![]() | |
| Ana Sayfa | Kayıt ol | Yardım | Ortak Alan | Ajanda | Bugünkü Mesajlar | XML | RSS | |
| |||||||
| Atatürk Köşesi Büyük Beşiktaşlı Mustafa Kemal Atatürk ve Atamız Hakkında Herşey. |
![]() |
| | LinkBack (1) | Seçenekler | Stil |
| |
| | #1 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() |
ANITKABİR'İN MİMARLARININ BİYOGRAFİLERİ 1. Emin Onat (1908-1961)İstanbul'da doğdu, Beyazıd Nümune Mektebi ve Vefa Sultanisi'nde okudu. 1926'da Yüksek Mühendis Mektebi'ne girdi. Üçüncü sınıftan sonra tahsilini tamamlamak ve dönüşünde kendi okulunda öğretim üyesi olmak üzere seçilerek Zürih Yüksek Teknik Okulu'na gönderildi. 1934 yılında Mimarlık Bölümü'nden birincilikle mezun oldu. 1935'te Yüksek Mühendis Okulu Mimari Bölümü'nde Doçent ve 1938' de de Profesör oldu. 1942'de Uluslararası Anıtkabir Proje Yarışması'nda birinci seçildi. 28 Mayıs 1943'te Ordinaryüs Profesör oldu. 1946'da İngiliz Mimarları Kraliyet Enstitüsü fahri üyesi seçildi. 1938'den itibaren Mimarlık Şubesi Şefi olarak Teknik Üniversite'nin kuruluşuna kadar çalıştı. 1944'te Teknik Üniversite kurulunca Mimarlık Fakültesi'nin ilk dekanı seçildi. İki devre dekanlık ve 1951-1953 yılları arasında da rektörlük hizmetlerinde bulundu. 27 Haziran 1951'de fakültenin gelişmesinde gösterdiği büyük hizmetlerden dolayı Profesörler Kurulu tarafından, rektörlük dönemindeki başarılarından dolayı da Senato tarafından çeşitli takdirnamelerle ödüllendirildi. 1956'da Ordinaryüs Profesör Emin Onat'a, Hannover Technische Hochschule' nin 125 nci yıldönümü münasebetiyle seçtiği 6 yabancı ilim ve sanat adamı arasından fahri doktorluk payesi verildi. 1954'te milletvekili seçildi. 1957 yılına kadar bu hizmeti yaptı. 1957 seçimlerine girmeyerek milletvekilliğinden ayrıldı ve Mimarlık Fakültesi'ndeki görevine döndü. Emin Onat'ın akademik kariyeri dışında, başta Anıtkabir olmak üzere İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakülteleri, İstanbul Adalet Sarayı, İTÜ Merkez Binası (Taşkışla), Uludağ Sanatoryumu, Ankara Emniyet Sarayı gibi birçok eserleri vardır. Emin Onat, 17 Temmuz 1961'de geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul'da vefat etmiştir. 2. Orhan Arda (1911- )19 Mayıs 1911'de Selanik'de doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini İstanbul'da yaptı. 1936'da Yüksek Mühendis Mektebi'nden mezun oldu. 1938'de mezun olduğu yüksek okulun İnşaat Şubesi'ne asistan olarak atandı. 1 Mart 1941'de Anıtkabir için açılmış olan uluslararası yarışmaya Profesör Emin Onat ile birlikte katıldı ve birincilik aldı. 1944'te Yüksek Mühendis Mektebi'nin üniversite haline gelmesiyle Mimarlık Fakültesi Bina Bilgisi Doçenti ünvanını aldı. Bu tarihten itibaren 10 Kasım 1953 tarihine kadar geçen zamanda bir taraftan büro mesaisini yürütürken, gerektiğinde üniversitedeki görevinden de izinli olarak şantiye çalışmalarına katıldı. 1960'da İTÜ Mimarlık Fakültesi ikinci Bina Kürsüsü profesörlüğüne atandı. Bir süre sonra aynı kürsünün başkanlığına getirildi. İTÜ Mimarlık Fakültesi Çevre Analizi ve Endüstrileşmiş Bina Tasarımı Kürsüsü profesörlüğü görevinde bulundu. | ||
| | |
| | #2 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() |
