat da bedbaht şekilde hayata gözlerini yummuştu.

Böylece Beşiktaş'ın büyük bir gelecek vaadeden futbol takımı kaybolup gitmişti.

Savaşın sona ermesiyle başta Şeref Bey olmak üzere, semtin gazi gençleri tekrar Beşiktaş'ta biraraya gelmişlerdi.

Ancak, kulüp maddi ve manevi bir enkaz halinde karşılarına çıkmıştı. Tıpkı İstanbul gibi...

13 Kasım 1918 günü müttefikler İstanbul’u işgal etmişlerdi.

O günlerde Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün Akaretler’deki lokali elinden alındığı için, Köyiçi'nde bir kilise binasında ikamet etmek mecburiyetinde kalınmıştı...

Siyah-Beyazlılar burada çok acı bir felakete uğradılar ve 1903 ile 1918 yılları arasında elde ettikleri tüm şild, kupa, madalya, flama gibi şampiyonluk göstergelerini, çok önemli belgelerle, fotoğraflarını kaybettiler...

İstanbul’un işgalini takip eden günlerde, kulübün bu son lokali rumlar tarafından ele geçirilmişti.

Beşiktaş Jimnastik Kulübünün faaliyetlerini ve parlak başarılarını çekemeyen bu kimseler, Yunan Subaylarını da aralarına alıp, tecavüz planlarını fiiliyata dökmekten çekinmediler.

Azınlıklar arasında Fısıltı Gazetesi’yle yayılmış olan "Beşiktaş Kulübü, Mustafa Kemal Paşa ile gizli işbirliği yapıyor" söylentileri şüphesiz yağmalamanın asıl sebebi olarak gösteriliyordu.

Ata’nın Beşiktaş Kulübü’ne yaptığı ziyaretleri ve 56 sahasında gerçekleştirdiği sohbetleri gösteren (Fuat Balkan tarafından çekilmiş) fotoğraflarda maalesef bu yağma sırasında telef oldular.

Velhasılı kelam durum hiç iç açıcı değildi...

Top oynadıkları, antreman yaptıkları saha dahi bostan olmuştu.

Bostancı ile uzun münakaşalardan sonra burayı tekrar ele geçiren Beşiktaşlılar, başlarında Ahmet Şerefettin Bey olduğu halde kazmalara, küreklere sarılıp, burayı eskisinden de güzel ve top oynanabilir hale getirmişlerdi.

Ve bu sahada, Şeref Bey'in kaptanlığını yaptığı yepyeni bir Beşiktaş futbol takımı doğmuştu.

Bu yeni kadroda Şeref Bey'in yanısıra Refik Osman, Nazmi, Adil, Andon, Haluk, Orhan, Nuri, Rüştü, Siret ve Manuk gibi isimler yer alıyordu...

Beşiktaş futbol takımı 20 li yıllara kadar İstanbul'da daha önceden kurulmuş olan irili ufaklı liglerin hiçbirine katılmamıştı.

1919 yılında Cuma Ligi, Pazar Ligi vardı İstanbulda...

Bunların yanı sıra Şeref Bey , “İstanbul Türk İdman Birliği”ni ve buna bağlı olarak İstanbul Türk idman Birliği Ligi’ni kurmuştu.

Beşiktaş ilk şampiyonluğunu bu ligde alacaktı (1919). Bunu, ertesi yılın şampiyonluğu takip ediyordu (1920).

1920′nin Pazar Ligi’nde azınlık takımları vardı ve iki Türk takımı yani İttihat spor ile Beşiktaş bu Pazar Ligi olarak adlandırılan düzenlemeye katılmıştı.

Pera (daha sonraki Beyoğluspor) ligin en güçlü takımıydı.

Mütareke döneminin Pazar Ligi’nde azınlıkların ve yabancıların oluşturduğu Strugles, Makabi, Pera, Dork, Aris, Enosis, Stella, Mayak bu ligde oynamıştı.

Takımlarda çok sayıda yabancı uyruklu futbolcu bulunuyor ve Beşiktaş’ın Türk futbolcuları ile bu ligde mücadelesi bu yönden başka bir anlam taşıyordu.

Döneminde diğer Türk takımlarını zaman zaman yenen Pera ve diğerlerine ilk dersi veren İttihatspor olmuş ve şampiyonluğu kazanmıştı.

Beşiktaş ise İttihatspor’a yenilip, Pera ile berabere kalarak ilk sınavını başarı ile vermişti.İttihatspor ile Beşiktaş ligin ilk sırasını almıştı.

1921-1922 sezonunda Beşiktaş şampiyonlukla tanışmıştı.