ANITKABİR'İN İNŞASI VE ÖZELLİKLERİ A. ANITKABİR'İN TEMELİNİN ATILIŞI Anıtkabir'in inşaasının başlaması ve kamulaştırılma çalışmaları için ilk aşamada, 1 Haziran 1944 tarihinde Bayındırlık Bakanlığına 1.000.000 TL. ödenek tahsis edildi. Şartnameye göre, yarışmayı kazanan projenin uygulanması ve kontrolü haklarının eser sahibine ait olması nedeniyle, 4 Temmuz 1944 tarihinde Bayındırlık Bakanlığı, Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda ile sözleşme imzaladı. Bu tarihlerde, Rasattepe ve civarının ilk ağaçlandırma çalışmalarına başlandı. Bayındırlık Bakanlığı, 4 Eylül 1944 tarihinde birinci kısım inşaatı ihaleye çıkardı. Birinci kısım inşaat, Rasattepe'nin toprak tesviyesi ile Aslanlı Yolun istinat duvarlarının yapılmasını ihtiva ediyordu. İnşaatın kontrol mühendislik hizmeti Bayındırlık Bakanlığı Yapı ve İmar İşleri Reisliği'ne verildi ve şantiye binası olarak rasathane binası kullanıldı. Anıtkabir'in inşaatına 9 Ekim 1944 günü saat 10.00'da görkemli bir temel atma töreni ile başlandı. Törene Başbakan Şükrü Saraçoğlu, bakanlar ve kalabalık bir davetli topluluğu katıldı. Bayındırlık Bakanı Sırrı Day, törende şu konuşmayı yaptı. "Aziz Başbakanım, değerli arkadaşlanm, Türk Milleti 1938 yılında Kasım'ın 10 ncu günü en kıymetli evladı Atatürk'ü kaybetmişti. Bunun acısı milletimizin kalbinde bütün tazeliği ile ebedidir. Ancak bizi teskin eden, kuvvet ve kudretimizi sağlayan iki mazhariyetimiz vardır. Biri Atatürk'ün ebedi varlığının, inkılapçı ruhunun daima içimizde ve aramızda olduğuna inancımız, biri de cumhuriyetimizin, milletimizin ve partimizin başında aziz milli şefimiz İnönü'nün bulunuşudur. Gerçekten, bu iki büyük kuvvet etrafında birleşen milletimiz, yaratılan büyük eseri korumak, büyütmek ve ileri medeniyet seviyesine varmak için hızla ve imanla çalışmakta, inkılabımız daha çok ileri merhalelerine varmaktadır. Hep biliriz ki, Atatürk, kendisini hatırlatmak için bir anıta, bir abideye ihtiyacı olmayanlardandır. Türkiye Cumhuriyeti, maddi manevi bütün varlığı ile Atatürk'ün büyük ve yıkılmaz anıtıdır. Ancak kendi hislerimizi tatmin ve minnettarlığımızı ifade etmek ve en kutsal bir ziyaretgahı kurmak içindir ki Anıtkabir'in inşası o felaket gününden beri kararlaşan bir amacımız olmuştur. Bu ehemmiyetle yapıya başlamak için, lüzumlu hazırlıklar devamlı çalışmalarla ikmal edildi. Bugün ilk kazmanın vurulmasından itibaren inşaat devresine geçmiş olunacaktır. Bu hizmetin kendisine emanet edilmesini büyük bahtiyarlık bilen Bayındırlık teşkilatının bütün dikkat ve gayretini harcayarak ve muhtaç olduğu yardımlarınıza mazhar olarak muvaffak olacağına eminim. Başvekilimizin isabetli rehberliği, kıymetli ve devamlı alaka ve yardımları, işlerimizin başarısı için bize daima cesaret ve emniyet vermektedir. Kendilerine bu vesile ile tekrar şükranlarımı sunmak için müsaadelerini rica ederim. Sözlerime son verirken Atatürk'ün büyük adını bir daha hürmetle anar, milli şefimiz İnönü' nün başımızda daima var ve mesut olmasını candan dilerim." Bayındırlık Bakanının bu konuşmasından sonra Yapı ve İmar İşleri Başkanı Sırrı Sayarı'nın inşaat hakkında teknik bilgileri sunmasını müteakip temele ilk kazmayı Başbakan Saraçoğlu vurdu. Sonra sırası ile bakanlar, generaller ve törene katılan kuruluş temsilcileri de temel kazılmasına sembolik olarak katıldılar. Anıtkabir inşasının başlaması nedeniyle Bayındırlık Bakanı, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye şu telgrafı gönderdi: "Büyük Reisicumhur, Anıtkabir'in inşasına bugün Başvekilimizin uğurlu eli ile başlandı. Kendisine bu kutsal işin emanet edilmesiyle bahtiyarlık duyan Bayındırlık camiası eserin yüksek ilham ve iradeleri dairesinde en kısa zamanda ve en başarılı şekilde bitmesi için bütün gayretleri ile çalışacağına itimat buyrulmasını en derin tazim hisleri ile arz eder, ellerinizden öperim." "Sırrı Day Bayındırlık Bakanı" Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de başarı dileklerini sunan şu cevabı telgrafı gönderdi: "Sırrı Day, Bayındırlık Bakanı Ankara Anıtkabir'in temeli atılması münasebetiyle yazdığınız tel için çok teşekkür ederim. Anıtkabir'in yüksek mevzuuna layık tarihi bir eser olması için milletimizin gösterdiği dikkat, eserin mümkün olduğu kadar süratle bitirilmesini candan temenni ettirmektedir. Sebatlı ve devamlı çalışma ile Bayındırlığımızın tam bir başarısını tebrik ettiğim gün kendimi bahtiyar sayacağım. "İsmet İnönü Cumhurbaşkanı" Hükümet, inşaat başladıktan bir süre sonra 1 Kasım 1944 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine Anıtkabir inşaatı için ödenek tahsisine yetki isteyen bir kanun tasarısı sundu. Bu tasarıya göre, 1945-1949 yıllarını kapsayan dönem için her yıl 2.500.000 TL. nı aşmamak üzere 10.000.000 TL. na kadar geçici taahhütlere girme yetkisi hükümete veriliyordu. Kanun tasarısının mecliste görüşülmesi esnasında söz alan Bayındırlık Bakanı, "Anitkabir için gerekli arazinin kamulaştırılmasının tamamlandığını, ancak halen incelenmekte olan ve genişletilmesi düşünülen inşaat projesinin kabulü halinde bir kısım arazinin daha kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulacağını, bu maksatla ek ödenek talep edilebileceğini" açıkladı. Genel Kurulca, birinci maddesinin daha açık bir şekilde ifade edilmesi için tasarı Bütçe Encümenine sevk edildi. Bütçe Encümeninde gerekli değişiklik yapılarak 22 Kasım 1944 tarihinde Meclis Genel Kurulu'nda tartışmaya açıldı. Genel Kurul'da söz alan Trabzon Milletvekili Mithat Aydın, "Anıtkabir proje yarışmasının, dünyanın bunalımlı bir dönemine rastladığı, bu yanşmaya değerli profesörlerin katılımının sağlanamadığını, fakat bir Türk projesinin kabul edilmiş olmasının övünülecek bir durum olduğunu" belirterek 10.000.000 TL. ödeneğin tahsis edilmesinin yerinde olacağını ifade etti. Kanun, 283 milletvekilinin oyları ile 22 Kasım 1944 tarihinde kabul edildi. Aşağıdaki maddelerden oluşan 4677 no.lu kanun 4 Aralık 1944 tari-hinde yürürlüğe girdi. 1. Anıtkabir inşaatı için, senelik ödeme miktarı 2.500.000 TL. yi geçmemek ve her yıl bütçesine konacak parayla ödenmek üzere 10.000.000 TL. ye kadar, 1945-1949 yıllarında geçici taahhütlere girişmeye Bayındırlık Bakanı ve faizleriyle birlikte bu miktarı geçmemek üzere bono ihracına Maliye Bakanı yetkilidir. 2. Bu kanun tarihinden geçerlidir. 3. Bu kanun hükmünü icraya Bayındırlık ve Maliye Bakanları görevlidir. | ||
| | |
| | #3 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() |
MİMARİ ÖZELLİKLERİ TRAVERTENLER ![]() Polatlı ve Malıköy'den getirilen beyaz travertenler kulelerin iç duvarlarında, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Kumarlı mevkiinden getirilen beyaz travertenler, heykel grupları, aslan heykelleri ve mozole kolonatlarında kullanılmıştır.Kayseri'nin Boğazköprü mevkiinden getirilen siyah ve kırmızı travertenler ise toplantı alanı ve kulelerin zemin döşemelerinde kullanılmıştır. Çankırı'ya bağlı Eskipazar'dan getirilen sarı travertenler, Şeref Holü'ne çıkan merdivenlerin sağında ve solundaki zafer kabartmaları, bütün Şeref Holü dış duvarları, Tören Meydanını çevreleyen kolonatlar ve arkadlı bölüm kolonatlarında kullanılmıştır. İkinci kısım inşaatın müteahhit firması Rar-Türk Limited Sosyetesine, san travertenleri Eskipazar îstasyonu'na yaklaşık 5 Km. uzaklıktaki Budaklar Köyü civarındaki taş ocaklarından çıkartabilmesi için Çankırı Valiliğinden 2 Eylül 1944 tarihinde yazı gönderilmiştir. 31 Ekim 1945 tarihinde de müteahhit firmaya bu taş ocaklarından gerekli miktarda taş çıkarılması için, Çankırı ilinden alınan ruhsat verilmiştir. (Belge:16) înşaat müteahhitliği, Bayındırhk Bakanlığı Yapı ve îmar Başkanlığı'na traverten taşlannın teşekkülleri itibariyle içlerinde delikler olduğunu, örnek olarak şantiyeye getirilen yüzey üzerinde delik gözükmeyen travertenlerde, işlenmeye başlandıktan sonra delikler çıktığını ve bazılarında da yüzey dışında gözüken deliklerin yontulma sırasında kaybolduklarını 3 Kasım 1948 tarihinde bildirmiştir. Traverten