Siyah-Beyazlılar oynadıkları 14 maçta hiç yenilmemiş ve 10 galibiyet, 4 beraberlikle zirveye çıkmıştı.

Zirvedeki Beşiktaş’ın kadrosu şu isimlerden meydana gelmişti: Haki - B.Tevfik, Şahap, Refik Osman, Canip, Cevat, Kemal - Şükrü, Arif, Mustafa Kemal, Edip - Faik, Fercani, Rüştü.

Beşiktaş, Cumhuriyet öncesi katıldığı organizasyonlarda şu sonuçları almıştır:

1919-1920 İstanbul Türk İdman Birliği şampiyonluğu
1920-1921 İstanbul Türk İdman Birliği şampiyonluğu
1920-1921 Pazar Ligi ikinciliği
1921-1922 Pazar Ligi şampiyonluğu

1924 Paris Olimpiyatları nedeniyle Türkiye Birinciliği’nin düzenlenmesi gündeme gelmişti.

Kısa zamanda alınan bu kararla İstanbul Birinciliği düzenleniyor ve Beşiktaş grubundaki takımları yenerek birinciliği elde ediyordu.

Diğer grubun galibi ise Fenerbahçe’yi 3-2 yenen Galatasaray olmuştu.

22 Ağustos Cuma günü oynanan finalde Beşiktaş Galatasaray’ı 2-0 yeniyor ve 1923-24 İstanbul şampiyonluğunu kazanıyordu. Bu Beşiktaş’ın ilk resmi lig şampiyonluğudur.

Bir başka deyişle Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk resmi İstanbul şampiyonluğunu Beşiktaş şu kadro ile kazanıyordu: Sadri - Tevfik, Refik Osman, Bahattin, Cavit, Şahap, Nafi, Abdi, Edip, Fercani, Hasan, Saadet.

Beşiktaş, diğer sezonlarda şu dereceleri almıştı.

1924-25 sezonunda: Lig üçüncüsü
1925-26 sezonu: Eleme usulü oynandı ve Beşiktaş elendi.
1926-27 sezonunda: Lig üçüncüsü
1928-29 sezonunda: Lig üçüncüsü
1929-30 sezonunda: Lig üçüncüsü

Beşiktaş 1930-31 sezonunda lig üçüncüsü olmuş, 1931-32 sezonunda ise ligden çekildi.

31-32 sezonunda, lig tertip komitesi ile FB ve GS arasında sorunlar başgösterdi. Maç gelirleri konusunda FB ve GS komite ile aynı görüşleri paylaşmıyordu. Uzun süren pazarlıklar sonucunda FB ve GS lige katılmama kararı aldılar.

Lige başlayan BJK, FB ve GS karşısında 3-0 hükmen galip geldi. Anadolu'yu 9-1, İstanbulsporu 7-1, Süleymaniye ile 1-1 ,Beykoz'u 3-1 ve Vefa'yı 8-1 yenerek devreyi lider kapattı.

Fakat bu durum Beşiktaşlı yönetici ,futbolcu ve taraftarları memnun etmedi.

Onların bakış açısına göre GS'siz ve FB'siz bir mücadele mümkün olamazdı.

Sonunda tarihi kararlarını vererek Beşiktaş'ta ligden çekildi.

Tüm semt bütün olarak bu kararı almıştı.

İkinci devrenin tüm maçlarında Beşiktaşımız 3-0 hükmen yenik sayıldı.

İstanbulspor şampiyon oldu ve Beşiktaş ise çekilmelerine rağmen 6. oldu.

Şerefli tarihimize bir virgül olan bu sezonun ertesinde 1932-33 sezonunda İstanbul Amatör Ligi’nin bitmesine bir hafta kalmıştı. Son maç Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaydı.

Bu maç şampiyonu belirleyecekti. Fenerbahçe Beşiktaş’tan iki puan öndeydi. Dolayısı ile bir beraberlik Fenerbahçe’yi şampiyon yapmaya yetecekti. Beşiktaş ise mutlaka kazanmalıydı.

Futbolu Beşiktaş’a getiren Şeref Bey son zamanlarda yakalanmış olduğu hastalığın neticesinde her geçen gün eriyip gidiyordu. Ancak Şeref Bey’in ömrü o önemli maçı görmeye yetmedi. Bedeni hastalığa daha fazla dayanamayan Şeref Bey genç yaşta hayata veda etti. Maçtan bir gün önce de toprağa verildi.

Tarih 16 Haziran 1933′dü. Final maçı oynanacak ve de sonunda ya Beşiktaş ya da Fenerbahçe şampiyon olacaktı. Sahaya çıkmadan önce Beşiktaş soyunma odasında herkesin Şeref Bey’in ölümü nedeni ile büyük bir üzüntü içinde olduğu görülüyordu.