taşına ait şartnamede açıklanan deliksiz olma şartı, gerek taşın yapısını, gerekse gösteriş bozacak şekilde bulunanları kapsamaktadır. Bunun üzerine başkanlık, durumu yerinde incelemek için Jeolog Doktor Erwin Lahn'i Eskipazar'a göndermiştir. Dr. Lahn görüşlerini belirttiği raporda, travertenin tabiati gereği delikli olacağını ve bu taşın normal bir traverten olduğunu açıklamıştır. (Belge:17) Haymana'dan getirilen beyaz travertenle bütün merdivenler ve Aslanlı Yol ile Tören Meydanı döşemeleri inşa edilmiştir. Kayseri'den getirilen bej travertenler ise Mozole kolonatlan üzerinde lento (kiriş) taşı olarak kullanılmıştır. MERMERLER ![]() Çanakkale'den getirilen krem, Hatay'dan getirilen kırmızı ve Adana'dan getirilen siyah renkte mermer ile Şeref Holü'nün zemini inşa edilmiştir. Afyon'dan getirilen kaplan postu mermer, Bilecik'ten getirilen yeşil renkte mermer ile Mozole Şeref Holü'nün iç yan duvarları kaplanmıştır. Şeref Holü'ne konulacak lahit taşı için Adana'nın Osmaniye ilçesindeki Gavur dağlarından kesilen iki adet yekpare taş Ankara'ya getirilmiştir. Bu taşlar, Kayserili Hacı Mustafa Kuranel'in taş ocağında 25.000 TL. ye yaptınlmıştır. Her bir taşın ağırlığı 40 tondur. (41) Afyon'dan getirilen beyaz mermer ile lahit mekanının yan duvarları inşa edilmiştir. Şeref Holü iç duvarlannda kullarnlan yeşil mermer, Bilecik'in 23 Km. uzağında Hasandere köyü civarında bulunan, bir şahsa ait taş ocağından elde edilmiştir. (Belge : 19) Dördüncü kısım inşaatın müteahhiti Muzaffer Budak'tan alınan 2 Ağustos 1952 tarihli dilekçede, Bilecik yeşil mermeri ile yapılacak olan Şeref Holü iç kaplamalarının projede belirtildiği gibi ortalama 24 cm. kalınlığında yapılmasında, dayanıklılık bakımından bir zorunluluk görülmemesi, ocağın verimsizliği ve uzun zamana ihtiyaç göstermesi göz önüne alınarak bir sıra 20-25 cm., bir sıra 5 cm. olmak üzere inşası istenmiştir. (Belge : 20) Rar-Türk Limitet Sosyetesi inşaatta kullanılması gerekli olan traverten ve mermerlerin; su emme, basınç, donma ve diğer deneylerini îstanbul Teknik Üniversitesi laboratuvarlarında 25 Nisan 1947'de yaptırmıştır. Bu deneyler sonucunda, taş ve mermerlerin basınç ve suya dayanıklı, donma ve sıcak su deneylerinde ise çatlaklık ve döküntü olmadığı sonucuna varılmıştır. DİĞER MALZEMELER ![]() Anıtkabir'in inşasında, Karabük Demir-Çelik Fabrikalarından getirilen çubuk demir kullanılmıştır. (Belge : 22) Sivas Çimento Fabrikası tarafından bloke edilen çimentonun, Anıtkabir'in yapımında kullanılmak üzere Rar-Türk Şirketi'ne verilmesine müsaade edilmiştir. (Belge:23) Anıtkabir'de kullanılacak kum ve çakılın sağlanması için, Rar-Türk Şirketi'ne Ankara ili sınırlan içindeki Esenkent ve Sincan köyü civarında Çubuk Çayı yatağında 1946-1949 yılları arasında dört ocak ayrılmıştır. (Belge : 24) Dördüncü kısım inşaatta, ithal malı "Germania" marka Alman Portland çimen-tosu kullanılmıştır. (Belge:25) îkinci kısım inşaatin sorumluluğunu alan müteahhit, yardımcı binaların çatı kaplamalarında, 2 mm kalınlığında 100 ton kurşun levhayı Almanya'dan ithal etmiştir. (Belge:26) Bronzdan 12 adet aplik meş'ale, Ankara Erkek Teknik Öğretmen Okulu atelyelerinde Temmuz 1953 tarihinde yapılmıştır. (Belge:27) Şeref Holü'ndeki lahit arkasındaki büyük pencere, bütün bronz kapı ve parmaklıklar, Nisan 1954 tarihinde îtalya Milano'dan Veneroni î. Preziati Şirketi'nce gönderilmiştir. (Belge : 28)
Şeref Holü İçindeki Meşale Kule İçindeki Meşale Konu HandaN tarafından (19-04-2008 Saat 12:10 ) değiştirilmiştir.. | ||
| | |
| | #5 | ||
| hüngürella ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Yaş: 43
Mesajlar: 5.146
Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() | İstiklal Kulesi ![]() Aslanlı yolun sağ başında bulunan kule içerisindeki kabartmada ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir gencin yanında kaya üzerine konmuş kartal figürü görülmektedir. Kartal, gücü, istiklâl ve bağımsızlığı, genç ise istiklâli savunan Türk Milleti'ni temsil etmektedir. Kabartma, Zühtü Müridoğlu'nun eseridir. Kule duvarlarında, Atatürk'ün istiklal ile ilgili özlü sözleri yer almaktadır. Kule içinde ise Anıtkabir maketi ile birlikte fotoğraflarla Anıtkabir tanıtılmaktadır. iç duvarlarında bulunan kabartmada, ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal figürü görülmektedir. Kartal, mitolojide ve Selçuklu sanatında gücün, istiklâl ve bağımsızlığın sembolü olarak tasvir edilmiştir. Kılıç tutan genç ise istiklali savunan Türk milletini temsil etmektedir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir. Ayrıca kule duvarlarında yazı bordürü olarak Atatürk'ün istiklalle ilgili şu sözleri yer almaktadır: · "Ulusumuz en korkunç yok oluşla son buluyor gibi görünmüşken, tutsak edilmesine karşı evladını ayaklanmaya davet eden atalarının sesi, kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son Kurtuluş Savaşı'na çağırdı." (1921) · "Hayat demek savaşma, çarpışma demektir. Hayatta başarı kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür." (1927) · "Biz hayat ve bağımsızlık isteyen ulusuz ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı hiçe sayarız." (1921) · "İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk ulusu, Türkiye'nin gelecekteki çocukları, bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar." (1927) · "Bu ulus bağımsızlıktan yoksun olarak yaşamamıştır, yaşıyamaz ve yaşamıyacaktır, ya istiklal ya ölüm." (1919) Kulenin içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır. Hürriyet Kulesi Aslanlı Yol'un sol başında bulunan Hürriyet Kulesi içindeki kabartmada; elinde "Hürriyet Beyannamesi" tutan melek figürü ile yanında şaha kalkmış bir at tasvir edilmiştir. Melek bağımsızlığın kutsallığını, at ise bağımsızlığı sembolize etmektedir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir. Kule duvarlarında Atatürk'ün Hürriyet ile ilgili özlü sözleri yer almaktadır. Kule içerisinde ise Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ile inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır. içindeki kabartmada; elinde kağıt tutan melek figürü ile meleğin yanında şaha kalkmış bir at tasvir edilmiştir. Melek figürü bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kağıt "Hürriyet Beyannamesi"ni sembolize etmektedir. Şaha kalkmış at figürü ise hürriyet ve bağımsızlık sembolüdür. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir. Kule duvarlarında Atatürk'ün hürriyet ile ilgili şu sözleri yazılıdır. · "Esas, Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir işleme hak kazanamaz." (1927) · "Bence, bir ulusta şerefin, onurun, namusun ve insanlığın sürekli olarak bulunabilmesi kesinlikle o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olabilmesiyle mümkündür." · "Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı ulusal egemenliktir." · "Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz." Kule içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır. Konu HandaN tarafından (19-04-2008 Saat 12:19 ) değiştirilmiştir.. | ||
| | |
![]() |
| Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın |
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://besiktasforum.net/forum/ataturk-kosesi/5689-ataturk-kosesi/ | ||||
| Mesaj Yazan | For | Type | Tarih | |
| Atatrk Kesi [Arşiv] - Sayfa 2 - Beikta Forum ( 1903 - 2008 ) Taraftarn Sesi !. | This thread | Refback | 08-03-2008 22:46 | |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
![]() | ![]() |