O sırada Hakkı (Yeten) sessizliği bozarak arkadaşlarına kendilerine gelmelerini söyledi. Eğer Şeref Bey hayatta olsaydı onun kendilerinden tek isteyeceğinin bu maçı kazanmaları olacağını hatırlattı.

Bunun üzerine Beşiktaşlı futbolcular Şeref Bey’e layık olacak bir oyun ortaya koymak üzere and içerek sahaya çıktılar.

Beşiktaş tarihinde ilk kez sahaya bu maçta simsiyah formalarla çıkmıştı. O matemin simgesiydi. Şeref Bey’in kaybedilişinin acısını yansıtıyordu.

Maç başladı. Fenerbahçe defansta kalıyor, bir puan için oynuyordu. Beşiktaş ise atak üstüne atak geliştiriyor ve gol atmak için yükleniyordu.

Oyunun 24′üncü dakikasıydı. Nazım’ın Fenerbahçe filelerine gönderdiği top tüm Beşiktaşlıları ayağa kaldırmıştı. Ancak hakem Kemal Halim nizami golü geçersiz saydı.

Oyunun büyük bölümü Fenerbahçe yarı alanında ve kalesi önünde oynandı. Ancak gol olmadı ve maç başladığı gibi 0-0 bitti.

Bu sonuçla Fenerbahçe şampiyonluğa uzanmıştı.

Maçtan sonra konuşanlar ligi büyük haksızlık sonucu ikinci sırada bitirmesine rağmen Beşiktaş’ı öve öve bitiremiyorlardı.

- Ne takımdı öyle!
- 90 dakika içinde tam 66 kez akın yaptılar!
- Kartallar gibi saldırdılar.
- Evet. Aynen KARA KARTALLAR gibi…

İşte o siyah formalardan ve müthiş futboldan sonra Beşiktaş şampiyonluğa ulaşamamıştı ama büyük bir unvan kazanmıştı:

KARA KARTALLAR

Siyah Beyazlılar, Şeref Bey’in vefatı ve iç çekişmelerle, bunalımlı yıllar yaşamıştı.

Recep Peker’in birleştirici yaklaşımı ve olanakların arttırılması konusunda gösterdiği destekle Beşiktaş artık başarıya koşabilecekti.

1939′dan 1946 yılına kadar 5 yıl üs tüste şampiyon olan ve bir yıl ara ile tekrar 2 şampiyonluk yaşayan Siyah-Beyazlılar 8 yılda 7 lig kupasını kazanmak başarısını göstermişti.

Beşiktaş’ın bu eşsiz zafer yıllarını günümüze taşıyan kadroda nice yıldız vardı ama, neredeyse efsane olan 1939 1943 takımı hem hafızalardan hem de futbol tarihinden asla silinmeyecekti.

Altın ayaklar: Hayati, Hakkı, Fuat, Eşref, Şeref, Hasan (Federasyon eski Başkanlarından Polat), Hüsnü, Feyzi, Nuri, Mehmet, Ali, Taci, Şevket, Hristo, Faruk, Sabri, Cihat, Yavuz, Hüseyin, Şükrü, Yani, Memduh, Rıfat, Çaçi, Kemal, İbrahim, Çengel Hüseyin, Vecdi, Ethem altın devrenin ilk akla gelen altın ayakları olmuştu.

Bu dönem içinde 23 Mart 1941 tarihinde ezeli rakibi Fenerbahçe ile oynadığı maçı 7-0 kazanarak bir anlamda 1930 tarihli maça da cevap veriyordu.

“Baba” Hakkı ise beşinci defa üst üste kazanılan şampiyonluğun gol krallığını kazanmıştı. (1942-1943 sezonu: 21 gol)
uMuT TaCiRi Ofline   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2008, 19:57   #2
 
juanmika - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

vallahi billahi tüylerim diken diken oldu tarihimizde her bir başarıyı ŞEREF'imizle oynayıp,HAKKI'mızla kazandık
__________________
Lütfen forum kurallarını okuyunuz..
juanmika Ofline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın


LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://besiktasforum.net/forum/tarihimiz/55384-baska-bir-ruhun-oyunuydu-futbol/
Mesaj Yazan For Type Tarih
Untitled document This thread Refback 07-03-2008 20:49

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Türkiye`de Saat: 00:50 .

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

Sitemiz CSS Standartlarına uygundur. Sitemiz XHTML Standartlarına uygundur

Oracle DBA | Kadife | Oracle Danışmanlık



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580